KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

MEHMET HATKOBİ;DOSTLUK VE ÖZGÜRLÜK AĞACI

MEHMET HATKOBİ

Bir varmış bir yokmuş. Belki dedemin, belki dedemin dedesinin zamanında efsaneler çokmuş…
Anlatacağım hikaye Munzur dağının eteklerinde yüksek vadilerin ve çağlayanların arasında Erzincan’ın Caferli köyünde geçtiği söylenir ve öyle anlatılır çocuklara...

Kimseye ait olmayan bir arazide kocaman mı? kocaman bir ağaç varmış… Çocuklar o ağacın adını Özgürlük ağacı; koymuşlar. Dostluk ve sevgi yemişi verirmiş her yıl bu ulu ağaç. Her bahar bembeyaz çiçeklerle süslenen dallarını, renk renk barış kuşları doldururmuş…

Her yıl sevgi ve mutlulukla beslenirmiş bu özgürlük ağacı. Sevgi, dostluk ve mutluluktan sağlarmış gereksinimini. Bu ağacın sevgiden oluşan sevgi meyvesi, diğer tüm ağaçlardan ayrı bir özellik katarmış ona. Yaprakları daha canlı, gölgesi daha serin, gövdesi daha güçlüymüş. Ona "Dostluk ve Sevgi Ağacı" denilmesinin nedeni tüm canlıları barındırırmış dallarının altında ve üstünde. Soğuktan yağmurdan kardan tutunda tüm kötülüklerden korur ve meyvesiyle beslermiş onları.
Gölgesinde barınan hayvanların sevgisi, dallarında ötüşen kuşların neşesi, altında serinlenen yaşlıların, çocuklarını emziren annelerin mutluluğu özgürlük ağacını sevindirirmiş. Tüm varlıklar bu ağacın önünde saygıyla eğilir rüzgar bile selam dururmuş.
Özgürlük ağacı her gün biraz daha yöredeki canlı cansız varlıklara sevgisini paylaşırken tüm hayvanları ve insanları da yemişiyle doyururmuş.

Yıllar yılı hayvanlar ve bu yöre halkı barış, dostluk, mutluluk ve güzellik içinde yaşayıp gitmişler. Çalışkan başarılı, sevecen,dürüst insanlarmış bunlar.

Özgürlük ağacının bereketli yemişi o yöredeki bütün kuşlara, hayvanlara, insanlara ve çocuklara yeter de artarmış, bütün canlılar faydalanırmış yemişinden. Her yaz sanki bereketlenir bitmek nedir bilmezmiş, artan yemişler de saklanır bütün kış mevsimi yenirmiş. Köyde istemiyerek iki kişi arasında bir anlaşmazlık çıksa. Köyün Cafer Ağası hemen devreye girer, bu iki dargın insana dostluk ve sevgi yemişi sunarak barış şerbetinden içirip olay hemen tatlıya bağlarmış.

Tüm gücünü ve hakseverliğini özgürlük ağacından alan Cafer ağa “dur” dedi mi sular dururmuş, ‘yürü” dedimi dağlar yürürmüş o zamanlar. O nedenle köyde kimse dargın, kırgın durmazmış, sevgi ve dostluk içinde yaşayıp gitmişler yıllar yılı. Kimse kimsenin malına göz dikmez, kimse, kimsenin hakkını yemez, her tarafta barış, dostluk, sevgi, dürüstlük ve kardeşlik hüküm sürermiş…

Bu toplumu kıskanıp çekemeyen komşu köylerin ağaları ise bu köyün huzur ve mutluluğunu bozmak için çeşitli planlar yapıp, tuzaklar kurar dururlarmış. Amaçları ise bu köyün birlik ve düzenini bozup göz diktikleri verimli arazilerini ve dostluk ağacını ellerinden alıp işgal etmekmiş. Hemen işe koyulmuşlar tabi. Araya casuslar koyup Cafer ağanın sırrını anlamaya çalışmışlar ve avuçlar dolusu altın vaat etmişler bu sırrı çözeceklere. Bu köydeki hikmetin o özgürlük ağacı olduğunu ögrenen çevre köylerin ağaları bir plan hazırlayayarak bir gece gizlice gelip bütün dallarını kesip götürmüşler özgürlük ağacının…

Artık meyve vermez, kuşlara, çocuklara gülmez olmuş özgürlük ağacı, altında çocuklar oynamayan, kuşlar konmayan özgürlük ağacı üzülmüş, üzütüsünden hastalanmış ağlamaya başlamış kökleri. “Özledim” demiş onları, “dallarıma konan rengarenk kuşları özledim, altımda oynarken çocuklar cıvıl cıvıldılar neşe bulurdum onlarla, dallarımı kestiklerinden bu yana gölgeme yaşlı nineler, dedeler de gelmez oldu. Anneler o güzelim çoçuklarını emzirmez oldu dallarımın altında” deyip derinden derine iç geçirirmiş… Derken köylüler bir bakmışki, özgürlük ağacı kurumuş, cansız, bir odun parçasından farkı kalmamış…

Köylüler toplanıp ağlamış, adaklar adamış, ağıtlar yakmışlar, dualar etmişler ama fayda etmemiş, özgürlük ağacı yeşermemiş bir daha. Bir daha dostluk ve sevgi yemişi yenmemiş o köyde, barış şerbeti içilmemiş. Kısa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar başlamış. Bunu fırsat bilen diğer köyün ağaları ise hemen savaş açmışlar. Kendi iç kargaşaları yetmezmiş gibi bir de diğer köylülerle yıllarca savaşıp iyice yılan bu insanlar, değişik kentlere göç etmeye karar vermişler.

O günden sonra herkes biribiriyle küs ve kavgalı olmuş, o gün bu gündür ne barış, ne huzur, ne de bereket kalmış o köyde … Mutluluk ve huzur da orda yaşayan insanlar gibi terkedip gitmiş buraları…

Ve diğer kıskanç çevre köylerin de o yıl bütün ekinleri, ağaçları kurumuş onlarında çoğunluğu göçüp gitmiş uzaklara...

  ALINTI.


 


                                   DEĞERLİ  UZUNYAYLA . COM  ÇALIŞANLARI


 


   Sanalda olsa,sanki karşılıklı oturmuş sohbet ediyor ve fikir alışverişinde bulunuyoruz.Birbirimize yararlı olmaya çalışıyoruz.Ben altmışından sonra bu sihirli kutuyla tanıştım.Kendi gayretimle kullanmayı öğrendim.Fikirlerimle yararlı olabilirmiyim diye birde site hazırladım.Köyümüzde bizzat çalışarak ağaçlandırma faaliyetlerine başladım ve başardım.Köylülerimizde sağ olsunlar köyü ağaçlandırmaya başladılar.İnşallah emeğimiz zayi olmaz.


   Dostluğun,sevginin,paylaşım bilincinin halletmiyeceği bir sorun yoktur.Sizlerin öncülüğünde Uzunyaylada çok güzel bir hareketlilik başlamıştır. Şahsınızda tüm Uzunyaylalı  kardeşlerime güzel faaliyetlerinde başarılar dilerim.


  Bu küçük ve anlamlı hikayeyi tüm değerli kardeşlerime kabulünü rica ederek ithaf ediyorum.ALLAH KEM GÖZLERDEN,FİTNEDEN,RİYADAN,KİBİRDEN VE YIKICI İHTİLAFLARDAN KORUSUN.Hepinize kolay gelsin.Esen kalın.


                                                                                             


Mehmet Hatko Bİ 

02.08.07

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» DERİN ÇERKESLER ...
» ERDAL ASLAN:Münteha Gülsu Yüreği ile Tüm Uzunyayla Köylerine Mektup
» ERDAL ASLAN;ÇERKESLERDE THAMADELİK
» Erdoğan ILGAZ;KAFKASYA'YA "BARIŞ KÜLTÜRÜ" TÜRKİYE'DEN ULAŞMALI
» ERHAN HAPAE - ANITKABİR ANNELERİ
» KAFKASYA YENİ ORTADOĞU OLMAYACAK!
» Lider mi, Yönetici mi?
» Mefewud Nartan - KAYNANA SEMRA, ŞAMİL TAYYAR VE TUNCAY GÜNEY
» MEHMET HATKOBİ;4444 KEVSER SÜRESİ OKUMA!!!
» MEHMET HATKOBİ;DOSTLUK VE ÖZGÜRLÜK AĞACI
» MEHMET HATKOBİ;EDİZ HUN ÖRNEK İNSAN
» MEHMET HATKOBİ;KONUŞULAN DİL YANINDA ÖZ DİLİ BİLMENİN YARARI
» MEHMET NİYAZİ - ÇERKESLER İNGİLİZLERİN OYUNUNA GELMEDİ
» Muharrem Baykan;Babam, Rüzgar ve Yildizlar...
» NEVZAT TARAKÇI - KÜLTÜR, DİNSİZ YAŞAR MI?
» NUR DOLAY - TİFLİS'TE 10 GÜN
» PROF. DR.MÜMTAZ'ER TÜRK'ÖNE;ÇETECİLİK
» SELAHATTİN KİP;İNSAN VE ZAFİYETLERİ
» SEMİH İDİZ- RUSYANIN ABHAZYA ADIMI KIBRIS'TA TUTARLILIK GEREKTİRİYOR
» SÖNMEZ CAN:İYİMSER OLMAK İÇİN DE NEDENLER VAR
» SÖNMEZ CAN;450.YIL SAFSATASI
» SÖNMEZ CAN;İSTANBUL DERNEKLERİNE AÇIK ÇAĞRI
» SÖNMEZ CAN;SEÇİM SÜRECİNE GİRİLMİŞKEN
» YAŞAR ASLANKAYA - DİLİMİZ YOKMU OLUYOR..!!
» YAŞAR ASLANKAYA - MILLIYET- KONDA ANKETI ÜZERINE

YORUMLAR

Yorum bulunamadı!

YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik