KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

ERGENEKON'A UZUNYAYLA'DAN BİR KURBAN

Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in ölümü üzerindeki sis perdesi aralanıyor. Özden cinayetinin de Ergenekon dosyası kapsamına alındığı ortaya çıktı.

Edinilen bilgilere göre, Ergenekon iddianamesini hazırlayan savcılar, 1995 yılı Ağustos ayında öldürülen Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden'i dinledi. Beş saat süren görüşmeden sonra savcıların, Tomris Özden'de bulunan eşine ait günlükleri incelemek için aldığı öğrenildi. Rıdvan Özden'in ölümü kayıtlara PKK ile çatışmada şehit düştüğü şeklinde geçmişti. Eşi Tomris Özden, taleplerine rağmen eşinin cesedine otopsi yapılmadığını vurguluyor. Cinayet konusundaki çelişkileri ise şöyle aktaraıyor: "Askerî görevlilerin kimisi çatışmada öldürüldü diyordu, kimisi yolda şehit düştüğünü iddia ediyordu. Bir PKK itirafçısı, eşimin JİTEM tarafından öldürüldüğünü açıkladı. Eşimin yanında askerlik yapan erlerden biri de bana eşimin çatışmada ölmediğini söyledi."


Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan'la ailecek görüştüklerini de belirten Tomris Özden, "Doğan, eşimin JİTEM'e katılması için 1989 yılında ısrar ediyordu." diyor.


JİTEM'İN AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞINI TESPİT ETTİ


Bitlis'in ekibinden olan Özden, İstanbul'da kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitti. Akaryakıt kaçakçılığında kullanılan araçların Jandarma'ya ait tesislerden birinde saklandığını belirledi. Olay yargıya taşındı. 1994 senesinde tayini Mardin'e çıktı. Mardin'de görev yaparken sınırda JİTEM'in PKK ile koordineli yaptığı kaçakçılık ve uyuşturucu sevkıyatını ortaya çıkardı. Albay C.K.'nin de aralarında bulunduğu bazı görevliler hakkında dava açılmasını sağladı.

İLK TUZAKTAN KURTULDU AMA

JİTEM'in akaryakıt kaçakçılığını ortaya çıkardıktan sonra Kasım 1994'te Mardin'de resmi aracına kurulan pusudan kurtuldu. 12 Ağustos 1995'te iki koruması ile birlikte öldürüldü. Resmi açıklamalarda albayın PKK ile çatışmada şehit düştüğü belirtildi. Bankacı olan eşi Tomris Özden ise resmi beyanları inandırıcı bulmuyor: "Eşimin ölüm haberi bize 14 Ağustos'ta verildi. Otopsi yapılır korkusuyla cesedi iki gün arazide bırakılmış. Mardin'e vardığımızda iki personeliyle birlikte albayın alnından vurulduğu raporu elimize tutuşturuldu. Otopsi istedik. Talebimiz kabul edilseydi eşimin 48 saat arazide bekletildiği ve 14 Ağustos 1995, yani PKK'nın kuruluş yıldönümünde öldürüldüğünün uydurma olduğu saptanırdı. Ayrıca olaydan sonra bize teslim edilen silahla eşimin silahının seri numaraları birbirini tutmuyordu. Silahı teslim ettim ama balistik incelemesini bile yapmadılar. Olaydan sonra PKK itirafçısı İ.Y. bize, eşimin JİTEM tarafından öldürüldüğünü söyledi. Her şikâyetimizden sonra takipsizlik kararı verildi."


TUNCAY GÜNEY BENDEN BELGELERİ ALDI

Savcı Zekeriya Öz'ün özellikle Tuncay Güney ve Veli Küçük ilişkisi üzerinde durduğunu anlatıyor. Eşinin ölümüyle ilgili belgeleri Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan'a verdiğini ifade eden Özden, "Benden belgeleri 1996'da haber yapacağız diye aldılar. Sonra ne haber yaptılar ne de ilgilendiler. Tuncay Güney, benim yanımda Veli Küçük'le de telefonla görüştü. Ona da bilgiler verip 'ilgileniyoruz' dedi. Sözde eşimin olayını açığa çıkaracaklardı." diyor.


JİTEM'İN UYUŞTURUCU BAĞLANTISINI TESPİT ETMİŞTİ


Eşinin JİTEM ve benzeri yapılanmaların faaliyetlerinden rahatsız olduğunu söylüyor. JİTEM'in kurucularından Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan'la ailecek tanıştıklarını aktaran Özden, "1989'dan beri eşimin JİTEM'de çalışması için ısrar ediyordu. Oysa eşim bu olaylardan, özellikle sınırda yapılan kaçakçılık ve uyuşturucu işinden çok rahatsızdı. Orada JİTEM ve örgütler beraber yapıyordu bu işi. Eşim en son Mardin'de görev yaparken de bunların üzerine gitti. Orada bir albayın da aralarında bulunduğu bazı görevliler hakkında dava açtırdı. 'Bu işlerin kökünü kazıyacağım' diyordu. Ama kendisinin sonu oldu." şeklinde konuşuyor.

Kaynak; Aktifhaber.com; Zaman Gazetesi

 

 

Öldürülen albayın eşi açık konuştu


Mardin'de alnının ortasından vurularak öldürülen Albay Rıdvan Özden'in eşi, karanlık cinayet ve Ergenekon bağlantısı ile ilgili çok konuşulacak idialarda bulundu.

Mardin'de öldürülen Albay Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden, Ergenekon savcılarından otopsi istedi. Oğuztan ve Güney tarafından saatlerce sorgulandığını söyleyen Özden, kocasını öldüren tetikçiyi nasıl tanıdığını da anlattı. 
 
İnci Hekimoğlu'nun Taraf'ta yer alan haberine göre, Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in 1995 yılında "PKK ile girdiği çatışmada öldürüldüğü'nün açıklanmasından bu yana, konu kapanmadı. Kışlanın dışında, Kanas silahla alnının ortasından vurulduğu söylenen Albay Özden'in eşi Tomris Özden, kocasının cenazesini almaya gittiği andan itibaren yapılan tüm açıklamalara karşı çıkarak yetkilileri "gerçeği açığa çıkarmaya" çağırdı.

13 YILDIR BEKLİYORDU


kullanTam 13 yıldır, yetkililere başvurma, medyadan çağrı, kitaplar, bu kitaplar aracılığı ile savcılıklardan soruşturma açılmasını talep etme gibi her yolu deneyen Tomris Özden hiçbirinden sonuç alamadı. İnsan haklan ve barış aktivisti oldu. Polisten dayak yedi. Tehditlerle uğraştı. En yakınlarından, ailesinden bile baskı gördü. Hatta ona "Sen PKK'ya mı çalışıyorsun" bile dediler. Ama yılmadı. Kendisinin deyişiyle "inatçı bir kadın." Oysa kocasının ardından annesini, onun ardından iki kardeşini kaybeden Özden, yaşadığı stres ve üzüntü sonucu dört yıl da hastalıklarla uğraştı. Bir dönem hep yanında olanların, o sıkıntılı günlerde bir kez bile kapısını çalmamalarına kırgın olsa da, yaptıklarından pişmanlık duymadığının altını özenle çizdi.


VE SAVCILAR DİNLEDİ


Bugünlerde yeni kitabı için çalışan Özden heyecanlı. Bu heyecana', yıllar süren uğraşlarının sonucu olarak gördüğü; Rıdvan Özden dosyasının Ergenekon soruşturmasına alınmasının yarattığı umut da eşlik ediyor. İlk ve öncelikli talebi; Rıdvan Özden'e otopsi yapılması. Bugüne kadar onu dinlemeyen, duymayan savcıların aksine Mehmet Ali Pekgüzel ve Zekeriya Üzün ona neredeyse bir günü ayırmaları umutlarını tazelemiş.


KENDİM GİTTİM


Tomris Özden, Rıdvan Özden dosyasının Ergenekon kapsamına alınmasını ise o hep koruduğu inatçılığı ile sağladığım söyledi. Çıkan haberlerin aksine savcıların çağırmadıklarını, kendisinin gittiğini vurgulayan Özden, şunları anlattı:


"Soruşturmasının daha birinci dalgasıydı. Tuncay Güney, Ümit Oğuztan ve Veli Küçük'ün adları ilk kez gündeme gelmişti. Ben bu isimleri 13 yıl önce yazmışım, bu isimleri telaffuz etmişim. Nisan sonu, mayıs başı falandı. Savcıların adını bile bilmiyorum. Girdim savcılığa, devlet hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum, dedim. Adının daha sonra Mehmet AU Pekgüzel olduğunu Öğrendiğim savcı dilekçemi aldı. Önce pek ilgilenmediler. Hatta beni Eşref Bitlis'in karısıyla karıştırdılar. Ama sonra sürekli soru sormaya başladılar. Kitaplarımdan bahsedince onları da istediler. O gün eve Terörle Mücadele polisleri bir kaç kez gelip gitti. Evdeki bütün yazılı dokümanları verdim. Neredeyse akşam saat 19.00'a kadar onlarla birlikteydim."


GÜNLÜKLERİ BİR GAZİ GETİRDİ


Özden, "Savcılığa verdiğim günlükleri bana bir gazi getirdi" dedi ve bir dönem kendisini suçlayanların daha sonra bilgi ve belge getirmeye başladıklarına dikkat çekti. Savcılığa verdiği bölümün 15-20 sayfa olduğunu söyleyen Özden, eşinin ölüm haberi üzerine gittiği misafirhanede eşinin odasının talan edildiğini, bütün dolaplarının boşaltıldığını, ortalığa saçıldığını anlatarak, bu ortamda günlüklerin de darmadağan edildiğini söyledi.


"Anlaşılan bir bölümünü de bu gazi almış" diyen Özden, önce kendisine yardım etmeye çalıştığını zannettiği, ama sonra kendisini tehdit eden üsteğmen hakkında da suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.


ÜSTEĞMEN L.G. UYARDI


Üsteğmen L.G'nin kendisine "Rıdvan Albay çok sevdiğim bir insandı. Size sövebileceğim tek şey, elbiselerini isteyin. Özellikle de kepini. Çünkü dendiği gibi kepinin ön tarafında kurşun izi yoktu. Elbiselerini mutlaka isteyin" dediğini ama bunun duyulması üzerine bu kez de kendisini tehdit ettiğini anlatan Özden, söz konusu üsteğmenin ağır baskı yaşadığını da ekledi.


KONUŞUNCA ÖLDÜRÜLDÜ


Tomris Özden, Albay Rıdvan Özden'in postası olan Erhan'ın ise konuştuğu için öldürüldüğünü idda etti. Özden, bir polis memurunun bir gösteri sırasında yanma geldiğini ve Erhan'ın dayısı olduğunu ve Erhan'ın öldüğünü söylediğini aktardı: "Erhan bize, 'Rıdvan Albay'a PKK ölüsü gibi davrandılar, soydular, son kuruşuna kadar aldılar. Anıları, defterleri" her şeyi' dedi. Bu konuşmadan sonraydı. O polis memuru Erhan ile iki arkadaşını bir otomobilin biçtiğini ve sonra da kaçtığını söyledi. Olayın kaza olduğuna inanmadığını da ekledi."


KOCAMIN KATİLİNE EMANET ETTİLER


Eşinin cenazesini almak üzere Mardin'e gittiğinde, kendisini hastaneye, havaalanına götürüp getirmesi için yanına verilen kişinin kimliğini yıllar sonra öğrenen Tomris Özden, bu kişinin 'Zeki' kod adlı İ.Y. olduğunu, itirafçılar Murat İpek ve Murat Demir'den öğrendiğini belirterek, yaşadıklarına ilişkin çarpıcı bilgiler aktarıyor. "Yanımda dolaşan, sözüm ona beni sağa sola götürsün diye verdikleri bir adam vardı. Ben de eşimin vurulduğunda üstünde olan eşyalarını araştırıyorum. Bu adam bana 'Onların hepsi yakıldı, boş ver bacım. Onlar kötü anılar. Al işte yenilerden. Hadi bacım hadi...' deyip duruyordu. Bu adamın tarifini, yıllar sonra itirafçılar Murat İpek ve Murat Demir sordu, çizdirdiler bana adamı, zaten çok ilginç bir tipti. Seyrek sakallı, köse gibi bir adamdı. Benzi sarı, Tatar suratlı bir çocuk. Elmacık kemikleri çıkıktı. Eşinizi işte o vurdu dedi itirafçılar. Bana tipini çizdirdiler.


Kısa boylu, elmacık kemikleri çıkık, sapsarı. Adamı tanımlayınca, 'tamam işte o Zeki kod adlı İ.Y' dediler."


EŞİNİN YARDIMCISINI SUÇLADI


Tomris Özden, İ.Y'yi eşinin yardımcısı Binbaşı C.K'nın tetikçi olarak kullandığını öne sürerek gerekçelerine ilişkin de şunları anlattı: "Benim eşim dürüst ve savaşa karşı bir insandı, ancak eşimin yardımcısı olan C.K. haraç ve uyuşturucu gibi kirli işlere karışıyordu.


Eşim bu kirli işleri öğrenince C.K., sürekli yanında bulunan İ.Y. isimli tetikçiye eşimi öldürttü. İ.Y'nin Mardin'de askerlik yaparken dört kişiyi daha öldürdüğünü de öğrendim. Bendeki bu bilgileri, kısa bir süre önce basına açıklamalar yapan PKK itirafçısı Murat İpek de yüzyüze görüşmemiz sırasında doğruladı."


ERGENEKON KAPSAMINDA


Davası görülen Ergenekon soruşturması kapsamına savcılığa teslim edilen Rıdvan Özden'in dosyasında Murat Demir ve Murat İpek'in itiraflarının yer aldığı kaset de bulunuyor.


GÜNEYLE OĞUZTAN BENİ SORGULADI


Ergenekon'un ünlü isimleriyle ilginç anlar yaşayan Tomris Özden, bu isimler tarafından saatlerce sorgulanışını ve Tuncay Güney'in düğününe davet edilişini şöyle anlattı: "Tuncay Güney o sıralar beni çok sık arıyordu. 1996 falandı. Sıradan bir gazeteciydi benim için. Önce Akşam Gazetesi adına bir röportaj yaptık. Sonra bir gün de, Barış Otobüsü eyleminden sonra aradı. Flash TV'de çalıştığım söyledi, programa davet etti. Ben de elbette sesimi duyurabildiğim kadar duyurmaya çalışıyordum. Gittim, Ümit Oğuztan'la ikisi beni bir odaya kapadı. Ve 4-5 saat sorguladılar. O süre içinde bir kaç kez Veli Küçük Paşa'yla da telefonla konuştular. Sonra bir kez Oğuztan arayıp, 'yanlış anlamayın falan' dedi. Tuncay Güney'le ise bir daha hiç görüşmedim."


DÜĞÜNÜNDE ALTIN TAKTIM


"Düşünün, o kadar ilgiliydi ki Tuncay Güney, Rıdvan'ın öldürülmesiyle, beni hemen her gün arıyordu. Bir gün geleceğini söyledi ve düğününe davet etti. Hatta bana, 'Ama benim eşim türbanlı, siz türbanlılarla bir araya gelmezsiniz ki' dedi. Ben de, benim için önemli olanın insan olduğunu belirterek, tabii ki gelirim dedim. Gerçekten de bütün davetliler, gelin bile türbanlıydı. Geline de altın taktım. Ben hâlâ inanamıyorum. O kadar efendi, o kadar duygusal bir çocuktu ki."

Kaynak: Taraf Gazetesi (27.11.2008)

 

Albay suikastında 'Ebu Süfyan' kilidi

Esrarengiz bir cinayete kurban giden Mardin Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden Yeni Şafak'a şok açıklamalar yaptı. Özden 'Cinayetten sonra evimde 10 gün kalan 'Ebu Süfyan' kod adlı kişi bulunursa, çok şey aydınlanır dedi” Tomris Özden, Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün bir düğünde “Mardin'de rahat mısın?” diye sorduğunu, eşi Rıdvan'ın da “Sayenizde hiç de rahat değiliz paşam” cevabını verdiğini anlattı.


Albay suikastında  'Ebu Süfyan' kilidi
ŞABAN ARSLAN İSTANBUL
Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden, 1995 yılında, suikast silahı Kanas'la öldürüldü. Albay Özden'in ölümü resmi kayıtlara “PKK ile girdiği çatışmada şehit düştü' şeklinde girdi. Ancak Özden'e eşinin ısrarına rağmen otopsi yapılmaması, bir PKK itirafçısının 'çatışmada ölmedi' açıklaması ve askerlerinden birinin “Komutanımızı yanındaki asker öldürdü” itirafı Özden'in suikaste kurban gittiği şüphelerini doğurdu. Albay Rıdvan Özden'in İstanbul'da ve Mardin'de JİTEM ile PKK'nın uyuşturucu ticaretini ortaya çıkarması, daha önce de kendisine kurulan pusudan kurtulması şüpheleri arttırdı.

Ergenekon savcılarının görüşerek bilgi aldığı Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden cinayetle ilgili Yeni Şafak'a çarpıcı açıklamalar yaptı. Savcıya yaptığı başvuru üzerine, cinayetin 13 yıl sonra Ergenekon dava dosyasına girmesini sağlayan Tomris Özden, eşi Mardin'de görev yaparken, kendisinin çocuklarıyla Kuşadası'nda oturduğunu belirterek şunları söyledi:

HEP EBU SÜFYAN'DAN BAHSEDERDİ

“Son günlerinde eşim bizi telefonla aradığında, hep çocukluk arkadaşı olduğunu söylediği 'Ebu Süfyan' adlı kişiden bahsederdi. Hatta kocamla memleketi Kayseri'nin Pınarbaşı İlçesi'nden çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyen bu adam da beni her gün telefonla arıyor, bir ihtiyacım olup olmadığını soruyordu. Eşim öldürüldükten sonra bir iki gün, 'Ebu Süfyan' bizi aramadı. Hatta biz, 'Neden bu adam bizi hiç aramadı' derken, iki gün sonra askerler bizim lojmana bir adamı getirip bıraktı”

MEZARA İLK SUYU O DÖKTÜ

'Ebu Süfyan' kod adını kullanan ancak gerçek kimliğini açıklamayan bu kişiyi 'kısa boylu, yuvarlak yüzlü, hastaneden yeni çıkmış gibi kötü görünen bu adam' şeklinde tarif eden Tomris Özden, “Emekli öğretmen olduğunu söyledi. Eşimin cenazesine katıldı. Hatta definden sonra mezarın üzerine ilk suyu da o döktü ve televizyonlarda yayınlanan haberlerde de bu adam vardı” dedi.

Evinde on gün kalan bu adama 'Cilalı İbo' lakabını taktıklarını söyleyen Tomris Özden, “Ortalık duruldu ama bu adam hala evimizden gitmiyordu. Sonunda kendisini uyardık ve gönderdik. Bu adam o günden sonra bir daha hiç ortaya çıkmadı. Kim olduğu araştırılır ve sorgulanırsa Rıdvan Özden suikastı ve Ergenekon soruşturması ile ilgili önemli bir mesafe kat edilir” şeklinde konuştu.


JİTEM ve PKK'nın eroin ticaretini ortaya çıkardı

Uçak kazasında şehit düşen eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in ekibinden olan Albay Rıdvan Özden, İstanbul'da kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitti. Akaryakıt kaçakçılığında kullanılan araçların Jandarma'ya ait tesislerden birinde saklandığını belirledi. Olay yargıya taşındı. 1994 senesinde tayini Mardin'e çıktı. Mardin'de görev yaparken sınırda JİTEM'in PKK ile koordineli yaptığı kaçakçılık ve uyuşturucu sevkıyatını ortaya çıkardı. Bazı görevliler hakkında dava açılmasını sağladı. Kasım 1994'te Mardin'de resmi aracına kurulan pusudan kurtuldu. 12 Ağustos 1995'te iki koruması ile birlikte öldürüldü.


Veli Küçük'le arası bozuktu

Eşinin ölümünden kısa bir süre önce Adapazarı'nda bir düğüne gittiklerini anlatan Tomris Özden, eşi ile arka sırada oturan Ergenekon sanığı Veli Küçük Paşa arasında geçen bir diyaloğu anlattı. Tomris Özden 'Veli Paşa eşimin kulağına eğilerek 'Rıdvan Mardin'de rahat mısın?' diye sordu. Eşim de “Sayesinizde rahat değiliz Paşam” cevabını verdi' şeklinde konuştu. Tomris Özden 'Bu dialogdan eşim ile Küçük Paşa'nın arasının bozuk olduğu sonucuna vardım” dedi.

“JİTEM'E GİR” BASKISI

Tomris Özden, eşine Veli Küçük ve çevresinden 'JİTEM'e gir' baskısı yapıldığını ileri sürdü. Özden, “Eşim JİTEM'de çalıştı mı tam olarak bilmiyorum. Bir kere Kuzey Irak'a kod adı kullanarak göreve gitmişti. Ancak, Veli Küçük ve ekibinin kendisine JİTEM'e gir yönünde baskı yaptığını ima etmişti” diye konuştu.


Katliam sanığına Jandarma koruması

Tomris Özden, eşi Kuşadası'nda görev yaparken, Bahçelievler katliamı ve Kemal Türkler cinayeti zanlısı, ülkücü Ünal Osmanağaoğlu'nun arandığı yıllarda jandarma korumasında saklandığına tanıklık ettiğini ileri sürdü. Özden, “Alt katımızda oturan bir adam vardı. Orada bir kamp vardı, çadır kiralama işi ona verilmişti. Jandarma personeliyle çok samimiydi. Kocam bana, onun, Bahçelievler katliamı ve Kemal Türkler cinayeti zanlısı olduğunu, ondan uzak durmam gerektiğini söylemişti. Adam her yerde aranıyordu ama orada korunuyordu. Bu adam, beni kocam öldükten sonra tehdit etti' diye konuştu. Osmanağaoğlu, Bahçelievler katliamı davasında zaman aşımının dolmasına bir yıl kala yakalanmıştı. 20 yıldır aran Osmanağaoğlu, kardeşi Tamer Osmanağaoğlu'nun kimliği ile Kuşadası'nda 10 Nisan 1999'da yakalandı. Zaman aşımı süresinin dolmasına bir kaç ay kala yakalanan Osmanağaoğlu, 7 kez idam cezasına çarptırıldı.




CİNAYET ERGENEKON'DA

Ergenekon savcıları Albay Rıdvan Özden'in eşi Tomris Özden'den suikastle ilgili bilgi aldı. Albay'ın günlüklerini eşinden alan savcılar cinayet dosyasını Ergenekon davasına ekledi.



Yeni Şafak -  29.11.2008

YORUMLAR

Nursu  { 25 Kasım 2008, Salı }
Sayın Volkan düzenlinin Narko terör dizisi için yazdığı yazısında ki ve yaptığım yorumda söylediklerimle ne kadar da örtüşüyor benziyor.
Malesef malesef karanlıkta kalan faili meçhul cinayetler...


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
Kendi Yolunu Tıkamak
Güzel Şeyler De Var
Mısır Firavunu Iı. Ramses'i Yenen Çerkesler
Dönme Dolap
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kim ,kimden Ne Kadar Büyük ?
Adıgaghe'da (çerkeslik'te) İnsan Ve Sosyal Hayat
Yalnızlık
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Ben Yoksam Kimse Yoktur
Incil Allah'ın Sözü'dür!!
Rıdvan Özden Cinayeti Kimin İşine Yarar?
Türkiye Üzerine Düşünceler
Erkekler Komisyonu Niçin Kurulmuyor ?
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik