![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
450. YILNe yazık ki bizim tarihimizin önemli bir bölümü,bu bölgenin iki gücü olan Türklerle Ruslar arasındaki tepişmede ezilmemek için pozisyon almaktan ve mücadele etmekten ibaret. Adım adım geriye doğru gidersek ; yakın zaman önce Kafkasya’da bir geçiş noktası oluşturmak isteyenlerle buna engel olmak isteyenlerin bölgedeki mücadelesine tanık olduk.Olan bize oldu,asıl oyuncular yerli yerinde duruyor. Yüz kırk üç yıl önce kaybettiğimiz savaşın sonunda yine aynı mücadelenin kirli politik oyunlarına kurban edilerek yurdumuzdan olduk. Olan yine bize oldu,aynı oyuncular isim değiştirmiş olarak bu gün hala sahnedeler. Daha geriye gittiğimizde ise bölgedeki Türk saldırıları nedeni ile Rusyanın bölgeye inmesine alet olduk,hatta bizzat Moskova’ya kadar heyetler göndererek yardım talep ettik.Olan yine bize oldu,davet ettiğimiz misafir gelip evimizin baş köşesine kuruldu. Görüldüğü gibi başımıza gelen her musibetin bir tarafında Türkler, diğer tarafında Ruslar var. Çünkü bizler başta da söylediğim gibi bu iki gücün bölgedeki durumuna göre pozisyon almışız bu güne kadar.Onlar kapışmış,bedeli biz ödemişiz. Onlar barismis,bedeli yine biz odemisiz. Bu günlerde gündenmden hiç düşmeyen 450. yıl meselesi de bu tür bir kapışmanın faturası olarak önümüze konuluyor bu gün. *** Bu konu ile ilgili olarak bir taraftan Türkiye’yi gözlüyor,diğer taraftan burada olan biteni izlemeye çalışıyorum. Öncelikle şunu açıkça ortaya koymak gerekiyor. Hiç tarihi belgeleri ve tozlu rafları karıştırmadan söylemek gerekirse; Çerkes diasporasının mevcudiyeti dahi Rus Kafkas savaşlarına,sürgüne ve soykırıma dair bir delildir . Dolayısıyla “Rusyaya gönüllü katıldığımızdan” bahsedilecek olursa,Çerkes diasporası bu konuda konuşma ve tepki duyma hakkı olan en öncelikli pozisyondadır. Fakat buna rağmen, salt istismar amaçlı konuyu gündemde tutmaya çalışan bir kesimin meselenin ciddiyetini sulandırmaları yüzünden, diaspora bu hakkını gereği gibi kullanamamıştır. 450 yıl kutlamalarının ne olduğuna dair doğru dürüst bilgi sahibi bile olmayan, fakat buna rağmen konuyu alabildiğine istismar eden medyatik çerkes şövalyeleri yerine,konu hakkında doğru bilgi sahibi aklıselim Çerkes aydınları meseleye müdahil olmalıdırlar bana göre. Ayrıca da derneklerimizden birisinin en kısa sürede bu konu hakkında bir bilgilendirme toplantısı düzenlemesi, hiç olmazsa insanlarımıza doğru bilgi verilebilmesi açısından gereklidir. Son haftada Kafkas federasyonunun açıklaması diasporanın bu meseleye bakışını bir nebze netleştirmiş olsa da, biraz geç kalınmış hissi vermektedir bana. Yinede diasporanın bu konuda net bir duruş içerisinde olması,Moskova tarafından dayatılan ve burada da sessizce sineye çekilen çarpık tanımlamaya kısmen muhalefet şerhi koymak açısından önemlidir. Bu gün sineye çektiğimiz bu “gönüllü katılma” tarifi 10 yıl sonra 50 yıl sonra önümüze tarih olarak konulduğunda,hiç olmazsa bir muhalif duruşa rağmen politik dayatma yapıldığı anlaşılabilsin. Diasporanın bu konudaki belirleyici etkisi ve ağırlığı yukarıda değindiğim “boş gürültüden ibaret karmaşa” içerisinde silinip gitmiştir bana göre. Artık verilecek tepkiler olayın gidişatını değiştiremez, fakat yinede net bir duruş sergilenmesi, yapılan çarpıtmaya şerh düşmek açısından önemlidir. Meseleyi anayurt cephesinden değerlendirecek olursak durum pek de parlak görünmemektedir açıkçası. Kafkasya’da sıradan yurttaşlar bu konuda ilgisiz görünmesine rağmen kısmen bir öfke ve burukluk içerisinde olduklarını hissediyorum. Burada insanlar 450 yıl kutlamaları hakkında bilgi sahibiler, konunun dayandığı olay hakkında da bilgi sahibiler. (en azından benim konuştuğum kimseler) Bu insanlardan hiç kimsenin Rusya ile işbirliği yapılmış olmasından da gocunduğu yok. Fakat buradaki tepki;meselenin politik amaçlarla çarpıtılıyor olmasına ve bir miktar para karşılığı yerel idarelerin de bunu sineye çekiyor olmasınadır benim gördüğüm kadarı ile. Bu kutlamalar için akıtılan para, belirgin bir şekilde şehrin çehresini değiştirmiş görünüyor ; özellikle de kutlamaların olacağı noktalarda hararetli çalışmalar var,merkezi noktalarda da dev afişler ile bu birlikteliğe vurgu yapılıyor. Belki de ekonomik darboğazdaki cumhuriyetler için bu paralar (bildiğim kadarı ile her cumhuriyete 2,5 milyar ruble) kısmen bir rahatlama sağlayacağı için idareler sessiz kalmayı tercih ediyorlar. (hadi iyi politikacı yoktur diyelim ve buna anlayış gösterelim) Fakat anlayış gösteremeyeceğimiz şey, halkımıza ışık olması yol göstermesi gereken, en azından ortaya çıkıp doğruyu söylemesi beklenen kesimin sus pus köşesinde oturuyor olmasıdır. Doğrusu,zaman içerisinde burada organize bir aydın tavrının doğacağını ve olayı olması gerektiği gibi tanımlayacağını ummuştum,fakat şimdilik ne yazık ki böyle bir ihtimal bile görünmüyor. Açıkçası bu tür bir sesi kısan veya bastıran bir gücün varlığını da hissetmiş değilim şu ana kadar.Bana görünen, insanların (özellikle de toplumun önünde olması gereken insanların) yılgın bezgin ve derin bir suskunluk içerisinde olduklarıdır. Zaman zaman yükselen cılız itirazların ötesinde,topluma hitabeden kayda değer bir çağrı şu ana kadar yapılmış değil bu mesele hakkında. Bu ülkede tarihimiz (ve dolayısıyla geleceğimiz) konusunda gözümüzün içine baka baka yapılan bu çarpıtmaya tepki duyan bir aydın kitlesi nasıl olmaz ? Var ise, niçin sesleri çıkmaz ? Yok ise, biz neye ve kime güvenerek yarınlara bakacağız ? Kimse bu insanlardan dünyayı yerinden oynatmalarını beklemiyor. Çerkes halkının aydınları,akademisyenleri Çünkü gerçekte mesele, sadece (kasıtlı bir tanımlama hatasından) ibarettir, bu cumhuriyetlerin aydınları üniversiteleri ve toplum örgütleri birlikte doğru tanımlamayı yaptıkları anda mesele ortadan kalkacaktır. Çerkesler 450 yıl önce Kırım Hanının ve Dağıstan şamhallarının saldırılarına karşı Moskovadan işbirliği talep etmişlerdir. Bu gün “Rusya’ya gönüllü katılma” diye çarpıtılan ; RUSLAR İLE ÇERKESLER ARASINDAKİ İLK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASIDIR. Bu gün kutlanan; bu ANLAŞMANIN 450. YILDÖNÜMÜ’dür. Bu anlaşma ve askeri işbirliği talebinden sonra, Ruslar bölgede ilk kaleleri inşa etmişlerdir.Mesele çok özet biçimde budur,Rusya’ya gönüllü katılma diye bir olay söz konusu dahi değildir. En kötümser tanımlama ile belki “Rusya’dan yardım talebi” diyebilirsiniz,ama gönüllü katılma tanımını asla tarihi gerçeklerle örtüştüremezsiniz. Şu anda 3 cumhuriyette doğru tanımlamayı yapabilecek yürekli aydın sesine ihtiyaç var. Fakat ne yazık ki bizim cepheden çıkması gereken ses yeterince gür çıkmayınca,diğer taraf konuyu kendi istediği yöne kanalize etmeye çalışıyor. Ekonomik gücünü,siyasi gücünü ve iletişim gücünü kullanarak da önemli ölçüde başarılı oluyor. Moskova’dan bu dayatmayı yapanı kınamanın veya ayıplamanın hiçbir anlamı yok, Birileri kendi ulusal çıkarlarına uygun olanı yapıyor. Asıl kınanacak ve ayıplanacak olan; bu çarpıtmayı sineye çeken,kendi tarihinin (dolayısıyla geleceğinin) üzerinde birilerinin istediği gibi tepinmesine izin veren Anayurt aydınlarıdır. Aralıklarla 297 yıl süren Kafkas Rus savaşlarında can verenlerin,sürgün ve soykırıma tabi tutularak tarumar edilenlerin,bu gün hala yaban yurtlarda var olma savaşı verenlerin hatırasına saygısızlık edenlerdir asıl kınanması gerekenler. ... Hazin bir sekilde bu olay da gostermistir ki bizler yasadigimiz/yasayacagimi Ulus gibi bakip,ulus gibi dusunmedikce, ulus gibi davranmadikca daha buna benzer pek cok gol yeriz biz bu sahada. ... Bayrağını el çizer mi, Alfabeni el dizer mi, Tarihini el yazar mı, Sen gerçekten millet olsan. Ergun YILDIZ. 29.6.2007 Ruslarla ilk iliskiler hakkinda kisa bir derleme: BU YAZARIN TÜM YAZILARI» 450. YIL YORUMLAR
Nihat
{ 23 Ağustos 2007, Perşembe }
BUNA DUR DEMELİ ARTIK.
AMA NASIL ?
Erdogan
{ 05 Ağustos 2007, Pazar }
Bu konuda neden bir protesto kampanyası düzenlenmiyor.
Binlerce imzayı federasyona ve dcb ye göndermek belki onları bir kez daha düşünmeye sevkeder.
Juaghoptl
{ 01 Ağustos 2007, Çarşamba }
Sayin Yildiz,
Beni kim zannediyorsunuz bilmiyorum ama sunu soyleyebilirim, daha once yuzyuze gelmisligimiz oldugunu sanmiyorum. Web platformlarinda karsilasmis olabiliriz. Ayrica arzu ettigim sey detayli bilgi falan degil. Sadece bu carpitmayla ilgili yorumunuzu almak istedim. Bunu sizden alamiyacaksak kimden alalim? Gidip Hafitse'ye sorsak ne der acaba? Siz sordunuz mu?
Metin Sönmez
{ 31 Temmuz 2007, Salı }
Kabardey-Balkar resmi başkanlık web sitesinde ''Rusya ile 450 Yıl'' başlığı altında açılan sayfa onursuzluğun acı bir örneğini oluşturmakta. http://www.prezident-kbr.ru/eng/450years/
Ayrıca Konokov'un çelişkilerle dolu 21 Mayıs konuşması: http://www.prezident-kbr.ru/eng/speeches/ Eminim sayın Kanokov'a ve diğerlerine Putin'den daha fazla para verseydim şu an benim tarafımda olurlardı. Taki onlara verdiğim bu destek bitene kadar, sonrasın da yine para ve gücün olduğu bir başka yere yönelirlerdi. Malesef bu yürürlükteki politikalarının temel prensibi. Satılık politikalar, onurlar, ruhlar...Bizim için artık bir umut yok! Tanrı büyük Rusya'yı korusun! Rusya'da zaten bizi korur değil mi? Mutlu 450. yıllar...
E.YILDIZ
{ 30 Temmuz 2007, Pazartesi }
Sayin Jouaghoptl,
Her ne kadar kanitlamam imkansiz olsa da sizin kim oldugunuzu tahmin ediyorum. Bu konuda sahsiniza bizzat dusuncelerimi aciklamis olmama ragmen israrla birseyleri kasimak istediginizi goruyorum,bu tavrinizi ayipladigimi da belirtmek istiyorum. Orada yazdiklarim konusunda fikrimi degistirmis degilim, her zaman oldugu gibi dogru bildigimi soylemeye devam edecegim. Savunulmasi gerektigine inandigimda Hafitseyi de savunurum, sizi de .... Birilerinin meselelerini perde arkasinda kalarak provokatif amacli kullanma kurnazligindan vazgecip Adinizla ortaya cikma cesareti gosterdiginizde daha detayli bilgi de verebilirim. E.YILDIZ
Juaghoptl
{ 29 Temmuz 2007, Pazar }
Merhaba,
Yazinin orjinalinin bu sitede yayinlanmis oldugunu biliyorum. Ogrenmek istedigim Sn. Yildiz'in bu carpitmayla ilgili yorumu idi. Acaba herhangi bir yerde boyle bir tepkisi yayinlandi mi? Yaziyi carpitarak yayinlayan Adige Psatle'nin redaktoru ile ilgili bir zamanlar atesli savunmalar yapiyordu Sn. Yildiz. http://www.circassiancanada.com/tr/yorum/ey/13_kgbajanihafitse.htm Simdi ne dusunuyor diye merak ediyorum. Saygilar
Juaghoptl
{ 25 Temmuz 2007, Çarşamba }
Sayin Yildiz,
Yaziniz icin sizi tebrik etmek istiyorum. Fakat, Adyge Psatle'den takip ettigimde gordum ki orada cikan yaziniz ile bu yazi arasinda onemli farkliliklar var. Bu konuda bir aciklik getirebilirmisiniz? Wuzinshu UZUNYAYLA.COM NOTU; SN. ERGUN YILDIZ Gazete Adyge Psatle'de YAYINLANAN YAZISININ ÇARPITILDIĞINI DEĞİŞTİRİLDİĞİNİ VE BAZI BÖLÜMLERİN KESİLDİĞİNİ TARAFIMIZA DAHA ÖNCE BİLDİRMİŞTİ. YAZININ Orjinali www.uzunyayla.com DA YAYINLANAN ŞEKİLDEDİR.
Mehmet Ali KARAHANLI
{ 22 Temmuz 2007, Pazar }
neden kurumlar bu duruma tepki vermiyor ?
neden insanlar sessiz ve tepkisiz ? neden kendi sorunumuza ilgisiz duruyoruz ? anlamak mümkün değil. Bilgilendirme için yazara teşekkür ediyorum ayrıca. M.Ali
Kazbec
{ 20 Temmuz 2007, Cuma }
450. yil sacmaligina Kafkas Dernekleri Federasyonu bir tepki vermemistir. Kendisine israrla bu konu hakkindaki gorusu sorulunuca aciklama yapmistir. 450. yila destek veren DCB'nin toplantisinda bulunan federasyon yetkilileri ya olayi anlayacak kapasitede degildi, yada 450. yil onlar icinde makul.
Ruslarin Maykop kalesinin kurulusunun 150. yilinin kutlanmasi, Adigelerin gonullu olarak Rusyaya katilisilarinin 450. yili gibi etkinliklerle Kafkasydaki kolonilestirme politikasini bir adim daha ileri goturerek tarihi carpitmaktadir. Soci'nin 2014 kis olimpiyatlari icin secilmeside tesaduf degildir. 21 mayisin anlamini kazandigi bu topraklarda surgun ve soykirim kavramlarinin ici bosaltilmaktadir. Oshamafe olimpiyatlar icin daha uygun bir yer olmasina ragmen Soci'nin secilmesi sizce tesadufmu? Adige-Abhaz-Wubih kanlarinin kizila boyadigi icin adi Krasyana Polyana (Kizil Polen)'in olimpiyatlarin yapilmasi ve bu bolgenin tarihini anlattiklati Sochi2014 resmi web sitelerinde yasanilan acilar bir yana 143 yil once oranin yerlisi olan halktan bir cumle bile bahsedilmemesi manidar degilmi?
Khakuch
{ 19 Temmuz 2007, Perşembe }
Dogru bir noktaya parmak basmissiniz..Kafkasya'da son donemde yasanan gelismelerin butunune baktigimizda 3.donem de baskanliginin devam edip etmeyecegi henuz belli olmayan veya muhalifini henuz belirlemeyen Putin' ve Kremlin yonetiminin politik amaclari dogrultusunda tezgahlanmis bir planin bir parcasi 450 yil .Adigelerin sozde RF ye katilislarinin kutlanmasi..Ancak 2014 Kis Olimpiyat oyunlarinin -tarihimiz icin cok onemli bir yere sahip olan ve Sayin Yildiz'in belirttigi gibi ulusal bir butunluk kurulacaksa eger (ki cagimiz ulus devletlerin cancekistigi bir cagdir..)Soci (Sase) de olimpiyat oyunlarinin Putin'in politik cabalari ile-Soci ye verilmesi..uzerine heralde 450.yil kutlamalari bal kaymak olur...Aslinda burada bile savunma yaparken Rusyanin Kafkasya'da gelecegini garanti altina almak icin atmis oldugu bol ve yonet politikasina gore degerlendirme de bulunmamiz ise bir yonde ironidir..RF veya bir baska gucun emperyal amaclarini Kafkasya'da uygulamasi onunde ki tek engel, kacinilmaz olan Kafkas halklarinin birliginin tesis edilmesidir..Aksi takdirde birbirinden zorla kopartilmis halklarin kendi baslarina varolma sansi her gecen gun daha da azalacaktir..Diaspranin ve Kafkasya'da mevcut kosullarin getirdigi sorunlari ve olanaklari gormezden gelmeden ciddi politik-siyasi ve kararli bir durus sergilemek her iki tarafinda gorevi olmalidir.Ancak her gecen gun halefi Stalin'i aratacak uygulamalara-baskilara ve cinayetlere sebep olan Putin yonetiminde Kafkasya'dan cok fazla sey beklemek iyimserlik olur..Bu konuda Kafkasya'nin talebini dile getirmek gorevi de diasporaya dusuyor..bu da DCB kurucusu oldugunu idda eden ve Diasporayi temsil ettigini one suren pek cogu kahvehaneden ote bir islev gormeyen dernekleri birlestirdigini iddia eden Kaffed'in mevcut soylemleri ve politikalari ile olmayacagi asikardir..
WOTEY WUMAR
{ 16 Temmuz 2007, Pazartesi }
Ali Alev! Kimse eleştirelemez demediğinizi belirten cevabınızı neden bana hitap ederek yazdığınızı anlayamadım ... neticede herkes fikirlerini söylüyor birşeyler tartışıyoruz. Kaldıki bizim bu tip bir başlıktaki konuda fikirlerimiz 3 aşşağı 5 yukarı aynı gibi ... Saygılarımla
ali alev
{ 15 Temmuz 2007, Pazar }
derya hanım eger ozurlerımı kabul edersenız sevınırım sızın yazınız yanlıs yorumlamam ve sızı tenkıt etmemden dolayı evet benım canımı yakan noktalar dıasporanın yasadıgı ulkedekı ınsanlara dogrularını anlatamaması ve cestlerı yanan 95 kardesımızı aklımdan cıkaramadıgım ıcın sıze ve belkıde herkese karsı elestırı yonetltıyorum.evet aydın tarıfınız dogru ancak bu tarıfe her vatanseverin uyması aslında bılınclı bır vatandas tanımıdırda ve bunu bır fıılı durum ıcınde gerceklerı gerceklerımızı herkes anlatmalıyız.derneklerın federasyonların gorevı bu sanırım.
WOTEY WUMAR da bılmelıdırkı ben kımse elestırelemez demıyorum sadece haksız elestırıye karsı cıkıyorum. onemlı olan kısısel cıkarlar degıl onemlı olan vatanımız ve ozbenlıgımız; adıgelıgımızdır. saygılarımla ...
Mehmet AKINCI
{ 14 Temmuz 2007, Cumartesi }
Büyük bir kesimi dosdoğru ve haklı.
ciddi bir tavır,ciddi bir eylem,ciddi bir bilgilendirme yok maalesef bu konuda. hep kendi federasyonumuza kızıyoruz ama birazda anayurt aydınları tepki vermeli değilmi bu olaya. saygılar.
derya hazır
{ 13 Temmuz 2007, Cuma }
MERHABA,
Son derece haklı olarak kaleme alınan bu yazıyı kişiselleştirmek yerine, ciddi bir sosyal tavır’a dönüşmesi yönünde gayret göstermeliyiz. Ne zaman önemli konular gündeme gelse bizler; ben bunu yaptım, o daha fazlasını, beriki çok çok az, sen hiçbir şey gibi söylemlerle birlikten çok ayrılıklara davetiye çıkardık. Artık hepimiz “az gittik uz gittik dere tepe düz gittik “ kaç arpa yol aldık ? Diyebilmeli ve 450 yıl kutlamaları konusunda duyarlı ve tutarlı söylem ve eylemler içinde olmak durumundayız. En derin saygılarımla,
Marje Khujin
{ 13 Temmuz 2007, Cuma }
Aslında sorun aydınlarımızda değil bizde;
Biz hak vereceğimiz,bizim gibi düşünen aydınlar arıyoruz. Onların doğruyu söyledikleri, ne için çalıştıkları nerede oldukları kendi anavatanına dönmüş iğneyle kuyu kazmaya çalıştıkları felan önemli değil. Önemli olan hak vermek ya... şablonlaşmış genel hatları belli olmayan ayrıntı ve bilgi içeriğinden yoksun ham fikirlerimizi şekillendireceğimiz aydın lazım bize hani desin ama bizim demek istediklerimizi desin teferruatlarıyla desinde bizimde işimiz görülsün. 1 sene önce Batıray Yedic için bir laf söylenmişti benim aydınım değil diye. Aman ne güzel adamlar senenlerce uğraşsın çabalasın anavatandaki tarih,kültür dil v.s gibi temel taşların literatürünü iğneyle kazıyarak diasporaya kazandırsın. Biz ayak ayak üstüne atıp diyelim sen bunu getirmişiin ama sen benim aydınım değilsin başkalarına götür Ergun Yıldız'ı eleştirilemez kabul etmek yanlıştır ama Ergun Yıldızın uğraştığı kavramlara uzaktan magazinsel yada şiirsel yada romantik veya melankolik bakıyorsak kusura bakmayın ama dağa küsmüş tavşanlarız. Ergun Yıldız şu an anavatanında, gelişmeleri okumadığım son bir saat içinde Kafkasya kurtarılmadıysa pembe rüyalar gerçek olmadıysa bahçeler çiçek açıp börtü böcek bayram etmediyse bizim gitmek için güllük gülistanlık olmasını beklediğimiz ülkede. Ya biz? Bakamadığımız benimsiyemediğimiz aydınlarımızı cami önüne bırakalım bir müslüman bulur fikirlerine kıymet verir.
yasar Aslankaya
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
sayın yıldız,
sizi kutluyorum yüreğinize kaleminize sağlık esasen son yıllarda en çok ihtiyacımız olan sizinde yazınızda belirttiğiniz gibi kurumlarımızın toplumsal meselelerimizde ciddi olup temsil ettiği halkın sesi olmalıdır. ben esasen konuyla ilgili bir yazı yazıyordum ama gördümki çok farklı düşünmüyoruz bu nedenle yazınıza destek olma kararı aldım tekrar teşekkür ederim ve sizin gibi kurumlarımızda sorumluluklarını yerine getirip bu tarihi yanlışlığa karşı koymalıdır. En azından tepkimizi koyduk ama gücümüzde yetmedi deme şansımız olur selam ve saygılarımla Yasar ASLANKAYA
derya hazır
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
Merhaba Sn Ali Bey
Aman diyelim, lütfen polemikler benim hep çok uzağımdadır hele ki bizim insanımızla sanal da olsa bir cemiyet var kaldı ki bize dair yazan çizen insanlarımız benim için önemli ve özeldir. Bu anlamda yazımı tekrar gözden geçirmenizi rica ediyorum. Emek veren çok değerli insanlarımız derken elbetteki bunlar arasında SN.Yıldız da vardır. Her zaman aynı görüşü paylaşmasak da bizim çok önemli ortak paydalarımız var ve ben bunun idrak-ı içerisindeyim.Lütfen demogoji yapmayalım. Yanlış anlamalara izin vermeyelim. Beni anlayacağınızı umuyor sayğılar sunuyorum. not: Nazik davranışından dolayı ayrıca çok teşekkürler uzunyayla.com
ali alev
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
derya hanım acaba sınavdan kotu sonuc mu aldıda bırkısıye tamamen haksız bır bıcımde boyle saldırıyor.sız sayın ergun yıldızın bınde bırını yapıp da ondan sonra elestırın. sızın gıbı lıght aydınlar(!) sayesınde toplumumuz bu hale en cıkmaz sokaga geldı cattı olayı nekadar bılıyorsunuz bılmıyorum ancak elestırdıgınız hatta hakaret ettıgınız kısının sıtesıne gırıp bılgı sahıbı olabılırsınız.
sayın ergun yıldızada saygılarım.. Sn; Ali Alev Derya Hazır'ın yazısında Ergun Yıldız'a bir eleştiri yok, Ergun Bey'inde ifade ettiği, genel olarak Aydınlarımız nerde serzenişine bir destek vardır sadece. Uuznyayla.com Notu
derya hazır
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
Merhaba,
Tüm samimiyetimle ifade etmem gerekir ki şu an, bir aydınımız olduğuna inanmıyorum. Belki entelektüel gerçi bu anlamda da ciddi şüphelerim var. Emek veren, çok değerli insanlarımız; okuyan, araştıran, bilen, düşünen ve bunun yanında önemini asla inkar edemeyeceğimiz Üniversitelerimiz - Hocalarımız var. Ancak, özgürlük ve insan konusunda açıkça ahlaki bir tavır sergilemeyen, kendi kültür temellerine dayalı bir medeniyet inancı geliştiremeyen, aydın olmaktan çok, bilgi sahibi kişi / kendisi için bilen, toplumsal katkısı sadece mesleki çalışmanın ötesinde olmayan yani bir anlamda sadece mesleğini yapan bir insana bırakınız aydın demeyi entelektüel demeye bile dilim varmıyor. Bu noktada aydın’ın tanımı ve niteliklerini bir daha hatırlatmak gerekir. “Aydın, evvela bir fikir, amaç ve karekter sahibi olacak. Amaç bir inanıştır ve buna asla ihanet edemez. Aydın kandırmaz fakat inandırır. İnanma yolunda ise ancak bilime yer verir. Kafasında dokunulmaz “tabu”ların yeri yoktur. Aydın cesurdur. Hakikat bildiği, gerçek bildiği şeyi kendisine saklamaz onu yaymayı vazife bilir. Aydın toplumun çıkarlarını kendi çıkarlarından üstün tutar.” Hak vereceğiniz gibi eğer bir aydınımız olsaydı mutlaka şuan onu konuşuyor olurduk
WOTEY WUMAR
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
Çok güzel Ve Kapsamlı Bir Yazı yazmışsınız Teşekkür ederiz ...
Rusya için Çerkesler Şu an Kafkasyadaki işgallerine Meşru Temel sağlamak için Kullanabilecekleri Bir guruptur ... EĞer Çerkesler Bu fiili konuyu kabul ederlerse Çeçen Direnişi Dahil her tur Demokratik ve silahlı muhalefet içeride ve uluslararası duzeyde gücünü kaybedecektir ... Diper Taratan ise Çerkesler için Bahsedilen direnişler Federal HAklarını korumak ve kollamak ve korumak için tutunulan dallar gibidir ... Gereçekten Çerkeslerini Durumunu nesnel-tarihsel anlamda ortaya koyacak onların haklarını koruyacak ve geliştirecek bir Güçlü sesin özellikle anvatandaki AYDIN(!) kitleden çıkması beklenirken, 450 yıl önceki bir işbirliği anlaşması KAtılma olarak tek taraflı olarak dayatılıyor yuzlerce yıllık Çerkes-Rus Savaşları basit ayrılıkcı bir harekete indirgeniyor ve 90% diaspora yaşamının oluşumu tarihsel bir açıklamadan mahrum bırakılıyor ... Sayın Ergun YILDIZ detaylı yazı çalışman için teşekkur ederiz ... Bu arada varsa eğer bu durumda muhalefetin kimler ve nasıl yurutuldugu konusunda bilgi vermenizide rica ederiz ...
anzor keref
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
tebrikler ve teşekkürler urgun yıldız.tespitler ve önermeler doğrudur.aklımızı bir an önce başımıza alıp gereken somut tepkiyi örgütlemek zorundayız.hem de anavatan-diyaspora birlikte.
VOLKAN DÜZENLİ
{ 12 Temmuz 2007, Perşembe }
Sevgili Ergun YILDIZ'ı bu bilgilendirmesinden ve çağrılarından dolayı kutluyorum..Yazısının genelinde ve satır aralarında çok önemli ve yerinde tespitler var...
Aslında, uzunca süredir oturduğunuz yerden, klavye başından Anavata'ı kurtaramazsınız cümleleriyle diasporanın Anavatanda ki uygulamalara karşı Anavatanla bütünleşme ve ortak-güçlü bir muhalefet geliştirme adımlarını bloke etmeye dönük yaklaşımların ne kadar hatalı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Anavatan diasporasız, diaspora Anavatansız bir adım ileri gidemez. Ergun Bey'in tepkisizliğe haklı olarak içerlemesi; Anavata ile diaspora arasında birlikteliğin ne derece zayıflatıldığını da göstermektedir..Diasporayı devreden çıkarma çabalarının nerelere hizmet edeceğini o günden söylemiştik.. Yapılması gereken; kutlama saçmalığının en önemli kanıtı olan diaspora, kendisini Anavatan'la koordineli olarak hissettirmesi gerekmektedir. Ulusal sorunu esas işikültür çalışmaları olan derneklere havale etmek ve böylece alternatifin yapılanmaların çıkmasına set çekmek bizi bugünlere taşıdı..BUNA DUR DEMELİ ARTIK!.. Saygılarımla, YORUM YAZIN
|
|