KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

ULUSAL RUH BİZİ BİRBİRİMİZE BAĞLIYOR...

         


      Adıgelerin Rusya'ya gönüllü katılışlarının 450.yılı nedeniyle açılan ve ulusumuzun tarihinden bir kesit konulu bir film yarışmasını kazanan tarih yazarı Muliet YEMIJ,temmuz ayı sonlarında,yüzyıllarca Adıge Sultanları tarafından yönetilmiş bir ülke olan Mısır'a inceleme amacıyla gitmişti.


       Bir süre önce,buna ilişkin bir haberi gazetemizde yazmıştık (Ayrıca bk.Jineps gazetesi,sayı 22,s.12).Şimdi, konuyu,daha önce değindiğimiz gibi, daha geniş olarak sizlere duyurmak istiyoruz.


       Muliet Yemıj:Çok oldu,bir yolunu bulup Mısır'a gitmek istiyordum.Ama para ya da sponsorum  yokluğundan gidemiyordum.


       Çocukluğumdan beri Memlukları merak ederdim.Tarihi konuları televizyonda her anlatışımda Mısır aklımdan geçerdi.Ama  televizyonumuzun belgesel film çektirecek denli parası yoktu.On yıl önce (Aslan CARIME döneminde),şimdiki 450.yıl kutlamasının önceli olan 440.yıl kutlaması adına Korkunç İVAN'ın (İvan Grozni) eşi Goşevnay İDAR üzerine bir film hazırlamıştım.Bu işi Carıme'nin benim için sağladığı para  sayesinde başarmıştım.

        Bilm insanlarının katkılarıyla, çalışmalarımı köklerden (kaynaklardan)  ilerleyerek yeniden geliştirmek istiyordum.

       Uzun süredir Goşevnay'ın babası Temrıko'nun çok eski büyük babasının Mısır'da sultanlık yaptığını öğrenmiştim.Bu bilgiyi Rusya arşivlerinde bulmuş,belgenin  fotokopisini almıştım.Temrıko,İnallar'ın soyundan.


       Goşnağo SİHU (Сихъу Гощнагъу):Mısır'da kaç gün kaldınız?


       M.Y.:Gidiş dönüş,hepsi yedi gün.Bunun iki gününü yol aldı,üç gün de film çektik.Çok az bir süre gerçekten.Haber izleme gibi bir şey.Yani koşar adım çalışmak durumunda kaldık.


       G.S.:En ilginç olarak neyi gördünüz?


       M.Y.:Tüylerimi diken diken eden olay Mısır sultanlarının mezarları oldu.Adıge sultanların yaptırdığı medreseler (külliyeler),görkemli camiler,mozole (anıt) mezarlar,sanki başka bir diyara gidilmiş gibi insanı büyülüyor.200 yıldan uzun bir süre,Çerkes sultanlarının Mısır'ı yönettiklerini belirtmem gerekiyor.Adları da ulu camilere,mezarlıklara,vb yerlere verilmiş.


       G:S.:Adıgelerin Mısır'a götürülüşü üzerine yeni bir şeyler öğrenebildiniz mi?


       M.Y.:Kitaplardan ve yapıtlardan (sauğet) öğrendiğimiz kadarıyla Türk-Tatarlar Adıge çocuklarını tutsak alıp esir pazarlarında satıyorlardı.Dönemin Mısır Sultanı Selahaddin,Adıgelerin cesur ve yiğit kişiler olduklarını duymuştu.Bu nedenle  6 bin Adıge çocuğunu satın aldırmıştı.Selahattin,doğru bir iş yaptığını anlamakta gecikmedi.Adıgeler,Arapları şaşkına çevirecek denli hızlı,çevik ve çalışkan kişiler idiler.O dönemde askerlere maaş veriliyordu,mal mülk sahibi de olabiliyorlardı.Giderek Adıgeler Mısır'da hatırlı kişiler arasında yer aldılar.Adıgeler önemli devlet görevlerine getirilmeye,sultan seçimlerinde de  aday gösterilmeye başlandı.1259 yılından 1517 yılına değin,birkaç istisna dışında,Mısır'ı seçilmiş Adıge sultanları yönettiler.Bu süreç içinde bir Moğol,bir Rum ve bir Arnavut da sultan seçilmişti.


       G.S.:Adıge çocuklarının Mısır’a götürüldükleri dönemde,Adıgelerin toprakları şimdiki gibi ayrı ayrı mıydı?Çocuklar nerelerden götürüldüler?Bu nokta pek bilinmiyor da.


        M.Y.:Tarihçilere göre,o dönemde Adıgelerin yaşadığı  toprakların tamamına  Çerkesya deniyordu.Memluklar’a ilişkin kaynaklarda Çerkesya ve Çerkes sözcükleri geçiyor.Adıge ya da Kabartay gibi adlar  görülmüyor,hepsine Çerkes çocukları deniyor.


        O zamanlar birçok yerde (ülkede) Gürcü ve Çerkesler  “Çerkes”  ortak adıyla çağrılıyorlardı.Mısır’da bu iki topluluk farklı görülmüyordu.Bu bağlamda Mısır’da Gürcü kökenli sultanların da seçildiğini belirtmeliyim.Ama bu durum bir dönem görüldü.Arap tarihçiler bütün bunları derinlemesine biliyorlar.Çerkesler Mısır’da sultan iken,Çerkesler (Adıgeler) Kafkasya’nın başlıca bilinen toplumu idiler ve başka  hiçbir topluma eklemlenmiyor,başat  topluluk sayılıyorlardı.Şimdilerde ise, Karaçay ve Osetlerle karıştırılır olduk.


       G.S.:Yarışmada kazandığınız parayla Mısır’a gittiğinizi biliyorum.Size yardım edecek birileri çıkmadı mı hiç?


        M.Y.:Yabancı bir ülkede iş çıkarması gerçekten kolay şey değil.Gideceğimizde oradaki konsolosluklarımıza yazılar yazmıştım.Onların bulduğu çevirmenlerin kılavuzluğunda dolaştık.


         Yarışmada kazandığım parayla Mısır’a gittik.Ama yeterli bir para değildi bu.Mısır’da bir saatlik çekim karşılığı 100 dolar para alıyorlar.Bizim için büyük bir para bu.Bir saat, kameraları yerleştirirken doluyor zaten,yeterince çalışamadığımız için çareler düşünmeye başladık.Konsolosluklara ve Sefarete başvurduk,böylece zaman kaybına uğradık.Bu arada Rusya’nın Adıgey temsilcisi Ruslan KANDAVIR’dan büyük bir destek gördüğümü belirtmeliyim.Kandavır,o sıralar Mısır’da bir  öğrencilik  arkadaşının adresini vermiş,gerektiğinde onu bulmamızı söylemişti.Mısır’da görevli olan bu kişi,yani Başir MALSAGOV Hızır gibi imdadımıza yetişti ve işimizi yoluna koydu.Bu iki arkadaşa çok şey borçluyum.


        Memlukları merak etmekle birlikte,Mısır’a asıl gitme nedenim Temrıko İdar’ın atası İNAL idi.İnal Camii’nin resmini çektik,Arap bilim adamlarının İnal hakkında sundukları bilgileri  kaydettik.Söylendiğine göre,İnal’dan önceki  sultan kötüymüş.Düzgün biri olarak İnal’ı bulup başa geçirmişler.


        Arap rehberler bilgili kimseler.Yazılı şeylere gerek duymuyor,kendi çalışma konularını derinlemesine biliyorlar.Çekimlerimizde biri İskenderiye,ikisi Kahire’den üç rehberimizden yararlandık.


        Kahire tarihsel ve kültürel bir merkez.Kanş’avğur Camii (Къэншъаугъур)  kent merkezinde.Sel yüzünden Cami’nin durumu iyi değildi.Ama hemen onarımdan geçirildi ve hizmete açıldı.Üç rehberimizden bir bu Cami’de görevli.


        G.S.:Bir Adıge ile olsun karşılaşabildiniz  mi?


         M.Y.:Adıgeceyi unutmamış bir Memluk görmeyi çok arzuluyordum.Ama Adıgece bilen son Memluk’un,bizim  gidişimizden dört yıl önce ölmüş olduğunu biliyordum.Şimdiki Memluklar Adıge olduklarını biliyorlar,ama Adıgece bilmiyorlar.Mısır’da Fahni adlı ünlü bir sanatçı var,Adıge olduğunu biliyor,ama Adıgece bilmiyor.Bizi görmek istediğini söyledi,ama çekimlerin sıkışıklığı nedeniyle kendisiyle buluşamadık.Söylendiğine göre Fahni,dedesinden kalma bir köşkü (zamok) devletten geri alma telaşı içinde.


         Bu arada beni çok sevindiren başka bir durumu da anlatayım.Birgün su içmek için bir kafeteryaya girmiştik.Burası yazarların ve ressamların buluştuğu bir yermiş.Oturan gençlerden biri gözüme çarptı,Adıge görünümü vardı,meraklandım,ama yanımdaki arkadaşım,biri için “ Adıge olmalı bu”  her deyişimde,”ilgisiz,bırak” diyordu.Bu yüzden bir süre bekledim.”Bu iş beklemekle olmaz” diyerek durumu çevirmenime söyledim.Sözlerim çocuğa aktarıldığında “Doğru,ninem Adıge” yanıtını aldım.Bizde olayı filme aldık.


        G.S.:Onca yağız genç içinden Adıge olanını ayırabilmek gerçekten ilginç şey olmalı.


         M.Y.:Öyle ama,o farklı.Gerçek Adıge olanı hemen her yerde tanıyabilirsin.Kendisinin  yetişemediği büyük ninesi Adıge imiş.Onun güzelliği ve soyluluğu  torununa da yansımış olmalı.Şimdi tüm ailesinin  Adıgeler gibi olmasını,köklere dönülmesini  savunduğunu söyledi.”Sen de Çerkes ninen gibi tez canlının birisin” diyorlar bana diyerek sözlerini tamamlamıştı.


          G.S.:Çekimler sırasında en çok ilginizi  çeken şey nedir?


           M.Y.:Çekimlerimizin hepsi güzel.Ama Adıgelerin Kahire’de yaptırdıkları camiler çok çarpıcı.Çok sayıda bu camiler.Yüksek bir yerden bakıldığında neredeyse Kahire’nin üçte birini kaplıyorlar gibi.Bu camilerin coğu Adıgeler tarafından inşa ettirilmiş.


           G.S.:Mısır’ın yüzyıllar boyunca Arap olmayanlarca yönetilmiş olması nasıl bir izlenim bırakmış yerli halk üzerinde?Yerli halk bu durumu bir istila,bir  zor kullanma  gibi mi algılıyor?Tarihin yeniden yazılması yönünde bir akım  var mı?


           M.Y.:Geçmişte kalmış şeyleri gizlemek ya da yadsımak gibi bir düşünceleri yok.Bu noktada Araplar Ruslar’dan ayrılıyor,farklılar.Ruslar’ın Bogopodopnıy,Siyatelnıy gibi beyleri çağırmakta oldukları gibi,Araplar da sultanların ilk ve sonradan verilme (takma) adlarını iyi biliyorlar.Rehberler Berkuk,Farac,Aziz,Tatar,Yusuf,Muhammed,Osman,vb gibi sultanların hüküm sürdükleri yılları da belirterek, adlarını söylüyorlar.Kahire düşman (Osmanlı-ç.n.) birliklerince kuşatıldığında,Tumanbay kenti yiğitçe savundu ve düşmanı geri çekilmek zorunda bıraktı.Ama ilgisiz bir suçlamayla hain (qumal) sayılarak asıldı.Çok geçmeden suçsuz olduğu görülüp saygınlığı geri verildi (аухыижьыгъ).Şimdi Kahire’de Tumanbay adını taşıyan bir cadde ve okul da var,adı ve yaptıkları okul tarih kitaplarında yer alıyor.


          G.S.:Filmi tamamladınız mı?Ona ne ad vermeyi düşünüyorsunuz?


           M.Y.:Bilir misiniz, belgesel film yapımı sanatsal filmlere benzemez.Senaryoyu mükemmel yazabilirsin.Ama çekim sırasında değişiklikler kaçınılmaz oluyor.Belgeselcilik böyle bir şey.İstersen Hollywood’a git,durum böyle.Amerikalı usta belgesel yapımcısı Rozendall’ın yazdığı bir kitap var (“Videofilm ot a do ya”).Kendisi en tanınmış belgeselcilerden.Yazdığına göre senaryoyu aynen ekrana yansıtmak olanaksız.Herşey değişebilir,senaryo da bozulabilir.Çekim eksiklikleri,başka eksikliklere neden oluyor,beklenmedik sorunlar doğabiliyor.Adı kendin koyamıyorsun,adını filmin kendisi yaratıyor.


          G.S.:Ad kendiliğinden ortaya çıktığına göre,sen de güçlük çekmiyor olmalısın,değil mi?


           M.Y.:Hayır,ad bulmakta hep zorlanmışımdır.


           G.S.:Film ne zaman tamamlanmış olacak?


            M.Y.:Filmi 20 Eylül’e değin tamamlayıp vermem gerekiyor.


           G.S.:Kahire dönüşü Moskova’da ne yaptığınızı sorabilir miyim? 


           M.Y.:Moskova’da da bir hafta süreyle çalıştık.Adıgelerle ilgili önemli bilgilere ulaştık.En ilginci de Vladimir ÇERKASSK’a ilişkin olanı.1861’de serfliğin (toprağa bağlı köleliğin) kaldırılmasını ilk kez gündeme sokanlar Çerkassk ile Samarin’dir.İkisinin de mezarı Danilov Manastırı’nın bahçesinde.Manastır müzesinde bize Samarin’e ilişkin geniş bilgi verildi.Ama Çerkassk’a ilişkin bilgiler çok azdı.Asıl amacımızı söylediğimizde,müze görevlisi,Çerkassk’a ilişkin yeterli bilgi sunamadığı için üzgün olduğunu belirtti.”Gelmekle çok iyi yaptınız,şimdi bu soydaşınıza ilişkin yeni bir araştırma yapacağım,ona yayınlamakta  olduğumuz dergimizde  yer vereceğiz” diye söz verdi.Gitmekle iyi ettiğimizi anladık.


          Kahire sokaklarında Berkuk’u bilen ve sana anlatacak kişiler bulabilirsin.Ama Moskova’da Çerkassk’ı kim bilir ki?


          G.S.:Bu filminizle ne gibi bir mesaj vermek istediniz?


          M.Y.:Birine durmadan  “Sen kötü birisin,adisin” gibi şeyler söylersen,o kişi kötü biri olmadığını kanıtlamak için çareler düşünmeye,önlemler almaya  başlar.Biz Adıgelere de “Azsınız,geri kalmış kişilersiniz,okuma yazmayı bile size biz öğrettik” denerek,özgüvenimizi yitirmemize neden oldular.Adıgeler kötü ve kimseden aşağı olmadıklarını hep bilirlerdi.Ama son yüzyıllık süreç içinde olumsuz bir atmosfer oluştu.”Annen ve baban yaramaz (çağdışı kişiler) denen bir ortamda,güvenli bir yaşam sözkonusu olabilir mi?Oysa Ulus ana-baba yerine geçer!Ben de bu filmi çekmekle atalarımızın ak yüzünü ve yapıcı yeteneklerini sergilemek istedim.Film bu mesajı veriyor.Adıgeler gerçek tarihlerini biliyor olsalardı,dillerine sahip çıkarlardı,denmek isteniyor.


         Rusça konuştukça (ayrıca Türkçe ve Arapça konuştukça-ç.n.) kendilerini daha uygar olmuş sanmayacaklardı.


         G.S.:Tüm isteklerinizin gerçekleşmesi dileklerimle teşekkür ederim.


 


         Kaynak:Adıge maq (Adygvoice),28.08.2007 (internet),Çev.Cevdet Yıldız (Hapi).

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» ABHAZYA VE GÜNEY OSETYA:İKİ YENİ DEVLET
» ABU ŞHALAHO:ÜNLÜ BİLİM ADAMI VE ADİGE YAZARI
» ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME
» ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME-1
» ADIGECE EĞİTİM,ASİMİLASYON DURUMU VE GELECEĞİMİZE İLİŞKİN BİR DEĞİNME-2
» ADIGEY CUMHURİYETİ (ADIGE RESPUBLİK) -I
» ADIGEY CUMHURİYETİ (ADIGE RESPUBLİK) -II
» ADİGE EDEBİYATI-5
» ALİ ŞOGENTSUK
» ANADİLİ SORUNU
» BİR ADİGE MEVLİTHAN VE KOMPOZİTÖR İLE SÖYLEŞİ;GUSER FAHRETTİN ABATAY -1
» BİR BELİRSİZLİK DÖNEMİNE Mİ GİRİYORUZ...
» ÇERKES ANAYURDUNA DÖNÜŞ
» ÇERKESYA'DA DEĞİŞİK DİNLERLE İLİŞKİLİ YER ADLARI
» PANORAMA
» RUSYA SEÇİMLERİ
» TETERIZ EFENDİM
» TLEPŞ İLE JIG (ÇIGH) GUAŞE *
» TÜRKİYEDE DURUM VE SON GELİŞMELER
» ULUSAL RUH BİZİ BİRBİRİMİZE BAĞLIYOR...

YORUMLAR

Yorum bulunamadı!

YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik