KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

UZINYEYLEDEN HAJMIRZE DİYOR Kİ

           Son günlerde gündemimizde bulunan konularla ilgili ilginç bir yorum aldık. Bu ilginç yorumun yüzlerce yorum arasında kaybolup gitmemesi için yazı halinde burada tüm okuyucularımıza sunmak istedik. Bakalım UZINYEYLEDEN HAJMIRZE amcamız neler söylüyor... 


Yahu wolehi bağıyomde biz Çerkeslerde hiçbişeyi beyenmez, herşeyi eleştirir oldik. Yahu sikoşher ne oluyoruz yahu. Wolehi bu kadari de biraz fazla olmiyormı.

Yahu size kimse kendini beğendıremez oldı. Otırıp ınternet başinde her şeyi eleştirmek koley.

Yahu şu medya dunyasınde kaç tane Çerkes hemşerimiz var? Kendimızı ne kader tanitabilmışız.

Birazde çuvalduzu kendımıze batırsak olmaz mı ? Koca koca federasyonlarimız var. Ama Çerkesleri tanıtabilmek için aceba neler yapıyorlar veyahutta neler yapmıyorlarki bu adamlar bizi hep yanlış anliyorlar.

Yahu wolehi suçun büyuğu bizdedır. Ama kimse suçünü tabiki kabul etmez. Yahu bu bizim biyuk başlarimız ne yapiyorlar aceba. Yoksa Ankara Derneğinin yaptiğı gibi Kadınlar guninde içki içirmek için kendi folklor ekibiyle kavga etmekten, dernekte içki içirme entkinlinklerinden bu gibi basit(!!!!!!!) işlere firsat mi bulamiyorlar aceba.

Wolehi si koşher si şıpğhar bu bizim ki de iş değil yani canım. Kendimizı adam gibi bu medya denen alemde yeterince anlatamiyoruz, gerekli tanitımları yapmiyoruz, e bizi de doğru dürust anlasinlar, bizi doğru düzgun anlatsinlar istiyoruz.

Wolehi bu durimimizi duzeltmezsek elin Teyyari, Ğıbarturku, Mutercimı, Tercumani bizi tabiiki doğrı durist anlatmaz, anlatamaz. Onlara kızip yurağımizi soğuttiğımizi zannediyorsaniz yaniliyorsınız.

Ey dernekte içki içirme mucadelesi veren yöneticılarımız, yahu ne olursınız siz Ankara'da başkentte yaşiyorsınız her kese daha koley ulaşırsınız, ne olur biraz da Çerkeslik içın mucadele edin.

Bizım gibı Uzınyeylede kalmış thamıskaham sizin gibi aydin olamadığımızdan aklimız her şeye ermıyor. Yahu ne olur, içkiyi bırakın da birazda bu işlerle uğraşın. Sizler aydınlık içinde entellektuel insanlarsınız, herşeyin daha iyisını bilırsınız.

Wolehi eyu goape gafhınham.

UZINYEYLEDEN HAJMIRZE 

12.04.2008 

( "Bu da Tercüman'ın Çerkesleri" başlıklı haberimize gelen yorum) 

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» ANKARA'NIN TAŞINA BAK GÖZLERİMİN YAŞINA BAK
» DERNEKLERİMİZ BAŞKANLARIMIZ VE BİZ
» SON ORTAK PAYLAŞIM
» UZINYEYLEDEN HAJMIRZE DİYOR Kİ

YORUMLAR

Ali ŞAHİN  { 19 Nisan 2008, Cumartesi }
Selam Arkadaşlar
Ben Ali Şahin
Ankara Kafkas Derneği 2005-2007 Yön.Kur.Üyesi ve Elbruz Halk Dansları topluluğu dönem sorumlusu.

İnternet ortamındaki yorumları dikkatle okudum,şimdiye kadar herhangi bir yorumda bulunmadım.Bu konu haddinden fazla tartışılınca bende birşeyler yazmak zorunda kaldım.Çünkü konu dolaylı olarak bei de ilgilendiriyor

KİMLİĞİM :
1983 ten bu yana derneğimizin çeşitli kademelerinde görev yapan.( 2dönem yön.kur. üyeliği,iki dönem Elbruz Halk Dansları sorumlusu ) bir hemşehrinizim.Çoğunuz beni Ali şahin olarak değilde Bekar Ali diye tanır.

ELBRUZ 'a :
Her birinizi ayrı ayrı çok seviyorum ve herzaman seveceğim.Kokteyle katıldığım halde bu tepkinizi sonradan öğrenmiştim.Öncelikle bu tavrınızdan dolayı sizleri kutlarım.AMMA! keşke bu son anda değilde,Bu kokteylin düşünce aşamasında bunu yapsaydınız daha iyi olurdu.
Elbruz konusunda Ankaradaki en tecrübeli bir ağabeyiniz olarak çalışmalarızı aksatmadan ekibinize sıkı sıkı bağlanın.Eskisiyle-yenisiyle sizler derneğimizin geleceğisiniz.Kim ne derse desin.Bazı dönemlerde sizleri artistikle suçladılar.Beraber çaliştığımız 2.5 yıl süresince çalışmalarda akıttığınız teri,turne yolculuklarında çektiğiniz uykusuzluğu,açliğı,yorgunluğu ve hatta bazılarınızın hastalanmasını ben bilirim.
Dernek yönetimiyle probleminiz olabilir.( zamanında bizimlede olmuştu )
Ama sonuçta bizim dernek yönetimimiz.Bizler onları seçtik.Asla diyalogu koparmadan sorunlarınızı kendileriyle görüşerek halledin.Yönetim de mutlaka sizi anlayışla karşılayacaktır.Çalışmalarınız yeniden başlamış.Sizlere başarılar dilerim.

ANK.KAF.DER.YÖNETİMİ' ne :
Sizlerle karşı listeler de olmamıza rağmen çoğunuzla 20-25 yıllık arkadaşız.Her zaman birlik te çalıştık.Sorunlarımızı birlikte çözmeye çalıştık.Bunlardan dolayı sizlere bazı tavsiyeler de bulunacağım buna da hakkımın olduğunu düşünüyorum.( hoşgörünüze sığınarak )
-Size xabzenin,xasenin ve bze nin ( ayrılmaksızın birlikte) ne demek olduğunu öğretecek değilim.siz benden daha iyi bilirsiniz.

O halde;xasaeni temel taşı olan wunafeyi tam olarak uygulayın.Danışın-tartışın (herkes ile) ve uygulayın.( biz bunu yapmaya çalıştık)
-Tabanımızı tanımaya ve anlamaya çalışın.Bizim insanlarımızın Çerkeslik le beraber manevi hassasiyetlerinin de olduğunu asla unutmayın.ve ona göre davranın.
-Proje üretin ,bunun için yetkin ve konusunda yetişkin insanlarımızla diyaloğa geçin.
Bizim dönemimizde şunu gördük ki ;ciddi bir proje ile insanlarımıza gittiğimizde her kes imkanı nispetinde bize yardım etti.

-Ayrım yapmayın.Bizim toplum için en tehlikeli nokta budur.( asla ayrım yapıyorsunuz demiyorum)
-Bu zor görevinizde hepinize başarılar dilerim.

HEMŞEHRİLERİMİZ' e

Sanal alemdeki bu tartışmaların hepsi bir DÜŞÜNCE EMEĞİNİN ürünüdür.Katılmasakta saygı duymalıyız.

1864 yılında Rusya tarafından yerinden yurdundan sürgün edilerek geldiğimiz bu topraklarda varolma savaşımı vermekteyiz.
Bu varolma mücadelemizin temel direği Kafkas dernekleridir.Her bir Çerkes buna sıkı sıkı sarılmalıdır.

Bizi en çok yaralayacak şey kutuplara ayrılmaktır.Türkiyenin konumundan dolayı dünya jandarmaları burayı rahat bırakmayacaktır.
Biz Çerkesler ayrıştırma-kutuplaştırma oyunlarında asla taraf olmamalıyız.

Laik-antilaik,sağ-sol,dinli-dinsiz gibi saçma, bir o kadarda tehlikeli kavramların adını bile anmamalıyız.

Ata vatan da ki soydaşlarımızla diyaloğumuzu koparmamalıyız.Ordaki hükümetlerin politkaları dünyadaki Çerkesleri bağlamaz o hükümetlerle paralel düşünmek zorunda değiliz.Hükümetler geçici halk baki dir.İnşaallah Abhazya mız bağımsızlığını en yakın zamanda kazanır.

Hepinize selamlar,saygılar.

Kabardey Alim  { 18 Nisan 2008, Cuma }
Doğru söze ne denir, hay ağzına sağlık Hajmırze. Az ve öz söyledin, anlayan anladı. Fazla söze gerek yok. Çerkes irfanıyla herşeyi anlatmışsın. Wuzınşew. ..

Raziye  { 15 Nisan 2008, Salı }
Vallehi yevrum ben çoban gibi, sessiz kelmak istemedim.Benim merka çocuklarım, merkalaşemedik biz doğru, eme herkes yemek merkasını ıbile aldı . Kusura bakmayın yevrum dilm bu kadar dönüyorİlk yezimi kızım yezdıydı o kiber yezdiıydı, Siz bize şu Aysun'un bze sökleidini söyledikten sonra ne yelan söylim yez kızım dedim ema o yazmince ben yezim dedim, yezim biraz ders verim onlere dedim velehi yevrum Televizyonda izliyomda Lezler'i ,Kürtlerr'i,ne güzel de enletiyorkendilerini, sre gecelerin, adetlerini ,velehi yevrum gömedim dehe o televizyonde bir içki içtiklerini,nede güzel şalvarını giymiş çiy küftesini yepüyur genede patentmiymiş merkemiymiş onuda eldiniı söylüyorlerdi ,he demişken dehe lez gibi kürt gibi türkü söliyenimiz olmedi yevrum yokmu? içinizde kızım türkü söyleyenimiz yevrum anne dedi onleri yıpretme dedi eme yoh yevrum biz enletamedımız için ,elinedemı bizi enletirler dedim biz geç kaldık atı ala iüsküdarı geçti dedim...yevrum biz Ankari ulşamasakta siz bizden markalısınız diye söylüyom benden söylemesi diyom....

Fatimat  { 15 Nisan 2008, Salı }
Elbruz folklorik halk dansları markalaşmış yavrum.vallehi yavrum sen bizi cehil cühela bilsen de yevrum sen yavrum hani bir söz vardır yumurta kabuğundan çıkmıi kabunumu begenmemiş öyle olma yavrum Şu tüm Türkiye nahlet etti şu Aysun Kayacımıdır sen onun dğru söyledi mi dedin tamışke yavrum yapma biz hep aynıyız zanediyorduk ...ben senden cahilim ama kusuruma bakma ben okumamışım angaray bilmem tamışge sen yinede hep bir olalım de....

Barış CANDAN  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
UZINYEYLEDEN HAJMIRZE amca selamlar,

Senin bu güzel yorumundan sonra konuyla ilgili olarak sitede sayın Oğuz Berk tarafından bir yazı daha yayınlandı. Oğuz bey, bu yazısında anlamlı bir başlık kullanmış ve sormuş : ALT KATTAKİLER ÜST KATTAKİLERİ TAKMIYOR MU?

Ben de sizin yorumunuz ve Oğuz Bey'in sorusunu bir araya getirerek soruya cevap olabilecek başka bir soruyla konuyu biraz daha açmak istiyorum:HİÇ AYSUN KAYACI İLE DAĞDAKİ ÇOBANIN OYU BİR OLUR MU ?

Soruyla konunun bağlantısını birdenbire anlamayanlar için yorulmasınlar diye biraz daha açayım: HİÇ KÖYDEKİ VEYA TAŞRADAKİ ÇERKESLE ANKARADAKİ SOSYETE VE ENTELLEKTÜEL ÇERKES BİR OLUR MU ?
(Antiparantez mesela hiç UZINYEYLEDEKİ HAJMIRZE ile ANKARADEKİ HAJMIRZE bir olur mu ?)

UZINYEYLEDEN HAJMIRZE amca biliyorum sen aradaki bağlantıyı hemen şıp diye anlayıverdin ama
genel olarak hala bağlantı anlaşılmamışsa çok akıllı ve zeki okuyucularımızdan biraz daha yorum alalım zaten gerisi ortaya çıkacaktır. Ben de bağlantının geri kalanını müsadenle daha sonra açıklayayım. Saygılarımla...

Barış CANDAN

wakaje  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
Sayın Site Yöneticileri,
Bahse konu yazıyı beğenerek yayına koymuş olmanızdan anlaşıldığı üzere;
Yazıda varlığından söz edilen çerkes toplumunun sorunlarına ve çözümlerine! bakış açınız yazarla aynı paralelde ise,azınsanmayacak kadar okuyucu kitlesine sahip bir çerkes platformunun haline üzülmemek elde değil.
Bu bakış açısı problemleri tanımlayamamaktan öte,var olduğu düşünülen bu problemlerin çözümünde hiçbir elle tutulur faaliyet ve fayda gösterememek,aksine sadece klavye ile sanal kahramanlık yaparak gündem meşgul etmektir.
Örgütlerimizi eleştirebilmek için,örgüt bünyesinde çalışanlar kadar emek harcayarak ulusal kimliğimize faydalı olmamız gerekir.Eğer konumumuz bu tarife uygun ise söyleyecek söz yok.Aksine, yazı sahibine destek dışında.
Herkesin konumunu gözden geçirmesinde fayda var diye düşünüyorum.
Sitenin de yazının içeriğini desteklemekten ziyade,yazılanlara katılmasada ifade özgürlüğü çerçevesinde farklı görüşlere yer verme düşüncesi ile yayınladığını umuyorum.
Saygılar...

Yarmagül  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
vallahil azim beyler fkirler biraz birbirie mi karıştı ne bilmem,biraz edebiyatn ağırlığından anlaşılması zor gibi olmuş ne kadar zor olsada, inanın ben dernekte mernekte çalışmadım yanlız para problemi var mı yokmu o ayrı dava hele helede parada yokken içiliyorsa dahada vahim dava ,aslında şu bir gerçekki elin adamlarınıda sivl toplum kuruluşları var onlar hak arama doğrultusunda olsun kendilerin anlatmada olsun başarılı oluyor ama ben daha elin adamı gibi şu televizyonda kendini anlatan derneklermizi faaliyetimizi görmedim. horon tepen gibi.. Ben derimki gelin amaç eğlence olmasın eğlenceyi bile amaca dönüştürün biliyorsunuz daha kendimizi anlatamamışız bakın şu an haberlerde ne diyor küresel ısınmada dolayı,kapıda bekleyen açlık krizi bekliyormuş bir parça ekmek için insanlar bibirini öldürecekmiş şu an haberler böyle diyor dünyanın çeşitli yerlerinde ekmek kıtlığı başlamış benden söylemesi bugüne kadar şu önem verdiğimiz meseleyi halledememişiz saygılar ...

BEKALDIKO  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
Adnan bey çok güzel yazmışınız.Size katılmamak elde değil.Umarım bu yazıları dikkate alırlar dernek yöneticileri.Yakındıkları şeylerin sorumlularının kendileri olduğunu bir parça anlarlar.

Adnan  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
Sayın Vedat Meker beye,

Şu internet aleminde şöyle bir jargon gelişti: birileri kendilerini rahatsız eden bir yorumla karşılaştıkları zaman isminizi açıklayın, kim olduğunuzu bilelim edebiyatının arkasına saklanıyorlar. Arkadaşlar internet aleminin kendine has uygulamaları oluşmuştur, bir kere bunu kabul edin. Bazıları internet ortamlarında işine geldiği yerde nick kullanır işine gelmediği yerde açıkça isim ister. Bu tutarsızlıktır. İnternet sitelerinde nick kullanmak en doğal bir şeydir. Gerçek ismini kullanana da nick kullanana da herkes saygılı olmak zorunda. Yeterki hakaret olmasın.

Bu faslı geçtikten sonra gerçek ismini kullandığını söyleyen Vedat Meker beye birkaç sözüm olacak. Güya ironi yaparak konuyu hafifletmeye çalışmışsınız. Bu olay neresinden bakarsanız bir skandaldır. Kimse dernekte sular gibi içki akıtıldı falan demiyor, yok bir de bunu yapsaydınız. Birşeyin azlığı yada çokluğuyla savunma yapmayın.

Bir de bu siz bu işin neresindeysiniz savunması da artık bayıltıyor. Emin olun bu sitede yorum yazan hemşerilerimizin çoğu bir şekilde Kafkas derneklerinde görev almışlardır veya halen görevdedirler. Bu klasik şu anda biz yönetimdeyiz, istediğimizi yaparız, biz yaptık oldu anlayışıdır.

Ben kendi adıma Kafkas derneklerinde görev aldım ve halende bir dernekte görevim vardır. Sorun bu değil.

Yapılan güzel şeyleri elbette taktir etmek gerekiyor ve güzel şeyler her zaman taktir ediliyor. Örneğin Uzunyayla.com bunun en güzel uygulamalarını zaten sürekli gösteriyor.

Aydın olmak ve entellektül olmanın getirdiği birtakım sorumluluklar vardır. Hele hele Çerkes bir aydın ve entellektülelin daha fazla sorumlulukları vardır. Biz yönetimdeyiz kardeşim, hemide seçimle geldik, istediğimizi yaparız zihniyetini kimse savunamaz. Böyle bir zihniyetin Çerkes toplumunda zaten yeri yoktur.

İlgisi dolayısıyla Elbruz ekibinin feshedilmesi haberine gönderdiğim yorumu buraya tekrar yazıyorum. Çerkeslik kaygısı bulunan tüm hemşerilerize saygılarımla...



Beyler, dernekte içki içilmesini savunan beyler ? Siz ne yapmak istiyorsunuz ? Zaten bir avuç insanın elinde kalan derneklerimizi iyce marjinalleştirmek mi istiyorsunuz.
Birçok Kafkas derneğimizde bakın yönetici olacak insan bulunamıyor. Hep aynı isimler dönüyor dolaşıyor yönetime geliyor. Sorduğunuzda ne yapalım kardeşim yönetime girecek kimse bulamıyoruz, kimse aidat ödemiyor, dernek faliyetlerine kimse katılmıyor, dernek birkaç kişinin sırtında kaldı diye de dert yanıyorlar. Derneklerin niye bu hale geldiğini kimse sorgulamıyor. Ben de bazı dönemler dernek yöneticiliğinde bulundum. Ancak gördüm ki malesef derneklerimiz gerçekten de bir avuç toplumundan kopuk insanın elinde kalmış. Görünüşte derneklerimiz federasyonlarımız var görünüyor ve fakat rutinleşmiş birkaç faaliyetin dışında dişe dokunur hiçbir faaliyet yapılmaz hale gelmiş.

Hitap ettiği toplumunun değerlerinden uzak bir yönetim anlayışıyla olacak olan da zaten ancak budur.

Daha bir de dernekte içki içilmesini nasıl savunabiliyorsunuz, hayret doğrusu. Özel yaşam diye de savunamazsınız.

İçki özel yaşamın bir parçasıysa insanlar onu özel yaşamlarını icra ettikleri yerde içsinler. O zaman dernekler ve Federasyon olarak düğünlerde niçin içkiyi yasaklıyorsunuz.

İçkinin derneklerimize girmesi demek artık derneklerin tamamen fonksiyonunu yitireceği, bir kaç marjinal tipin kendisini tatmin ettiği yerler haline gelmesi demektir.

Durum bu kadar vahimdir. Tabi anlayana ve Çerkeslik kaygısı olana !

Vedat Meker  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
We Hajmırze,
Keşke yazdığı yazıyı gerçek isminle imzalasaydın da eleştirilenlerin belli olduğu yerde eleştirenin de belli olmasına müsaade etseydin. Her neyse, kadınlar gününde Ankara Derneğinde düzenlenen kokteylde, sokaktan toplanmış, bizim toplumumuzla uzaktan yakından ilişkisi olmayan, içip içip sapıtarak her an türlü ahlaksızlıklar yapması muhtemel bir guruba içki ikram edildiğini taaa Uzunyayla'dan sen de duymuşsun.

Zaten bu yönetim seçildiğinde benim içime de doğmuştu, böyle yapacakları. Niye mi? Çünkü o yönetime seçilenlerin hiçbiri BİZDEN değil. Uzaklardan duyduğum kadarıyla, Onlar, kutlamalar, anmalar, sergiler, toplantılar, gibi çeşitli bahanelerle Derneğe BİZDEN olmayan insanları topluyorlar. Kültürümüzü BİZDEN olmayan bu insanlarla paylaşıp, onlara hiç de lazım olmayan bilgiler veriyorlar. Hatta bununla da yetinmeyip Benim gibi, Senin gibi üye olmayanlardan toplanan aidatları, tüyü bitmemiş yetimin hakkını Kadınlar Günü gibi batıl bir günde, Kokteyl denen ne idüğü belirsiz kutlama şekilleriyle çarçur edip eritiyorlar. Duyduğum kadarıyla o gün içki su gibi akmış, Dernek binasını içini kaplayan bu pis kokudan folklorcu gençlerimiz zehirlenerek sarhoş olmuşlar ve programda olmasına rağmen gösteriyi de yapamamışlar. İyi de olmuş, bu içki denen melanetin kokteylde ne işi var? Adı üstünde “kokteyl”, ben daha bu yaşıma kadar bir kokteylde içki ikram edildiğini ilk kez görüyorum. Dedim ya adamlar BİZDEN değil ve akılları fikirleri bu tip etkinliklerle bizi yok etmekte.

Ben kendi adıma, derneklerden birine üye olmayı, şimdikilerin geldiği gibi değil, demokratik yoldan seçilerek yönetime girmeyi, BİZDEN olmayanlara dernek kapılarını kapatmayı, öyle kadınlar günü bilmem ne gibi lüzumsuz kutlamaları kaldırmayı 3-4 senedir düşünüyorum, Sana da tavsiye ederim. Hatta bırak dernekte içirmeyi evinde içki içeni derneğe sokmamayı bile düşünüyorum, bakarsın bu tip adamlar derneğe arka ceplerinde gizli gizli içki sokarlar da maazallah Çerkezliğimiz tümden elden gider.

Sen bu tanıtım konusunda da çok haklısın, buna da bir el atmamız lazım. Geçenlerde hep dernek, federasyon yönetimlerinde bulunmuş bir büyüğümüzle, kendimizi ifade etmekteki eksikliklerimizi konuşuyorduk. Öne sürdüğü bahanelerin hepsi para, alışmış ya bizlerden dünyanın parasını toplayıp derneklerde içkiye yatırmaya…

Ulusal düzeyde yayın yapan bir TV kanalı kurmak, Türk toplumunun en az yarısına ulaşan bir gazete çıkarmak bu kadar mı zor? Bunun edeceği topu topu 150-200 milyon Dolar civarı bir paradır ve bu da her derneğin kasasında gelecek yılın kadınlar günü kutlamalarında alınacak içkinin parası olarak duruyordur. Bunlar hep beraber oturmuş bizi uyutuyorlar, para yok da o kadar kitap basıyorlar, dergi çıkarıyorlar, kurslar verip toplantılar düzenliyor, dernek binalarının bir sürü masrafını karşılıyorlar, nerden geliyor bunlar?

“Büyük başlarımız ne yapıyor?” demişsin. İfade biraz amacını aşmış sanırım, Hajmırze. Gel biz onlara kızsak da büyüklerimiz diyelim. Bu büyüklerimizden biri bir tepki yazısı yazıp ispata davet etmiş, yaptığını yeterli sayarak. Halbuki o densizin dersini vermek için bu yeter mi? Yetmez!.. O büyüğümüz; bizim kendisini bulunduğu pozisyona seçmekle kendisine bizim adımıza açıklama yetkisi verdiğimizi zannetmiş, öyle hikâye yok. Böylesi önemli konularda herhangi bir adım atmadan önce bize tek tek arayıp danışması gerekir. Hadi bunu atlamış da girişimi de eksik kalmış. Bu büyüğümüz bence kolay olan yolu seçmiş. Hâlbuki bizlerin yüreğini soğutmak için;

1. Hemen Başbakanı arayıp Bakanlar Kurulunu toplatıp konunun ivedilikle ve bu seviyede görüşülmesini sağlayabilirdi,
2. Protestocu bir gurup oluşturup Ankara İstanbul otobanında özür dileninceye kadar eylem yaptırabilirdi,
3. Gönüllülerden bir tim kurup yayıncı kuruluşu yerle bir ettirir, o densiz adamın da bacaklarına iki mermi sıktırabilirdi,
4. Hadi hiçbirini yapamadı, Boğaz Köprüsüne çıkar o adam gelip özür dileyene kadar kameralar önünde atlama tehdidi savururdu. Ama maalesef büyüklerimizin, dernek ve federasyon yöneticilerimiz hepsi baştan beri söylediğim gibi günü kurtarıp kafayı çekmenin derdinde.

Bak Hajmırze, sonuç olarak, toplumuza ait bu kuruluşların yöneticileri, seçilerek göreve geldiklerine göre, seçilmelerine yetecek orandaki üye çoğunluğundan kabul görüyor demektir. Bu çoğunluğun kendisi gibi düşünmediği kanaatinde olanların çözümü, bu tarz kulaktan dolma sembolik eleştiri malzemeleriyle yıkmak olmamalıdır. Bunun yerine bu oluşumların içerisinde yer alarak demokratik haklarını kullanarak gördükleri yanlışlıklara bu platformda müdahale etmek, daha doğru bir hareket tarzıdır. Bence eleştiri hakkını; yapılanı, yapılmayanı veya yapılamayanı, eleştirdiğimiz insanlarla taraf veya muhalif olarak birlikte yaşayarak kazanırız. Büyük fedakârlıklar sergilediklerine inandığım ve enerjilerini hiçbir zaman kendimde göremediğim bu büyüklerimizin veya kardeşlerimizin emeklerinin yok edilmesine gönlüm razı gelmiyor. Lütfen herkes, önce kendisinin işin neresinde olduğunun muhasebesini yapsın, insaf ölçüleri çerçevesinde eleştiri yapmayı bilsin ve atılan her olumlu adımı takdir etme erdemini göstersin. Saygılarımla.

tlaps  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
Gülüyoruz ağlanacak halimize
Bir filozofun sözünü hatırladım bu yazıda
''Bir profesörün bir çobandan öğreneceği çok şey vardır''
diyor profesör.

Öğrenecğimiz çok şey var daha

Saygılarımla


Dilden  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
Eline ,koluna diline sağlık nediyeyim sözün bittiğiyerdir diyorum...ve hala gülmeye devam ediyorum.


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik