KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

THE GUARDIAN; ÇEÇENİSTAN'DA OYUN BİTTİ, PUTİN KAZANDI

Çeçenya’da oyun bitti, Putin kazandı

 
03/10/2008


Jonathan Steele


İşgalci, etnik topluluğun çoğunluğunun desteklediği bir isyanı nadiren mağlup edebilir. Fakat beğenin veya beğenmeyin, Putin Çeçenya’daki savaşı kazandı. Putin uzun süreli bir oyun oynadı ve kalan birkaç muhalif gruptan biri bile direnişin en azından bu kuşak için bittiğini kabul ediyor


Spiral hareketi yok. Çeçenya’yla ilgili ilk sürpriz bu. Bugün Bağdat’ta veya Sovyet işgali sırasında Kâbil’de olduğu gibi, uçaklar yerden ateş açılması tehlikesine karşı havaalanına yüksek irtifadan yaklaşıp bir kanatlarını eğerek ani ve korkutucu bir spiral hareketiyle alçalmıyorlar. Grozni’de ormanların ve köylerin üzerinde ferah feza süzülüyorlar, belli ki direniş savaşçılarının pusuda beklemediğinden eminler.
İkinci süpriz, Çeçen başkentindeki yeniden inşanın boyutu. Beş yıl önce Grozni’yi ziyaret ettiğimde hâlâ enkaz halindeki Dresden veya Hiroşima’yı andırıyordu, yıkılmadık sokağı kalmamıştı. Şimdiyse ana caddelerin iki yanında apartman daireleri, dükkânlar ve kafeteryalardan menkul dokuz katlı binalar uzanıyor. Kentin ana meydanında işçiler,
Avrupa’nın en büyük camisi olarak nitelenen yapının son tuğlalarını yerleştiriyor; İstanbul’daki Sultanahmet Camii’nin bir kopyası olan caminin masrafı Türkiye tarafından karşılanıyor ve inşaatın büyük bölümünde Türk mühendisler çalışıyor.


Korkunç bir insani bedel ödendi
Çıplak arazileri, yıkılmış binaları ve arkasında büyük acılar bırakan bomba kraterlerini gözlerden gizlemek için dikilmiş yüksek beyaz beton duvarlar yeni apartmanları birbirine bağlıyor. Fakat yeniden inşa gayretinin ölçeği ve hızı çarpıcı, Kremlin’in petrol gelirlerinden önemli bir kısmını Çeçenya’nın ‘normalleştirilmesine’ harcama kararlılığının açık göstergesi. Rus birliklerinin ikinci Çeçen savaşında Grozni’yi ele geçirmesinin üzerinden
dokuz yıl geçti ve ancak Moskova’nın halihazırdaki gözdesi Ramazan Kadirov’un başkan olmasının ardından ciddi miktarlarda para aktarılmaya başlandı.
Yeni olan bir başka husus da Rus ordusunun ve içişleri bakanlığı birliklerinin caddelerden kaybolması; ABD’nin de Bağdat’ta taklit etmeye başladığı daha az görünür olma stratejisi bu. Rusların havaalanının ve Grozni’nin kenar mahallerininin yakınındaki üsleri ve
kışlaları yerli yerinde duruyor, fakat güvenlik görevini Kadirov’un Çeçen güçleri yürütüyor. Vaktiyle Rus kontrol noktalarından geçilmeyen otoyollar açık ve devriyeler de yok.
Beğenin veya beğenmeyin, Rusya bu savaşı kazandı. İşgalcinin etnik topluluğun çoğunluğunca desteklenen milliyetçi bir isyanı mağlup etmesi nadir bir olaydır. Dramatik başarısızlık örnekleri olarak Vietnam ve Cezayir’i hatırlayın. Britanya’nın askeri akademilerde ders niteliğinde bir başarı olarak öğretilen Malaya’daki performansı, Çin azınlıktan gelme direnişçilerden kaynaklanıyordu.
Birçok gözlemci gibi, ben de Rusya’nın bu noktaya ulaşacağını hiç sanmıyordum; bilhassa da birinci Çeçen savaşında kazandığı açık zaferin, gerillaların Grozni’ye sızıp kitlesel bir ayaklanma başlatmasıyla bir gecede suya düşmesinden sonra. Fakat Putin Yeltsin’e benzemiyor. Uzun zamana yayılan bir oyun oynadı ve kalan birkaç muhalefet grubundan birinin sözcüsüyle konuştuğumda, o bile savaşın en azından bu kuşak için sona
erdiğini kabul ediyordu. “Şu an birleşik bir direniş zemini yok ve 2. Dünya Savaşı sonrası Ukrayna’da baş gösteren ‘Orman Kardeşleri’ gibi tahakkümcü bir direniş istemiyoruz” diyor bir diğeri, savaş sonrası 10 yıl boyu Sovyet iktidarına karşı savaşan milliyetçi çetelere atıfta bulunarak.
Rusya’nın Çeçen başarısı korkunç bir insani bedel karşılığında geldi; muazzam ateş gücü, direnişçi olduğundan kuşku duyulanların işkenceden geçirilmesi, gerilla liderlerine yönelik hedefli suikastlar ve para ve af önerisiyle yapılan kurnaz manipülasyonlar... Moskova ayrıca Çeçen ulusal hareketi içindeki bölünmeleri kullanıp derinleştirdi. Ramzan Kadirov’un babası, birinci Çeçen savaşında Ruslara karşı savaşmış ılımlı bir İslamcı, fakat 2000’de direniş içindeki laiklere karşı güç kazanan Vahabizme karşı çıkarak saf değiştirdi.
Ramzan’ın (herkes onu ilk ismiyle anıyor) resimleri Grozni’nin dört bir köşesindeki kamu binalarının duvarlarını süslüyor. “Halka hizmet mutluluktur” diye yazıyor, Saddam Hüseyin’inkilerle yarışacak kadar büyük olan ve havaaalanı terminalinde asılı duran bir resimde.
Gudermes yakınlarındaki karargâhında yapay bir göl, Disneyworld tarzında cam elyafı bir dağ ve panterlerle leoparlar var; Ramzan zorlu bir günün sonunda onları seyretmenin kendisini rahatlattığını söylüyor. Fakat sivilce bozuğu yüzü ve seyrelmiş kızıl saçlarıyla 30 yaşındaki başkan beklenmedik ölçüde yumuşak bir izlenim veriyor. Etrafı silahlı muhafızlarla çevrili siyah gözlüklü ve çalımlı bir diktatör yok ortada, ama karşıtları kimsenin eleştiri getirmeye cesaret edemediği bir korku atmosferi yarattığını anlatıyor.


Kremlin’i öve öve bitiremiyor
Öte yandan Kadirov’un ileri geri konuşmaktan pek çekinmediği de ortada. Beslan’daki okul baskınını planlayan Şamil Basayev’den bahis açılınca, bir keresinde onunla aynı odada bulunduğunu ve bir fırsatçı olduğunu hemen anladığını söylüyor. “Öldürüldüğünü öğrenince sevindim, fakat sonra üzüldüm çünkü onu kendi ellerimle öldürmek istiyordum,” diyor gayet ciddi bir yüz ifadesiyle.
En büyük ironi Kadirov’un Rusya’yı öve öve bitirememesi. 19. asırdaki Çarist müdahalelerden beri Kafkaslar’daki hiçbir halk Ruslara karşı Çeçenler kadar sert savaşmadı veya kayıp vermedi. Ancak şimdi Çeçen başkanı, Rusların yanında Güney Osetya’ya Çeçen askerleri göndermekle böbürleniyor. “Çeçenler hiçbir zaman ayrı bir devlet istemedi. Rusya Federasyonu içinde kalacağımızı gösterdik” diyor.
Bazıları Kadirov’un gizli bir planı olabileceğini, gelen parayla güçlerini silahlandırıp eğitir eğitmez ve ülkesini yeniden inşa eder etmez Ruslardan çekip gitmelerini isteyeceğini söylüyor. Karşıtlarıysa buna gülüyor, Kadirov’un Kremlin’e göbekten bağlı olduğunu ve Moskova’nın elinde gerekirse onun yerine geçireceği başka Çeçenler olduğunu belirtiyor.


Diaspora döner mi?
Peki bu manzara karşısında Çeçen bağımsızlığı hayalleri nerede kalıyor?
Hayallerin dondurulduğunu fakat terk edilmediğini söylüyor milliyetçi sürgünler; ithal edilen Vahabizm’den daima en az Kremlin kadar rahatsız olduklarını belirtiyorlar. İyimser olmak için iki gerekçe öne sürüyorlar. Yeltsin’in bombardımanı, ardından Putin’in savaşı, Rusya’nın büyük sivil nüfusunu Çeçenya’ya kaçmaya mecbur bırakmıştı. “Yerleşimciler gitti. Onlar artık sadece işgalci” diyor biri. Sonra yeni bir diasporanın varlığından söz ediyor. “Allah’a şükür ki Arap ülkeleri Çeçenleri hiçbir zaman mülteci olarak almadı. İslami etkiden uzaklar. Çeçenlerin hepsi Batı’ya, bilhassa da Avrupa’ya gitti. Eğitim görüyorlar ve günün birinde dönmeye hazır olacaklar” diye de ekliyor.
Tesadüfe bakınız ki, konuştuğum sürgünün sözünü ettiği ikinci noktayı, görüşmemizde Kadirov da dile getirdi.
Liderleri Moskova’yla bu kadar içli dışlı oldukça, diasporanın dönüp dönmeyeceğini zaman gösterecek. (30 Eylül 2008)

 

RADİKAL

YORUMLAR

Nursu  { 14 Ekim 2008, Salı }
Allah aklın hakim olduğu aklı selim barışı tesis edecek gerçekleri geçte olsa görecek parça parça olmuş grupların aklını başına getirsin vahhabizmindekilerinde bu savaşın seyri ve insanlarına verdiği zararvekullanıldıklarının farkına vardısın.

WOTEY WUMAR  { 14 Ekim 2008, Salı }
Bukemediğin bilegi opmek diye bir geleneğimiz olsada keşke bu yenilgiyi kabul edebilsek Ama Karşıda eli opulecek yiğit bir düşman yok malesef. Herşeyi meşru sayan katliamcı, suikastci bir düşman ve satılmış bir sürü hainler ... diğer yanda ise kabul etsekte etmesekte ABD gudumlu Vahhabi terorizmi cecen direnisinin icine bir eşkilde sızmış ve davayı kirletiyor ve ABD nin bolgedeki kartı olarak bulunuyor ... Tum bunlar yetmez gibi onlarca farklı çeçen gurup oluşmuş... önce kuzey kafkasyalıları bolduler ve çeçenleri kendi başlarına bıraktılar sonrada liderleri suikastler ile şehid edip guruplara bolduler sonrada dunyanın sesiz bakışları altında binlerce insan katledildi şehirler yerle bir edildi ve şimdi ise bu manzara... Anlaşmakmı direnişe devam etmekmi? Durumu bizim burada rahat koltuklarımızdan izlediğimiz gibi ak ve kara değil bir sürü griler var... Bu düşmanla anlaşmak çok zor zira tek yanlı dayatıyor herşeyi ve diğer yandan 20 yıla yaklaşan bir mucadele, halkın yarısı ya imahada ya sürgünde bölünmüş çatışan bir halk ki bu halkı düşünüp Imam Şamil Teslim olmak ile nasıl küçülmedi ise küçülmeyeceklerine inandığımız şanlı direniş... Çok Zor bir yol ayrımı ve Allah Kahraman Çeçen halkına yardım etsin. Savaşın sonucu ne olursa olsun onlar Kuzey kafkasyada bazı unutulmuş halkları dünyaya hatırlattılar ve tum kusey kafkasya adına çok büyük bedeller odediler ve tum kuzey kafkasyalılar onlara çok şey borçlular Allah hepsinden Razı olsun

Çilem  { 12 Ekim 2008, Pazar }
Sayın Tley, dedikleriniz doğru inşallah Çeçenistandaki tüm beyinsiz hareket edegelenler bütün yanlış giden gidişatın farkına varırda aralarında birlik veberaberliği sağlarlar.

TLEY  { 08 Ekim 2008, Çarşamba }
RF'nin Çeçenya'yı elinden bırakmayacağı taa başından belli bir nokta idi. Vatanları için savaşan ve Şehit düşen insanların ruhları şaad olsun.

Yapılması gereken ve hatta gecikmiş bir süreçte sayılır!! Gelecekte Tıpkı SSCB'nin dağılması gibi bir çözünme süreci yaşanacaktır. Er yada geç!! İşte bu sürece hazır olmak için Tüm Kuzey Kafkasya'nın çok iyi bir hazırlık yapması gereklidir. Diaspora'nın da bu çalışmalarda üzerine düşen görevi yerine getirmesi şarttır.
Umarım Çeçenya'da başka silahlar ateşlenmez ve başka insanlar ölmez. Umarım bir takım akımların etkisinde kalıp hataya düşmezler. Çeçenya'nın yapması gereken, hazır petrol gelirinin büyük kısmı Çeçenya'ya bırakılıyorken bunu en iyi şekilde ekonomik, siyasi, eğitim. askeri, turizm vs. alanlarda kullanarak hızlı bir atılıma geçmesi. Gelecekte ortaya çıkacak fırsatları değerlendirmenin en kısa ve kolay yolu bu... İnsan yetiştirmek ama her alanda....
Allah Yardımcıları Olsun...


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Nefo'nun Ayakkabıları
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik