![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
BGHARİŞE ŞİMDİLERDE BABAMIN BAŞUCUNDA Dün gibi hatırlarım. Denizdi gözleri… Dizime koyardı ak başını. Gür saçlarını okşardım incecik parmaklarımla. Bir yandan da “Jindirak’e”nin masalını anlatırdım; kendimden de bir şeyler katarak. Uyurdu. O, yetmiş yaşında bir çocuktu. Dimdik bedeninde kırılgan bir masumiyet taşırdı çoğu zaman. Vakur bir edayla attığı kaya gibi sert adımlarının arkasında, karıncayı dahi incitmekten duyduğu ürperti yatardı gizli saklı. Dışarıdan bakanlar için inatçıydı, aksiydi, asiydi. Ama O; çocuk kalbimin suç ortağı, bazen yaramazlık arkadaşım, sırdaşım, yaşıtımdı. O, benim sığınacak yegane kalemdi. Dedemdi. Beraber yaptığımız yaramazlıklar, henüz kendisiyle konuşmayan anneme karşı beni koruma altına alışı, benden hırsını alamayan zavallı annemin çırpınışları… Keşfetmiştim artık, yaşlılar biraz da çocuk olurdu. Çocuktu benim dedem; dizimde uyurdu. Ağlıyor… Hiç görmemişti babasını. Daha kendisi kırklı iken savaşa göndermişler; Sarıkamış’a… Cephede kalmış yıllarca. Dönmüş dönmesine ama Elazığ’a sürmüşler ertesi sabah. Ağlıyor. Yine “o” var elinde… Bghariş’e… Başucunda asılı dururdu daima. Geceleri ona dokunarak uyur, sabahları ona tutunarak kalkardı. Kocaman bir kolyeyi andırırdı; üzerinde işlemeli, el kadar gümüşler vardı. — O nedir dede? — Bghariş’e… — Ne işe yarar? — Atların kolyesidir o… Ağlıyor… Yine o var elinde… Gözyaşlarını saklamaya çalışıyor beni görünce. Sessizce yaklaşıp, sakalından akan damlalara dokunuyorum. Yüzünü çeviriyorum kendime. — Yatsana yavrum! , diyor. — Ne oldu dede? , diyorum. Susuyor… — Bunu kim yapmış? — Xeku’den gelmiş bu. — Xeku neresi? — Bizim geldiğimiz yer. — Biz nereden geldik? Dayanamayıp gülümsüyor “İllallah!” dedirten sorularıma. — Peki, sen neden hep ağlıyorsun bu bghariş’eyi görünce? — Ağlamıyorum ki! — Ağlıyorsun! Kaçırıyor gözlerini… — Bu, benim babamınmış. O takarmış atlarına. Babamı tanımam ben! Dedem getirmiş Xeku’den bu bghariş’eyi Yani babamdan önce de dedemindi. — Sen Xeku’u hiç gördün mü? — Görmedim yavrum. — Dede, Xeku yakın mı? — Yakın. Çok yakın. Duraksıyor bir an. Gözlerinin nemini gizlemeksizin soruyor; — Ne yapacaksın, gidecek misin yoksa? — Evet! Büyüyünce gideceğim! Zengin bir gülümsemeyle gevşiyor bakışları: — Beni de götürür müsün? — Götürürüm! — Söz ver ama! — Söz, dede! Bghariş’eyi de götürürüz! Hıçkırıklara boğuluyor birden bire; ardı ardına iniyor yanaklarından sabırsız damlalar. Sımsıkı sarılıyor bana. Hala elinde tuttuğu bghariş’eye de… Ağlıyor. Vatanın asla uzakta olmadığını anlıyorum o gece. Ve yurt aşkının asla kalpten kovulamadığını… Dedemin yetmiş yıllık acılarını filizlendiriyorum minicik kalbimde ve o yetmiş yılın öncesindeki bir o kadarını daha… Yeni umutlar, yeni yeminler, yeni gayeler, yeni sevdalar biriktiriyorum avuçlarımda. Dedemin, yanağımı ıslatan tuzlu gözyaşlarında bulduğum Karadeniz’den intikam alacağıma söz veriyorum. Ve ben; 140 yıl sonra, yeni güneşlere selam veriyor, yeni sabahlara uyanıyorum. Bghariş’e şimdilerde babamın başucunda. Uzun bir yolculuğumuz olacak beraber. İkimiz yalnızca… Önce Elazığ Ve sonra Kafkasya… Ştım Münteha Gülsu BU YAZARIN TÜM YAZILARI» BAKIŞLARI MÜLTECİ YORUMLAR
Ayşe AYCAN
{ 06 Kasım 2008, Perşembe }
Okudum ve duygulandım.Yaşanmış ,yaşamlardan anlatılarınız gerçekten düşündürücü ..Can babam bizi dönüş hikayeleri ile büyüttü ..ama göremeden vefat etti.Hep adiğelerin bir kez de olsa oraları görmesini dilerim.Yazılarınızı takip edeceğim.Çalışmalarınızda başarılar..Saygılar
YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com