KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME-1

I


     JINEPS'in Ağustos sayısında (sayı 21,s.11), "Adıgeceyi kurtarmak için beyin fırtınası" başlıklı ve "Ajans Kafkas" kaynaklı bir yazı yayınlandı.Yazı,Rusya Federasyonu  (RF) üyesi Kabartay-Balkar Cumhuriyeti (KBC) başkenti Nalçik'te Adıgece (Kabartayca) yayınlanan ADIGE PSATLE gazetesi salonunda, gazetenin yönetmeni yazar Muhammed HAFITSE'nin   (Hacvuıtsve Mıhamet)  açış konuşmasıyla başlayan ve dört saat  kadar sürdüğü bildirilen ve konusu Adıgece,Adıgece eğitimi ve sorunları diyebileceğimiz  bir toplantıda yapılan konuşmalara  ilişkindir.Toplantıda,toplamı sadece  iki köy olan İsrail Adıgeleri'nin Adıgeceyi koruduğu,ama   KBC'nde,yani kendi evinde  Adıgecenin (Kabartaycanın) gerileyip  giderek yok olmakta olduğu,özellikle kentlerde Adıgece konuşanların oldukça azalmakta,Adıgecenin  yerini Rusçanın almakta olduğu,yeni şair ve  yazarların da artık eskisi gibi bolca yetişmediği ve durumun iyiye gitmediği  vurgulanmıştır.


      Öncelikle şunu belirtelim :2006 yılında Adıgey Cumhuriyeti'nde (AC)  kabul edilen ve bir eğitim yılı boyunca uygulandığı anlaşılan Adıgeceyi destekleyici  eğitim yasası gibi bir yasa çıkarılmadığı,kalıcı bir iyileştirme yapılmadığı ve anadiline kamu yaşamında yer verilmediği sürece, Adıgecenin (ve RF'deki diğer yerel dillerin) yaşaması,çok zorlaşacaktır.Bu bellidir ve bilinmelidir.Nitekim,kamu yaşamında ve yeterince eğitimde de  kullanılmadığı  için  Kabartayca  zayıflıyor,yerini kullanılan bir dil olan Rusçaya bırakıyor.Şaşmaz bir toplumsal süreç,bir doğa yasasıdır bu.


     KBC'ndeki ve kuşkusuz başka yerlerdeki durum,gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.KBC,500 binin üzerinde  toplu bir Adıge nüfusunun bir arada  yaşadığı  ve  çoğunluğu (% 55) oluşturduğu 900 bin  nüfuslu  bir  etnik yöre (region).Kabartayca,ayrıca Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'ndeki (KÇC)  5 resmi dilden biri,AC  ve  daha başka yerlerde de konuşulan yaygın bir dil (Kabartayca, Stavropol ve Krasnodar krayları ile Kuzey Osetya-Alaniya Cumhuriyeti'nde de konuşulur).Kabartaycayı bilenlerin sayısı (Kabartayca da konuşan Abazalar,vb ile birlikte ) en az 700 bin.Bu denli büyük bir  dil,kendini  koruyup geliştiremiyorsa, üstelik de geriliyorsa,ortada  vahim  bir durum var  demektir.


       Geçmişte,Gorbaçov döneminde görüştüğüm saygıdeğer bir Kabartay dekan,"Üst yönetimce izin verilmesi durumunda,değil ilk ve orta öğretimi, üniversite eğitimini bile Kabartayca yapacak bir düzeydeyiz,Kabartayca bilimsel eğitim yapılacak düzeyde bir dil" demişti.Nereden  nereye?..


       Üstelik Kabardiya  geleneksel olarak Rus dostu bir yöre,Dağıstan hanlıkları (1722) ve Abhazya (1810) gibi,gönüllü olarak,henüz oluşumu sırasında,yani çok  erken bir tarihte (1557'de) Rusya'ya katılmış bir yer.Kabartay damadı İvan IV (İvan Grozni) ya da Türkçe adıyla Korkunç İvan (1530-1584) ilk Rus çarı.Tarihsel Rus-Kabartay ilişkileri onunla başladı ve Rusya'nın büyüme sürecine,Kabartay önderlerince  etkili  katkılarda bulunuldu ve bu ilişkiler Sovyetler dönemine değin sürdü.Şimdi, Rusya'ya gönüllü katılışın 450.yılı, KBC toprakları dışında,ayrıca KÇC ve AC  yörelerinde  de törenlerle kutlanacak.Ama kutlamalar,tarihsel Çerkesya toprağı olan Krasnodar ve Stavropol kraylarını da kapsamayacak mı?Bilmiyoruz,ama kapsamaması durumunda  kutlama eksik kalır,oraları da tarihsel Adıge toprağı,oralarda da bir  yerli nüfus olarak hala Adıgeler yaşıyor:Özellikle Krasnodar'ın Soçi,Tuapse ve  Uspensk  rayonları ile Stavropol'un Kursk rayonunda.Bir de 450.yılı vurgulayan genel bir Adıge tarihinin  yazdırılacağı söyleniyor,yazdırılacak  tarihin beş  yöreyi kapsaması gerekirken,üç yöreyle  mi yetinilecek?Diğer iki tarihsel Adıge yöresi,yani Krasnodar ve Stavropol krayları  nereye konacak?Bunu da bilemiyoruz .      


       Gönüllü olarak Rusya'ya katılmış  yörelerde, tarihten gelme  bir Rus sempatisi var,anılar yaşıyor,yaşatılıyor.Sözgelişi,Kabartay  beylerinden Pşı  Temrıko İdar'ın   (İdar Temrıqo) kızı iken kilisede vaftiz edilip  Ortodoks Hıristiyan yapılan ve Mariya adını alan,ikinci karısı olmak üzere,17 yaşında iken  Korkunç İvan'a nikahlanan (1561)  Goşevnay İdar (1544-1569),hala Rus sempatizanı Kabartaylar için bir övünç kaynağı.Mariya'cık,Korkunç İvan'dan Vasiliy adı verilen bir oğlan çocuğu doğurdu,ama ikisi de yaşama vakitsiz  gözlerini yumdular;Mariya, öldüğünde henüz 25 yaşındaydı.Karayazgılı Mariya'nın Sovyetler döneminde dikilen Nalçik'teki anıt heykelinin yüzü ve sağ eli hala Moskova'yı işaret ediyor;kendi geleceği söndü ama,güleç yüzle gelecek orada,Rusya'da, diyor gibi hala,Kabartaylara  Moskova'yı gösteriyor,oraya olan  sempati ve  bağlılığı simgeliyor.Ama  bütün bunlar,tarihten gelme bu köklü dostluk ruhu,Kabartay dil ve kültürünü  kurtarmaya yetmiyor;dil,şimdi Rus dilinin baskısı altında  ezildikçe eziliyor ve yok olmanın eşiğine doğru ilerliyor.


        Herhalde şurasını hiç bilmiyoruz:


        Ulusların (ülkelerin) sürekli dostları ya da düşmanları yoktur,sadece  çıkarları vardır.Bu bir Amerikan sözü.Bunu herhalde biz bilmiyoruz,ama Ruslar'ın bildiği kuşkusuz.


        Bilinçli değilsen seni önce kullanır,sonra da paçavra gibi bir köşeye atarlar..


        Bu bakımdan,"Dostluk başka,alışveriş başka" misali,Kabartaycayı (ve kültürünü) kurtarma sırası şimdi bilinçli ya da bilinçlenmesi gerekli olan Kabartaylar'a kalmış..


        Nitekim bazı sesler,yavaş yavaş da olsa yükselmeye başladı bile:Okullarda  daha fazla Kabartayca  dersi ve daha çok Kabartayca ders saati isteniyor.Yetersiz bir istek bu kuşkusuz, örneğin dili kamu yaşamında da kullanma talebi  yok,ama yine de bir ilk adım,bu kadarına bile,sinyali hep yukarılardan almaya alışmış KBC Eğitim Bakanlığı kulaklarını tıkamış,sağır ve dilsiz,üç maymunları oynuyor..


 


       Yakınmalar sıralanıyor:Ders programına yeni  bir ders  konduğunda,ilk akla gelen,ilk tekmeyi yiyen ve tırpan çekilen dil Adıgece  oluyor. Kabartayca dersleri kırpıla kırpıla, sonunda kuşa döndü, kimi okulda tek derse,kimi okulda da iki derse   düştü,deniyor .. Kabartayca ders saatleri de kimi okulda 2 saat,kimi okulda da, 3 ya da 4  saat. Üstelik bu  ders saatleri  öğrencinin  yorulduğu ve ilgisinin  iyice dağıldığı 6-7. saatlere atılmış,böylece Adıgece dersler ve bu dersleri okutan  öğretmenler değerden düşürülmüş oluyor,müthiş bir zeka,harika bir program (Yani Türk öğrenci argo deyimiyle, Kabartayca dersler "dandik derslere", Kabartayca  öğretmenleri de dilim varmıyor bilmem "ne öğretmene" dönüştürülmüş;oysa Türkiye'de, haftada 6 ders saati olarak okutulan Türkçe ve edebiyat derslerini başaramayan öğrenci direkt sınıfta kalıyor,onu öğretmenler kurulu bile kurtaramıyor.Anadili o denli önemli,ama KBC'nde  değil).


      Peki,bu durumda birşeyler olsun yapılamaz mı? Buna ilişkin öneriler de,özetle şöyle:


      Adıgece konuşma saatleri yaratılmalı,iyi bir eğitim programı,vb  hazırlanmalı,ders kitapları da Adıgeceye çevrilmeli ve okutulmalı, deniyor.Çok yerinde ve çok güzel öneriler bunlar,ama yine yetersiz.Peki,yetersiz de olsa,RF hukuk mevzuatı,böyle bir anadili yanlısı düzenlemeye  onay verir mi?Ya da bunları yapacak bir irade,bir erk KBC'nde var mıdır?Bunu da  "bilemiyoruz"..


      Devam edelim:Anaokullarında,3-4 yaş çocukları için ders saatleri 20 dakika,5-6 yaş grupu için 25 dakika,6-7 yaşlar grupu için de 30 dakika  imiş.Bu ölçüler içinde çocuklara haftada 2 ders saati tutarında Adıgece  (Kabartayca konuşma) dersi  veriliyormuş.Ama herhangi bir dilin bir çocuğa öğretilmesi için  haftada en az üç ders saati gerekiyor,bu bir  bilimsel  saptama.Dahası var,Adıgece gibi 60'tan çok sesi bulunan (çoğu dillerin iki katı ya da  üzeri tutarında sesi olan) bir dil için  3 saat de yeterli değil,daha fazla  ders saati,ayrıca çocukla hergün  anadilinde konuşmak gerekir, deniyor.Ama,gereken zorunlu sürenin yarısına bile ulaşılmamış..Dolayısıyla anadili lodos yemiş sulu kar  gibi eridikçe eriyor...


       Çünkü, az konuşulan  dilller  eriyen sulu kar gibi hızla yok oluyor ya da  (işlenmeyen demir pas tutar,misali) güçsüzleşiyor,bir süre sonra da (çürümüş eski binaların ansızın çöküvermesi gibi) sessizce ve birdenbire sönüp gidiyor.Bu da bir bilimsel saptama,yani şaşmaz bir doğa kuralı.Vıbıhça  ve 12 Mart 1971 askeri müdahalesi sırasında,ölümcül darbeler de indirilerek  söndürülmüş olan bir dizi küçük dil  örneği  de ortada (Bu olaylara da kimse değinmiyor).


       Ek olarak,en önemli öğrenme  yaşları olan 2-5 yaşları arasındaki çocuklarla hergün mutlaka Adıgece konuşulması gerekiyor,ama konuşulamıyor, deniyor.Yani çocuklarına anadili ile konuşmayı kısıtlamış bir yer,bir devlet,ki ilginç mi ilginç.


       Bir bölüm öğretmen de,şunu öneriyor:ilkokul eğitiminde (1-4.sınıflar), daha önceleri (herhalde Lenin ve Gorbaçov dönemlerinde) olduğu gibi,yeniden  Adıgeceye dönülsün..Bu da yerinde bir öneri,ama yetki sorunu var yine;yetki kimde,KBC'nde mi,yukarısı buna izin verir mi?Sözü edilmiyor.Ayrıca radyo-televizyon ve gazetelerin  anadilini desteklemesi isteniyor.Ama radyo ve televizyonlar,"dinleyici öyle istiyor!"  diyerek  sık sık sundukları Rusça şarkılara ara verip konuya eğilebilecekler mi?.


       Görüldüğü gibi durum hiç de iç açıcı değil,köklü bir değişiklik  ve anadiline yeniden bir dönüş yapılması gerekiyor,yoksa Adıgecenin sonu Vıbıhçanın sonu gibi karanlık.Bunun için fazla bir zaman da gerekmiyor.


       Anadilinin çaptan düştüğü ve  hurdaya çıktığı bir yerde,ulusal kültür de yaşayamaz.Hepsi bir  süreç sorunu. Çağımızda,daha önceleri yüzyıllar boyu süren süreçler,teknoloji çağında  artık on yıllara sığar olmuştur,yani  asimilasyon için gerekli süre  azalmıştır,konu ihmale  gelmeyecek denli ciddileşmiştir.Ortada kıran kırana bir yarışma var,yarışmanın kaplumbağası, zayıf tarafı da Adıgeler.Çünkü Adıgeler pasif,çekingen,ürkek,kendine yabancılaştırılmış,sesini çıkarmıyor,boynunu kendi boyunduruğa uzatıyor...Bu bakımdan tüm  yurtseverlere yeni görevler düşüyor:Demokrasi içinde kişilikli ve onurlu bir yaşam mı ya da Vıbıhça gibi eriyip  gitmek mi? Seçim Kabartay halkına ve onun bilinçli bireylerine kalmış bir şey..


       Bu arada haftada  seçmeli 2 ya da 3- 4 ders saati ile yetinilen bir yerde,bir yarışma ortamında,anadilinde yazılmış kitap ve gazeteler kitlesel olarak okunur mu?Sanmıyoruz.Bunları kimselerin  okumayacağı, ilgi de duymayacağı bilinmelidir.Kendi kendimizi aldatmayalım,haftada 2 saat iğreti bir Kabartayca eğitim verilen bir yerde  anadili,günümüz koşullarında,artık yaşayamaz.Öğrencilerin ne kadarının haftada 2 saat okuduğu da belli değil.Bilemiyoruz.Yani durum  vahim.Örneğin,1992'deki Kafkasya ziyaretim sırasında Adıge dilinde gazete ve kitap okuyan ya da Adıgece şarkı söyleyen tek bir çocuk  bile göremedim.Bir üniversite öğrencisine sormuştum,"Adıgece kitap okuyan,şarkı söyleyen çok çocuk  var mı?" diye;o da başıyla  "Yok"  yanıtını vermişti.Ama gidin Urfa'ya,gidin Diyarbakır'a,aralıksız  baskılara karşın,sokaktan ve evlerden yükselen Arapça ya da Kürtçe şarkılardan geçilmiyor.Her yer  Kürtçe ve Arapça.Kürt sanatçı toplulukları ve uydu yayınları da canlı mı canlı.Hepsinin evinde uydu yayını var.Bizse öldük,ama cenazemizi kaldıran  yok..


       Çok sayıda uzman ve eğitimcinin katıldığı  anlaşılan toplantıda söylenenlerden ilgimizi çeken bazı noktaları,işte böyle değerlendirebiliriz.


 


II


 


ADIGECE EĞİTİMİN ŞİMDİKİ HAZİN  DURUMU


 


 


    RF üyeleri olan KBC,KÇC, AC ile diğer cumhuriyetlerdeki  uygulamalar,tek bir biçim olan  federal eğitim yasasına göre düzenleniyorlar.Fark, yörelere özgü derslerde görülüyor,her bir bölge (region) kendine özgü dil,tarih,vb gibi dersleri okutuyor.Bu arada RF'deki bütün cumhuriyet,kray, oblast  ve özerk okruglardaki  okullarda okutulan ve ülke bütünündeki kamu kuruluşlarında birinci derecede  geçerli olan resmi  dil  Rusça.Rusça, cumhuriyetlerde de geçerli dil,ama cumhuriyetler,RF Anayasası gereği,Rusçanın yanında kendi dillerini de resmi dil olarak tesis edebiliyorlar.


     RF,ilkin 89 federal birimden  (region,komponent) oluşmuştu,ama  bu 89 birim içinde tamamı 10 adet olan özerk okrugların  bir bir  kaldırılmakta olması sonucu, sayının bir iki yıl içinde 80'e düşeceği söylenmektedir.Bu arada,2006 yılı ve öncesinde,AC'nin ve  bazı başka cumhuriyetlerin de (Karaçay-Çerkes, Altay, vb)  kaldırılması  için  yoğun bir kampanya açılmış,huzursuz  bir dönem yaşanmıştı.


    Bu ve benzeri nedenlerle RF'ye karşı dışarıda büyük bir güven eksikliği vardır.Stalin dönemi  terör ve yıldırmaları  da buna eklendiğinde, güvensizlik ve kuşkular daha da artmaktadır.Bütün bunların düzeltilmesi ve RF'nin daha güvenilir  bir ülke yapılması işi,kuşkusuz RF  yöneticilerine kalmış bir şeydir.Örneğin,dil ve eğitim gibi konularda bile,anlaşılmaz bir çekingenlik ve konuşma isteksizliği   durumları sözkonusudur.Bu da kuşkuları artırmakta ve güveni  azaltmaktadır.En basit konularda bile,çoğu kişi ya bilgisizdir ya da  üç maymunları oynamak istemektedir,ki ikisi de iyi değildir.


    RF'de, Rusça dışı dillerde verilen eğitim süresinin,sözgelişi İspanya'daki Bask Özerk Bölgesi  ya da  Irak'taki Kürt Özerk Bölgesi ile kıyaslanamayacak denli az   bir düzeyde olduğunu söylemeliyiz.


    RF'de dersler,1.Zorunlu dersler,2.Seçmeli dersler biçiminde  iki kategoriye ayrılır.Zorunlu derslerin (matematik,fen,vb dersler) tümü Rusça olup istinasız bütün okullarda okutulmaktadır. Seçmeli dersler de  ikiye ayrılıyor:1.Genel seçmeli dersler,2.Region'lara özgü seçmeli dersler.İlki bütün birimlerde seçmeli dersler kapsamında okutulabilmektedir.Region'lara (bölge) özgü seçmeli dersler de 1.Rusça,2.Region dillerinde olmak üzere iki alt kategoriye ayrılmaktadır.Oldukça karışık bir eğitim sistemi yürürlüktedir.Bu da çokuluslu bir federal yapıda doğaldır.Regiona özgü Rusça seçmeli dersler yanında,Region dillerinde seçmeli dilbilgisi (gramer) ve edebiyat dersleri okutulmaktadır.


    Örneğin,AC'nde,yöreye (region'a) özgü  seçmeli ders sayısı  4'tür (bk.AC Devlet Başkanı Aslan Thak'uşın'ın açıklaması,Jineps,sayı 20,s.7).Bu dört dersin   ikisi,yani "Adıgece"  ve "Adıge edebiyatı"  dersleri Adıgece (Sadece ad olarak 2 ders,aslında ilkokulda Adıgece,ortaokulda da Adıge edebiyatı  dersi);diğerleri , "Adıgey tarihi" ve "etnografya" dersleri  de (diğer bütün zorunlu ve seçmeli dersler gibi) Rusça olarak okutulmaktadır (İngilizce gibi bir  yabancı dil de okutulmaktadır).Adıgece dersleri de tıpkı İngilizce derslerinde yapıldığı gibi,Rusça üzerinden ,yani Rusça konuşularak ve açıklamalar Rusça  yapılarak işlenmektedir.Okullardaki yazışma ve konuşma (idare) dili de Rusçadır.Benzeri bir düzenleme bütün yerel birimler  için  geçerlidir. AC'nde  bu dört dersin dışında okunması zorunlu olan Rusça dersler yanında,okutulması zorunlu olmayan Rusça  seçmeli dersler  de vardır.Anadili dersleri ve bu derslerin ders saati dağılımı ise, açıklanmış değildir,ama aşağı yukarı anlayabiliyoruz:Bazı okullarda haftada  2 ders saati tutarında Adıgece  (özellikle kentlerde ve Krasnodar krayda),bazı okullarda da ,sınıfına göre  4 saat Adıgece (Adıgece ya da Kabartayca) okutulmaktadır.Böylece Adıgece ya da Kabartayca toplam ders saati tutarı,okuluna ve sınıfına  göre 2,3 ve 4 saat biçimlerinde değişebiliyor.Bu dersler ilkokullarda (1-4.sınıflar) Adıgece,ortaokullarda da  (5-10.sınıflar) Adıge edebiyatı dersi adını almaktadırlar.


    On yılı aşkın bir süreden beri uygulanan böylesine bir  eğitim sisteminde,yerel yönetimin bir kararıyla, Adıgece ders sayısı  ve ders saatleri artırabilir mi  ya da bunu sağlayacak bir  müfredat değişikliği yapılabilir mi?Örneğin,eskiden olduğu gibi Adıgece bir ilkokul  eğitimi verilebilir  mi ? RF hukuk sistemi buna izin verir mi?Kuşkulu.AC'ndeki 2006 tarihli "eğitim yasası" girişimi ve yasa iptali örneği ortada.


    Uygulama,bir süreç sonunda,anadilinin iyice etkisizleşeceğini ve giderek de söneceğini gösteriyor.Nitekim,Adıge çoğunluk nüfusu olan Nalçik’te Adıgece konuşulan bir dil olmaktan çıkmış,yerini tamaman Rusçaya bırakmış durumda (bk.Uzunyayla.com.Kabartaycanın geleceği,internet).Çünkü Kabartayca kullanılan bir dil değil,kenara itilmiş.Örneğin ahali mübadelesi sonucu (1923-27),Türkiye'den Yunanistan'a gidenlerin birçoğu sadece Türkçeyi,Türkiye'ye gelenlerin de bir bölümü sadece Yunancayı biliyordu,ama şimdi,ikinci kuşak,anne ve babalarının konuştukları dilleri seri konuşamıyorlar, çocuklarına öğretemiyorlar,çocuklar da,yaban  ülkelerde konuşulan  o dilleri öğrenmek istemiyorlar.Çünkü o diller kullanılmayan, istenmeyen ve yadırganan dillere dönüşmüşler.Adıgece için en korkulacak,en kritik eşik işte bu noktaya gelmektir.Toplantıda bu tür olası durumlara,örneklerle   dikkat çekilmiş midir?Bilemiyoruz.Belki de toplantı,acele ve hazırlıksız düzenlenmiştir. Yine de önemli bir görev yerine getirilmiştir.


    2006'da,AC Devlet Başkanı Hazret Ş'ovmen'nin bireysel bir müdahalesiyle, AC Devlet Meclisi-Khase, bir  eğitim yasası çıkarmış,bütün Adıge  öğrencilere Adıgece okuma zorunluğu getirilmiş,ilk ve orta öğretim okullarındaki 14.441   Adıge  öğrenci ( 21 öğrenci dışında)  anadili eğitimi olanağına  kavuşturulmuştu (S.Peneşü,Uyanma Vaktidir,Jineps,sayı 20,s.4;Bu makale bile Adıgeceye indirilmiş darbelere çok ılımlı bir biçimde değinebilmektedir.Örneğin, Adıge Radyo-TV’sinin Adıgece ve diğer yerel dillerdeki yayınları,günde ortalama ve en çok  60 dakika  ve bu süre içinde 3-5 dakikalık  yerel haberlerle sınırlı olup Pazar günleri ise, sadece Rusça yayınlar verilmektedir).Ama bu olumlu girişim bile," Adıgece eğitimin isteğe bağlı olarak okutulabileceği,bu dilin  zorunlu bir dil haline getirildiği,bunun da RF Anayasası'na ve insan haklarına aykırı olduğu" gibisine  bir gerekçeyle ve  yargı yoluyla durdurulmuştur. Yine de bu  yasa sayesinde,Adıge öğrenciler,bir eğitim yılı boyunca anadiliyle  bir araya gelmiş, izleri belki de 70 yıl ve daha da çok bir uzun süre sürebilecek bir süreç açılmış oldu.


      Girişim ve bu girişimin durdurulması,beraberinde RF'de bir  diller sorunu olduğunu  da gün yüzüne çıkarmıştır.Ama toplantıda böylesine yaşamsal konulara  değinilmiş midir?Yine bilemiyoruz.Sonuç olarak,RF'nin ulusal yerel birimlerinde (komponent),dengesiz,federal anlayışın ruhuna aykırı  bir eşitsizlik durumu  olduğu ortaya çıkmıştır.Demokratik,özellikle de federatif bir devlette böylesine   eşitsizliklerin  bulunmaması, yörelere daha fazla öncelik özgürlüğü sağlayan bir düzenleme yapılması  gerekir.


      Eşitsizliğe bir  örnek daha:AC Anayasası'na göre (ötekiler de benzeridir),"bir öğrenci eğitim dili olarak iki resmi dilden (Rusça,Adıgece) birini özgürce seçebilir",deniyor.Ama asıl eşitsizlik,işte bundan sonrası için başlıyor:Adıgece dil eğitimi biri bittiğinde (1-4.sınıflar) diğeri başlayan (5-10.sınıflar) iki değişik ad altında tek seçimlik dersle,yani Adıgece  (ya da Adıge edebiyatı)    dersi ile sınırlı.Öğrenci,duruma göre,eğer seçebileceği başka dersler varsa, Adıgece dersini seçmeyebilir.Çünkü bölgeye özgü olan  dört ders de isteğe bağlı olarak okutulan dersler.Ama o okulun programında,bu dört dersin yerine seçilebilecek başka dersler bulunmuyorsa,yöreye özgü olan bu dört (aslında üç) seçmeli ders,o okulda ister istemez okutulmaktadır. Yerel yönetimin elinde,bir tek,bu tür bir düzenleme yapma olanağı bulunmaktadır. Rusça eğitim ise,ayrıcalıklı,böyle sınırlanmış değil.Sözgelişi Adıgeceyi seçen bir öğrenci 12 dersin en çok  bir dersini Adıgece okurken,Rusçayı seçen bir öğrenci,12 dersin,İngilizce dışındaki 11 dersini  Rusça  okuyabiliyor,bölgeye özgü dört dersi de iteleyebiliyor,çünkü bölgeye özgü ve  Rusça olan dersler  bile (tarih,etnografya) zorunlu  değil,seçimlik dersler.Yerel yönetimin,bildiğimiz kadarıyla,müfredat  üzerinde,ayrıca bir değişiklik yapma yetkisi yok.Sözkonusu toplantıda eşitliğe aykırı düşen bu gibi durumlara hiç değinilmemiş olması,kuşkusuz bir eksikliktir.Oysa tanı (teşhis) konmadıkça, iyileştirme (tedavi) de olmaz..


      Yerel resmi diller,kendi bölgelerinde,kamu yaşamında  (yasama,yürütme,yargı,yazışma vb gibi alanlarda)  da kullanılmıyorlar.Aslında kullanılmalarında  görünürde  yasal  bir sakınca yok.Kamu yaşamında sadece Rusçanın kullanılması, yerel dillerin kullanılmamaları,bu dilleri önemsizleştiren  ve etkisizleştiren ana etken.Öğrenci velisi,"Bir yararı ,bir getirisi yoksa,yani geçerli bir dil değilse, öğrenci niye Adıgeceyi öğrenmeyi yüklensin  ki?"  diyor.Kendi açısından  haklı.Yani Adıgecenin bir   getirisi  kalmamış ya da çok az.


      Örneğin, AC Devlet Meclisi-Khase'de 15 yıldan,yani cumhuriyetin kurulduğu günden  bu yana,bir kez olsun,hiçbir oturumda  Adıgecenin konuşulduğu,bir ilk yapıldığı,Adıgece bir tutanak olsun tutulduğu görülmüş ya da  duyulmuş  değil."Gerekçesi"  de hazır:"Herkes Rusça biliyor".Öyleyse ulusal dil ve cumhuriyete ne gerek var?Bu mantıkla gidilecek olursa, Adıgece  ve AC için, "fuzuli bir dil,fuzuli bir cumhuriyet" diyerek kampanyalar açan  Slaviyanlar Birliği'ni kınamaya kalkışmak,biraz da   "ayıp"  olmuyor mu?..


      Kentlerde ve toplantılarda gündelik konuşma dili  Rusça “olmuş” durumda.Komi-Permyak Özerk Okrugu da böyle bir nedenle kaldırılmıştır.Küçük dilin konuşulması istekleri,tıpkı Türkiye’deki ırkçı-asimilasyoncu çevrelerin iddiaları gibi,orada da kendine bir “etnik çit” örme,yani kendini dış dünyadan (gelişimden ) izole etme biçiminde propaganda ediliyor.


      Böylesine  bir politikayla  RF'nin ve Rusluğun kazanabileceği olumlu bir şey olabileceğini  sanmıyoruz..

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» ABHAZYA VE GÜNEY OSETYA:İKİ YENİ DEVLET
» ABU ŞHALAHO:ÜNLÜ BİLİM ADAMI VE ADİGE YAZARI
» ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME
» ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME-1
» ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME-2
» ADIGEY CUMHURİYETİ (ADIGE RESPUBLİK) -I
» ADIGEY CUMHURİYETİ (ADIGE RESPUBLİK) -II
» ADİGE EDEBİYATI-5
» ALİ ŞOGENTSUK
» ANADİLİ SORUNU
» BİR ADİGE MEVLİTHAN VE KOMPOZİTÖR İLE SÖYLEŞİ;GUSER FAHRETTİN ABATAY -1
» BİR BELİRSİZLİK DÖNEMİNE Mİ GİRİYORUZ...
» ÇERKES ANAYURDUNA DÖNÜŞ
» ÇERKESYA'DA DEĞİŞİK DİNLERLE İLİŞKİLİ YER ADLARI
» PANORAMA
» RUSYA SEÇİMLERİ
» TETERIZ EFENDİM
» TLEPŞ İLE JIG (ÇIGH) GUAŞE *
» TÜRKİYEDE DURUM VE SON GELİŞMELER
» ULUSAL RUH BİZİ BİRBİRİMİZE BAĞLIYOR...

YORUMLAR

Yorum bulunamadı!

YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik