KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

DÜNDEN BU GÜNE DÖNÜŞ - 2

 


ERGUN YILDIZ

29 Eylül 2008


 

Yeniden Merhaba,


Bir önceki “dönüş nedir” konulu yazımda, kısa başlıklar halinde Çerkeslerin anayurduna dönüşünün ne anlama geldiğini kendi anladığım biçimi ile sizlere aktarmaya çalışmıştım.


Devamında bu meseledeki başarısızlığımızın nedenlerini sorgulamak,sorunları işaret etmek ve çözümünü tartışmak,ne yapılabileceği konusunda bir zihin jimnastiği yapmaktı amacım.


Fakat ilk yazının sonrasında,yorumlar bölümüne bir kısım insanın yazdıklarını okudukça açıkçası çok büyük bir hüzün ve hayal kırıklığı duydum.


Daha önce de bu konu gündeme geldikçe telaşla gündemi saptırmaya,meseleyi bulandırmaya çalışanlar görmüştüm,fakat bu defa “Evet ben ve benim gibi düşünen insanlar burada rahatız. Gerekli şartlar oluşmadan da bir yere gitmeye niyetim de yok.İnsan hayata bir defa gelir ve ben bu hakkımı en iyi şekilde kullanacağım. :))) Bu arada RF vatandaşı olmak için TC vatandaşlığından çıkmanız gerekiyor. Ben bu kimliğimle mutluyum. :)))”


….cümlelerini sıkılmadan kurabilen ve sanal ortamın kendisine verdiği sonsuz özgürlüğü kullanarak “ya sev ya terk et” diyebilecek kadar Çerkeslikten yoksun olan, bir o kadar da kişilikten yoksun olduğunu gösteren kurt yavrularına hiçbir hitabın etki etmeyeceğine kanaat getirdim.


Fakat aramızda bu tür “kişiliği hükümsüz adamlar”ın az olduğunu düşünerek verdiğim sözü tutmak için yazının devamını getireceğim.Bu tür ucuzluklara payanda olan ve bu vesile ile içindekini dışa vuran site yönetimini de kınıyorum.


Daha açık konuşayım; bu konu Türkiye çerkeslerinin malum bir kesiminin kafalarında bir türlü netleştiremedikleri bir kabustur nedense.


Artık Çerkesliği fiili manada son bulmuş,fikren ve mantalite olarak Türkleşmiş kimseler aramızda oldukça fazla ne yazık ki.Bunlar için Çerkes davası,Çerkeslerin uluslaşması davası, vatanın sahiplenilmesi davası tamamen uzaklardan yürütülecek bir “rus düşmanlığı” palavrası ve “tarihle övünme” safsatasından öteye geçmez. Diğer kesim ise Çerkes olmadan önce dindar,Çerkes olmadan önce Müslüman,Çerkes olmadan önce islamdır, onların önceliği bellidir ve onlara millet milliyet yasak edilmiştir dinen. O nedenle ulusal dava onlar için “detay”dır.


Bu gerçeği bir kez daha hatırlatarak “dönüş,uluslaşma,Çerkes geleceği” konularında bu kesimlerin hiç bir katkı sağlayamayacağına inandığımı,kendileri ile de tartışmayacağımı peşinen söylemek istiyorum.


Benim sözüm Çerkes evlatlarına dır.


Şimdi gelelim konumuza.


****


Bu güne kadar dönüş konusu ne zaman tartışılsa, tıpkı bu defa olduğu gibi  bazı önemli noktaların kasıtlı zıtlaşmalar nedeniyle göz ardı edildiğini düşünüyorum. O nedenle dönüşün doğruluğunu ve gerekliliğini tartışmak yanlışına düşmeden,  nasıl ve ne şekilde olabileceğini yeniden tartışmak, yol / yöntem konularında kafalarımızı netleştirmek gerektiğine inanıyorum.


Dönüşün bir araç olduğunu, amacın ise gelecekte var olabilmek için uluslaşmak ve kendi yurduna sahip çıkmak olduğunu tartışmasız doğrular olarak kenara koyalım.Daha sonra ,bu amaç için kullanılan yol ve yöntemin başarısızlık nedenlerini tartışalım.


Dönüş fikrinin rotasını yeniden netleştirmek,zayıf ve eksik yönlerini tespit etmek,bu gün gelinen noktada dönüşün ne olduğunu / ne olması gerektiğini / nasıl anlaşılması gerektiğini yeniden düşünmek zorunda olduğumuz inancındayım.


*****


Bu fikrin tarihi, Kafkasya’nın sürgün tarihi kadar eskidir.


Kafkasya’dan sürgün edilen bir kısım Çerkesin yeniden Kafkasya’ya dönmek istemeleri ile başlayan bu hareket, 1900'lerin başlangıcında Çerkes teavün cemiyetinin dönüşe yönelik yoğun faaliyetleri ile paralel gelişen ve kafkasya'da kalan diğer yarımız ile bütünleşilmesi, ülkemize ve geleceğimize yeniden sahip çıkılması yönündeki net tavır ile bir ortak hedef haline gelmeye başlamıştır.


Çerkes halkının yaşadığı her ülkede taraftar bulan bu fikir,o günden bu güne bütün dönemlerin "belirleyici tavır"ı olmuştur.


Daha çok kültürel faaliyetler çerçevesinde varlık gösteren dernek çevrelerinde örgütlenen dönüş fikri, her dönem olduğu gibi karşıtlarını da yaratmış ,çerkes halkının geleceğine dair ortaya konulan politikaların ve karşı önermelerin de asli belirleyici unsuru olmuştur.


Diasporada yok oluşa karşı bir tavır,asimilasyona karşı bir direniş,anayurdunda kendi kaderini tayin hakkına sahip çıkma anlamına gelen dönüş düşüncesi, 1970'lerden 1980'li yılların ortalarına kadar süregelen dönemde her ne kadar organize bir hareket olarak güç kazanmaya çalışmışsa da, dağınık dernek yapılanmaları içerisinde örgütlenen dönüş taraftarı gruplar merkezi disiplin ve otoriteden bağımsız yapıları nedeni ile ortak karar alma mekanizmaları oluşturamadıkları gibi pratik ve uygulanabilirliği olan bir dönüş projesini de hayata geçirememişlerdir.


Dönüşün siyasal ifadesi en basit tarifi ile kendi vatanına,kültürüne,tarihine ve geleceğine sahip çıkan bir halk,bir ulus olunabilmesi talebinden başka bir şey değildir.


Bu talep 2 ana başlık altında tanımlanabilir.


1) Anayurtta kendi kaderini tayin hakkına sahip bir halk olmak,kafkasya toprakları üzerinde kafkasya halklarının ve kültürünün asli unsur olarak varlığını sürdürebilmesi amacına hizmet etmek.


2) Bulunduğumuz ülkelerde kültürel anlamda yok oluşa karşı çıkmak,bu karşı çıkışın bir ifadesi olarak da diaspora ve anayurt kültürünün birbirinden beslenmesini sağlayarak asimilasyona karşı güç ve direnç kazandırmak.


Dönüş fikrinin temel çıkış noktaları olan asimilasyon olgusu ve gelecek endişesi,önceki dönemlerde olduğu gibi bu gün de hala geçerli olan,doğruluğu tartışılamayacak kadar net sosyolojik tespitlerdir.


Halkımızın geleceğini tehdit eden bu sorunların ortadan kalkabilmesi için uygulamaya konulması gereken olmazsa olmaz yegane çözümdür dönüş.


Fakat asıl sorun bu tespitin yapılmasından sonra başlamaktadır.


1980'li yılların sonlarında dünyada ve Kafkasya’da değişen koşullar çerçevesinde anayurt diaspora ilişkileri sıklaşmış,diasporadan anayurt'a gidenlerin sayısı artmış,kişisel olarak dönüş düşüncesini uygulamaya koyan bireyler çoğalmıştır.


Ilk dönemde büyük bir heyecan ile hayata geçirilmeye çalışılan bu fikrin,öyle çok kolay bir şekilde uygulama alanı bulamayacağı zaman içerisinde yaşanan pratikten anlaşılmıştır.


Anayurt'a dönen insanların büyük bir kısmı oradaki yaşam tarzına uyum sağlamakta başarısız olmuşlardır. Sosyal kültürel ve ekonomik anlamda farklı bir hayata ayak uydurmakta zorlandıkları gibi, bu hareketin başarı kazanarak kitleselleşmesini istemeyen harici güçlerden kaynaklanan pek çok sıkıntı ile de yüz yüze gelmişlerdir. (yaşanan güvenlik sorunları,bürokratik işlemlerde yaşanan pürüzler vb.)


İlk dönemlerde hala geçerli olan eski sovyet mantığının kırılamamış olması,bu insanların üstlendikleri misyonun tam olarak ne anlama geldiğinin toplumda yeterince anlaşılmasını engellediği gibi, bir yandan da salt ticari amaçlarla bölgeye akın eden bir grup maceraperest insanın yarattıkları olumsuz imaj ilk başlarda karşılıklı yaşanan heyecanı sona erdirmiştir.


Dönüşün her iki tarafta da hak ettiği şekilde anlaşılmasına ve öneminin kavranmasına engel olan bu gelişmeler sonucu hayatın gerçeklerine çarpan dönüş hareketi ,aynı zamanda her iki tarafta yürütülen olumsuz ve moral bozucu bir karşı propaganda ile duraksama sürecine girmiş ilk yıllardaki heyecanını yitirmiştir.


Dönüş hareketinin bu kadar çabuk ve böylesine kolay durdurulabilmesinin pek çok nedenleri vardır elbette.


Bu nedenlerin başında


a) yukarıda da söylediğimiz gibi, merkezi bir disiplin ve bağlayıcı karar alma mekanizmalarından yoksun olarak örgütlenen dönüş hareketinin, aynı zamanda izlenecek yol ve yöntem konusunda tam bir hedef gösterememiş olması gelmektedir.


b) dönüşün nasıl ve ne şekilde olacağı,bir başka deyişle kitlesel dönüşün mü yoksa bireysel dönüşün mü hedeflendiği net olarak ortaya konulamamıştır.


c) dönüş hareketinin ana çıkış noktası; diasporada asimilasyonu önlemek,anayurtta ise kendi kaderine ve toprağına sahip bir halk olmak olduğuna göre, bu hedeflere ulaşmakta izlenecek yol ve yöntem nasıl olmalıdır,dönüşçüler burada ve orada hangi rotayı izlemelidir sorusunun net cevabı verilememiştir.


d) Dönüş hareketi bizim dışımızda Rusya ve Türkiye’yi de yakından ilgilendirdiğine göre, bu ülkelerle hangi düzeyde ilişki kurulacağı ve ne tür taleplerle muhatap olunacağı henüz net olarak bilinmemektedir.


e) Dönüş hareketinin doğru ve kesin çözüm olduğu fikri tabanda kabul ediliyor olmakla birlikte örgütlülüğü tam olarak oluşturulamamış,geçmişte ortaya çıkan yapı da dağılmıştır.


f) Hedefleri ve yöntemleri henüz netleşmemiş olan bu hareketin,ekonomik kaynakları da yaratılamamış,ve her iki tarafta da yönetim organizasyonu tam olarak oluşturulamamıştır.


Dönüş düşüncesinin, kendisini doğuran neden konusunda yeni bir tanımlamaya, yeni bir tarife ihtiyacı yoktur.


Çünkü, halkımızın geleceğine yönelik ortaya atılan fikirler ve geliştirilen projeksiyonlar arasında, bu gün hala doğruluğunu ve geçerliliğini koruyan yegane çözüm dönüş düşüncesidir.


Fakat ne yazık ki doğruluğu bu kadar kesin olan dönüş hareketinin, nasıl sorusunu yeniden sorması gerekmektedir.


Bu projenin hayata geçirilememe nedenlerinin tespit edilmesi ve bu yönde çalışması gereken dağılmış kadroların toparlanarak hedeflerin yeniden tarif edilmesi gerekmektedir.


Artık anayurt koşulları daha iyi bilindiğine göre,anayurttaki sosyal siyasal ekonomik durum daha iyi bilindiğine göre, bilgi ve deneyimlerinden istifade edilebilecek öncü grup anayurtta olduğuna göre, tüm bu bilgiler bir araya getirilerek dönüşün nasıl olması gerektiği yeniden tarif edilmelidir.


Rusya'nın bizim için ne olduğu,


Türkiye'nin bizim için ne olduğu,


Bu ülkelerle ilişkilerimizin nasıl,ne şekilde ve hangi düzeyde hangi taleplerle olacağı,


Meselenin yasal yönü,


Örgütlülük ve organizasyon konusu


Dönmek isteyen insanlara ne şekilde ekonomik ve sosyal destek sağlanabileceği,


Dönen insanların hukuki sorunlarının,oradaki ve buradaki haklarının nasıl takip edilip çözümlenebileceği, uyum sorunlarının nasıl ortadan kaldırılabileceği,


Bölgede mevcut politik durum hakkında nasıl bir duruş sergilenebileceği,


Bulunduğumuz ülkede ve anayurtta olumsuz propagandalara neden olan koşullar ve kişiler hakkında nasıl bir tutum takınılması gerektiği


Bütün bu konular, gelinen noktada yeniden ele alınarak tartışılmalıdır.


En önemlisi ise; diasporanın kendi organizasyonu ile gönderdiği insanların arkasında durduğunu,desteklediğini,sahip çıktığını ve gerektiğinde o insanlara hesap sorabileceğini de gösterebilecek bir yapı oluşturulmasıdır.


Dönüş fikrine inanan ve savunan insanların,dönen insanların anayurt insanı ile ilişkilerinde dikkat etmeleri gereken hususlar çok net şekilde tespit edilerek, bu konulara gerekli hassasiyetin gösterilmesi sağlanmalıdır.


Dönüşün anayurtta siyasal bir hareket olarak algılanmasına engel olunmalı,bu hareketin ana amacının parçalanmış milletimizin diasporadaki kültürel varlığını anayurt ile birleştirme çabası olarak anlatılmalıdır.


Dönüşün sistem ile değil toplum ile ilgilendiğini,anayurtta yaşayan insanların geleceği hakkında rota tayin etmek gibi bir amacı olmadığını anlatmalı; asıl ilgi alanımızın anayurdumuzun demografik, sosyal,ekonomik ve kültürel sorunlarına katkı sağlamak olduğu konusunda insanlar ve yönetimler ikna edilmelidir.


Dönüşçülerin ana faaliyet alanlarından birisi de politik ve dinsel argümanlardan bağımsız bir şekilde, yurt millet ve gelecek bilincini yerleştirmek olmalıdır.


Dönüşün bir başka önemli misyonu ise anayurt kültürünün diasporaya,diaspora kültürünün anayurda ulaşmasını sağlayacak faaliyetler olmalı,her iki tarafta yaşayan insanlar birbirinin yaşantısı hakkında doğru bilgilendirilmelidir. (besmele ile içki içiyorlar , din nedir bilmiyorlar ,hepsi ruslaşmışlar vs. gibi oradan buraya pompalanan demoralize edici bilgiler engellenmeli,aynı şekilde buradan oraya giden insanların da o toplumun değer yargıları üzerine ahkam kesmemeleri gerektiği iyice anlatılmalıdır)


Hem anayurtta hem diasporada bilgi akışına yönelik bir yayın çıkartılmalı,bu iki parçanın birbiri hakkında en doğru ve en sağlıklı bilgiye ulaşması sağlandığı gibi,aynı zamanda ortak tarihsel bilgilerle donanmaları için çaba sarf edilmelidir.


Kafkasya gerçeği en doğru şekilde insanlarımıza anlatılmalı,daha sonra büyük hayal kırıklıkları yaşamak yerine, bu günden koşullar hakkında bilgilenmeleri temin edilmelidir. Dönüşün bir yurt bilinci ve geleceğine sahip çıkma hareketi olduğunu anlamaları sağlanmalıdır.


Pek çok insanı hareketten alıkoyan başarısız olma veya tutunamama durumunda geri dönmek zorunda kalabilecekleri gerçeği en net şekilde ortaya konulmalı, bu konuda hiç kimsenin hiç kimseyi yargılama hakkı olmadığı ve başarısız olunması durumunda geri çekilmenin normal karşılanması gerektiği fikri toplumda yerleştirilmelidir.


Dönüşün kısa sürede kitleselleşemeyeceği göz önünde bulundurularak, buradaki varlığımızın kültürel anlamda güçlendirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalı, yaşadığımız ülkedeki demokratik haklarımız için mücadele edilmelidir.


Bütün bu faaliyetleri yeniden organize edebilecek bir hareketin doğru hedeflere doğru yöntemlerle yürümesi durumunda ,dönüşün yeniden toplumun gündeminde hak ettiği yeri alacağından en küçük bir şüphe yoktur.


Halkımızın anayurttaki ve diasporadaki varlığının devamı bu hareketin başarısı ile doğrudan ilişkilidir.


Bu gerçeğin tüm çıplaklığı ile anlatılması ve toplumun gündemine sokulması yurt ve millet bilinci olan her bireyin öncelikli görevidir.


Bir sonraki yazı da günümüz Kafkasya gerçeği ve dönüşün önündeki engeller konusunu detaylandırarak tartışmak dileği ile.

 

 

KAFKAS DİASPORASI AÇIKLAMASI

Sn Ergun Yıldız

Dönüşle ilgili olarak görüşlerinizi yazarken;

"Bu tür ucuzluklara payanda olan ve bu vesile ile içindekini dışa vuran site yönetimini de kınıyorum."

şeklinde bir ifade ile görüşlerinizi toplumumuza taşıma gayretindeki sitemizi de kınamışsınız. Hangi psikoloji ile bunları yazdınız bilemiyorum ancak, bu kınamayı hak etmediğimizi düşünüyorum. Bu site ismi altında Yalçın Karadaş, B. Salih Hurmi, Prof. Dr. İlhan Öztürk, Cevdet Yıldız dahil olmak üzere görüşlerini yazan çok değerli arkadaşlarımız vardır. Sizde bu isimlerden birisiniz, ancak bu ifadeniz karşısında sadece şunu sormak istiyorum,

Şu ana kadar bu sitede herhangi bir yazınız için, site genel yayın politikasına uymuyor diye veya başka bir gerekçe ile yazınızın tek kelimesinde herhangi bir değişiklik yapıldı mı, veya Ergun Bey bu konuyu yazın veya bu konuyu yazmayın diye şahsınıza en ufak bir telkinimiz, baskımız oldu mu ?

Şu anda Kafkas Diasporası sitesinde köşe yazıları yazan hiçbir arkadaşımıza, bu güne kadar hiçbir müdahelede bulunulmamıştır.

Bu sitede yazan arkadaşlarımızın farklı görüşlerde olmalarına sonuna kadar saygı duyduk ve duymaya devam edeceğiz. İçeriğinde hakaret bulunmayan veya maksadı aşmayan hiçbir yoruma da müdahele edilmemiştir. Ama dönüşle ilgili yazdıklarınıza katılmayan yorumları yayınladığımızdan dolayı yukarda ki kınamayı yazmışsanız, tekrar ediyoruz, bunu hak etmedik. Bu satırlar bizim tanıdığımız Ergun Yıldız üslübu değildir.
Selam ve saygıyla

Kafkas Diasporası Genel Yayın Yönetmeni
Oğuz Berk

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» 450. YIL
» ACABA NEDEN - 2
» ACABA NEDEN ?
» ALTIMIZ OYULURKEN
» dönME DOLAP
» DÖNÜŞ NEDİR?
» DÜNDEN BU GÜNE DÖNÜŞ - 2
» ENFORMASYON ve PROPAGANDA
» KAFKASYA ÜZERİNE GENEL BİR DEGERLENDİRME
» SÜRGÜN GİBİ HİSSETMEK
» VUR ÇERKESE ..!

YORUMLAR

nejan  { 06 Aralık 2008, Cumartesi }
Dönüş bizim en önemli sorunumuzdur.
İnsanlarımız kendi ana hedeflerini anayurt olarak koymalıdır bence.Fakat sayın yazarın dediği gibi dönüşün önünde bir çok sorun mevcuttur bu gün için.
inşaALLAH çözülür bu sorunlar.

Alpinist  { 23 Kasım 2008, Pazar }
Sayın Necdet Hatamın C.C sitesinde söylediği gibi,
dönüşün neresi başarısız sayın Yıldız.
Baksanıza Çerkeslerin yarıdan fazlası vatana döndü,Zamanında 1,5 milyon insanımız kovulduğu halde bu gün 5 milyon insanımız döndü.
Siz bu gerçeklere rağmen dönüş başarısızdır diyorsunuz ayıp yani.
Üstelik siz döndüğünüz halde neden dönüş başarısızdır diyorsunuz,bölye vefasızlık olurmu.
Bakın Sayın nejdet döndü ve bize her şeyi güllük gülistanlık gösteriyor,Rusya için kimsenin tek kelime söz etmesine izin vermeden kahramanca savunuyor.
Siz bunları yapamayacaktınız neden döndünüz, ayıp değilmi bu yaptığınız,hem dönün hem dönüş başarısız diyin.
Alp

VAKAJE  { 02 Kasım 2008, Pazar }
Bireylerin, diğer kişi veya gruplarca, kendi inançlarını önemsiz ve gereksiz gördüklerini düşünerek, kendilerince tepki vermeleri olası bir davranış biçimidir.

Fakat, kendilerininde bu tepkime ile, aynı hataya düştüklerini,” benim inancıma ve düşünceme saldırıyor” gerekçesi ile başkalarının düşüncelerini küçümseyerek, gereksiz görerek, kendi eleştirdikleri yöntemi bizzat kendileri kullanarak, saldırıya geçmeleri ve bu süreçte kullandıkları üslup ile tartışılması gereken konunun ana temasının sapmasına imkan verdiklerini düşünüyorum.

Herkes için genel geçer bir kural olan ve de Adige olarak övüne geldiğimiz büyük/küçük insana saygı söyleminin dışında bir ortam doğduğunu, eğer bir kutuplaşma varsa;tarafların bunu görmesi gerektiğini artık görelim.

İnsanlar diasporada mutlu olabilir,geleceğini ve huzuru diasporada bulabilirler.Aynı şekilde bir kesimde, uluslaşmanın önemini kavrayıp,yok olmamanın yegane çözümünün dönüş olduğunu, asimilasyon ateşinin çoktan eritmeye başladığını ve kül olmamanın veya küllerinden doğmanın,mümkün ise;bunun sadece anavatanda olmaktan geçtiğini düşünebilir.
Önemli olan bu iki düşünceyi tartışırken takındığımız tavırlar.

Buradaki konuda tartışılması gereken, dönmek isteyenler, neden dönemiyorlar? Neden proje üretilip uygulanamıyor? Neden dönenler başarılı olamayıp,adeta geri kaçıyorlar? Hata nerde ve kimlerde? Yalçın beyin değindiği gibi, bu işin lideri ismini isteyerek veya istemeyerek almış insanlar, neden hala özeleştiri yapamayıp, başkalarının düşüncelerine birazcık saygı göstermezler? Neden hala yazılarında hep aynı konuları işleyip, insanları soğuturlar?

Tartışılması gereken konular bunlarken, bu tartışmadan kendim dahil bir çok kişi, çok şey öğrenecekken; konular hangi merkezde toplandı?

Kişisel dünya görüşlerimizide tartışalım.Fakat bunları ayrı konu başlıkları ile yapalım.Kim hayata dair daha çok şey biliyorsa ondan faydalanalım, ideolojisine ve dünya görüşüne bakmayalım.

SAYGILAR…


VAKAJE


yalçın karadaş  { 30 Ekim 2008, Perşembe }
arkadaşlar!
sizin de bildiğiniz gibi bir insan kendine lider demez zaten.onu yaptıkları ile çevresi öyle nitelendirir.
ancak bazıları kendini lider sanabilir.xabze gereği çevresinden aldığı saygı ile kendini şişirerek otorite olabilir birileri bizim kültürümüzde.
dönüş hareketinin 1970'lerdeki değişmeyen ve gelişmeyen isimlerine bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.bunların kim olduklarını da bilirsiniz.
özeleştiri bilmeyen ve farklı yaklaşımları tanımayan bu insanlar (tabii ki tümünü kast etmiyorum.içlerinde tutarlı ve saygıdeğer insanlar da var.)her zaman konuşurlar,hatta bazıları her zaman ve her yerde yazarlar.ama hep aynı şeyleri.
benim oğlum bina okur; döner döner yine okur misali.
bir iki tanesi anavatana dönmüştür.bazıları sonra tekrar türkiye'ye dönmüştür.kafder ve dçb örgütlenmeleri içindedirler ve acıdır ki,
GELECEK KUŞAKLARDAN KİMSEYE SÖZ VE YETKİ VERMEZLER.PARASI VE MEVKİİ İYİ OLANI GÖSTERMELİK YANLARINA ALIRLAR.
zaten kimseyi yetiştirmemişlerdir ki.kendini yetiştirip de büyüklerinin hatalarını,yöntem yanlış ve eksiklerini görenleri de zaten aforoz etmiş ve sindirmişlerdir.
takma isimlerle sanal alemde o insanlar ve ürünlerine saldırılar tertiplerler.
kendi aralarında da hiç anlaşamazlar ama dışarıdan birlikte gibi görünmeye gayret ederler.
tekelcidirler ve ciddi bir toplantı olduğunda bu isimler yanlarına dönüşe farklı bakan kimseyi almadıkları gibi,kendilerinden sonra gelenleri de katmazlar.çünkü aralarında bilgi alışverişi,yetiştirme kültürü,diyalog yoktur ki.
nerede kalmış farklı düşünenin düşüncesine tahammül.

çerkes kimliğine sahip çıkıp dönüşe karşı olan kimse yok zaten.bu tür sözde dönüşe ve bu tip dönüşçülerin hareketi baltalamalarına karşı olanlar var.
ergun bey de bu tiplere karşı bir arkadaşımız.
derdini anlatmaya çabalıyor ama...
ama anlamak istemeyene ve kendi anlamak istediğini anlamakta israr edene ne yapılabilir?
burada bir arkadaşımzın yazdığı gibi dönüşün başat sorunu aslında bu tür dönüşçülerdir.

onlardan farklı düşünen bir dönüşçü olarak onları 30 yıldır tanıyorum.

gelelim ergun beyin şikayetine:
bence alıntı yaptığı yazıları yazan arkadaşla onun anlaşması zaten mümkün değil ve tc'de rahatız diyen de bana gerçekmiş gibi gelmiyor.

biz ne burada ne anavatanda rahat değiliz ve her iki ülkede de rahat ve onurumuzla, kimliğimizle,barış içinde yaşamak istiyoruz.anavatana dönmeden de varlığımızı sürdürmemizin olanaksız olduğunu biliyoruz.
buralarda kafa şişirme nedenlerimiz de bu farkındalık.
ortak bir yol bulalım diyoruz ama dinleyen kim.onlar yollarını bulmuşlar ve arama konferansı projemizle dalga geçiyorlar.gelin deyip duruyorlar ama ötesini düşünmekten korkuyorlar.düşüneni de sevmiyorlar.

böylece dünya da bizimle dalga geçiyor.

wuzınşew!
yk

psıj  { 29 Ekim 2008, Çarşamba }
Oncelıkle sayın Yıldıza tamamiyla paylastigim goruslerinden ve konuyu gundemde tutmasindan dolayi tsk ederim bir Cerkes olarak.
Sayin Karadas`a birkac sozum olacak.
Sayin Karadas, siz`hareketin lideri oldugunu iddia edenler `demissiniz de ben Cerkeslerin icinde ne anavatanda ne de diasporada `Ben bu halkin lideriyim!` diyen birini ne gordum ne duydum.Sizler kendi kafanizda birilerini liderlik misyonunu yukluyorsunuz ve lider gibi davranmalarini bekliyorsunuz gibime geliyor. Bazi insanlar bu konularda digerlerinden daha fazla dusunuyor, konusuyor ,yaziyor diye lider mi oluyorlar? Onlar kendilerini lider gormuyor.Hatta kendilerinden sonraki kusaklarin onlarin baslattiklarini aşıp gececek, ileri goturecek, yeni acilimlar getirecek kusaklarin yetismesini umut ediyor ve bekliyorlar bana kalırsa.
Ayrica donus konusunda birileri bisey yapacakti da `liderler` mi hayir durun dedi.Akacak kan damarda ,kopacak sac da kafada durmazmis.Birilerinin donecegi varsa donerdi,donusu orgutleyecegi varsa orgutlerdi kimse engel olamazdi..

E.Yıldız  { 29 Ekim 2008, Çarşamba }
Bay Oğuz Berk,
Aşağıdaki satırları ciddi ciddi tartışmak istediğimiz kafkasya ve dönüş konusu ile ilişkilendirerek cemiyete durumu izah eder misiniz lütfen.

Hangi tartışma adabı,hangi Çerkes nezaketi,hangi ciddi düşünce alışverişi bu üslubu götürür ?
Üstelik bunu yapan,sitenizde görev alan bir şahıstır.
Eğer bilmiyorsanız o sizin zaafınızdır ki sitenizi kontrol edemiyorsunuz demektir.
Eğer biliyorsanız o zaman da yüzünüze ayna tutanlara gücenmemelisiniz diye düşünüyorum.

Biz burada ulusal bir sorun üzerine konuşmak tartışmak istiyoruz.
Bana ne kardeşim senin inancından,git namazını kıl,kilisende duanı et,putunu önüne koy tapın.
Bunlar beni ilgilendirmiyor,benim tartışmak istediğim meseleyi de ilgilendirmiyor,neden sürekli bir kambur gibi sırtımızdasınız anlamıyorum.
E.Y

--------------------------------------------------------------
TLEY { 09 Ekim 2008, Perşembe }
:)))))))))))))))
:))))))))))))))))
:)))))))))))))))))

Bu başlık çok neşeli bu yorumları okudukça gülümsüyorum.
Ne demişler Gülümse, Sırf hayat gıcıklık olsun diye... uçurumun ucunda dahi olsan gülümse
Ben de gülümsüyorum.
Wotey Wumar Sevgiler Selamlar...
Sizinde Gülümsediğinizi görmek çok güzel.
Allah, Gülmekten Alı Koymasın.
Bu arada, Wotey çok sevdiğim iki sözü seninle paylaşmak istedim. :
1-) Onlarla tartışmayınız, Görenler aranızdaki farkı anlayamayabilirler....
2-) Ya Sev Yada Terket !!!
Ben bu sözleri çok seviyorum.
Onun için tartışmıyorum Gülümsüyorum.
Ve Kafkasyamız kadar Türkiyemizi de Seviyorum...
Allah'ın Selameti üzerinize olsun...
ESSELAMU ALEYKUM....


TLEY { 08 Ekim 2008, Çarşamba }
:)))))
Aslında ben cevap yazmayacaktım.
Hakikaten çok güldürüyorsunuz beni, Allah'ta sizi güldürsün.:)))
PC başında vatanı, övme vatanı sevme, Vatan edebiyatı yapmak böyle bişey sanırım. Daha önceden de dediğim gibi gidecekseniz Kafkasya orda duruyor. Neden hala burdasınız? Madem Vatan için bu kadar ölüyorsunuz neden hala diasporada yaşıyorsunuz? Evet ben ve benim gibi düşünen insanlar burada rahatız. Gerekli şartlar oluşmadan da bir yere gitmeye niyetim de yok. İnsan hayata bir defa gelir ve ben bu hakkımı en iyi şekilde kullanacağım. :)))
Bu arada RF vatandaşı olmak için TC vatandaşlığından çıkmanız gerekiyor. Bunu biliyorsunuzdur. :)))
Ben bu kimliğimle de mutluyum. :)))

İnanç hususuna gelince beni ben yapan içimdeki inancımdır. Kafkasyalı'lık benim için kimliktir. Ve inancımı burada daha rahat yaşayabiliyorum.
Yani sizin anlayacağınız ben Türkiyemiz'de rahatım. Olurda bir gün Kafkasyamız da bizim için yaşanabilir bir düzeye gelirse dönüşü o zaman için düşünürüm.
Ayrıca, Gelmenize gerek yok demişsiniz!! :))) Pardon da bir yere gitmek için size sormam rahat olun... Vatan'ın bize ihtiyacı yok demişsiniz!! :)) Vatan'ın size ihtiyacı var öylemi? Pardon da Kafkasya'da hangi Bakanlıkta görev alacaksınız? Sanal Ortamlar Bakanı olabilir mi?

Not: Yukarıda yazı içerisindeki cümlelerimde sorular sordum! Bunlara cevabi bir yazı beklemiyorum. Bunların cevabını kendinize verin çünkü ben bu konuda daha fazla gülmek istemiyorum. :))))
Esenkalın....

yalçın karadaş  { 29 Ekim 2008, Çarşamba }
sevgili ergun siqoeş ve değerli hemşerilerim!

forumlardan,sanal yazışmalardan hoşlanmasam da, ergun kardeşimin iyi niyetini bildiğim ve bırakın dönüş kelimesini , ellerinden gelse farklı görüşlerde düşünmeyi,yazmayı yasaklayıp, çerkes kelimesini bile tekeline almayı düşünen bir koca güruh halen varlığını sürdürür iken, yazarımızın derdini anlatma çabasına saygımdan kısa ve öz yazıyorum:

herşey tartışılabilir ve yeni açılımlar mümkündür.

dönüşü insanlarımıza anlatmadan,hareketin lideri olduğunu iddia edenler yaptıkları yanlışları irdelemelidir önce .

bence çerkeslerin geleceği için olmazsa olmaz dönüş hareketinde ana ve asıl sorun,

dönüş hareketini ve çerkesliği mikro düzeye düşüren,asla diyaloğa yanaşmayan ve yalnızca kendilerinin doğru ve çerkes olduğunu düşünüp, farklı görüşleri yok sayan birtakım saplantılı kişilerin, hareket içinde hala liderlik yapmaları ve maalesef pek çok akıllı ve iyi insanın da bunlara haddini hala bildirmemesidir.

ortak aklı aramaktan korkanlar, bırakın dönüş gibi son derece önemli ve uluslar arası bir eylemi yaşama geçirmeyi,,hareketteki yanlışlarının bile özeleştirisini yapmaktan aciz halleriyle,çerkeslerce ciddiye alınamazlar.

özetle,

DÖNÜŞ ŞU ANKİ TEKELCİ KAFALARA BIRAKILAMAYACAK KADAR CİDDİ VE YAŞAMSALDIR!

(üzme kendini ve inancını koru ergun o güzel günler gelecek!ama önce gerçekleri kabul et!)

wuzınşew,
yk

Yakup Temel  { 29 Ekim 2008, Çarşamba }
Dünyada ne kadar insan varsa,o kadarda fikir ve görüş vardır,olmasıda o kadar doğaldır.Dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmış olan Kafkas kökenli insanlarında çeşitli ideolojileri,dünya görüşleri ve yaşam tarzları kaçınılmaz olarak olacaktır.Burada bizim için önemli olan,insanlığın ortak mirası ,dünyanın en eski kültürlerinden biri olan Kafkas kültür ve dillerinin korunması ve geliştirilmesi konusudur.İnsanların kendi ideoloji ve siyasi düşüncelerini değişik platfomlarda ifade etmeleri çok doğaldır,ancak Kafkas kültürel kimliğinin korunması ve geliştirilmesi söz konusu olduğunda;her kişi veya grup kendi dünya görüşünü ön plana koyar ve dayatırsa birliktelik sağlanması zolaşır ve asıl amaçtan sapılarak kısır çekişme ortamına düşülür.Bu, insanların hiç bir zaman siyasi görüş ve değişik yaşam tarzlarından vazgeçmelerini gerektirmez .Bu konu, Kafkas kültürünün korunması kaygısı taşıyan kişilerin , hangi yaşam felsefesini taşırsa taşısın bir araya gelebilmelerinin ön şartıdır. Alişan Kaya arkadaşımızın dediği gibi,çevresindekilere karşı son derece saygılı ,uyumlu ve sevecen olarak bilinen bizlerin,iyi niyetle de olsa ,bazen kendi aramızdaki eleştirilerimizde sert ve kırıcı olüşumuz, terketmemiz gereken bir alışkanlığımız olduğu gözüküyor.Bir Adige atasözünün dediği gibi;iyilerimizi(İYİ KİŞİLERİMİZİ) yüceltelim,kötü yönlerimizi saklamayalım.

shabatnuko  { 29 Ekim 2008, Çarşamba }
Tekrar tesekkurler sayin Yildiz
Yazilarinizin dava icin onemi tartisilmaz.Davaya inanmayan ama her ne kadar herseyi ile Turklesmis olsa bile Cerkesim diyenleri de elbette elestirmeye hakkiniz var. Onlar surekli basarisizligin reklamini yapacaklar. Donmemek ve dondurmemek icin yuzlerce neden bulacaklar. Iyi taraflari gormeyip hep olumsuzluklari siralayacaklar. Cerkes halkinin donus gibi bir projesinin olmadigini, olamayacagini soyleyecekler. Yeni vatanlarinda mutlu olduklarini ama bagimsiz birlesik kafkasya icin nutuk atmaktanda kendilerini alamayacaklar. Elbette onlarin herseyi soylemeye haklari var ama sizinde istediginizi soylemeye hakkiniz var. Yola devam..
Bu arada uzunyayla.com yonetimininde sizin yeterince hosgorusuz ve toleranssiz oldugunuzu dusunmus olmalari da onlarin hakkidir.

SSJanset  { 28 Ekim 2008, Salı }
Seslendiğiniz Çerkes evlatlarından bri olarak yazınızı keyifle okudum, emeğinize sağlık. Dönüş ister kitlesel olsun isterse hiç olmasın...Yaşamaya zamanım kalmasa bile ölmek için o topraklara döneceğim, çocuğum ve sonraki nesiller kendi yurdunda yaşayacak...Bu nedenle yazı ve yorumlarınızı çok önemsiyor devamını sabırsızlıkla bekliyorum...Teşekkürler...

jebağı  { 28 Ekim 2008, Salı }
Sevgili Ergün Yıldız

Yazılarınızı dikkatlice okudum.Samimiyetinizden kuşkum yok.Samiyetiniz için sizi tebrik de ediyorum.
Ancak,
Dava adamı olmak kolay değildir.Anlaşılmamak, karşınızdakilerin sürekli ezberlerini tekrarlaması, bir tuzaktır aslında.Bazen farkında olmadan bu tuzağa düşersiniz.Bu tuzak megolanlaşma tuzağıdır.Bu tuzağa kapıldığınızda karşınızdakileri tasnif etmeğe, yararsız , hatta zararlı görmeye başlarsınız. Bir süre sonra onların yanlışları ile beslenmek sizin için yeterli olmaya başlar.Üzgünüm ama ikinci yazınızda bu yönde endişeler oluştu bende.

Dönüş düşüncesinin 1900'lere, Çerkes Teavün Cemiyeti'ne kadar dayandığı tespitinize bir itirazım yok.
Ancak,
Çerkes Teavün Cemiyeti'nin Dönüşe yönelik düşünceleri ve eylemleri ile 1970'lerin Dönüşçülerinin düşünce ve eylemlerinin örtüştüğü şeklindeki yaklaşımınıza itirazım var.Bu konuyu tekrar ele alırsanız çok temel farklar olduğunu göreceksiniz.
Diğer bir itirazım;1970'lerdeki Dönüşçülük hareketinin başarızlık nedenlerine ilişkin tespit ve eleştirilerinizden sonra, tekrar Dönüşçüleri göreve çağırmanızdır.İki nedenle itiraz ediyorum;

1-Yanlış olan Dönüş değil Dönüşçüler di.
2- Dönüşçülük Dönüşü engellemek için ortaya atılmıştır.

İmam Efendi ve müritleri de sizin kadar samimi olurlarsa söylemek istediklerim daha iyi anlaşılacaktır.

Saygılarımla

alişan kaya  { 28 Ekim 2008, Salı }
Kafkasya,çerkez ve çerkezlikle ilgili konuları takipte bu mükemmel alet elimizinin altındayken insanlar bu konular hakkında biraz fikir sahibi olabilirmiyim(özellikle gençler) diyen veya benim gibi orta yaş gurubu acaba değişen birşey varmı yeni gelişmeler varmı nelerden yararlanabilirim diye takibe çalışırken evelden beri kısır döngü haline gelmiş başkalarının yanındayken gayet nazik toplumla barışık her hareketiyle topluma uyumlu insanlarımız kendi başlarına kaldığında NİYE BU KADAR AGRASİF ne oluyor bizlere biri birimize niye katlanamıyoruz Ergun bey yazınızı gayet iyi niyetlerle yazdığınızı düşünüyorum ama seçtiğiniz sert cümleler niye cevaben yazı yazan kardeşlerim bu sert karşılıklar niye lütfen diğer toplumlara gösterdiğimiz nezeketi saygıyı sevgiyi biribirimize daha bir özenle gösterelim. İnsanlar tabiki farklı fikirlere sahip olacaktır mühim olan en çok ortak paydada bir araya gelebilmektir burdada sanırım amaç ortak payda bulabilmektir benim buradaki güzel şeyleri bulup okuya bilmem dinleye bilmem görebilmem otak payda olan uzunyayla.com' u arama motoruna yazmamla oldu eğer fikirler farklı olmasaydı bırakın insanları Aşık veyselin deyişiyle koyun bile kurt ile gezerdi herhalde buda pek tabiat kanunlarına uymazdı.İmla kuralları ve cümle kurmadaki zayıflığım için öncelikle gençlerimizden tabiki yorumları okuyanlardan özür diliyorum ama gençler bizim için çok önemli onun için gençlerimizden biribirine katlana bilen asla kırıcı olmayan gençlerimiz Ergun beyin yazısına yorum ve çözüm önerileri okuyabilmeyi umarak hepinize saygı ve sevgi ile esenlikler diliyorum...

wotey wumar  { 28 Ekim 2008, Salı }
Yakup Temel Bey,

Dönüş konusunda ''Kitlesel geri dönüşte enazından yakın zamanda mümkün olmadığına göre geriye tek yol kalıyor: Kafkasya ile her konuda yoğun ilişkiye geçmek.Yılgınlığa ve hayal kırıklığına yer yok,yazılaranaz ile toplumu aydınlatmaya devam'' sözlerinize tamamen katılmakla birlikte bazı size ve bazı arkadaşlara ait sürekli bir söylem haline gelmiş ifadelere eleştiri getirmek istiyorum.

dünya görüşü ve ideolojilerden etkilenmeyerek yazı yazılabileceğini soylemek bile bir ideolojik soylemdir ki sizin içine katılmasını istemediğiniz birşeyi dikte etmenizdir. Dolayısıyla insanların artık bıkıp usandığı imaları sizin gibi ortalama değerli abilerimizinde birşekilde vurgulamadan geçememesi biryerlere mesaj vermekten başka bir anlam ifade etmiyor bence...

Birileri Ulkemizde birseyler soylemek isterken hemen Ataturkun dediği gibi diyip onu refere ederek kendini ak gosterme çabasında iken Çerkeslerdede nedense dunya gorusu ve ideolojilerden etkilenememek derken aslında bilinçaltında yatan şey Islamı Çerkesliğe bulaştırmamak(!) ile ifade edilebilecek bir imada bulunmaktır. Bunu Bazen mütedeyyin insanlarımız bile yaparlar malesef. Oysa gerçek şudurki Islam çerkeslikten Çerkeslik islamdan farklı algısı sadece bir avuç fildişi kulelerinde ahkam kesen azınlığa ait bir fikir. Fiili hayatımızda Çerkeslerin böyle bir kaygısı yoktur. ne zamanki bu azınlıktan birilerinin dine açık veya gizli saldırısı olduğunda Bizim sıradan Çerkeslerimiz rahatsızlıklarını dile getirdiğinde ise sanki Çerkesler hristiyan yada ateist yada putperest bir halk, islamın bu halk ile bir alakası yokta birileri empoze etmek hatta az sonra Şeriat getirecekler gibi göstermeye çalışmanın bir anlamı yok kanaatimce. Bu bir zamanlar JIIK'IH Kemal Ilhan abimizin bazı çabalarının nasıl bir gurup tarafından çarpıtıldığını yanlış lanse edildiğini hatırlatıyor bana... Oysa sıradan çerkes gençeleri sıradan çerkes olmaktan başka bir özellik taşımadığı gibi Islam etkisi bu toplumda kırmak yok etmek Birşeyden etkilenmemişlik ve Çerkeslere daha uygun birşey olarak sunulmaya çalışılıoyor ise bu bu toplumda tutmayacak birşey olduğu gibi piyasaya girecek radikal(kafkasyada vahhabiciler) kimselerin daha iyi etki gostereceği bir ortama neden olunur.
Babalarımız, analarımız, Dedelerimiz, ninelerimiz hangi dünya görüşünün etkisindeler acaba, bügün uzunyayla veya düzcenin iyi çerkes köyü dediğimiz köylere gitseniz karşınızda ateist insanlarmı bulmayı umuyorsunuz? ... Açıkcası ben yıllardır Bizim toplumda Din bir realite değilmiş gibi görmeye göstermeye çalışan zihniyeti bir türlü anlayamadım. Dininede Xabzesinede bağlı ortalama çerkeslerin din ve yaşam konusunda ne kadar toleranslı olduğunu bildikleri halde ısrar ile anlamsız ve gereksiz şekilde dernek ve mekanlarımızda sanki iki arkadaş kendi aralarında konuşurcasına Islam çerkeslere söyle zararlı böyle zararlı gibi konuşmalar yaparak halkımızı kurtarmaya kurumlarımızın çatısı altında toplamaya çalışan insanlar bir gün durup neden niçin olmuyor demeyi akıllarına getirememesi çok düşündürücü.... Çerkes gençleri özgürdür, bazen dine uygun olmayan şeylerde yaparlar, günahlarda işlerler, içki içende çoktur fakat bu gençlere Islamın zararlarını analatmak gibi kutsal bir çabaya girmeye çalışırsanız ve bunları dünya görüşü ve ideolojiden etkilenmemek veya Çerkesliği saflaştırmak olarak sunmaya çalışırsanız bunu anlayacak bir kitle bulamayacaksınız ...
Dolayısıyla lutfen bazı tahlil ve yazılarda eğer bizim toplumumuzu muhatab alıyorsak, Din ve veya inançlara saldırıi, eleştiri gibi ima ve sozler ortaya koymayalım yoksa taban ve tavan arasında bir alaka kalmaz ve havanda su dövemeye devam ederiz. kaldıki artık Davasına sadık ve Çerkeslik ve Dindarlık arasında çelişki görmeyen tam tersi birbirini destekleyen erdemler olarak gören binlerce pırıl pırıl aydın ve gençlik ortaya çıkmış bulunuyor ... Kısacası, çerkesliğin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var bunu yaparken Korku ve vehimlere kapılıp Din ve inanaç eleştirisine girişmek amaca hizmet etmediği gibi ayrılıkları derinleştirir.

Salih Arsen  { 28 Ekim 2008, Salı }
Öncelikle Ergun Beyin yazdıkları ile neyi amaçladığını anlamış değilim,
Eğer içinde din olmayan veya dindar olmayan bir çerkes / çerkrkesilik isteyip tıpkı bir zümre gibi dini afyon ve engelleyici bir unsur olarak gören bir
ÇERKES EVLATLARI bulmak istiyorsa bu model çok denendi tutmadı hiçbirzaman olmayacak.
ardından eğer gerçekten halkına yararlı bir hizmet yapacak ise bu dönüş projesi olarak ortaya somut gerçekler getirmesi gerekli , bir proje olmadan havadaki konuşmalar bu topluma zarar verir kişileri böler bunu öncelikle Ergun Bey istemez sanırım.

sağlıcakla Kalın..

TLEY  { 27 Ekim 2008, Pazartesi }
Ergün YILDIZ beye;

Kelimeleri yanyana getirmekteki becerinizi kutlayarak başlamak istiyorum. Fakat daha fazlası için değil...

Ergün bey, yorumlarımı sizin yazılarınız üzerine değil, aynı yazınız altında yorum yapan kişi / kişilere cevaben yazmıştım. Bununla birlikte, yorumlarımın bir kelimesinde dahi insanların düşünceleri karşısında onlara haksız hitamlarda bulunmadım / bulunmam...

...cümlelerini sıkılmadan kurabilen ve sanal ortamın kendisine verdiği sonsuz özgürlüğü kullanarak “ya sev ya terk et” diyebilecek kadar Çerkeslikten yoksun olan, bir o kadar da kişilikten yoksun olduğunu gösteren kurt yavrularına hiçbir hitabın etki etmeyeceğine kanaat getirdim.

Düşüncelerimin ve cümlelerimin arkasındayım. Ancak, Kişilik ve Çerkeslik kelimesine gelince sizi haddi aşmamaya davet ediyorum. Kurt yavrularına cümlenize gelince aynen iade ediyorum. Karşınızdaki insanların yüzlerine söyleyemeyeceğiniz cümleleri, sizin tabirinizle sanal ortamın verdiği özgürlükten faydalanarak sarf etmemenizi tavsiye ederim.

....................

Yazmış olduğunuz yazıya gelince; baştada söylediğim gibi kelimeleri çok güzel yanyana getiriyorsunuz. Ama yazdıklarınızın hepsi bilinen gerçekler. MALUMU İLAM etmenin bence Amerikayı tekrar keşfe çıkmaktan farkı yok.

Bu projenin hayata geçirilememe nedenlerinin tespit edilmesi
Hangi projeden bahsettiğinizi anlayamadım. Dönüş üzerine bir projemi yapıldı? Yıllardır dile getirilenler aynı düşünceler. Ama bildiğim kadarı ile hayata geçirilmiş bir proje yada tüm ayrıntıları ile ele alınan bir proje bulunmamaktadır. Var ise ulaşabileceğimiz bir kaynak belirtirseniz amaca uygun olur diye mütalaa ediyorum.

Bunlar için Çerkes davası,Çerkeslerin uluslaşması davası, vatanın sahiplenilmesi davası tamamen uzaklardan yürütülecek bir “rus düşmanlığı” palavrası ve “tarihle övünme” safsatasından öteye geçmez. Diğer kesim ise Çerkes olmadan önce dindar,Çerkes olmadan önce Müslüman,Çerkes olmadan önce islamdır, onların önceliği bellidir ve onlara millet milliyet yasak edilmiştir dinen. O nedenle ulusal dava onlar için “detay”dır.

Son olarak sizden yukarıdaki cümlelerinize açıklık getirmenizi talep ediyorum. Bu cümleleriniz hangi araştırmanıza dayanıyor? Çerkesleri 3 sınıfta değerlendirmek bugüne kadar yapılmamış bir tasniftir ve bu tasnifi sizin hangi sıfatla yaptığınız merak konusudur. Böyle bir tasnif ile Diasporada bulunan halkınıza birlik mi yoksa ayrımcılık mı enfoze ediyorsunuz?
Ben dindar bir insan olmama rağmen dindar Çerkes, dindar olmayan Çerkes, Türk'leşmiş Çerkes Rus'laşmış Çerkes vs. tasniflerinin değil siz, kimsenin haddine olmadığı size tekrar hatırlatıyorum.

Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum.
Esenkalın...

Yakup Temel  { 27 Ekim 2008, Pazartesi }
Kişisel olarak tanışmamış olmamamıza rağmen,çeşitli dünya görüşü ve ideolojilerden etkilenmeyerek internet ortamında yazdığınız yazıları beğenerek izliyor,oraya koyduğunuz görüşeri büyük ölçüde de destekliyorum.Binlerce yıllık Kafkas kütlür ve dillerinin, anavatan Kafkasyadan ayrı olarak diasporada korunması ve gelişirilmesi neredeyse olanaksız gibidir.Aynı şekilde Kafkasyadakilerinde diasporaya ihtiyacı vardır.Dışardan Rusyaya,Kafkasyaya verip veriştirerek bir yere varılamayacağı gibi, bu yol toplumumuz için hem faydasız,hatta zararlı hemde bazı yönlerden haksızdır. Kitlesel geri dönüşte enazından yakın zamanda mümkün olmadığına göre geriye tek yol kalıyor: Kafkasya ile her konuda yoğun ilişkiye geçmek.Yılgınlığa ve hayal kırıklığına yer yok,yazılaranaz ile toplumu aydınlatmaya devam.


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
Kendi Yolunu Tıkamak
Güzel Şeyler De Var
Mısır Firavunu Iı. Ramses'i Yenen Çerkesler
Dönme Dolap
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kim ,kimden Ne Kadar Büyük ?
Adıgaghe'da (çerkeslik'te) İnsan Ve Sosyal Hayat
Yalnızlık
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Ben Yoksam Kimse Yoktur
Incil Allah'ın Sözü'dür!!
Rıdvan Özden Cinayeti Kimin İşine Yarar?
Türkiye Üzerine Düşünceler
Erkekler Komisyonu Niçin Kurulmuyor ?
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik