![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
DERNEKLERİMİZ BAŞKANLARIMIZ VE BİZYEMUZ Nevzat Tarakçı Gülen yüzü, üstlendiği misyonu, yoğun sosyal ve sanatsal etkinlikleriyle güzel toplumumuzun her kesimini şefkatle kucaklayan derneklerimiz. Bilgisi, birikimi, sevgisi ve hoşgörüsüyle her daim atak ve tetik başkanlarımız. Bu oluşuma samimiyetle destek olan, toplum bilinciyle yoğrulmuş biz. İşin aslı böyle mi sizce? Yoksa… Yoksa statükocu başkanların konutu haline gelmiş dernekler mi? Her konuşması ideali hançerleyen, yorgun, argın, tükenmiş başkanlar mı? Hiçbir icraatı beğenmeyen, her şeyi eleştiren, yapıcı olmayı unutmuş yıkıcılıkla ün salmış bizler mi? Hangisi doğru? Toplumumuz için derneklerimizin önemi tartışılabilir mi? Olabilir miyiz, derneksiz? Derneksiz yaşayabilir mi bu kültür? Toplumumuzun vitrini değil mi derneklerimiz? Toplumun yüreği bu mekânlarda atmıyor mu, atmalı değil mi? Kültürel, ekonomik problemlerimizin çözüleceği adres değil mi derneklerimiz? Hal böyleyken, bu kocaman kültür “akordeon” eşliğinde eriyor, tükeniyorsa? “Kâfe” ve “yunafe” kar etmiyor, kötü gidişe dur diyemiyorsa. Dernek seçimleri düzenli yapılıyor olmasına rağmen yeni gelenler sorunlara çözüm olmuyorsa. Başkanlar hatır için görev yapıyorsa. “Geleceğim“, “gençliğim” derneklerde tartışılmıyorsa. Dernek başkanlarım samimiyet, bilgi, görgü testinden geçmiyorsa, otur ağla, kalk ağla. Bu gidiş doğruysa hayal edebiliyoruz sonumuzu değil mi? Yoksa her şeye rağmen “kafe”ye devam mı? Dernek başkanlarımızın artık liyakatin yanında mümkünse yüksek okul mezunu olması gerektiğini kim ne zaman söyleyecek? Başkanın, liderlik, hitabet ve farklı sosyal ve kişisel özelliklere sahip olması gerektiğini kim anlatacak? Bu işin hatır, gönül işi olmadığını kim dillendirecek? Başkanlığın hayati önem taşıdığını maddi ve manevi birikim gerektirdiğini kim ifade edecek? Kral çıplaksa kim “kral çıplak!” diye haykıracak? Her şeye rağmen bu kültür eriyorsa, Bir medeniyet yok oluyorsa, Bir toplum, bu yok oluş sürecinde “akordeon” eşliğinde uyuyor, “kafe”yle uyanıyorsa; parayı tanımıyor, zamanı kavrayamıyorsa kimin ne yapması gerektiği gayet açık değil mi? Gayet açık değil mi derneklerimizin ne yapması gerektiği? Gayet net değil mi başkanda bulunması gereken vasıflar. Sabır, sevgi, hoşgörü varken, kin, nefret, haset elbette yakışmaz başkanlarımıza. Düşünen, hisseden, çağı anlamış, pratik, koşmayı, yorulmayı hizmet saymış, bilgi ve sabırla yoğrulmuş güzel başkanlara ne kadar da çok ihtiyacımız var. Küsmeyi, sesini kesmeyi, içine kapanmayı marifet saymayıp, bileklere ve yüreklere basmadan duygularını ve düşüncelerini uygun zamanda ve uygun zeminde aktaran, sabırla düşüncelerinin takipçisi olması gereken bizlere ne kadar önemli görevler düşüyor. Dernek kongreleri mevsimine girdiğimiz şu günlerde, toplumların hayatında kültürün önemini kavrayan bireylerin her birinin ne denli büyük vebal altında olduğunun bilmem bilincinde miyiz? Düşünceler güzel, teşhis doğru olabilir ama zaman tükeniyor, zaman tükeniyor dostlar! Bizler, ne yapıp ne edip, kenarda bekleyen liyakati, birikimi, ufku olan kişileri arayıp bulup, ekibiyle, projeleriyle göreve davet etmek zorundayız. Başkanlarımız, sevgi ve hoşgörüyle toplumunu kucaklayan derneklerimizin başkanı olmalı. Başkanlarımız, derneklerimizi güdükleştiren amansız statükoyu yıkan kişiler olarak bilinmeli. Başkanlarımız, çevresi, bilgisi, birikimi, kişiliği ve cesaretiyle tanınmalı. Ancak o zaman derneklerimiz misyonuyla, sosyal, sanatsal etkinlikleriyle, üye sayısıyla, toplumun gülen yüzü olacaktır. Değilse son pişmanlık fayda verir mi dersiniz? 29.09.2008 Kaynak:circassiancanada.com BU YAZARIN TÜM YAZILARI» ANKARA'NIN TAŞINA BAK GÖZLERİMİN YAŞINA BAK YORUMLAR
uzunyayla kafkas derneği Şirin Yaman
{ 02 Aralık 2008, Salı }
Herkese Merhaba
Öncelikle belirtmek istediğim şu ki dernekler toplumundur. Herkesin özel zevkine göre çalışma yapılması söz konusu dahi olamaz. Biz ne kadar destek çıkarsak derneklerime, onlarda o kadar destek verirler bize. Eğer ki toplumumuza bağlı onlarla iç içe yaşarsak mutlu günlerimizde de(hayır işlerinde )ve Allah korusun cenaze olaylarında da yine yanımızda onlar vardır. Dolayısıyle gerçekten örf ve adetlerimizi biliyorsak ve küçük yaştan itibaren kültürümüzle yoğrularak (aile içerisin de de bu geçerli) yetişmişsek bize yapılmasını bekleyen insanlar olmadan hatta karşılık dahi beklemeden bizler o dernek çatısı altında yaşayan insanlara elimizden geldiği kadar yardım etmek mecburiyetindeyiz diye düşünüyorum. Hatta 1-2 örnekle yola çıkarak düşüncelerimizi farklılaştırmak insanların da yanlış anlamalarına vesile olacak fikirlerden de uzak durmalıyız. Saygılarımla
NART
{ 17 Kasım 2008, Pazartesi }
bir dönem nacizane dernek sevdam oldu ancak dernekler işlevsel değil, iyi analiz ederseniz toplumu pasif bir yapıya doğru sürükleyen dernekçilik anlayışı ağır basmakta.
kurumsallaşmak her alanda ögeler oluşturmak gerekirken malesef sevgili hocamın bu taspiti son derece doğru ve yerinde bunu gerçek bir eleştiri olarak görmeli hazmeden koruyan gelişen kurumsallaşan TEPKİ ortaya koyabilen bir toplum olabilirsek gelişme yoluna gireceğiz örneğin, 1-öğretmenler 2-hukukçular 3-doktorlar ......... sanatçılar, müteşebbisler, boyacılar çıraklar, ve hatta dışladıklarımızla bir araya gelmek gibi yani ipsiz receplerimiz,süleyman sebalarımız,doğan güreşlerimiz hep birlikte olabildiğimizde toplumsal olabileceğiz SAYGILARIMLA
Yakup Temel
{ 08 Kasım 2008, Cumartesi }
Değerli Setenay hanmefendi,tam tersine , gitmeniz ve sahip çıkmanız gerekir,çünkü;ancak o zaman derneklerimiz sizin istediğinin özellikler sahip bir yapılanmaya kavuşabilir.Sizin gibi,toplumsal sorunları ve kültürel değerleri sahiplenen kişiler ile o kurumlar güçlenecektir.
setenay
{ 07 Kasım 2008, Cuma }
Ben sahsen derneklere gitmiyorum.Gönül isterki fitnesiz,fesatsız, bize yakışır şekilde egitim duzeyi yuksek,doyurucu etkinliklerin ve samimi ortamların oldugu yerler olsa ve bizde faydalanabilsek.Birbirimizi daha iyi tanıyıp kulturumuze sahip cıksak.Fakat .....
ÖMER KUŞ
{ 06 Kasım 2008, Perşembe }
Burdan yazı yazmak, eleştirmek kolaydır.dernekcilik zor iştir.zorla yönetime getirilen insanlara destek olalım.begenmiyorsak listelerimizi oluşturalım.biz daha iyi yaparız diye talip olalım.saygılarımla
Yakup Temel
{ 06 Kasım 2008, Perşembe }
Kafkas diasporasının tek sivil toplum kuruluşu ve örgutlenmesi olan derneklerimizin işleyişini ve yöneticilerini eleştirme hakkı olanlar ancak programı ve kadrosu ile her zaman hazır olan,seçim dönemlerinde de gümbür gümbür ortaya çıkıp yarışanlardır.Rica minnet göreve getirdiğimiz kişileri sonradan acımasızca eleştirmeye hakkımız olamaz.Vitrinde sürekli aynı kişi ve grupların bulunması şüphesiz doğru olmaz,ancak yalvar yakar görev verdiiğimiz insanlarada destek olmamız gerekir.Güçlü sivil toplum kuruluşlarına sahip olabilmemizin tek yolu,plan ve programa sahip grupların seçimlerde kıyasiya yarışması,seçimlerden sonrada bir bütün olarak seçilenlere destek olunması ile mümkündür.Bunu sağlayacak yetişmiş insan gücü ve tarihimizden gelen demokratik kültürede sahipiz.İnsanlık tarihinin en eski meclislsrinden olan Nart Xase lerde, atalarımız toplanıp toplumsal problemleri çözerlerdi.
Dilek
{ 03 Kasım 2008, Pazartesi }
Çerkesler hanımlara çok önem ve değer verirler. Ancak derneklerimizde bayanlara niçin daha fazla yer verilmiyor?
Hanımlar komisyonu varya ! diyecekseniz ben onu yeterli görmüyorum. Ben Çerkes hanımlarının yönetim kurullarında yeterince temsil edilmesini istiyorum. Hatta onur kurullarında. Onur kuruluna bir hanım ismi yazılan dernek hiç duydunuz mu? Yoksa SETENAY GOAŞE'ler Nart efsanelerinde mi kaldı. Hanımlar komisyonunda hanımlar kermesler düzenlesinler; pshalıve-haluj yapsınlar, velibah yapsınlar, pasta-börek yapsınlar, elişleri yapsınlar, satsınlar, derneğe gelir getirsinler... Oh ne güzel! Ama dernekte söz sahibi olmasınlar. Olacak şeymi bu? Çağdaş ve sosyal demokrat olduğunu iddia eden kişilerin yönetimde olduğu derneklerimizde dahi durum malesef bu yönde. Yani hanımlara yine hamur işleri kalıyor. Demek isteniyor ki elinizin hamuruyla erkek işine karışmayın! Sahi derneklerimizde HANIMLAR KOMİSYONU kuruluyorda niçin ERKEKLER KOMİSYONU kurulmuyor? Yani aslında erkeklere ayıp oluyor. Erkeklerin bir komisyonu bile yok. Derneklerimizde hanımlar komisyonu var ama erkekler komisyonu yok. Ne ayıp değil mi?
Salih Cantemur
{ 03 Kasım 2008, Pazartesi }
circassiancanada ve kafkasdiasporası'na teşekkür ediyorum böyle bir konuyu gündeme taşıdıkları için. Yıllarca derneklerde görev almış birisi olarak bu eleştirilerin haklı olduğunu gördüm. Yazının yazarı Nevzat Tarakçı bey az bile söylemiş. Yorumlara da aynen katılıyorum. Derneklerimizi kendi ideolojilerinin kampı haline getiren yöneticilerimiz ve yine derneklerimizi kendi aile dernekleri haline getirenler var.
KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN mantığıyla derneklerimiz gerçekten de küçültüldü, fonksiyonsuz hale getirildi. Bu gidişe dur demek lazım. Dernekler kimsenin malı değildir. Derneklerimize toplumumuzun tüm kesimlerinden insanlar rahatça gelebilmeli, burası benim derneğim diyebilmelidir. Dernekleri ideolojilerden kurtaralım.
tlaps
{ 03 Kasım 2008, Pazartesi }
Nevzat hocam çok iyi dile getirmişsiniz, dernekler ve dernek başkanlarımızla ilgili sorunu. Söylediğiniz herşeye katılıyorum.
Öyle dernek başkanlarıyla karşılaştım ki ''sizin kim olduğunuz benim için çok önemli değil benim için önemli olan yaptığınız iş ve gelir durumunuz'' diyen; Kendilerini bulundukları ortamda elit bir sınıf görerek bir düğün de sırada duran kişilerden birine selam verip aradan selam vermeden kişiler atlayarak diğerine selam veren dernek başkanlarıyla karşılaşıyoruz. Evet sorunlar güzel dile getiriliyor.Ama malesef hiç kimse iyneyi kendisine batırmıyor. Hep başkalarına çuvaldız batırmaya kalkıyorlar. Kendileri yönetimdeyken En hararetli dernek savunucusu olan kişiler, kendilerinin istemediği birisinin yönetime gelmesiyle 180 derece dönerek derneklerden hiçbirşey olmayacağını ileri sürmeye başlıyorlar. Derneğe artık uğramıyorlar. Tabiki muhalefet olacak, olmakta zorunda zaten. Çözüm derneklerdeyse muhalefette yönetimde bu çatı altında olmak zorunda. Malesef -en azından kendi çevremdeki izlenimim- kişiler yönetimdeyken çözümü derneklerde arayıp, yönetimden ayrılınca başka yerlerde aramaya başlıyorlar. Bunun toplumumuza zarar verdiğini düşünüyorum. Saygılarımla
Nazmi
{ 03 Kasım 2008, Pazartesi }
Nevzat bey iyi güzel hoş söylüyorda kardeşim bu saydığınız vasıflarda dernek başkanı bulmak kolay mı. Böyle vasıflarda dernek başkanı bulumayanca olanla yetinmek zorundayız. Öyle derneklerimiz varki neredeyse aile derneği haline gelmiş durumda. Sırasıyla bir aileden kişiler dernek başkanlığı yapıyor. Sorduğunuzda ne yapalım kardeşim dernek başkanı yapacak kişi bulamıyoruz, biz de fedakarlık yaparak aileden sırayla dernek başkanlığı yapıyoruz diyorlar. Olması gereken Nevzat Tarakçı beyin yazdığı gibi ama olan da malesef bu.
Tekatlı
{ 02 Kasım 2008, Pazar }
Bak sen !
Ben yıllardır bu kafen, yefen, şeşen üçlemesine sadece dinciler taktı zannediyordum. Artık circassiancanada.com gibi kendilerini daha çağdaş bir yerde konumlayan sitelerimiz bile akordion, kafen, yefen, şeşen konularını sorgulamaya başlamışlar. Sevinsek mi üzülsek mi acaba? Neyse toplumumuzun artık bunları ciddi ciddi tartışması iyidir bence. Demekki bu konular sadece dincilerin eleştiri tekellerinde değil artık. Dincilerin söylemini ve eleştirilerini biz bari yapmayalım kompleksini bir kenara bırakalım ve acı gerçekleri tartışalım. İyidir iyi, bunları tartışalım ve korkmayalım...
Nursu
{ 01 Kasım 2008, Cumartesi }
Sayın Nevzat Tarakçı,Öylesine güzel öylesine özel detaylıanlatmışsınızki yeri gelmişken Kafkas derneklerinin ve temsilcilerin kendilerine verilen vaifekeri hakkında sorgulanmaları denetlenmeleri gerekmiyormu ? yardım ediyoruz adsı altında artık Çeçen kafkas derneklerinden başlamak istiyorum şayet bu Çeçen Mülteciler içinbilhassa çocuklardan söz etmek gerekirse zaten insan hakları evrensel beyannamesine göre hiçbir koşulsuz öğrenim sağlık haklarının verilmesi gerekiyor.Ama malesef bu çocukların bu güne değin bu hakların verilmesinde eğitimin devam etmesi konusu göz ardı edilmiş.Evrensel beyanamesinbe göre başka haklarda söz konusu bu insanlar çocukların böyle yanlız bırakılması ile dışlanmalarınada sebep olacak ortamlar oluşmuş. Bu derneklerin içinde bir çok Avkarlarımız mevcut eğer bu söyediklerim gerçekleşmemişse bu gün bu avkatların payı yokmudur?olakimleri kapsıyor bu derneklerin vazifesi nedir?dernekler hangi kesimi hangi zümreyi kapsıyor bir bakıyorsun Birleşik Kafkas federasyonu oluyor bir bakıyorsun illere göre o illerdeki Kafkas kültür derneği adı altında faaliyet gösteren dernek yada komite her neyse genel yada belli davaya genel anlamdamı baksak yani bu dernekler belli kesimi belli zümreye ait kuruluşlardır ulaşılmaz diyemi baksak yada o dernek içinde birseçilmiş seni sevmeyen öyle ya illa oraya seçilen birileri beni sevmeyen biri olması muhtemelinide hesaba katarsak artı oradan birilerini tanımıyorsam benim sorunumu anlatamayacağım onlarla iletişim kuramayacağım gibi birsey olabilirmi ? hatta Kafkas derneklerinin kuruluş amaçları nitelikleri icraatları kapsamında Daha önceki diaspora kapsamla sınırlı son zamanlarda dahil olan Çeçen diasporasındaki Çocukların mülteciler dahil değilmi? Bu gün eğitim alamamaları mevcut mülteci erkek çocuk kadınların belli temel haklardan yararlandırılmamaları acaba bu Kafkas derneklerinde payı yokmu?
Kafkas derneklerine seçilmiş kişilerin alçak gönüllü olmaları gerekir öyle burunları dik havalı sorun çözmekten uzak olmamalı ,Kafkas derneklerini temsilen seçilenlerin Kafkas derneklerinin amacına hitap edecek özellikte kişilerin seçilmesine özen göstyermeli yeterince denetlenmeli yapılan işlerin girdi ve çıktı hesapların makpuzların karşılaştırılması yapılmalı denetimden uzak başı boş bırakılmamalı,en çok problemi olan hiç imkanı olmayan çocukların maddi durumları yerinde görerek burs verilmeli diyor İlgililerin Burdan Ümraniye Halilürrahman Camisinden yaşları 14 olan 2 çocuk Ümraniye son durakta bulunan Kültür sporKlübüne box eğitimi için Çok istediler ve ben onları bayan olarak bu çocukların istekli olmalarından yazdırdım hocalar çok gayretlilerr diyorlar.bu konuyu tekrar tekrar irdeleyeceğim hocalar bunlar için özellikle bizim Kafkas Derneklerimizden bizim kadar haberdar olduklarından desteklerini bekliyorlar.SPOR KULÜBÜNÜN TLF'NUNU veriyorum 0216 523 00 24 Adları Abdulmalik ve Ruslandır.Sorulabilir Web sitesi www.Kültürsporkulübü.com Alttaki yazacağım 12 yaşında adı Turpal Ali Baküde Karete Eğitimi görmüş çok Kabiiyetli olup Onuda Atakent mah.Burç cad.Bim market'in bulunduğu bina arkasında Aydemir spor Klübü derneği tel:216 316 16 10 dur. İnternet adresi Leventaydemir@Karetespor.com Birileri bu sese cevap verrinceye kadar yazmaya devam edeceğim. YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com