KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

ÇERKES HALKLARI BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ

Kafkasya’da oturanlar, Rusya’ya bağlı olmak bir yana, onunla barış içinde bile değillerdir. Uzun yıllardan beri onunla savaş içindedirler ve bu savaşı tek başlarına yürüttüler. Hiçbir zaman ne bir teşvik ne de herhangi bir güçten herhangi bir yardım görmediler. Kendi eyaletlerinde üstünlük sağlamış olan Türkiye’de onları kendilerini savunmaları için yalnız bıraktı ve daha sonra da ihanet ederek onları terketti. Bir paşa, Rus altını karşılığında Anapa’nın kapılarını açtı ve Çerkezistanlıları da, Rusların Ermenistan’ın asi şeflerine karşı mücadelede Sultana yardın için dostluk amacıyla geldiklerine inandırdı. Aynı şekilde başka bir paşa ülkelerini gece yarısı terk ederek onlara ihanet etti. O dönemden beri Çerkezler sultana bağlılıklarını kanıtlamak ve yardım istemek için birçok heyet gönderdilerse de her seferinde soğuk muamele gördüler. İran’a da başarısız kalan çağrılan yaptılar ve sonuç olarak Mehmet Ali de ( Mısır genel valisi ) bağlılıklarını çok taktir ettiği halde onlara yardım edemeyecek kadar uzaktaydı. Çerkezistan’ın gönderdiği delegeler, gittikleri yerlerdikelere uzakta oldukları için bilmedikleri düşüncesiyle, Rusya’nın baskılarının ne denli dayanılmaz olduğunu, geleneklre, dini inanca ve insanların mutluluğuna karşı ne kadar büyük bir düşmanlık gösterdiğini, generallerin ne derece zalim ve askerlerin ne kadar vahşi olduklarını anlatıp bilgi sundular. Çerkez halkının yıkımında kimsenin yararı olmayacağını ısrarla belirttiler. Tam tersine Çerkez halkına yardım etmekte herkesin yararı olduğunu söylediler. Şimdi bizimle savaşan, bizi gözleyen, bize ambargo uygulayan yüz bin kadar işgalci Rus askeri daha sonra sizinle savaşacaklar. Şu anda bizim çıplak kayalıklarımızın ortasındaki çorak topraklarımıza dağılan ve cesur dağlılarımızla çarpışan yüz bin kadar adam, daha sonra sizin zengin ovalarınızı işgal etmeye gidecekler, siz ve ailelerinizi köleleştirecekler. Üstelik, sultanın damarlarında bizim kanımız Çerkez kanı dolaşmaktadır. Annesi ve haremi Çerkez’dir. Köleleri Çerkez’dir. Bakanları ve generalleri Çerkez’dir. Dinimizin efendisidir, ırkımızın şefidir ve yüreklerimizin sahibidir. Ona bağlılığımızı sunuyoruz ve tüm bağlar nedeniyle yardımını ve desteğini istiyoruz, eğer çocuklarını ve tebaasını savunmak istemiyor veya savunamıyorsa, hiç değilse şimdi soyları bizimle yaşayan Kırım Hunlarını düşünsün. Bilgi sunmaya göndermiş olduklarımızın söyledikleri bunlardı ama onlar küçük görüldü. Sultan Maskaflanla dost olmayı bıraksa, ne kadar çok yüreğe ve kılıca kumanda edeceğini bilseydi durum böyle olmazdı. Rusya’nın dünyadaki tek güç olmadığını biliyoruz. Rusya’dan daha güçlü oldukları halde iyilikseverlikleri de güçlü olan, cahilleri eğiten, zayıfları koruyan, Rusların dostu olmaktan çok düşmanı olan ve sultanın düşmanı olmaktan çok dostu olan başka güçlerin var olduğunu biliyoruz. İngiltere ve Fransa yeryüzünün ilk ulusları arasında olduklarını ve Rusların küçük gemilerle gelip bizden Azak denizinde balık avlama izni istedikleri zamanlarda, onların büyük ve güçlü olduklarını biliyoruz. İngiltere ve Fransa’nın bizimki gibi küçük ve yoksul bir halktan hiçbir çıkarı olamayacağını düşünüyoruz, ama o denli bilge olan bu ulusların, bizim Rus olmadığımızı ve bilgimizin sınırlı olduğunu, ne topçu birliklerimizin, ne generallerimizin ne de servetimizin olmadığını, onurlu ve rahat bırakılırsak barışçı bir halk olduğumuzu bildiklerinden kuşku duymuyoruz; Ruslarda nefret etmek için çok haklı nedenlerimiz var ve onları hemen hemen her zaman yeniyoruz. Bununla birlikte çok derin bir utançla öğrendiğimize göre ülkemiz Avrupa’da basılan bütün haritalarda Rusya’nın bir parçası olarak gösterilmektedir, ve Türkiye ile Rusya arasında imzalanan bizim bilgimiz dışındaki anlaşmalar, Moskova’yı titreten bu savaşçıların ve Rusya’nın asla adımını bile atamamış olduğu bu dağların Rusya’ya verilmesini öğrenmektedir. Rusya batıya Çerkezlerin kendi köleleri olduğunu veya hiçbir bağışlayıcı önlemin onları yumuşatamayacağı ve hiçbir yasaya uyma yetenekleri olmayan haydut olmayan haydutlar ve vahşiler olduklarını söyledi. Böyle bir hileyi, böyle bir yalanı Allah önünde büyük bir şiddetle protesto etmek zorundayız. Biz sözcüklere sözcüklerle yanıt veririz ama burada yalana karşı gerçek söz konusudur. Kırk yıldan beri suçlamaları kılıçlarımızla protesto ettik ve zafer kazandık. Bağımsızlığımızı ilan ederken akıttığımız, bu mürekkep ve kandır. Bunlar, kendi ülkesininkinden başka hiç bir otoriteyi kabul etmeyen insanların hiçbir incelikli iddiayı anlamayan ama Ruslar menzile girdiği zaman silahlarını kullanacaklarını bilen insanların mühürlerini oluşturur. Kimmiş bizi başka birine verme gücüne sahip olan! Sultana bağlılığımızı sunuyoruz. Ama eğer o Rusya ile barış halindeyse bunu kabul edemez, çünkü Çerkezler Rusya ile savaş halindedir. Bizim bağlılığımız karşılıksız bir armağandır, onlara satamaz çünkü bizden satın almamıştır. Gözlerimizi ona doğru çevirdiğimiz, ellerimizi ona doğru açtığımız İngiltere gibi büyük bir ulus bize bir adaletsizlik önermek niyetindeyse bizi düşünmemelidir. Çerkezlerin ricalarına kulaklarını tıkayacaksa, Rusları8n kurnazlıklarını dinlemek için de açmamalıdır. Vahşi ve barbar denilen halklarla onlara karşı çıkanlar arasındaki olgulara göre yargılama yapmalıdır. Nüfusumuz dört milyon ama maalesef değişik dillerden ve değişik inançlardan kabilelere bölünmüş durumdayız. Ayrı adetlerimiz ve geleneklerimiz, ittifaklarımız ve düşmanlıklarımız var. Bugüne kadar hiçbir ortak bir amaç etrafında birleşmedik ama bizimde özel hükümet etme temalarımız ve komutanlığa itaat etme alışkanlığımız var. Savaşta gruplar tarafından seçilen şeflere sessizce itaat edilir ve prenslerimiz ve kıdemlilerimiz her bölgenin kendi geleneklerine göre ve çevremizdeki herhangi bir büyük devlette olandan daha büyük atma tiyle hükümet ederler. Bununla birlikte, aramızda ortak bir şefimiz olmaması nedeniyle her zaman yabancı bir lider seçtik. İşte bu yüzden önce Kırım Hanına sonra da İstanbul’daki Sultana gönüllü olarak itaat ettik. Rusya, topraklarımızın bir kısmını ele geçirdiğinde, bizi kölelik haline düşünmeye, terimizi ve kanımızı onun zenginleşmesiş uğruna dökmemiz için bizi kendi ordularında askere almaya, kendi yurttaşlarımızı ve bölgedeki kardeşlerimizi köleleştirmek için bizi kendi adına savaştırmaya çalıştı. Aramızdaki nefret bu yüzden büyüdü ve kan dökülmesi durmadı. Öyle olmasaydı Meskef bir şefe çoktan itaat etmiş olabilirdik. Rusların acımasız eylemlerini, şiddet anlaşmalarına bağlı kalmalarını, verdikleri sözün eri olmamalarını, ülkemizi nasıl kuşattıklarını, ticaretimizi nasıl engellediklerini, eski ailelerimizin son kuşaklarını kiralık katilleriyle yok ettiklerini ve bizi itaat edeceğimiz şeflerden nasıl yoksul bıraktıklarını anlatmak çok uzun ve hüzün verici bir öykü olur. Kabileleri ve köyleri nasıl tamamen yok ettiklerini, hain Türk ajanlarını nasıl satın aldıklarını, bizi nasıl yoksulluğa mahkum ettiklerini ve yalanlarıyla Avrupa’nın Hristiyan uluslarının gözünde küçülürken, yarattıkları dehşet nedeniyle tüm dünyanın nefretine ve öfkesine yol açtıklarını anlatmanın sonu gelmez. Bir zamanlar yüz binlerce kişiyi bayrakları altında toplayabilen soylu ailelerimizi kaybettik, ama nihayet şimdi Rusya’ya karşı nefretimiz sayesinde tek bir kişi gibi birleştik. Bu uzun savaşta halkımızdan sadece iki yüzbin kişi onlar tarafından kendine bağımlı kılınabildi ama bunlardan hiç biri Rusya’ya gönüllü olarak hizmet etmedi. Çok sayıda çocuk kaçırıldı, prenslerimizin oğulları esir alındı ama ülkemizi hiç unutmadılar ve bir çoğu kaçmayı başardı. Aramızdan imparator tarafından kayrılan, övülen, onurlandırılan kişiler oldu ülkelerinin tehlikelerini ama tüm avantajlara yeğlediler. Aramızda bizim barbarlığımızı kendi ülkelerinin uygarlığına yeğleyen binlerce Rus bulunuyor. Ruslar ülkemizin bazı noktalarında kaleler kurdular ama buradan da toplarının menzili dışında maceraya cesaret edemediler. Kısa bir süre önce elli bin Rus topraklarımızı istila etmeye kalkıştı ama biz onları yendik. Bu ülke sözcüklerle değil silahlarla fethedilebilir. Ama Rusya bize boyun eğdirirse, bunu silahla değil, Türkiye’yi ve İran’ı bu iki ülke şimdiden kendi malıymış gibi kullanarak aramızdaki iletişimi keserek yapacaktır. Bunu aşılamaz olan denizi kendi mallarıymış gibi kullanarak, kıyılarımıza ambargo uygulayarak, sadece bizim gemilerimizi değil bize yaklaşmak isteyen başka ulusların gemilerini de yakarak ürünlerimizin pazarlanmasını engelleyerek, yaşamamız için zorunlu ve savaş için gerekli tuz, barut ve başka ürünleri almamızı önleyerek, kısacası umutlarımızı kısıtlayarak yapacaklardır. Ama biz bağımsız bir halkız. SAVAŞTAYIZ VE MUZAFFERİZ.

YORUMLAR

Yorum bulunamadı!

YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik