![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
ÇERKES BİLİM DİLİBİLİM DİLİ Günümüzde, gelişmiş her ulusun kendine özgü bir bilim dili vardır. Bu, ne konuştuğumuz, ne de başka değişik şekillerde kullandığımız dillere benzer. Buna halkın edebiyat dilinin bir dalı denilebilir. Bilim için hazırlanmış hususi ve kitabi bir dildir. Böyle bir dil ile okunmaktadır fizik, kimya, matematik ve diğerleri. Bilim dili, edebiyat dilinin bir dalıdır diyorsak ta, ses- yazı benzerliği olup, anlam yakınlığı olmayanlar, bilimsel eğitim yapılan dil ile bağdaşmamaktadır. Bağdaşması da doğru olmaz. Bir düşünün, farklı bir kaç ilacın aynı adı taşıdığını. Bu çok zararlı olurdu, yanıltırdı sizi. Bilimle uğraşanların her zaman, her sözcüğün, ses ve anlam bütünlüğü olması için çaba sarf etmelerinin sebebi budur. Burada terimlerden söz etmek gerekiyor. Neden derseniz, terimler bilim dilinin sözcükleridir. Terim demek, bilim dilinde özel anlamı olan sözcük demektir (birleşik sözcüklerden oluştuğu da oluyor).Terimin çıkış yeri edebiyat dilidir. Edebiyat dilindeki hazır kelimeye, bilim dilinde yerine getirmesi gereken hususi bir görev yüklenip, terim oluşturulduğu çok oluyor. Böylesi, bilim diline gayet güzel hizmet etmektedir. Ancak zorunlu olarak iki, ya da daha fazla anlama geldiği olmakta ve içinden çıktığı her ikisinin de (bilim ve edebiyat dili) anlamını korumaktadır. Bu istenmeyen bir durum. Bizim burada istediğimiz, onun bilim dilindeki anlamıdır. O bakımdan, anlam itibariyle çatallı sözcük karıştırmamaya özen gösteriyorlar. Bilim dili için, iyi bir çıkış yoludur, eski Grek ve Latinlerin ölü dilleri. Birçok ulus, bu dillerden alınan kelimeleri bilim dilinde kullanmaktadır. Bunların sözlük anlamları, istisnalar dışında, bilim dilindeki anlamlarıyla örtüşmemektedir. Fakat bu diller yaşamadığı ve konuşulmadığı için, bunun pek sakıncası olmamaktadır. Sonra, manası anlaşılmayan hazır kelimeye, bilim dilinde istenilen anlamı kolayca kazandırabiliyorsunuz. Kelimelerin kendisi ise, kolay yazılabiliyor, ses ve yazılış itibariyle de başkalarına benzemiyor. Yeni terimler oluşturulurken, onun parçalarının farklı dillerden alındığı da oluyor: “elektro güç”(elektro k’aru) gibi. Düşünüldüğü de: gaz (örneğinde olduğu gibi). Ulusun edebiyat dili, bilimsel bir dala (ifadeye)kavuşurken, dilin kendisinde ortaya çıkanların yanı sıra, yabancı diller de karışmaktadır. Anadil, yabancı kelime alırsa, bunun o dilin zayıflığına yorulduğu olur çoğu zaman. Bu doğru değil. Dil, aldığı yabancı kelimeyi, yabancı olduğu tanınmaz bir hale getirip, onu kendisine benzetebiliyorsa güçlüdür. Anlamını korumakla birlikte, onu kendi fonetiğine, telaffuzuna benzetiyor, ses ve yazılış itibariyle katıldığı dile benziyor, onun geleneğini benimsiyor. Dil açısından gelenin, geldiği yerin pek önemi yok. Önemli olan, onun ihtiyaç duyduğu yeni kelimeye kavuşmuş olmasıdır. Onlar, kendilerinden (kelime)türetilerek, katıldıkları dili zenginleştiriyorlar. Burada tehlikeli olan, dışardan gelen kelimenin, katıldığı dile uyum sağlamayıp, içinden çıktığı dilin geleneğini sürdürmesidir. Bu durumda o kelime katıldığı dilin geleneğini bozuyor, onu konuşanların düşüncesini bulandırıyor. Buna dikkat etmek lazım. Bilim dili denilmesindeki amaç, milli müfekkireyi bozmadan, düşünmeyi kolaylaştırmak arzusudur. Bilim diline sahip olmayan ulusun gençleri, yabancıların diliyle bilim öğrenmek durumunda kalıyor. Bilimden uzak kalamayacağına göre, onlar için başka seçenek de kalmıyor. Bunun anlamı şudur, Ulusun varlığını sürdürmesi, birçok açıdan, onun edebiyat diline ilaveten, bir de bilim dilinin bulunmasına bağlıdır. Bunu erken fark etti ve çok şey başardı, ünlü Rus bilim adamı Lomonosov M.B. XVIII. Yüz yılda Rus bilim dilinin temelini atanlar o ve onun gibi düşünenlerdir. Rus bilim dili bugün ulaştığı düzeyi Lomonosov’a borçludur. Çerkes edebiyat dilini ele alırsak,onun bugün de net ve anlaşılır bir bilim dalı yoktur.Bugüne kadar,fizik, kimya,matematik ve diğer alanlarda ortaya konmuş bir eser mevcut değil,bu alanlarda birçok bilim adamımız olmasına karşın.Bilim adamlarımız yabancı dille çalışıyor. Bunun millete getireceği zararı hiç sorma. Gençler daha ilk ve orta öğretimden itibaren, içinden çıktığı halkın düşünce tarzından uzaklaşmış oluyor. Bundan dolayı, Çerkes bilim dilinin oluşturulması için, geç te olsa derhal harekete geçmek lazım. Bilim dilini oluşturmak kolay değil. O uzun zaman ve çok çalışma ister. Bugün bunu gerçekleştirecek gücü var Çerkeslerin ki, işin başı da budur. Bu konuda bazı çalışmaların yapılmakta olduğu söylenebilir. Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi profesörlerinden Apaje Muhamed’in başkanlığında bir gurup bilim adamı bu işin peşine düşmüştür. Bunlara öğretmenler ve konuya katkım olabilir diyen başkaları da destek verseler, bu iş daha da ileri gitmiş olurdu. Bugün dil bilimciler Çerkesce’ yi iki ana bölümde ele alıyorlar: Kabardey/Şerces ve Adıgey (Kuban ötesi) dili olarak. Bazıları da bu ayrımı kabul etmiyor ve farklılaşma olmuşsa da hepsi birdir ve Çerkesce’dir diyorlar. Her iki kesimin de işine yarardı, müşterek bir bilim dili olsaydı. Bu, dil üzerinde çalışanları birleştirirdi, güç verirdi onlara. Dilleri de birbirine yakınlaştırırdı(bilim dilinin böyle bir özelliği vardır). Bilim dili, bazı eşya ve aletler gibi, önceden hazırlanıp, sonra da kendisiyle çalışılan bir şey değildir. O bilimi okumak ve onun üzerinde çalışmakla ortaya çıkar. Yeni kelimeleri öğrenciler, öğretmenler, bilimsel çalışma yapanlar zor benimsiyorlar, uzun zaman alıyor, ilk bakışta kavramak ta kolay olmuyor. Alışmak için, yeni terimleri sıkça ve tekrara tekrar kullanmak gerekiyor. Bilim diline başlangıç olan ve onu geliştiren metot, bilimsel eserleri çevirmektir. Buna hazır ve yatkın olmayan bir dil için bu zor bir iş. Böyle olunca, bu işe terimler sözlüğü hazırlamakla başlansa daha isabetli olurdu. Bu işte, konuya ilgi duyan ve arzu eden herkes yardımcı olabilir. Burada evrensel tecrübeyi göz önünde bulundurmak lazım. Bu tecrübenin ışığı altında iyi bir terimler sözlüğü hazırlamak için yapılması gerekenler kısaca şunlardır: 1.Çerkesc’ede bilimsel anlam yüklenebilecek, mevcut kelimeleri bulup, yabancı terimleri onlarla değiştirmek. 2. Mevcut kelimelerle değiştirilemeyecek terimlere karşılık, yeni Çerkesce kelimeler üretmek. Bu kelimeler, yerine konan kelimeye anlam bakımından eşit, anlaşılır ve kolay telaffuz edilir olmalı. 3. Tam olarak Çerkesceleştirilemeyen birleşik terimlerin, değiştirilebilecek olanını değiştirmek. 4. Çerkesce’ye aktarılamayacak olan evrensel terimleri olduğu gibi almak. 5. Bütün terimleri Çerkesce’nin telaffuz tarzına sokup, gramerimizin kurallarına sıkı sıkıya bağlı olarak çalıştırmak. Eski Grek’lerden sonra, bilimsel bir dile sahip olan her ulusun (Latinler de dâhil) takip ettiği yol budur. Ne kadar özen gösterilse de, terimlerin (yahut birleşik kelimelerin) anlamı tam olarak karşılanamıyor. Onun için sözlük hazırlanırken, terimleri daha anlaşılır kılacak açıklamalar bölümü eklenmelidir. Daha kolay anlaşılması için terimin içinden çıktığı kelimeyi tırnak içinde yazmak geleneği de vardır. Sonra, kelimenin iyi bir Çerkesce ile ifade edilebilmesi için, bu konu üzerinde çalışanların, hem üzerinde çalıştıkları bilimi, hem de Çerkesce’yi çok iyi bilmeleri gerekir. Bunun için de bilim adamlarının birbirinden haberdar ve birbirine yardımcı olarak çalışmaları daha doğru olur. Çerkes dili ne kadar gelişmiş olursa olsun,gençlerimiz Rusça’yı bilmeli.Çerkes edebiyatı dilinin bilim dalları olursa,bunun,gençlerimizin Rusça’yı öğrenmesine mani olacağını zannedenler var.Bu hatalı bir görüş.Öğrenme metotlarının başında mukayese gelir.Ağacın uzunluğunu metre ile,onun dallarından kopardığımız elmanın ağırlığını gramla..Tadını ise,suya nispetle anlarız.Rusça da böyledir.Onu bilip bilmediğimizi anlamamız için,kıyaslayacağımız bir şey olmalı.Demek istediğim şu ki, kendi dilini bilen için,Rusça’yı da,başka dilleri de öğrenmek kolaydır.Çünkü onu, sadece kelimeleri ezberlemekle kalmayıp,kendi ana dilinize kıyaslayarak,bütün yönleriyle anlıyor ve daha derinden kavrıyorsunuz.Bilim dili de böyledir işte.Sözünü ettiğimiz terimleri kendi dilinde öğrenen için,Rus bilim dilini de,evrensel terminolojiyi de öğrenmek daha kolay olacaktır.Onların manasını anlayanı,uluslar arası bilim alanına çekmek,bu sebeple daha kolay oluyor… WUNEJ Bilal Kab. Balk. Üniversitesinde doçent Adıge Psatle Gazetesi 1 Ağustos,1996 Çeviren: Erdal ÖZDEN
BU YAZARIN TÜM YAZILARI» ANA DİL YORUMLAR
Aysen
{ 18 Mayıs 2008, Pazar }
Çerkes dili ne kadar gelişmiş olursa olsun,gençlerimiz Rusça’yı bilmeli.Çerkes edebiyatı dilinin bilim dalları olursa,bunun,gençlerimizin Rusça’yı öğrenmesine mani olacağını zannedenler var.Bu hatalı bir görüş.
SAYIN WUNEJ BU KISMINA KATILIYORUM KENDI DILI VE KULTURU ICERSINDE 2 CI BIR DILLI KONUSMAK HERZAMAN IYIDIR TESSEKKURLER SAYGILAR
Mithat YILDIZ
{ 05 Nisan 2008, Cumartesi }
Sayın WUNEJ Bbilal
Yazdığınız yazıyı okudum ve önemli bir konuya parmak bastığınız için kendi adıma teşekkür ederim,çerkes dili yetkin bir dildir, bunu hamasi duygularla söylemiyorum, çerkes dili üzerine araştırma yaptım ve kaberdey dilinin oluşma yöntemi ve temel parçalrı ve bunşların birleşme özelliklerini belirledim. Kaberdey dili duygusal köklerden oluşan gelişmeye müsait bir çoklu eklemeli dildir.Ancak temelde varolanlar tek hecelerdir,bu tek heceler varlıkla ilgili duyguları anlatan,ifade eden,onu belirleyen çok yönlü kavramlardır,bu kavramlara başka kavramlar belirlemeler,sesler, vurgular,yönlendirmlerle bir duygusal kökten 48 adet birinci dereceden türevler oluşmaktadır,ikinci derecede de yine 48 türevle seçenekler artmaktadır,bu artışlarda önden ve sondan olmak üzere bazı durumlarda ortadan eklemelerle varolan durumları belirlemeyi içinde taşıyan bir potansiyel olarak bulundurmaktadır. Bütün by söylediklerimi sizin yazınızla ilişkilendirmek bakımından olmak kaydıyla;sizin bilimde, bizimde felsefede ihtiyaç duyduğumuz her sözcük,kavram ve terim çerkesce olarak yeniden üretilebilir,bunu çok iddia ederk de söylüyorum. Şimdi belkide bu adam bu sorunu çözdüyse istediğimiz her şeyi buadamın yöntemiyle üretebiliriz gibi bir hayala kapılırsanız beni hayal kırıklığına uğratırsınız, çünkü bizim sorunumuz aslında terimleri,kavramların ve sözciklerin yerine çerkesce sözcük üretememek değildir,bizim gibi bilimde ve sosyal bilimlerde geri kalmış toplumlarda sıkıntı daha derindedir, bu derinde olan şeyler ise şudur; bizler ve bizim gibiler kavramların konusu olan durum ve ilişkileri bulup onları ortaya çıkaramıyorlar, işte bu durum ve durumlar arası ilişkileri kavramlarla belirlersiniz bu kavramlarda düşüncenin taşıyıcısı olup toplumun dilini toplam olarak ve dlilin tek tek parçalardan oluşacak seçenekleri,bunu oluşturmak için ileri gitmiş ülkeler üniversite adında bilgi üretme yerleri kurup çok para harcıyorlar site müdavimlerine selamlar YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com