KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

ÇERKES TARİHİNİN KARA GÜNÜ

ÇERKES TARİHİNİN KARA GÜNÜ 


 


Mayıs ayından daha güzelini bulmak mümkün müydü. Çerkesler onun için “nagığa maze” diyorlar. Otların yeşerdiği, tabiatın güzelleştiği, süslendiği zaman demektir. Ancak o güzel(im) ayın 21 i, halkımızın karalar giyilesi kara günüdür. Çerkeslerin ülkesini yıkıma uğratan Rus-Kafkas savaşının bittiği yas günüdür.


Bu savaşla ilgili, insanlardan gizlene gelen birçok yazı/makale ortaya çıktı şu son dokuz -on yılda. Çerkes halkının o zaman maruz kaldığı o büyük acının/trajedinin gerçeklerinin tamamı binlerce kitaplarla bile tam olarak ifade edilemezdi herhalde. Yine de böyle kitapların var olması çok güzel. İnsanlar ola ki, bir vicdan muhasebesi yaparlarsa, Yeryüzünde vuku bulan en büyük zulüm ve haksızlıklar hakkında bir nedamet hissi duyacak olurlarsa, orada (o kitaplarda) halkımızın tarihi gerçekleri hakkında çok şey bulurlar.


Sadece bir tek örnek getirelim. Kudaş Vladimir’in yazdığına göre, General Glazenap’ın komuta ettiği çapulcuların sadece bir defalık baskınlarında yakıp-yıktıkları Çerkes yerleşim sayısı 80 nin üzerinde!.. Acımasızca öldürülenlerin içinde beli bükülmüş ihtiyarlar, henüz sütten kesilmemiş bebekler, tam evlilik çağındaki levent endamlı delikanlılar ve gelinlik çağındaki genç kızlar da mevcuttu. Hal böyle olunca, katil generalin komutasındaki bu çapulcuların o zaman yaktıklarının, katlettiklerinin sayısı sadece 80 köyden ibaret değil. Onlardan türemesi gereken yüz binlerce Çerkesin sayısını eksilttiler, kökümüzü kuruttular.


Kabardey’i bitirdikten sonra, soyu kurutulanlar, Karadeniz’in kıyısındaki cennet misali yerler, Psıj(Kuban), Labe ve Şhaguaşe (ırmaklarının) yakasında yurt tutmuş olan Kuban ötesi (Tlaxe) Adıgeleri dediğimiz Çerkeslerdir.


Gözleriniz yaşarmadan dinleyemezsiniz, o dönemde Çerkeslerin maruz kaldıkları haksızlıklar, karşılaştıkları yürek yakan zulümler hakkında anlatılanları. Bunun gerçek hikâyesini istiyorsan, politik kaygılarla yazılanları geç de, son yıllarda yazılan kitapları oku, eski ağıtlarımızı dinle. Temiz bir ruha/vicdana sahip olup ta, o acımasız savaşın yüreğini dağlamadığı ve vicdanını sızlatmadığı insan pek yoktur. Sözünü ettiğimiz ağıtları yakan isimsiz halk ozanlarımızdan tutun da, bütün dünyada şöhret sahibi büyük insanlara kadar.


Nefret edilen bir leke olarak kaldı tarihimizde,  o savaşta çakallık yapan Çarın kan içici generallerinin soyadları: Yermolov, Glazenap, Bulgakov, Tsitsiyanov, Gudoviç, Evdokimov, Zass, Velyaminov… Çoktu onların sayısı, suçsuz insanlarla, suçsuz halkları kana boyamak için gönderilen o yabaniler/vahşiler. Şunu da saklamamak lazım: çakallıkta onlardan geri kalmayan, mevki-makam ve servet için çok Çerkes canına kıyan, binlerce insanın ülkesini terk etmesinde katkısı olan bazı soydaşlarımızın olduğunu da. Er-geç tarih layıkıyla ortaya koyacaktır onların yaptığı haksızlıkların gerçeğini.


Çerkeslerin, gözyaşlarıyla sulanmış İstanbul yollarına dökülmesinin nedeni, halkın çekirdeğini oralarda korumak(neslini / soyunu muhafaza) içindir. Cehennem yolundan hiç de farklı değildi o (yol) halkımız için. Neden derseniz, çok, pek çok Çerkes, Karatenizdeki balıklara yem oldu, yüz binlere varan insanımızın mezar taşlarını savurdu dünyanın dört bir tarafına. Türkiye’de, Balkanlar’da, Arap ülkelerinde sahiplerini kimsenin bilemediği nice Çerkes mezar taşları mevcut...


“ Düşman için kara gün, bizim için iyi gün” dedikleri gibi olmadıysa da, yaşamak, gelişmek ve çoğalmak için can atan Çerkes halkı, bütünüyle yok olmuş değil… Şükür Allah’a ki, “Adıge misin?” -  “Adıgeyim” diye birbirine soran ve cevap verenlerimiz hala mevcut. Umudumuzu yitirmeyeceğimiz bir şekilde tekrar çoğalıyoruz. Bu bilinçle hareket edip, başkalarının el yordamıyla kalkmaya umut bağlamadan, her Çerkes kendi ayakları üstünde durma çabası içinde yaşarsak, bütünleşmiş/kenetlenmiş bir ulus olacağımıza hiç kuşku yok. Bize bu işte yardımcı olması için Allah’a yalvararak diyoruz ki: yolun açık olsun, benim can halkım! Bütün ulus olarak göreceğimiz felaket bununla bitmiş olsun inşallah.                                                                                                                    

                                         UTIJ Boris 


 


                                        Oşhamaho–2, Mart 2004                    


                                        Çeviren: Erdal ÖZDEN

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» ANA DİL
» BERKOK PAŞA VE '' KURTULUŞ YOLU ''
» BİR ERKEĞİN ÇEÇEN OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR !
» BİZ RUSYA'YA KENDİ İSTEĞİMİZLE KATILMADIK
» Çerkes Asıllı Türk
» ÇERKES BİLİM DİLİ
» ÇERKES KONGRESİ'NE DESTEK VERİLSİN
» ÇERKES TARİHİNİN KARA GÜNÜ
» ÇERKES TARİHİNİN PRENSLER DÖNEMİ
» ÇERKESCE'DE DİNİ EDEBİYAT
» DİN-DÜNYA-DEVLET
» EDEBİYATIMIZIN YENİ SORUNLARI
» GÜZEL HABER
» HAKEMLİK
» HAYRET ! NİHAYET...
» KAFKASYA HAKAN ALBAYRAK'TAN SORULSA YA!
» KANOKO KABARDEY'İN ŞANSI
» KANOKO KABARDEY'İN ŞANSI
» MISIR FİRAVUNU II. RAMSES'İ YENEN ÇERKESLER
» NALÇİK CADDESİ'NİN IŞIKLARI
» NALÇİK SEYEHATİ
» NE ÖLGÜN BİR ÜMMET OLDUK ALLAHIM !
» NEREDEN NEREYE
» SAHİPSİZ HALK
» TEK ADAMIN BAŞARISI
» ULUSUMUZUN BAŞI SAĞOLSUN
» VEBADAN KURTULUP SELE KAPILMAK
» YEDİ AY SAVAŞLARI (MEZİBL ZAWE)

YORUMLAR

goksun adigesi  { 16 Temmuz 2008, Çarşamba }
allah razı olsun bunu kim yazdıysa sizler oldukça adigeler yaşar dünyanın en değerli milletiyiz lütfen oturup bi düşünelim yozlaşıyoruz...!neden?gençlerimizin 10 kişiden biri anca adigebze biliyor... ailelere sesleniyorum!

Filiz KAYA(Eviren)  { 29 Mayıs 2008, Perşembe }
Allah bir daha o günleri yaşatmasın.Fakat yok olmak için sadece soykırıma gerek yok.Yok oluyoruz..tabiri caiz ise dıgowre dogodıj.Lütfen Çerkez gençleri;evlilik yaparken seçiminizi yok olmanın eşiğindeki halkını düşünerek yapın.Çerkez ile evlenin.Evet kafatasçıyım. buna mecburuz....saygılar sunuyorum UTIJ BORİS

adnan soycan  { 27 Mayıs 2008, Salı }
Erdal Özden beyin bu güzel tercümeleri için teşekkür diyoruz. Gerçekten de çok faydalı oluyor, devamını bekliyoruz.

Bu çeviriyi de ilgiyle okuduk. 21 Mayıslarda hep elem vardır, keder vardır, hüzün vardır. Ancak bu yazı ile ilk defa içimize bir umut doğdu. Evet doğru durumumuz çokta kötü değil, umudumuzu yitirmeyelim.

Teşekkürler UTIJ Boris, teşekkürler Erdal Özden...





ender çelik  { 22 Mayıs 2008, Perşembe }
bu kadar vahşet ve dramdan bahsediyoruz da şu 450. yıl kutlamalarını yapanlar kimlerdir.bunca yıldır gönüllü birlikteliğimiz vardı da benim anadolu'da ne işim var? 450 yıl önce gönüllü birliktelik kurmuşsak 144 yıl önce can yoldaş rus çarlığı bizi neden ya sibirya'ya ya da Osmanlı'ya sürgüne zorladı? Eğer mevcut rusya rejimi buna zorluyorsa bunu yine de bize matah bir şeymiş gibi internet ve basın ortamlarında sunmasınlar.Bu halkımıza yapılan en büyük ayıp ve haksızlıktır.

kafkas  { 20 Mayıs 2008, Salı }
teşkler umudumuzu gerçekten yitirmemeliyiz ve çaba göstermeliyiz. bir daha bu dramı yaşamamak için..Allah biir daha bu millete böyle acı yaşatmasın..ve daha acısı bu acıyı yaşatanlara kendi ellerimizle teslim olmaktan veya onlara benzemekten bizi uzak tutsun... ne kadar zorlansak da bize düşen şerefimizle mücadele etmek ve şerefimizle ölmektir.

Bıcra Saim  { 20 Mayıs 2008, Salı }
Dedelerimiz nesli münkariz olmamak ve onurlarını ayak altına vermemek için cennet vatanlarını terk ettiler... 21 Mayıs 1864 itibariyle: Sürgün ve Soy kırımın 144 düncü yas gününü anıyoruz ama, bu kadar yıldır halen soy kırım bitmediki!... Küçük Rus Çarlığı olmak isteyen Gürcistan Yönetimi Kafkaslar da, Osetya ile Abhazya da devam ettirmek istiyor...

K.Kafkasyalılar Ruslar la asırları aşan mücadelesin de, Gürcüler de 09 Temmuz1810 yılında Rusların safında yer almış ve Sohum ile çevresini, 1811 yılında da Anapa, Tsamez, Kağra, Bicunda’yı işgal ederek Rusların Kafkasya’yı güneyden de kuşatmasına, tazyik etmesine yardımcı olmuşlardır. K.Kafkasyalıların 297 Yıl süren Ruslarla mücadelesi: XVI. Asırda Hazar Denizi kıyısında başlamış, XIX. Asırda kadınlarında katıldığı ve kalan çocukların birbirne bağlanarak Ruslar tarafından topcu hedefi yapıldığı son Hodz - Ahcips direnişinden sonra Çarlığın Kafkasya'nın düştüğünü kabül ettiği: 21 Mayıs 1864 tarihi her ne kadar yas günü kabül edilerek, sürgün ve soy kırım anlamında her yıl anılıyorsa da, Kafkasya da ki sancılar bir türlü dinmek bilmiyor ki!...

Sovyet Sisteminin oluşmasından sonra da Stalin’le başlayan, Beria marifetiyle sürdürülen: Osetler le Abhaz’ları eritme ve yok etme politikaları, Gamsahurdia yönetimine kadar, yani Şevardnadzenin onu alaşağı edip, (gerçekte yok saydığı) Abhaz halkını tamamen ortadan kaldırmak için, yalan gerekçelerle (14 Ağustos 1992) Abhaz Otonom Cumhuriyetine saldırması ile yaşanan acıların, onca can ve mal kaybının, dökülen kanların, Rus Çarlığı’nın Kafkaslılara reva gördüğü ve uyguladığı mezalimden ne farkı var?...

Bundan 15 yıl önce hem Gürcü, hem Abhaz ve hem de çevredeki kardeş halkların yaşadığı acılar, hem insanlığa hem de bu medeni çağa yakışmıyor! Özellikle teknolojinin ve harp sanayiinin ürkütücü boyutlara ulaştığı bu dönemde ve fakat savaşın çözüm olmadığı, Irak ve Afganistan olaylarından da anlaşılmalıdır... Dolaysıyla Sn. Mihail Şaakaşvili'nin fazla güvenilir ve samimi görünmeyen eğilimlerinin Şevardnadze vari bir tutuma dönüşmemesi hailsane temennimizdir. Yaşanan onca elim olaylar göz önüne alınarak Gürcü halkı buna ve yeni bir maceraya izin vermemelidir.

Kafkasya coğrafyasın da her halk kendi toprağının adıyla anılmaktadır... Gürcüler de kendi adlarıyla bilinen topraklar üzerinde ve nufusu en fazla olan bir ülke olarak yaşamaktadır. Dolayısıyla büyüklüğe ve erdemliliğe yakışan, komşularının varlığına tahammül göstermek ve saygılı olmak, onlarla iyi ilişkiler içinde bulunmak değilmidir? Neden Küçük Rus Çarlığı olmaya heves duyulsun?...

Geçmişte yaşanan yanlışların tekrarlanma-ması, bütün dünya ülkeleri ve insanlarının barış içinde birbirlerine anlayışla davranacağı, huzur ve mutluluk içinde doyasıya, insanlığa yakışır biçimde yaşamaları dileğiyle Selam ve Saygılar sunuyorum.



YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
Kendi Yolunu Tıkamak
Güzel Şeyler De Var
Mısır Firavunu Iı. Ramses'i Yenen Çerkesler
Dönme Dolap
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kim ,kimden Ne Kadar Büyük ?
Adıgaghe'da (çerkeslik'te) İnsan Ve Sosyal Hayat
Yalnızlık
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Ben Yoksam Kimse Yoktur
Incil Allah'ın Sözü'dür!!
Rıdvan Özden Cinayeti Kimin İşine Yarar?
Türkiye Üzerine Düşünceler
Erkekler Komisyonu Niçin Kurulmuyor ?
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik