KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

HANGİMİZ KEL HANGİMİZ DAZLAK?

Kim kel, kim dazlak?

Hayattan elini eteğini çekip “Ben yaşayacaklarımın tamamını yaşadım, benden sonrası umurumda değil!” dercesine köşeye çekilen ve torunlarının dahi geleceği için hiçbir şey yapmayan yaşlılarımız mı?


“Onlar eskindendi, beni gelecek ilgilendirir. Ben öyle katı kurallara gelemem bu devirde!” diyen gençler mi?


Bir bar sahnesinde; elinde şarap kadehi, bacağında mini eteğiyle “Adıge wered” söyleyen “Çerkes kızı” mı? Ya da o “Çerkes kızı”na keyifle tempo tutan gelenekçi, xabze meraklısı Adıge gençliği mi?


Veya xabzenin tükenişinden dem vurup, oğlunun düğününde çıkıp oynayan thamade ile kendi düğününde gelinle dans eden aktivist Adıge genci mi?


Asimilasyondan şikâyet edip, kendi çocuğuna anadilini öğretmeyen ana-baba?



Aile üyelerini derneğe getirmeyen dernek yöneticisi-üyesi?



Düğünlerde dans etmeyen ekip dansçısı?



Bildiklerini kimseye öğretme gayreti gütmeyen, üretmeyen Çerkes aydını?



Saygısız gençlerden yakınıp, içeri torununun arkadaşı girdiğinde ayağa kalkmayan babaanne?



“Nerde o eski Adıge xabze?” dedikten hemen sonra “Amaaannn, kalmadı onlar, bırakın gitsin!” cümlesini kurabilen Adıge ihtiyarı? ? ?


Bu liste uzar gider…


Elimizi taşın altına koymaksızın söylendiğimiz o nice anlardan birinde durup düşünsek, etrafa tahlil eden, sorgulayan ve kavrayan gözlerle baksak şöyle bir… Kendimizi aynada incelesek en derin hatlarımıza kadar… Ve uçlarına kadar hislerimizin?


Eleştirirken “Ben eleştirdiğim noktaları düzeltmek için bireysel olarak ne yaptım, ne yapıyorum ve bunun karşılığında; gücümün, becerilerimin ya da sabrımın yetmediği ve benim verdiğim emeklerden arta kalan boşlukları doldurmak için kimlerin neler yapması gerekiyor?” diye düşünerek eleştirmeyi başarabilsek önce?


Yakınırken “Yakındığım yanlışlığı ortadan kaldırmak için ne gerekli? Üzerime düşen nedir ve bunu nasıl yapabilirim?” diye baksak kendimize en azından?


Ya da en kolayı…



Evde anadilimizi konuşsak mesela?


Her toplumun, fertlerine miras bıraktığı karakteristik kişilik özellikleri vardır ki, Çerkesler en fazla kibirden, daima birinci olma hırsından ve çekememezlikten muzdariptir bu noktada. Eleştiririz. Hatta kıyasıya eleştirir, küstürür, bezdiririz hiç çekinmeden.

Söylemesi bile çirkin aslında ama lekeleriz hatta bazen…

Kellerin saçı yoktur. Dökülmüştür elde olmayan nedenlerle. Dazlaklarsa kendi istekleriyle feda ederler saçlarını…


Düşünsenize; kim kel, kim dazlak? Mum yakmak yorucu geliyor ise, bir ömür şikâyet neden?

Ştım Münteha Gülsu


alişan  { 24 Kasım 2007, Cumartesi }

eline diline sağlık en kısa zamanda çözümler içeren gençlerimize kaynak olacak kitap beklliyorum senden..


Nilgün  { 09 Kasım 2007, Cuma }

hiç bir şey için geç değil,zararın neresinden dönülse kardır misali ....haydi o zaman neler yapacaksak yapalım ve birbirimizi suçlamayalım...biz den öncekiler bir şeyler yapamadıysa ,biz yapalım...


Setenay  { 07 Kasım 2007, Çarşamba }

Ben cerkezim ve cerkez olmaktanda onur duyuyorum .Fakat size bir turlu cevabını bulamadigim bir sorum olacak.

Cerkezlerde eksiklik nerden kaynaklanıyorki hızla asimine oluyorlar?

Acaba cerkezlerin surekli birbirlerini elestirip sevmemesinden kaynaklananan ,tabiri caizse surekli birbirlerini baltalamaktan kaynaklanan bir sonuc olabilirmi bu.
Biz millet olarak en yakınımız bile duşse tekmeliyoruz.
Cerkezlerin kendi aralarinda samimi sevgi ve dostluk oldugunu bana kim soyleyebilir.Bundan dolayıdır ki yuzyıllardır kendimize ait bagımsız bir vatan bile kuramamısız.Yanlıs anlasılmasın Su anki yasadıgım topraklarda benim vatanım .Fakat ;
cerkezlerde surekli birbirinden soguma ve kopma var.Cok uzucu ama bunun sebebine bakılmadan care uretilemez.



wotey wumar  { 07 Kasım 2007, Çarşamba }

Turkçenin ancak ilkokulda öğreniebildiği bir çağda çocukluğunu yaşayıp Anadilin bir daha öğretilemediği ve ilkokulda öğrenilen türkçenin anadil haline geldiği 20 yıl gibi kısa bir zaman dilimine ruyamı yoksa gerçekmi kabilinde şahit olan bir neslin içinden duyduğu derin acıdır bu yazıda okuduklarımız ...

Sene 1990 universite eğitimi için kayseriden-uzunyayladan ayrıldığımda buralar bakir kalabilmiş ender yerlerdi çerkesler için ... üniversite, askerlik çalışma hayatı vs... 10-11 sene sonra dondugumde hayatın kalan yerinden baslamak istedigimde buraların geçmişinde eser kalmadığını ve bambaşka bir gezegene geldiğimi farkettim ... arada sırada 3-5 günluk koy merkezli kısa ziyaretlerde Romantik bakışacimizin bizi kor ettigi icin değişimi farkedememişiz ve sanki UZunyaylanın 1990lardan onceki halinde kaldiginiz zannetmisiz ...

oysaki gercekte;
1-) neredeise her 3-4 kisiden birisi Çerkes olmayanlar ile evleniyor
2-) dügünlerimizi toplantılarımız Çerkes olmanın dışına çıkmış
3-) kimse anadilde konuşmuyor
4-) yeni çocuklar nerede ise hic çerkesce anlamıyor
idi ...

Herkesin yaptığı tek şeyi yapmaya başladık tabi SIKAYET ve MIZMIZLANMA ... oysa insanların insan olma baglamında bilinc ve eglem alanında yapabilecegi cok daha muhim işleri olmalı ... Aslında bu rahatsızlık bircoklarımızca fazlası ile hissedilmektedir ve bu sanal ve reel alemde sık sık dile gelmekte iken pratik hayatta eğlem ve organize işlere donusememekte ... bireysel olarak yapabileceklerimiz elbette vardır ... Daha çok çerkesce konuşabiliriz, daha çok bir araya gelip bu sıkıntıları tartışabiliriz, tatillerimizi anavatanda geçirebiliriz vs.. zira, anavatan sozkonusu oldugunda zaman ve para eksikliğiniden dem vurup sonrada ispanya dahil birçok memlekete tatile gidebiliyoruz ve dahasi Anam Babam Öğretmedi diye çerkesceye ilgisiz kalan bizlerin birçoğu 1-2 ik yabancı dili kendi çabalarımız ile gayet iyi konuşabildiğimiz gerçeği ile karşıkarşıyayız ... Hayatta önem sırasına işe yaramasına bağlı olarak enrjimizi harcayacağımız alanlar yaratırken tum bunların maddi kaygılara hitap ettiğini acı ile gorup vicdani anlamda duruma uyanıp arada bu rahatsızlığımızı beyan ettikten sonra yine eski hayatlarımızz devam ediyoruz ... Demem oki hiçbirimiz masum ve kabahatsiz değiliz ve herbirimiz varolan sorumluluğa sahibiz ... Çocuğuna asgari duzeyde çerkesce öğretmeyen anababanın ciddi ihmali vardır ve bu noktadan itibaren ne konuşşak pek bir anlam ifade etmemektedir ... Değerli Yazarımızın kastettiği şeyleri gayet iyi anlıyor ve bu düşüncelerin paylaşıldıkca bir anlam bulacağını biliyorum o nedenledirki lutfen katkı sağlayacak fikir ve yorumlarımız ile bu konuya katkıda bulunalım. Zira bu diasporadaki çerkeslerin en ACIL problemi.


Kartal  { 07 Kasım 2007, Çarşamba }

SAYIN MÜNTEHA teşekkür ederim kaybolmamızın yokolmamızın nedenlerini çok güzel bir girizgahla yazmışsın fakat çözümlerinide bekliyoruz bunlar yapmadıklarımız nasıl yapılıra gelince ana dilimizin örf ve adetlerimizin korunmasıyla ilgili aileleri bilinçlendirmek onlara belli periyotlarla egitim vermek okul öncesi eğitim veren kreşlerimizi kurmak ögrencilerimize maddi manevi sahip çıkmak ekonomik siyasi her türlü işbirliğin temellerini atmak kötü olan özelliklerimiden kurtulmak gurur kibir kendini beğenmişlik sadece benim dememek sayılabilir hayatta yeniliklere uyum sağlamayan toplumlar yok olmaya mahkumdur sürekli hayatımızda iyileştirme yapmaya okumaya çalışmalıyız günümüz günümüze eşit olmamalıdır EY KAFKASYA EY KAFKAS ÇOCUKLARI SİLKİN VE KENDİNE GEL ŞAHLANMA ZAMANIDIR.


Mehmet Bİ  { 07 Kasım 2007, Çarşamba }

Eyvah bu baziçede bizler yine yandık.
Ziraki ziyan ortada,bilmem ne kazandık.
Çok teşekkürler.Denizde dalgalar durmuyor.Ne desen aşındırıyor.Yazık oluyor,ikinci,üçüncü nesilde genelde eridik.Hayırlısı bakalım.


rahmi  { 06 Kasım 2007, Salı }

Tek kelimeyle BRRRRRRRRAAAAAAAAAVOOOOO

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» BAKIŞLARI MÜLTECİ
» BGHARİŞE ŞİMDİLERDE BABAMIN BAŞUCUNDA
» BJAMİY YAPARDI DOTE
» HANGİMİZ KEL HANGİMİZ DAZLAK?
» HEM YARAM HEM İLACIM UZUNYAYLA
» NEFO'NUN AYAKKABILARI

YORUMLAR

merzey  { 13 Aralık 2007, Perşembe }
Sayın GÜlSU

Helal olsun tespitleriniz ne güzel mi desek daha az üzüleceğiz , yoksa bu yazdıklarınızdan daha vahim bir durumdayız kusura bakmayın mı desek daha az üzüleceğiz. Velhasıl kararsız kaldım. EN iyisi yorum yapmayım.

Derin Saygılarımla


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik