![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
SOSYAL HAYATIN İÇ KURDU - KİBİRİnsan hayatını anlamlı kılan ana unsurlar; iman, sağlık,iyi bir eğitim, güzel bir geçim (iş), aile ve sosyal yaşamdır. Bu altı unsurdan birinin eksik olması, farkında olsak da olmasak da hayatımızın ahengini bozmaktadır. Dolayısıyla, bu temel hususlara halel getirecek her türlü hatadan, kusurdan kaçınmak herkesin kendi yararına olacağı gibi, toplumun da faydasınadır. Bundan dolayı milletler, kendilerini yaşatacak ve geliştirecek kaliteli bireyler yetiştirmeye mecburdur. Aksi halde kendi sonunu kendisi hazırlamış olur ki, bu da “toplumsal intiharı” kabullenmek demektir. Toplumsal ahengi, bireysel başarıyı ve mutluluğu sağlayacak olan en önemli âmil; karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışmadır. Bir toplumda bu hasletler ne kadar kuvvetli ise o toplumun istikbali de o derece parlaktır. Bunun farkında olan toplumlar, kurdukları devlet, vakıf, dernek vb. organizasyonlarla aileyi güçlendirmeye ve nitelikli bireyler yetiştirmeye azami gayreti göstermektedirler. Bunun yanı sıra, bu güzel çalışmaları verimsiz kılmak, bireysel ve toplumsal hayatın ahengini bozarak kaos oluşturmak için durmadan çalışan; “KİBİR” denilen, şeytani ve nefsanî bir virüs, bir iç kurdu vardır ki, pek çoğumuz farkında olmadan bu şeytani hastalığın pençesine düşmekteyiz. Bu kendini beğenme, kendini başkalarından üstün görme öyle bir illettir ki, bu hastalığa yakalanan bireyler ve toplumlar asla iflah olmazlar. Yukarıda sözünü ettiğimiz, insan hayatını anlamlı kılan unsurların tamamını tahrip ettiği gibi, kişinin kalbini de karartır. Bana göre bütün eğitim sistemlerinin ve organizasyonlarının ilk önce çözmesi gereken problem, bu “Kibir Hastalığı”nı ortadan kaldırmak olmalıdır. Şeytanın, Âdem’e (a.s.) karşı gösterdiği kibir, “şeytani bir düşünceyle” bir bakıma hoş görülebilir ise de, insanın insana karşı kibirlenmesi asla ve asla hoş görülemez. Zira Hz. Âdem’den (a.s.) bu yana, bir istisna dışında (Hz. İsa’nın yaratılışı), bütün insanlar bir damla sudan yaratılmaktadır. Hiçbir şahıs kendi anne-babasını seçme, mensup olduğu milletini tercih etme; akıl, zekâ ve yeteneklerini, rengini, ırkını, cinsiyetini, yakışıklılığını, güzelliğini vs. belirleme iradesine sahip değildir. Bu gerçek apaçık önümüzde dururken aklı başında olan bir insanın kibirlenmek yerine Allah’ın (c.c.) kendisine vermiş olduğu nimetlerden dolayı daha çok şükretmesi ve bu nimetlerden yoksun gördüklerine karşı daha hoşgörülü olması, tevazu göstermesi gerekmez mi? Dahası, Cenâb-ı Allah Kur’an-ı Kerîm’inde: “Allah’a kulluk edin ve O’na hiç bir şeyi şirk koşmayın. Anaya, babaya da iyilik edin; yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, elinizin altındakilere (köle, cariye, hizmetçi ve işçiler vb.) de iyilik edin. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp, böbürlenen hiç bir kimseyi sevmez” (Nisa:36), buyurmuşken ve sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.): “Kalbinde bir hardal tanesi kadar kibir olan Cennet’e giremez” ve yine “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir, hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem ise, topraktandır. Allah katında en kıymetliniz takvâsı (Allahü teâlâdan korkarak haramlardan, günâhlardan sakınması) çok olanınızdır. Arab'ın Acem'e bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir”, demiş iken, hâlâ kibirlenmeye devam edenlere ne demeli? … Allah (c.c.) milletimizi ve bütün insanlığı bu “Kibir Hastalığı”ndan kurtarsın ve korusun. Âmin… 02.07.2007
Mükremin Öner BU YAZARIN TÜM YAZILARI» "BEN!.."DEDİKÇE KAYBEDENLER YORUMLAR
WOTEY WUMAR
{ 05 Temmuz 2007, Perşembe }
Mukremin Hocam,
Allah Senden Razı olsun ki Sadece Sosyal Hatın Değil Adighe'lerin ilişkilerinin en buyuk kurdu KIBIR konusunu gundeme taşıdın ... Malesef Aramızdaki Tum ilişkiler KIBIR uzerine kurulu ... Surekli Birileri diğerlerini, Daha az kulturlu, daha az zengin, daha az soylu vs gibi şekillerde hor gormekte ve ve digerleride bubirlerine komlexle yaklaşarak tum ilişkiler sığ ve anlamsız çekememezlikler yamağına dönüşmekte ... Her Cemiyet Tolantısında mutalaka karşılaştığım bir durum varki bu en çok Çerkes Toplumunda sözkonusu ... Tanımamazlıktan veya Görmemezlikten gelme gibi tepkiler ile ortaya çıkan bu durum bu KIBIR hastalığı ve yarattığı komlexler ile oluşarak ilişkileri yuzeysel ve ikiyüzlü hale sokmaktadır ... Herhalde bir çok değişik kariyer vs.. eğitimi yanısıra, çeşitli davranış ve iletişim eğiitimleri ve toplantıları ile STK kuruluşlarımız uyelerine ve insanlarımıza yararlı olabilirler ... Saygılarımızla YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com