KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

İMAM EBU HANİFE'NİN MEZHEBİ


 

NUMAN B. SABIT B. ZUVTA (EBU HANIFE) ‘NIN MEZHEBI

 


Üzerine eğileceğimiz bu konu ensaallah toplumumuzda yanlış olarak inanılan ve amel edilen bazı hadis ve fıkh kitablarında bulunduğu söylenen sözde mezheb ihtilaflarının aslında ne müçtehidler ne de muhaddisler nezdinde olmadığını ortaya çıkaracaktır.


 


Öncelikle İmam Ebu Hanife’nin İslami konulardaki içtihad methodunu ve fikirlerini dayandırdığı gerekçelere kendisi ve öğrencilerinin ne şekilde rağbet ettiğini inceleyeceğiz.


 


Kendi mezhebini öncelikle kendi sözlerinden sonra da en has talebelerinin kendisi hakkındaki sözlerinden aktarmak en doğru yöntem olacaktır. Umulurki İmam Ebu Hanife’nin kendi sözleri ve görüşleri, onu ve onun gibi diğer müçtehid ve alimleri körükörüne taklid eden ve onların mezheblerine ve görüşlerine gökten inmiş açık hüküm ve deliller gibi sarılan insanlara kendi mezheb imamlarının ağzından bir reddiye ve/veya bir uyarı olur.


 


* “Hadis sahih olduğunda, o benim mezhebimdir.” [İbn Abidin, “el Haşiye”(1/63)


 


Imam Ebu Hanife bu sözü ile  bize şunu söylemektedir;


“Sahih bir hadise ulaştıgınızda benim görüşüme ters dahi olsa hadis ile amel edin.”


Bu durumda kişinin mezhebi amel edeceği o hadisin hükmü olur. Hadis ile amel etmekle kişi kesinlikle kendi mezhebinden çıkmaz. Çünkü böyle bir durumda Ebu Hanife’nin yukarıdaki sözü gerçekleşmiş olacaktır.


Biz diyoruz ki; Bu sözü, Ebu Hanife’nin ilim ve takvadaki olgunluğundan ileri gelmektedir.Çünkü O, bu sözü söylerken, sünnetin tamamını bilmediğine işaret etmiş ve ileride kendisinden sonrakilere ulaşabilecek sahih hadislerin olabileceğini belirtmiştir.Bazen kendilerine henüz ulaşmamış bir sünnete ters görüş beyan etmiş olabileceklerini, fakat bizlere sünnete uymamızı ve kendi mezhebinin hadis ne diyorsa o olduğunu kabul etmemizi emretmiştir. Allah kendisinden razı olsun.


 


* “Nereden aldığımızı bilmedikçe hiç kimseye benim görüşümle amel etmek helal değildir.”


* “Görüşümün delilini bilmeyen kimseye benim görüşümle fetva vermesi haramdır”[ İbn Abidin, “el Haşiye”(6/293), Resm-ül müfti, (s.29-32) Şarani , “el mizan” (1/55)


 


Verdiği hükmün delilini bilmeyerek amel eden ve fetva verenlerle ilgili İmam Ebu Hanife’nin sözleri böyle olunca, görüşlerinin kimisinin delile muhalif olduğunu bile bile onların sözlerini esas alarak delile aykırı olarak fetva verenlerin durumu ne olur acaba? Bunun üzerinde bir düşünmek gerekir. Zira, İmam Ebu Hanife’nin bu sözü bile tek başına, kör taklidi yıkmak için yeterli bir emridir.


 


* “Ey Yakub! (Ebu Yusuf), Benden her duydugunu yazma. Çünkü ben bugün bir hadise dayanarak bir görüş benimseyip, yarın onu terk edebilirim. Yarın yeni bir görüş sahibi olup öbür gün ise ondan da vaz geçebilirim.


 


Ebu Hanife, çoğu zaman görüşlerini kıyasa dayandırıyordu. Sonra daha güçlü bir kıyası görünce veya o konu hakkında kendisine Hz Peygamber’in daha sahih kriterli bir hadisi ulaşınca ,hadisi esas alıyor ve önceki görüşünü terk ediyordu. Şa’rani(el-mizan) [1/62] de özetle şöyle demektedir;


“İmam Ebu Hanife Hakkında, bizim ve her insaf sahibi insanın kanaati şudur: Şayet O, şer’i deliller derlenip düzenlendikten , bu amaçla hadis hafızlarının çeşitli bölgelere yaptıkları seyahatler bittikten sonra yaşamış ve bu hadislere ulaşmış olsa idi, kesinlikle hadisleri esas alacak, hadise ters verdiği önceki kıyaslarını terk ederek hadis ile amel edecekti. Bu taktirde diğer mezheblerde az olduğu gibi onun mezhebinde de kıyasa dayalı hüküm az bulunacaktı. Ancak şer’i deliller, onun döneminde ve tabiun ile tebeut- tabiin dönemlerinde çeşitli şehir ve bölgelerde dağınık bir halde bulunmaktaydı. Böyle olunca zorunlu olarak onun mezhebinde kıyas sayısı diğer mezheblere oranla daha fazla olmuştur. Çünki kıyas yaptığı meselelerde diğer Müçtehid alimlerin aksine O, delile sahip değildi. Diğer Müçtehid alimlerin dönemlerinde Hadis hafızları çeşitli şehir ve bölgelere yaptıkları yolculuklar sonunda hadislerin toplanma işini bitirmişler ve onları ilmi bir disiplin altında bir araya getirmişlerdi. Böylece toplanan hadisler sorunların da çözümünü getirmişti. Kıyasın sayısının onun mezhebinde çok, diğer Müçtehidlerinkinde ise az olmasının tek nedeni budur.”


Bu bilgilerin büyük bir bölümünü Ebul Hasenat (En-Nafiul-Kebir) adlı kitabında nakletmiş ve bunu açıklayıcı bilgilerle desteklemiştir.


 


Biz diyoruz ki eğer Ebu Hanifenin bazı sahih hadislere muhalif fetva vermesinin ardındaki sebep bu olunca (kaldı ki bu kesinlikle geçerli bir özürdür, çünki Allah hiç kimseyi gücünün üstünde bir şeyle sorumlu tutmaz) bazı cahillerin yaptığı gibi bu konuda Ebu Hanifeyi eksiklik ile eleştirip kötülemek doğru olmaz.


Aksine O’na karşı daha terbiyeli olmak gerekir, çünki O bu dinin korunmasında ve bize kadar ulaşmasına sebep olan büyük Müçtehidlerden birisidir. Ona saygı duyanların, O’nun sahih hadislere ters olan görüşlerine bağlı kalmaya devam etmeleri ise doğru olamaz. Çünki kendisinin belirlediği genel prensibe göre, sünnete ters olsa dahi kendi görüşleri onun mezhebi değildir.


 


* “Allah’ın Kitabı’na ve Hz. Peygamber’in sahih hadislerine ters bir görüş bildirmişsem, o görüşümü terk edin(almayın).” [El-Fullani “El İkaz (s.50)]


 


Şayet İmam Ebu Hanife vefat ettikten daha sonra, sahih hadis olduğu kesin olarak ulaşan ve fakat Ebu Hanife’nin o hadise ulaşmamış olduğu için onunla amel etmediği de bilinen hadisleri ne yapalım? Denirse;


 


Buna şöyle deriz: “Ebu Hanife’ye göre Hadis ile amel etmek gerekir”


Çünki, Ebu Hanife, daha uzun yaşasaydı ve diğer Müçtehidlere ulaşmış olan hadislere ulaşsaydı ve bunlar onun kriterlerine göre sahih olsaydı kesinlikle kendisi bunlarla amel eder ve edilmesini emrederdi. Ki kendisi “Allah’ın getirdiklerine ve Peygamberin getirdiklerine uyun” ayetine son derece bağlıdır. Bu şekilde yapan da zaten hayrı 2 eli ile birden avuçlamış olur.


 


“Mezheb imamının amel etmediği bir hadise ulaşan kimse, öncelikle bunun arkasında yatan sebebi araştırmalıdır. Eğer mezheb imamı o hadise sağlığında ulaşmamış da amel etmemiş ise, kişi gelen sahih hadisi kayıtsız şartsız kabul etmek ve onunla amel etmekle mesuldur. Onu reddetmek ve sırf imamım (ölmüş olmasına rağmen) bununla amel etmedi, ben de amel edemem demek samimiyetten uzak, cahilce bir taassuba sürükleyecektir. Zira O yaşasaydı ve vefatından sonra sahih olarak gelmiş bir hadisi elde etseydi kesinlikle hadisi esas alacak, eski görüşünü veya yapmış olduğu kıyası terk edecek ve gereği ile amel edecekti.


 


Bu hususa bir örnek verecek olursak, ibn Vehb şöyle demiştir; İmam Malik’e Abdest alırken ayak parmaklarının aralarını yıkama meselesi sorulduğunda “Bu insanlar için yapmaları zorunlu olan bir şey değildir” cevabını verdiğini duydum. İnsanlar çevresinden dağılıncaya kadar bekledim. Sonra O’na bizde bir hadis var dedim. İmam Malik: “Nedir o?” dedi. Dedim ki; “Leys b. Sad, ibn Lehia ve Amr b. Haris’in bize haber verdiğine göre; Yezid b. Amr el-Meafiri, Ebu Abdirrehman el-Hubuli’den El-Müstevrid b. Şeddad’ın şu sözünü nakletti: “Allah Rasulü’nü serçe parmağı ile ayak parmaklarının aralarını ovalarken gördüm.”


 


İbn Vehb şöyle dedi: (Malik dedi ki: ) “Bu Hasen bir hadistir. İlk defa şimdi duyuyorum”. Artık İmam Malik’e bu mesele sorulduğunda insanlara ayak parmak aralarını ovalamayı emrettiğini duydum.


 


İşte bunun gibi bazı meselelerde İmam Ebu Hanife bir hüküm vermiş ama o konuda verdiği hükme ters bir hadis daha sonra ortaya çıkmış olabilir. Ki, kendisi, kendisinin ölümünden sonradan çıkabilecek kendi sözünden farklı olan hadislere ulaşırsa kendi görüşünü terk edeceğini belirtmiş ve kendisini izleyenlere de bunu emretmiş, aksi bir tutumu da kendisi öğrencilerine haram kılmıştır.


 


Yukarı’da belirtilen sebeplerden ötürü Ebu Hanife’nin en has öğrencileri ve O’na bağlı ilk Müslümanlar, o vefat ettikten sonra aşırı bir tassup ile Ebu hanife’nin sözlerinin kayıtsız şartsız tümünü almıyorlardı.Aksine,Ebu Hanife'nin sağlığında verdiği hüküm ve fetvalarının imam Ebu Hanife'nin ölümünden sora ulaşmış sahih sünnete(hadise) ters düştüğünü gördüklerinde, imamlarının sözünü kayıtsız şartsız terk ediyorlardı ve Sahih olan hadis ne diyorsa onu alıyorlardı. Çünki Ebu hanefi yaşaasaydı ve bu hadisi görseydi o da öyle yapacaktı diyorlardı.

 

Hatta İmam Ebu Hanife’nin en has iki öğrencisi olan İmam Muhammed ile İmam Ebu Yusuf, Hanefi mezhebinin neredeyse üçtebiri kadar konuda hocaları İmam Ebu Hanife’nin fetvalarına ters düşerek yeni fetvalar vermişlerdir. Bunu yaparken de kendilerine Ebu Hanife'nin ölümünden sonra ulaşan sahih hadisleri delil göstermişlerdir. Furu' kitapları bunu açıkça ortaya koyan şahitlerdir. Bunların örneklerini vermek sözü uzatır ve bizi en kısa anlatım maksadımızdan uzaklaştırır. Bu sebeple şimdilik iki güzel örnek vermekle yetineceğiz.

 


*imam Muhammed “el-Muvatta” adlı eserinde şöyle söylemektedir: “Ebu Hanife yağmur duası için namaz kılmayı caiz görmezdi.Çünki bunun bir delilini bilmiyordu. Fakat bize onun vefatından sonra ulaşmış bir hadise istinaden İmam önce cemaate 2 rekat namaz kıldırır sonra ceketini ters çevirerek yapmur duası eder.


 


*Imam Muhammed’in arkadaşlarından Ebu Yusuf’un da ileri gelen öğrencilerinden olan  İsam b. Yusuf El Belhi; O da pekçok konuda sahih hadise dayanarak İmam Ebu Hanife’nin görüşüne muhalif fetvalar vermiştir. Çünki Ebu Hanife'nin delilini bilmemekteydi. Kendisine de Ebu Hanife'nin delili olmadığı zaman birbaşkasının delili(sahih hadis) ortaya çıkınca İmam Ebu Hanife’nin görüşünü terk edip o delile göre fetva veriyordu. Hatta bazı hususlarda Ebu Hanife'nin sahih bir hadise dayanarak verdiği fetvayı, ölümünden sonra çok daha sahihine ulaşınca eski görüşünden irtidad edip yeni bir fetva veriyordu. Bundan dolayı Ebu Hanifeden sonra Pek çok raviden sahih olarak gelmiş hadislere istinaden Rukuya varırken ve Ruku dan kalkarken ellerini kaldırıyordu. Buna rağmen Ebu Hanife'den sonra gelen Hanefi Alimlerinin en üstünde sayılmıştır. Kufe ehli de Ebu Hanife'den sonra kendisini ve fetvalarını güvenilir addederek onu izlemiştir.


 


Özetlemek gerekirse; taklitçi hoca ve cemaatten hiçbirisinin Ebu Hanife ve diğer Müçtehidlerin ilmi methodunu kötülemeye ve Peygamber’in sünnetinden istifadeyi mezhebe ters düşme düşüncesi ile terk etmeye teşebbüs etmeyeceğini umarız. Aksine yukarıda Ebu Hanife ve Öğrencilerinin sünnetle (hadisle) amel etme gereğinin ve sünnete ters düşen kendi görüşlerinin alınmaması hususundaki sözlerinin düşünülmesini dileriz.


 


Saygılar,


(DERLEYEN)

SERDAR ENES

 


 


 


 

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» ALLAH NEREDE?
» BERAAT KANDİLİ KUTLANMAZ!!!
» BiDAT 'IN TANIMI (BiD'AT NEDiR?)
» BİD'AT Meselesi Bitmez
» Bid'at olan Mevlid ve Kandil Meselesi.
» BİLEREK KILINMAYAN NAMAZIN KAZASI VARMIDIR?
» ÇARPIK ANLAYIŞ
» İMAM AHMED'İN MEZHEBİ
» İMAM EBU HANİFE'NİN MEZHEBİ
» İMAM MALİK'İN MEZHEBİ
» İMAM ŞAFİİ'NİN MEZHEBİ
» iNCiL ALLAH'ın SÖZÜ'dür!!
» Mezheb Dediğimiz 1/5
» Mezheb Dediğimiz 2/5
» Mezheb Dediğimiz 3/5
» Mezheb Dediğimiz 4/5
» Mezheb Dediğimiz 5/5
» Musliman'lar Hristiyan laşır.
» NAMAZ (SALAAA) VE FAZİLETİ
» NAMAZI KILMA MA NIN MANASI 1/3
» NAMAZI KILMA MA NIN MANASI 2/3
» NAMAZI KILMA MA NIN MANASI 3/3
» NAMAZI KIM NASIL KILAR?
» Peygamber'e İtaat 3/3
» Peygamber'e İtaat 1/3
» Peygamber'e İtaat 2/3
» SAMİMİ İMAN
» Sünnete Uymanın Farziyyeti 1/3
» Sünnete Uymanın Farziyyeti 2/3
» Sünnete Uymanın Farziyyeti 3/3

YORUMLAR

burak darakçı  { 10 Temmuz 2008, Perşembe }
selamun aleykum

sevgili serdar enes abime burdan müteşekkirliğimi bildirmek isterim
özelliklede ben gibi gençler; körü körüne anadan babadan ne gördük öyle yaparız anlayışıyla değilde sebep arayarak araştırarak düşünerek anlayarak dinimizi yaşarsak çok daha hayırlı olur bizim için
bu mezhep yani yolumuz meshelesinde de herhangi bir imamın değğilde peygamberin sünnetini ve KUR-AN'IMIZI göz önüne alarak ibadetimizi yaparsak inşallah kurtuluşa erenlerden oluruz(1300 küsür sene gidiyoruz e 70 sene daha gidelim de bazı mesheplerin içindeki çelişkilerden arınalım ve doğruyu bulalım)
bu bağlamda serdar enes abime çok çok teşekkür ediyor başarılarının ve yazılarının devamını bekliyorum

ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN
BURAK DARAKÇI

hakan baysal  { 09 Temmuz 2008, Çarşamba }
selamun aleykum

ALLAH razı olsun kardeşim . bence siz dini yaşamada bu yazılarınızda gördüğüm gibi delil ile hareket ediyorsanız inanın doğru yoldasınız gerekli dini bilgiye sahip olmayanların eleştirilerine aldırış etmeden yolunuza devam edin

ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN

arasanbey  { 08 Temmuz 2008, Salı }
gercekten cok güzel özetlemissin kardeşim artık bazı tabuları yıkmak gerek

rock cıı  { 25 Mayıs 2008, Pazar }
ii çok güzel ben de elham düllüllah müslümanımmm çok güzel bir site olmuş vallaha ödevlerime çok yardımcı olmakla beraber tabi bana da yardımcı olarak bilgi veriyor bence harika süper

SERDAR ENES  { 16 Şubat 2008, Cumartesi }
SAYIN SAHIN,

YORUMUNUZLA ILGILI NE SOYLEMEM GEREKTIGINI INANIN BILEMIYORUM. NUTKUM TUTULDU. YANI YAZDIGIMIZ BU YAZIDA NE GORDUNUZ? NE ANLADINIZ? KAFANIZDA NE TUR ZANN LARA DAYALI FITNELER OLUSTURDUNUZ DA BU YORUMU YAZDINIZ BILEMIYORUM AMA; YAZIDA MEVCUT OLAN BILGILER , OKUYUCULARIN ACIK KAYNAKLARDAN GOREBILMESI VE HICBIR SUPHE VEYA FITNEYE SEBEP OLMAYACAK SEKILDE ACIK ACIK ADRESLERI TEK TEK VERILMIS BILGILERDIR.

YAZIKLAR OLSUN. NASIL BIR IDRAKA SAHIPSINIZ? BIZ SIZE ALLAH'IN SOZLERINDEN, PEYGAMBERIN SOZLERINDEN VE HATTA KENDI IMAMLARINIZIN SOZLERINDEN BILGILER GETIRMEYE UGRASIRKEN NASIL OLUYORDA BU KADAR GARIP BIR YORUM YAZABILIYORSUNUZ. EGER YAZIDA BELIRTILENLER IN ZITTI OLAN DELILLERINIZ VARSA VE ALLAH'A VE RASUL'UNE GERCEKTEN IMAN ETMISSENIZ DELILINIZI GETIRINIZ. EGER BIZ YANLISSAK DUZELIRIZ, VE YAZILARIMIZI DUZELTIRIZ. AMA SIZE ALLAH'IN KITABINDAN DA BIR DELIL GETIRSEK, IMAN ETTIGINIZI SOYLEDIGINIZ PEYGAMBERINIZDEN DE DELIL GETIRSEK, TAKIB ETTIGINIZI SOYLEDIGINIZ IMAMINIZDAN DA DELIL GETIRSEK SIZ YINE DE GEREGI GIBI IMAN ETMIYORSUNUZ. ISTE ALLAH BAZILARININ KALBINI BOYLE CEVIRIR.

Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip, iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir. [TEVBE 67]

HALBUKI, HEMEN HEPIMIZIN EVINDE DEDELERIMIZDEN KALMA TOZLANMIS HALDE RAFLARIMIZDA, VITRINLERIMIZDE BULUNAN KAYNAKLARDAN DELILLERDIR BUNLAR. EGER SIZ DE ACIP OKURSANIZ NEYIN DOGRU NEYIN YANLIS OLDUGUNU AYIRD ETMEYE BASLAYABILIR VE YANLIS, TAKLIDI, KOR BIR TAAASSUBA UYANLARI SIZDEN; DOGRUYU KAYNAKLARI ILE KONUSANLARI FASIKLARDAN ILAN ETMEZSINIZ.
BIZE BOYLE ABUK SABUK MESNEDSIZ, DELILSIZ, SUCLAMALARDA BULUNACAGINIZA, OKUYUCU VE YORUMLAYANLARIMIZIN AKLINA FITNE SOKMAYA CALISACAGINIZA, NE DEMEK ISTIYORSANIZ ACIK ACIK DELILLER ILE KONUSUN.
ZIRA BAKINIZ ALLAH NE GUZEL BIR SOZ SOYLEMIS BOYLE DAVRANISLARDA BULUNANLARA;

Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir?[HUD 17]
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), Kesin delilinizi getirin deriz. [KASAS 75]
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin delilinizi! [SAFFAT 157]
Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler. [MUMIN 35]

ISTE BUNLAR ALLAH'IN APACIK SOZLERIDIR. BUNDAN SONRA ATAM, BABAM, DEDEM DININI BIRAKIN VE KUR-AN'A VE SUNNETE YONELIN. UMULUR KI ALLAH KALBINIZI YUMUSATIR DA DOGRU ILE YANLISI AYIRD ETMEYE CALISIRKEN ELINIZDE DELILLER ILE AYIRTEDERSINIZ DE RABBINIZIN HUZURUNDA NEYE INANDIGINIZI, INANDIGINIZIN DELILININ NE OLDUGUNU ORTAYA KOYABILIRSINIZ.

ZIRA ALLAH BIZE O KORKULU GUNDE BEN SIZE KITABIMI VE ELCIMI GONDERDIM. PEKI SEN NEYE IMAN ETTIN VE YAPTIKLARINI NEYE GORE YAPTIN? DEDIGI ZAMAN INANDIGIMIZ VE YAPTIGIMIZ AMELLERIN DAYANDIGI BIR DELIL (AYET VEYA SAHIH BIR HADIS) BILDIREMEZSEK VAY HALIMIZE! ISTE O ZAMAN RUHBANLARDAN MIYDIK? MUSRIKLERDEN MIYDIK? FASIKLARDAN MIYDIK? YOKSA DELIL ILE AMEL VE IMAN EDEN MU-MINLERDEN MIYDIK? ALLAH BIZE HABER VERECEKTIR!!!!!

SAYGILAR,
SERDAR ENES

Melek ŞAHİN  { 15 Şubat 2008, Cuma }
Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz . Serdar beyin yazmış oldugu bilgilendirici yazıya diyer arkadaşların verdikleri cevaplara bakıyorumda arkadaşlar kusura bakmayın da bu konuyu okuyanların aslında serdarbeyin ne yapmak istediyini pekde anlamadıklarını görüyorum

SERDAR ENES  { 13 Şubat 2008, Çarşamba }
SAYIN ILKER,

EGER YAZIMIZI DIKKATLE OKUDU ISENIZ, IMAM EBU HANIFE'NIN MEZHEB(YOL) KURMADIGINI, KENDISININ IZLEDIGI YOLUN (MEZHEBIN) KUR-AN VE SAHIH HADIS OLDUGUNU KENDISI BELIRTMEKTEDIR. KENDISINE ULASAN BIR DELIL (AYET VEYA HADIS) OLMADIGI ZAMAN DA MECBUREN KIYAS ILE HUKUM VERDIGINI, FAKAT DAHA SONRA BIR HADISE ULASINCA YAPTIGI KIYASTAN VAZGECTIGINI DE KENDISI BELIRTMISTIR. DURUM BOYLE OLUNCA KENDISININ IZLEDIGI YOL SAHABENIN DE IZLIYOR OLDUGU YOLDUR. (KUR-AN VE SUNNETE UYMAK, KUR-AN'A VE SUNNETE TERS GORUSLERI ALMAMAK)

BUTUN MUCTEHIDLER ; IMAM EBU HANIFE, IMAM MALIK, IMAM SAFII, IMAM AHMED, IMAM DAVUD, IMAM LEYS, IMAM IBN MACE, IMAM TIRMIZI, ... HEPSI DE BU YOLU IZLEMISTIR. BU YUZDENDIR KI HERBIRININ ESERLERINDE KENDILERININ ULASTIGI HADISLERE GORE FETVA VE ICTIHADLARI VARDIR. YANI KENDILERI MEZHEB(GRUP,CEMAAT) KURMAMISLAR, AKSINE INSANLARI KUR-AN VE SUNNET ILE AMELE SEVKETMISLERDIR. OGRENCILERI DE OYLE YAPMISTIR ZATEN.

GUNUMUZDE ISE AVAM BU IZLENMESI GEREKEN YOLDAN UZAK OLUP, IMAMLARINI TANIMADIKLARI, HANGI HUKMU NEYE GORE VERDIGINI BILMEDIKLERI HALDE KOR VE ASIRI BIR TAASSUPLA IMAMLARINI IZLEDIKLERINI SOYLEMEKTELER. HALBUKI IMAMLARI BIR TARAFTA,KENDILERI ISE IMAMLARINDAN COK FARKLI BIR TARAFTADIR.

MUSLIMANLAR ARASINDA BIZ HANEFIYIZ, SAFIIYIZ VSS.. DIYE TAASSUPTA BULUNANLAR IMAMLARINDAN UZAKTIR. IMAMLARI DA BU GIBI KIMSELERDEN UZAK OLDUKLARINI BELIRTMEKTEDIRLER.

IMAMLAR MEZHEPCILIK, GRUPCULUK, HIZIPCILIK VSS.. YAPMAYINCA BUNU YAPANLARIN KUR-AN VE SUNNET CAHILI AVAM OLDUGU ORTAYA CIKMAKTADIR.

BU KONUDA ALLAH(A.C) BIZE KUR-AN DA SOYLE HABER VERMEKTEDIR.

AYET: EY RASULUM; SU DINLERINI PARCA PARCA EDENLER VE KENDILERI DE GRUP GRUP AYRILMIS OLANLAR VAR YA, SENIN ONLARLA HICBIR ALAKAN YOKTUR. ONLARIN ISI ALLAH'A KALMISTIR. SONRA ALLAH ONLARA YAPMAKTA OLDUKLARINI HABER VERECEKTIR. [EN-AM 159]

BU AYETI TEFSIR EDEN BIR SOZUNDE ALLAH'IN ELCISI BIZI SU SEKILDE AYDINLATMAKTADIR.

“ Gün gelecek benim Ümmet’im 73 ayrı fırkaya, gruba bölünecek ve bu gruplardan 72 si helak olup cehenneme düşecek. Bunlardan sadece 1 tanesi kurtuluşa erip cennete girecektir!”
Sahabe sorar:“Yaa Rasulullah bu hangi gruptur? Bizde onlardanız!” Rasulullah
cevap verir:”onlar Kur-an'a, benim ve sünnetime azı dişleri ile sarılanlardır.!!!!!”[ Buharii (2/s154),Muslim Bkz”el-Ehadisüz Sahiha”(s.121)]

ALLAH'IN VE ELCISININ SOZLERI BUKADAR NET VE HERKESE ACIK OLMASINA RAGMEN CAHIL AVAM'IN GRUPCULUK, HIZIPCILIK, MEZHEPCILIK TAASSUBUNDA NE KADAR YANLIS VE HAKSIZ OLDUKLARI ORTAYA CIKMAKTADIR. ALLAH ONLARA YAPMAKTA OLDUKLARINI HABER VERECEKTIR.

SAYGILAR,
SERDAR ENES

nıbej musa  { 11 Şubat 2008, Pazartesi }
enes bey öncelikle yazılarınızdan dolayı teşekkür ediyor allah razı olsun diyorum ve tanışmak isterim allaha emanet olun

YILDIZ NS  { 11 Şubat 2008, Pazartesi }
Çok bağlı olduğumuzu sandığımız imamların aslında ne söylediklerini tam anlamadan bağlandığımızı bize farkettirdiğiniz için teşekkürler.Bence Müslüman’ın kendisini herhangi mezhep ile tanımlaması kesinlikle doğru değil.Çünkü Müslümanlar, kendilerini aşağıdaki ayeti kerimede olduğu gibi Rabbimizin istediği şekilde tanımlamaları gerekir.

“Allah'a davet eden, salih amel işleyen ve: Ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? (Fussilet 33)

“Ayrıca Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal 46)






CIRCASS  { 11 Şubat 2008, Pazartesi }
Ne yani? Şimdi Hanefi mezhebi diye bir mezhep yok mu? Eğer böyle birşey yoksa diğer mezheplerin de olmaması lazım değilmidir? Bugüne kadar atalarımızdan, babalarımızdan gördüğümüz inanış yanlış mı?

Serdar bey bu sorulara nasıl cevap vereceğinizi merak ediyorum! Bi Zahmet.

mesut ilker

Musa BAĞLAR  { 09 Şubat 2008, Cumartesi }
Yazılarınızı yeni gördüm ve okuduğum birkaç yazınızda İslami konulara araştırmacı bir yaklaşımla eğildiğiniz hemen farkediliyor.Yazılarınızdan istifade dileceği muhakkak. Yeni yazılarınız bekliyorum

Mehmet Akif  { 08 Şubat 2008, Cuma }
Yazılarını okudukça aydınlanıyor ve kendimizi bu konularda ne kadar eksik bıraktığımızı düşünüyorum. Meshep konusunda ki bilgilerini bizlerle paylaşman ufkumuzu ve içinde bulunduğumuz toplumda ki yanlışları daha iyi görmemizi sağlıyor.Teşekkürler.

nilgunoztekin  { 08 Şubat 2008, Cuma }
islamda mezhep varmıdır yokmudur...bu tartışmalar yıllardır sürüp gidiyor...mezhepler ...tarikatlar...hep islama sonradan eklenen olaylar bence tek yol var oda Kuran herşey onda açık ve net..

Çetin Kayabaşı  { 07 Şubat 2008, Perşembe }
mezhep imamızın sahih hadislere verdiği önemin bilinmesi açısından çok aydınlatıcı bir yorum yazmışsınız,İnşaallah daha değişik konulardaki yazılarını bekliyoruz.Başarılar

kemal enes  { 07 Şubat 2008, Perşembe }
meshep konusunda bizi aydınlattığın için çok teşekkürler kimsenin bilmediği karışık bir konuydu


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
Kendi Yolunu Tıkamak
Güzel Şeyler De Var
Mısır Firavunu Iı. Ramses'i Yenen Çerkesler
Dönme Dolap
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kim ,kimden Ne Kadar Büyük ?
Adıgaghe'da (çerkeslik'te) İnsan Ve Sosyal Hayat
Yalnızlık
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Ben Yoksam Kimse Yoktur
Incil Allah'ın Sözü'dür!!
Rıdvan Özden Cinayeti Kimin İşine Yarar?
Türkiye Üzerine Düşünceler
Erkekler Komisyonu Niçin Kurulmuyor ?
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik