KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

TÜRKİYENİN VE TÜRK HALKININ ÇIKMAZI


09-06-2008

Eminim ki, çoğu zaman olduğu gibi son günlerde de her Türk vatandaşı Türkiye’nin gidişatından endişeli ve yöneticilerinden de şikâyetçidir.

             X Partisi iktidara gelirse Y,Z.. Partileri, Y Partisi iktidara gelirse de diğer partiler her zaman Türkiye’nin iyi yönetilmediğini iddia ede gelmişlerdir. Bizler de, istisnalar dışında sade vatandaşlar olarak aşağı yukarı oy verdiğimiz partilerin görüşlerine göre yönetime olumlu ya da olumsuz bakmışızdır çoğunlukla. Şimdi de aynı mecraya doğru sürüklenmekte ve kutuplaşmalara doğru hızla kaydırılmaktayız maalesef.


            Siyasi Partilerimiz bir yana; vatandaş olarak bizi endişelendiren, tedirgin eden, güvenimizi sarsan; parti yöneticilerinin ve bazı kurumlarımızın üst kademe yöneticilerinin “Dün ak dediklerine bu gün kara, bu gün kara dediklerine yarın ak demeleri”; vatandaşın derdiyle dertlenmek yerine kendi âli menfaatlerini ne yapıp edip koruma, hatta yedi sülalelerini devlet imkânlarıyla ihya etme gayreti içerisinde olmalarının yanı sıra vatandaşın dini, ahlâki ve manevi değerlerinin giderek aşındırılmasına seyirci kalmaları; ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal bakımından bir kargaşaya sürüklenmesini umursamadan birbirlerine laf yetiştirmeye çalışmalarıdır. (Bu sözüm tabii ki herkese değil sadece muhataplarınadır. Liyakatli, dürüst, konuşacağı ve susacağı yeri bilen siyasetçi, yönetici ve bürokratlarımızı bundan tenzih ederim.)


            İnanın, sade vatandaşlar olarak bizler; “Bir lokma bir hırkaya razıyız.” Yeter ki birlik ve beraberliğimizi bozucu, bizi tedirgin edici söylem, davranış ve tutumlardan uzak durulsun; bilerek ya da bilmeyerek yurdumuzun kalkınmasının önüne takoz konulmasın, alınacak kararlarda Türkiye’nin ve Türk Halkının menfaatleri gözetilsin. Yeter ki yöneticilerimiz birbirleriyle itişip kakışmasın; vatandaşlar arasına nifak tohumları ekilmesine engel olunsun. Sade olmayan, “Rabbena hep bana!“ diyen vatandaşlarımıza da bir diyeceğim yoktur. Onların da gözünü toprak doyursun!


            Şaşmamak mümkün değil şu halimize: Dün birbirinin kanını emmeye çalışanlar (Almanya, Fransa, İngiltere…) bu gün yan yana, kol kola dayanışma içerisine girmişlerken, daha dün omuz omuza aynı cephede canlarını birbirine siper eden Türk Halkı’nın (Türkü, Kürdü, Çerkesi, Lazı, Gürcüsü, Arnavutu, Boşnağı… ile), Osmanlı’nın torunları arasında nifak tohumları kol geziyor ve birileri birilerinin varlığından rahatsızlık duyuyor. “Ya sev, ya terk et” ve benzeri sloganlarla vatanseverlik yaptıklarını zannedenler var maalesef. Bu ülkeyi sevmeyen zaten çeker gider, hey mübarek! Sen kime atıyorsun bu tahrik edici sloganları bre akılsız? Seninle aynı şekilde düşünmeyenleri, “vatanı sevmeyenler veya vatan haini” ilan etme hakkını nereden alıyorsun? “Falanlar haindir, feşmekânlar daha çok haindir” türünden makaleler, programlar, röportajlar yayınlanıyor. Bir yanda Avrupa ve Dünya ile bütünleşme çabası içerisinde olacaksın, diğer taraftan kendi içinde bölücülük yapacaksın. Kendi içimizde bütünleşmemiz Avrupa ve Dünya ile bütünleşmekten daha önemsiz midir Allah aşkına?


            Daha da önemlisi; Yasama, Yürütme, Yargı ve diğer kurumlarımız sanki biri birinin hasmı, rakibi. Her biri diğerini anlamamak için adeta inat ediyor. “Kuvvetler ayrılığı prensibi” kurumlar arası didişmek, itişmek, çekişmek, vatandaşı tedirgin etmek midir  yani? Parti Başkanlarımızın da maşallahı var dersin; sanki ayrı ayrı düşman ordularının başkomutanlarıymışçasına birbirlerine diş biliyorlar, kılıçlar çekilmeye hazır; üçü bir araya gelip samimiyetle birbirlerinin yüzüne bakıp el sıkışamıyorlar. Bir ülke için bundan daha acı bir tablo olabilir mi? Düşmana ne gerek; büyüklerimiz, siyasetçilerimiz ve yöneticilerimiz böyle olduktan sonra!..


            Bu acı tablonun değiştirilmesi için başta her kademedeki yöneticilerimiz ve bilim adamlarımız olmak üzere hepimize görev düşüyor dostlar. Gelin kardeş olalım. Zaten kardeşiz de, yeniden kardeşliğimizi tazeleyelim, kucaklaşalım. Birbirimizin kusurlarıyla, yanlışlarıyla uğraşacağımıza kendi kusurlarımızı düzeltmeye çalışalım. Muhataplarımızın iyi ve güzel taraflarını öne çıkaralım. Oturup konuşalım, konuşurken de birbirimizi dinleyelim ve anlayalım. Bu ülkenin imkânları ve zenginlikleri hepimize yeter de artar bile. Yeter ki biz “Hakka ram alalım” ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”, “Adalet mülkün temelidir” öz deyişleri doğrultusunda davranmayı bilelim.


            Bana göre Türkiye’nin çıkmazlarının temel sebeplerini şöyle sıralamak mümkündür:


            Ailede, mahallede, iş yerinde ve kurumlar arası ilişkilerde birbirimizle usulünce konuşmayı becerememek; birbirimizle konuştuğumuzda dahi, kibir ve gururumuzdan dolayı doğru dürüst anlatmamak ve anlamamak; varlıklarımızı ve zenginliklerimizi hakkaniyetle paylaşamamak; menfaatlerimiz çatıştığı anda karşılıklı olarak fedakârlık yapamamak; birbirimizin özgürlük alanını kuşatma altına almaya kalkışmak ve birçoğumuzun diğer herkesten daha vatansever olma hastalığına yakalanmış olmamızdır.


            Bu yanlışlıklardan kurtulabilmemiz için her birimiz; “Hiç kimse benden daha vatansever değildir,” derken aynı zamanda da; “Ben herkesten daha fazla vatanseverim” ayaklarına yatmamalı, bu ayaklara yatanlara da pirim vermemeli ve birilerinin bir başkalarını vatan haini olarak görme ve gösterme oyunlarına da gelmemeliyiz.


            Hasbelkader hepimiz; en üst kademeden, sıradan her vatandaşa kadar bu “Türkiye Gemisi”nin yolcuları olduğumuzu, kimimizin bu geminin kaptanı kimimizin de tayfası olduğumuzu asla unutmamalıyız. Yüce Yaratan bizi “Anadolu Bahçesi”nde rengarenk çiçekler gibi bir araya getirmiş. Ne kadar da güzeliz farkında olabilirsek farklılıklarımızın güzelliğine. “O, mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler” kabilinden yaşamamalıyız artık; güzelliklerimizin ve farklılıklarımızın farkına varabilmeliyiz.


             Hiç kimse kendi ırkını, rengini, ana-babasını, doğacağı ülkeyi, cinsiyetini, zekâsını ve diğer pek çok özelliklerini belirleme iradesine sahip kılınmamıştır. Bundan dolayı bu ülke; burada doğan, büyüyen, yaşayan, bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin ortak kutsal değeridir ve hepimizindir. Bu vatan üzerinde hiçbir kimsenin diğerinden daha çok hak iddia etme hakkı yoktur ve olamaz. Ancak, yaptığı yararlı ve güzel hizmetlerin karşılığını alma hakkına sahiptir. Bu gün yönetim kademesinde birileri olur yarın da bir başkaları. Buna hiç kimsenin tahammülsüzlük gösterme lüksünün de olmaması gerek. Demokrasilerin ve Cumhuriyet Yönetimlerinin de gereği bu değil midir zaten? Dolayısıyla birbirimize tahammül etmeyi ve birbirimize güzel bakmayı öğrenelim, konuşup anlaşabilelim. Birbirimizin kıymetini bilelim, başkalarının temel hak ve özgürlüklerine kendimize göre sınır koymayalım, yeri geldiğinde de fedakârlık yapmayı bilelim. İnanıyorum ki bunu başarabilirsek çözülmeyen hiçbir problemimiz kalmayacaktır. Bu manada ne güzel de söylemiş erenler:


             “Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen de güzel işler yapar.”


             Gelin birbirimize güzel bakalım,  birbirimiz hakkında güzel düşünelim.


            Güzellik, iyilik, mutluluk ve başarılarla dolu bir Türkiye’de hep birlikte kardeşçe yaşamak ümit ve dileklerimle.


 

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» "BEN!.."DEDİKÇE KAYBEDENLER
» ADIYAĞA EVRENSEL DEĞERLER SİSTEMİ
» ANNE OLMAK
» BABA OLMAK
» BİR ÇOCUĞUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ VE HAL-İ PÜR MELALİMİZ
» ÇERKES TOPLUMUNUN "ÖNDER" SORUNU
» DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
» DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞEN RUS-ÇERKES DOSTLUĞU VE BUGÜN
» GARİP BİR ÜLKE MASALI
» HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAZAR, SÖYLER(!)
» İNSAN OLMAK
» KADINLARIMIZIN KADRİNİ BİLMEK
» KAYSERİ KAFKAS DERNEKLERİ KIŞ UYKUSUNA MI YATTI?
» MUTLULUĞUN KAYNAĞI HAYATI DOĞRU OKUMAKTIR (*)
» OKULLAR AÇILIRKEN ANNE BABALARIN DİKKATİNE!
» ÖZGÜRLÜĞE AÇILAN PENCERE
» SEVMEYİ BİLMEK (2)
» SEVMEYİ BİLMEK ( I.)
» SOSYAL HAYATIN İÇ KURDU - KİBİR
» ŞAMİL TAYYAR'A SORUYORUM: YANLIŞ KONUŞAN DOĞRU ANLAŞILIR MI?
» TÜRKİYENİN VE TÜRK HALKININ ÇIKMAZI
» VATANDAŞ OLMAK
» YALAN ÜZERİNE TARİH YAZILMAZ !..
» ZAMAN GAZETESİNE KINAMA
» ZAMANI GELİNCE EVLENMEK

YORUMLAR

Nursu  { 09 Haziran 2008, Pazartesi }
Birlik ve bütünlüğün millet, olarak nasıl olmamız gerektiği, doğrultuda yaptığınız o güzel lisanla ifadelerinize,o güzel mesajlara ilave yoruma gerek yok. Siz gerekenleri o kadar güzel anlatmışsınız ki !sözün bittiği yerdir diyorum..Sonsuz saygılar..


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Bakışları Mülteci
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik