![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
NURKAL KUMSUZNURKAL KUMSUZİlkokulu köyünde okudu. Ortaokula Pınarbaşı’nda başladı. Ortaokul ikinci sınıftan itibaren geri kalan kısmını ve liseyi Kayseri’de tamamladı. 1987 yılında S.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Aynı yıl öğretmenliğe başladı. Yurdun değişik yerlerinde çalıştı. Hâlen edebiyat öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Yazı hayatına şiirle başlayan Nurkal Kumsuz, 1980’li yıllarda Kayseri’deki bütün mahallî gazetelerde şiirlerini yayımlamıştır. Daha sonra şiiri bırakarak; hikâye, roman deneme, inceleme, araştırma, makale gibi değişik alanlarda eser vermiştir. 1990’lı yılların başlarından itibaren yazıları değişik gazete ve dergilerde yayımlanmaya başladı. Yeniden Diriliş dergisinin genel yayın yönetmenliğini, Mavi Sürgün dergisinin de yayın danışmanlığını yapmaktadır. Yayımlanan Kitapları: Roman: Gönül Zindanım (1993), Bir Yol Arıyorum (1998), Önce Hayaller Ölür (2002). Hikâye: Renksiz Dünya (1995), Dağlar Ses Vermiyor (1999). Deneme: Edebiyat Bahçesi (1997), Gönül Bahçesi (1999), Düşünce Bahçesi (1999), Hayat Bahçesi (2004), Hasbahçe (2005). Araştırma: Öğretmen Şiirler Antolojisi (1999), ANASAM Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (2003), Güzel Sözler Antolojisi (2003), Edebî Terimler Sözlüğü (2003), Nükteler (2003), Bayram Şiirleri Antolojisi (2003), Hikâyelerine ve Kaynaklarına Göre Deyimler Sözlüğü (2003), İsimler Sözlüğü (2003), Ramazan Şiirleri Antolojisi (2003) YORUMLAR
sükrü ardıc\muş
{ 14 Eylül 2008, Pazar }
sevgili hocam NURKAL KUMSUZun yerı bızde ayrıdır bır cogumuza kıtap okutmayı sewdırıp edebıyat dunyasının guzellıgıyle karsılastırmıstır bu konuda kendısıne cok tesekkur ederım ve sayesınde kendısının dunyaya bakıs acısı ve yasam tarzı nı daima cok takdır etmısımdırrr her seyıyle cok guzel bır ınsandır...
yılmaz can
{ 09 Eylül 2008, Salı }
göründüğünün çok ilerisinde bir yazar. bence her kitabi bir şaheser. zaten bazıları alanında tek örnek.
Ali Bolat
{ 03 Eylül 2008, Çarşamba }
Nurkal Kumsuz edebiyat dünyasının yüz akı. Yazdıkları kolay başarılacaklardan değil. Şansızlığı Kayseri de yaşaması.
ahmet kılınç
{ 25 Temmuz 2008, Cuma }
edebiyat hiç bu kadar yakmamıştı içimi.
JANSET KALMUK
{ 16 Mayıs 2008, Cuma }
HOCAM MERHABALAR BEN JANSET KALMUK PINARBAŞI LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİZDEN UZUNZAMANDIR SİZE ULAŞMAK İSTİYORUM LÜTFEN MAİLİ OKURSANIZ BANA DÖNÜN.MANEVİYATINIZDAN ÇOK ŞEYLER ALDIM VE SİZİN GİBİ SAYGIDEĞER Bİ ÖĞRETMENİM OLDUĞU İÇİN GURURLUYUM
şahnur menaz
{ 24 Nisan 2008, Perşembe }
merhaba nurkal ben şahnur aşağıbeyçayırlıyız. abim nurettinin kardeşiyim. cvp bekliyorum
ayhan ünal
{ 30 Mart 2008, Pazar }
merhaba değerli hocam.ben bir öğrenciniz olarak sizden cok şey öğrendim 1993 yılında yozgat yerköy imam hatip lisesinde öğrencinizdim. her zaman bir idol oldunuz bana ve hocam sizi hiç unutmadım hocam şimdi kitaplarınızı okuyarak sizi dahada ıyı anlıyorum..
hayri cansu
{ 11 Mart 2008, Salı }
her yönüyle tam bir çerkes beyfendisi nurkal ağabey.kelimelere sığdıralamıyacak kadar değerli bir insan.kayserimizin güzel yanlarından biri de nurkal hocamızdır diye düşünüyorum.yaşının yarısı kadar kitap yazarak kayseriyi edebiyatta kanatlandıran bir edebiyat sever...hocam sizinle sohbet etmeyi gülen yüzünüzü çok özledim.saygılar....
Hasan Hüseyin AYAN
{ 09 Mart 2008, Pazar }
Sevgili kardeşim insanların bazen zihinlerinden silemedikleri portreler vardır.yıllarca hiç görüşmemiş ve haberleşmemiş olsalarda.227.dönem Polatlı topçu okulundaki arkadaşım Nurkal ile nasıl iletişim kurabilirim diye düşünürken internetten aryım dedim ve sitenize ulaştım.Sevgili kardeşim görüşelim.HASAN HÜSEYİN AYAN End.Meslek Lisesi GEREDE BOLU
ERTAN KARADAŞ
{ 30 Ocak 2008, Çarşamba }
HOCAM MERHABA. SANIRIM HATIRLAMAZSINIZ AMA BEN GÜZELYURT KÖYÜ İLKÖĞRETİM OKULUNDA ÖĞRENCİNİZDİM. ÇOK UZUN ZAMANDAN BERİ SİZİ ARIYORUM. BELKİ ZAMANINDA FARKINA VARAMADIM AMA ŞU AN MANEVİYATIMDA NE KADAR ÖNEMMLİ ROL ALDIĞINIZI BİLİYORU. DİLERİM BU MESAJI OKU VE BANA ULAŞIRSINIZ. AYRICA EGER SN. NURKAL KUMSUZ A ULAŞMAMI SAĞLAYACAK KİŞİLER VARSA ÇOK SEVİNİRİM. SEVGİLERİMLE
ahmet vehbi ecer
{ 20 Ocak 2008, Pazar }
sevgili nurkal bey,
kısa zamanda çok eser veren kişi olarak sizi tebrik ediyorum.Son zamanlarda sesini ve eserlerini göremiyorum. Takdir edilmemiş hissine kapılarak halka küsmen ve inzivaya çekilmen hiç iyi olmaz.Mahluk bilmezse Halık bilir.Birikimlerini su yüzüne çıkartman en azından gelecek nesillerin sanat sevgisini besleyecektir. sevgiler ve selamlar yolluyorum.
fatma çetin
{ 11 Aralık 2007, Salı }
mükemmel bir kitap, bende yazar olmak istiyordum ama hayallerimin bana ne kadar uzak ve asla gerçekleşmeyecegini sanıyordum bu kitap aslında ne kadar hayallerime yakın olabilecegimi anladım bu arada arkadaşlar ögretmeninize sahip çıkın onlar okadar güzel bir mücevherler ki lütfen gönlünüzün en güzel yerinde saklayalım bu mücevherleri bende burdan hayatımın en anlamlı mücevherine edebiyatçı meral yıldırım hocama saygılarımla
özlem çakır
{ 17 Ağustos 2007, Cuma }
merhaba kitabınızı çok aradım ama bulamıyorum lütfen yardımcı olun!! Kitabı okumam gereklii..^^bir yol arıyorum^^
mustafa alp
{ 24 Ocak 2007, Çarşamba }
tek kelimeyle mükemmel hoca. bizim okulda olduğu için çok mutluyum.hocam hakkında söyleyecek söz bulamıyorum.
11/h sınıfından gökhan baykal
{ 20 Aralık 2006, Çarşamba }
nurkal hocamı çok seviyorum.kendisi çok saygılı ve şevkatlidir.yazmış olduğu şiirler,romanlar, çok güzeldir.bütün sitelere yayın yapacağım.saygılarımla herkes okusun onun eserlerini mutlaka.....
digeşatila
{ 24 Mayıs 2006, Çarşamba }
Nurkal Hocamla uzun yıllar önce , Yozgat-Yerköy'de aynı okulda birlikte görev yapma olanağı buldum. Hocam; insani yönüyle tam bir adigede bulunması gereken bütün özelliklere sahip biridir. Kendi alanında ne kadar başarılı olduğu ortaya koyduğu eserlerden bellidir. Kendisini tanıma fırsatı bulduğum için büyük mutluluk duyuyorum. Yalnız kendisinden adige kültürüyle ilgili çalışmalar da bekliyor, başarılarının devamını diliyorum. saygı ve sevgilerimle...
Kemal Ahmet ŞEN
{ 24 Mayıs 2006, Çarşamba }
SEVGİ MEŞ'ALESİ NURKAL HOCAYA
İlmiyle-irfânıyla çevreye ışık saçar, Sevgisi şefkâtiyle dostlara kucak açar; Hayranlık duyuyorum Nurkal KUMSUZ Hocaya: Onda sonsuz irâde, büyük meslekaşkı var!.. Vefâsız çevrelerde duyulmaz ama adı, Yirmi kadar eseri peşpeşe sıraladı! Vermeli büyük ödül Nurkal KUMSUZ Hocaya; Yeridir, bu insanın göklere çıksa yâdı!.. Öğrenciyi çok sever, kuş gibi kanat gerer; Onların derdi ile en büyük hazza erer! İnsanlıkta rakipyok Nurkal KUMSUZ Hocaya; Ne düşmanı ağlatır, ne de bir dostu yeretr?.. Kemal AHmet ŞEN Erciyes Çocuğu 12.05.2006
Nur Yapar
{ 10 Mayıs 2006, Çarşamba }
selam,
Tüm hemşerilerimiz davetlidir duyurusunu yan sütunda görünce bir an için vaz geçtim bir selam vermekten. Ama kendimi çabuk toparlayıp selam Allah'ındır dedim, ortalarda kalacak değildir ya diye düşündüm... :-)) Özellikle Ali Rıza Navruz Beyin yorumunu okuyunca şaşırdım kaldım inanın. O yazılar abartılı değilse- ki sanırım değil- Nurkal kumsuz kesin bir gönül dünyalıdır. Yani bu dünyalı olamaz diye düşünüyorum. İnanıyorum ki bu dünyadan böyle birileri güzel atlara binip çoktan gitmişlerdir... Ruh tahlilleriyle birlikte eserlerinin verilmesi harika bir düşünce olmuş bence. Ne güzel!.. İşte ardınızdan size rahmet okutacak bunlardır Nurkal Bey!.. Allah yüreğinize güç versin diyorum. Umarım hemşerim dediğin hemşerilerin böyle bir değerin kıymetini bilirler. Bilmezlerse bence kendilerine yazık etmiş olurlar diye düşünüyorum. Kolay gelsin ve bir kez daha selam!.. Nur Yapar Kayseri
Ali Rıza Navruz
{ 09 Mayıs 2006, Salı }
O;
Her geceye, yeniden başlamanın sevinciyle kor yüreğini! Çekilen her besmele, daha yeni gecelere açılan Edebiyat kapısının –kaybolmaması için zincirle bağlanmış- altın anahtarıdır onda... Korkuluksuz köprüler üzerinde dizginsiz bir atı zaptedebilir o. Ama yemin olsun ki; kalemini zaptedemez ak kağıtlar üzerinde. Kaleminin mürekkep haznesine; bir ölçek yalnızlığını katar zaman- zaman. Sonra, tâ ötelerden devredilmiş uykusuzluğunu ekler üstüne de gözkapaklarının. Yetmez!.. Bir miktar dağ başı rüzgârını, az ömre sığan çok yaşanmışlıklarının mübârek çilelerini ve yalnızlıklarının kamçıladığı gündüz düşlerini de renk olarak çeker kalemine... “Bâkî kalan bu kubbede hoş bir sedâ” bırakmak içindir belki de bütün bu tırmanışlar tepelerin tepelerine onda. Gecelerin o ürkütücü sessizliğini sormak isteseniz de, soramazsınız ona... Sorarsanız şâyet, bir şairin dizeleriyle yansıtır cevabını sizlere o; “Yok bizi arayan soran kimsemiz/ Öylesine karanlık ki gecemiz/ Ha olmuş, ha olmamış penceremiz!..” Kimbilir, belki de aldanıyordur bu konuda o!.. Öyle de olsa güzel değil midir bazen aldanışlar?!. Hele ki bu aldanış yetiyorsa bir yüreği ateşlemeye... Ateşlenen bir yürek ön şartı değil midir yaratmanın sizce de?!. Gecelere yeniden başlamanın hazzı ile başlar dolaşmaya; içine kapandığı içinde. Artık güller yetiştirmenin zamanıdır “GÖNÜL ZİNDANIM” dediği bahçelerinde. Sonra o güllerin renk ve kokularını “RENKSİZ DÜNYA”nın atmosferine katar avuç avuç... Bu durum belki de H.Yusuf’un solgun yüzünü okşayan bir meltem olur ılık ılık..! Biraz daha yüreği inceldiğinde, ülke sorunlarına olan duyarlılığını “EDEBİYAT BAHÇESİ”nde işlerken görürüz onu. Artık sosyal sorunların hamalı da diyebilirsiniz ona bu ortamda. Böyle bir yükün nasıl kaldırılacağının ve de taşınacağının rehberidir bir yerde o... “BİR YOL ARIYORUM” diye avazı çıktığı kadar bağırırken, bu nefesin ardından ayaz gecelerinin çitleri içerisindeki “GÖNÜL BAHÇESİ” ne düştüğünü görürsününüz yolunun. Artık türküler yankılanmıyorsa o mor yamaçlarında, çobanlar kaval çalmıyorsa bildiğiniz türden, bu demektir ki; “DAĞLAR SES VERMİYOR” onun hezeyanlarına... Kendisiyle yüzleşmesinin resmedilmiş resmine “DÜŞÜNCE BAHÇESİ”nden başka ne ad verebilirsiniz ki düşünseniz de?!..Ve öğretmenlere karşı gösterilmesi gereken vefânın çok güzel bir sembolüdür “ÖĞRETMEN ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ” isimli çalışması onda. Tâ ana rahminden beri yüreğinde varlığını hissettiği, fakat adını bir türlü koyamadığı “ışıma”nın, şahsına münhasır hulyâları olduğunu anladığında toprakta inleyen sesle birlikte onda; “ÖNCE HAYALLER ÖLÜR..!” Gerçeğinde kalansa nevrozlu bir şiir deliliğidir diyebilirsiniz. Bu amansız hastalıktır ki “ŞAİRLER VE YAZARLAR SÖZLÜĞÜ” bahçesinin lâbirentlerinde gezindirir onu tıpış- tıpış!.. Ve “GÜZEL SÖZLER ANTOLOJİSİ” ile kelâmın sihrini fısıldar kâmil olanın kulağına bir bilge edâsında..! “İSİMLER SÖZLÜĞÜ”nde adım adım ve dahî uygun adımlarla gezinmesi bu âlemdeki bütün varlıkları birbirine karıştırmamak düşüncesinden doğmuştur herhalde... Dünyanın şu monoton akışına birazcık olsun hareket vermek ve pek çok kayıplarımızın telâfisinin yolunu bulmak içindir belki de durup dururken “NÜKTELER”e sarılıyor olması. Belki de susturan cevap olarak düşünmüştür muarızlarına karşı o... /Hamd-ü senâlar, hamd-ü senâlar Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm/ diyen dizelerinde soluklanırken, okuyucusuna bayramın o güzel at- mosferini yansıtmaya çalışır; belli ki “BAYRAM ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ” ile... H.Çelikcan’ın dizelerine dil olmaması mümkün mü onun; /Ey mâh-ı Sultan*Sahura kanamadık*İftara doyamadık.../ Sonra elâlemin yüreğine bu mânevi iklimin esintisini yollar “RAMAZAN ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ” aracılığıyla... “DEYİMLER SÖZLÜĞÜ”ndeki asra meydan okuyan sözcüklerle içine almış bulunduğu /ateşin pahasını/ öderken bütün geç kalmaya yüz tutmuş duygulara dikkat çeker; /atı alan Üsküdar’ı geçti/ diye. Sonra güzel bir deyimle şöyle tavsiyede bulunur dostlarına o; sakının hâ, /kaş yapayım derken, göz çıkarmayın!../ Bütün adımların edebî menzile kazasız belâsız ulaşabilmesi içindir sanırım; “EDEBİ TERİMLER SÖZLÜĞÜ” /-Beni bir kere okşasanız ne çıkar? -Sen çıkarsın... Demek ki fitne çıkar/ “Yaşamak hakkı”nı hatırlatan, bakışlarımızın dokunmadığı iklimlere bir türkülük zaman içinde insanlığı bir dâvudî ses olmaya davet eden, gerçek bir “can serinliği” olan “HAYAT BAHÇESİ” bahçivanıdır… Güllerin dikeninin tüm toplum fertlerinin yüreklerine batmaması için bu dikenleri kendi yüreğine batırarak kıran, koskoca bir yürek yaratmıştır “HASBAHÇE” ile… Sonrasında edeb adına açılan o perdeye “son” yazdırmama çabasının mutlu yorgunluğunu takar akrebin kuyruğuna o!.. Kor yüreğini korlara, her geceye yeniden başlamanın sevinciyle...
GAZİ SÜRÜCÜ
{ 08 Mayıs 2006, Pazartesi }
Nurkal kardeşime/köylüme başarılarının devamını dilerim
saygılarımla,
Nehuş Şener
{ 08 Mayıs 2006, Pazartesi }
Pek kimse tanımıyor ama tanıyanlarda bilir. Nurkal abiyi burada görmek beni bayağı bir sevindirdi. Saygı değer abime saygı be selamlarla.
zıgora
{ 08 Mayıs 2006, Pazartesi }
slm bir adiyenin eser yada eserler vermesi mutluluk verici en yakın zamanda birkaç eserini alacağım.umarım yeni eserleride yayınlanır.kaftangiyenli bir adıye
YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2006 Kafkas Diasporası.
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.