KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

RIDVAN ÖZDEN CİNAYETİ KİMİN İŞİNE YARAR?

 


Türkiye nin gündemine de giren böyle önemli bir konuya ışık tutması açısından olumlu bir adım atmış olan Siteniz; Zaman, Yeni Şafak ve Taraf gazetelerinden alıntılar yaparak haber yapmış. En altta da bir arkadaşımız yorumunda, benzer gerçeklere değinen yaklaşık 1 yıl önce yazdığım “ PARS NARKOTERÖR= “TÜRKLER-KÜRTLER ve DİĞERLERİ” başlıklı bir yazımı hatırlatmış. Ben bile bu yazımı unutmuştum ama sanırım okuyucuların dikkati beklediğimden fazla çıktı.. Bu hatırlatması konuya tekrar eğilmeme neden oldu desem abartmış olmam. Yeni bir okuma-değerlendirme yapmama ve belleğimi yoklamama katkı sunan yorumcuya teşekkür ederim.



 


Eşinin katledilmesi sonrası  insan hakları aktivisti kimliğiyle yine bir faaliyetten dönen Çerkes Rıdvan ÖZDEN’in eşi Tomris ÖZDEN ile yıllar önce uzunca bir sohbetimiz olmuştu. Yalnızlaştırıldığı her halinden belliydi. Ama dik duruşu ve eşine olan bağlılığı ben de hayranlık uyandırmıştı. Eşinin Çerkesliği üzerinden Çerkesliği iyi biliyordu da. Toplumumuzu çok seviyordu. Bir çırpıda onlarca gelenekten örnekler sıralayıvermişti. Tıpkı eşinin neden ve nasıl öldürüldüğünü bildiği gibi.


 


İçi doldukça dolmuştu o yıllarda da. Anlattı, anlattı, anlattı. Dinledim.. Kararlılığını gördükten sonra, “size Rıdvan Bey’den bizim meşhur ‘Çerkes inadı’ bulaşmış” dedim bir ara. Gülmek istedik, gülemedik. Gözleri dolu dolu oluverdi. Benim de.. Bu durumu sert görüntüme pek yakıştırmadığını söyledi zorla gülümseyerek. Oysa ki tanımıyordum Rıdvan Bey’i. İnat mı değil mi bilmezdim de. Ama masamızın boş sandalyesine kuruluvermişti sanki..


 


Onurlu duruşuyla birlikte diğer bir yandan gelinimiz olması nedeniyle kendisinin toplumsal bir yanının olduğunu belirttikten hemen sonra; gerekirse uzunca süre 24 saat korunması gerektiğini/yapılabileceğini uygun bir dille anlatmaya çalıştım. Cevabını hiç unutmam;


” Çerkes gelini olmayan binlerce mağduru kim koruyacak?” diye sormuştu. “Yine BİZ” demek geldi içimden ama diyemedim, kırgın ama mağrur gözlerine acılı bir gülümsemeyle bakarken. İkimizde biliyorduk; burası Türkiye!..


 


Evet Arkadaşlar, zamanında kendisini yalıtan ve “terörist” ilan eden, şimdilerde de konuyu manşetlere taşıyan, ABD stratejisinin bir parçası olan malum bugünün demokrasi havarilerisi medya bugünlerde Tomris Özden’den bahsediyor.  Umarım cenazemizi, malum yol haritaları adına istismar edemezler, BOP layamazlar. Kendi yarattıkları “ABD siz Ergenekon” balonuna renk katacağı düşünülüyor olsa gerek. Oysa aynı medya çizgisi zamanında Tomris Özden’i yerden yere vurmuştu ya da görmezden gelmişti. Aynı medya ucu ABD ye ya da bağlı bulundukları malum kişiye dayanan tek bir kirliliğe değinmedi bugüne dek. Tabi, bu medya kuruluşlarında profesyonelce ekmek parası için çalışan basın emekçilerini bu tanımın dışında tutuyorum. Malum stratejinin sağdaki ve soldaki “seçilmiş kalemleri” halkımızın hafızasında uygun zamanda tekrar gündeme getirilmek üzere saklı tutulacaktır sanırım..


 


“Madem bu medyaya bu kadar yükleniyorsun, o zaman söyle bakalım Rıdvan Özden’i kim öldürdü” denilecek olsa yanıtım çoktandır hazır. “ PARS NARKOTERÖR= “TÜRKLER-KÜRTLER ve DİĞERLERİ” başlıklı  yazımın son cümlesinin şifresini çözebilen bir siyasal/sosyal bakışta olanlar yanıtı da bulmuş demektir. Ben de bu soru sorma işine devam edeyim o zaman;


Bu derece profesyonelce bir cinayeti işleyebilecek ve cinayeti bilenleri susturabilecek bir organizasyon tanıyor musunuz? Ben tanıyorum. G. Osetya lideri de tanıdı geçenlerde. Gürcistan’ın G.Osetya’ya saldırısının ardından yapılan askeri müdahale sonucunda G.Osetya lideri siyahi cesetlerin yanında şu soruyu sormuştu anımsarsanız:


” Saakaçvili’nin aslanları nerede, bu zenci askerlerin burada ne işi var?”


 


Cinayet kimin işine yarıyorsa, faili odur. Afganistan’dan, Irak’tan ve Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sundan Avrupa ve Amerika’ya aktarılan uyuşturucu kimin işine geliyorsa faili orada aramalı. CIA’nın uluslar arası operasyonlarının finansmanını nereden sağladığını bilmeyenimiz kaldı mı ki!.. Ama ne Zaman ne Taraf ne de Yeni Şafak bu kadar ileri gidebilir mi? Gidemez… Neden???


 


Rıdvan Özden, kirli savaşın kanla işleyen çarklarını deşifre eden ve engellemeye çalışan barışsever, yurtsever ve onurlu bir Çerkes subaydı. Subaylığı kalmadı ne yazık ki ama barışsever ADAM GİBİ ADAM bir Çerkes olması ve geride onurlu bir eş bırakması; Tomris Özden’in samimi bir şekilde  yanında olmak için yeterli nedenlerdir.


 


Tomris ÖZDEN'in bu cinayeti 13 yıl sonra Ergenekon davasına taşıyor olması, cesaretle bir kapının daha aralanmasına vesile olmuştur. Sonucundan umutlu olmasam da, kendisinin kararlılığı bile saygıya ve dayanışmaya değerdir.


 


Evet Tomris Abla, ” Çerkes gelini olmayan binlerce mağduru kim koruyacak?” diye sormuştunya, sana 13 yıl sonra  da olsa demek istiyorum: YİNE BİZ..


 


Bu yazım, barış şehidi Rıdvan ÖZDEN’e, yaşama inatla tutunan saygıdeğer eşi Tomris ÖZDEN’e ve benzer acıları yaşayan Alla Dudaeva’ya ithaf olunur.


 


Saygılarımla,


 


Volkan Düzenli


30 Kasım 2008

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» 8 MART
» ABHAZYA TANINMALI.. AMBARGO KALKMALI...
» BİRBİRİMİZİN DEĞERİNİ BİLMEK
» BİZ SİZİZ, SİZ BİZSİNİZ..KATİLSEVENLER KİM?
» CAHAR DUDAYEVA, NE MUTLU Kİ SANA ARKANDAN BÖYLE ONURLU BİR EŞ BIRAKTIN!!! ARTIK ONURLUCA OLUMLERE GEREK KALMASIN!..
» CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİN TRAJİ-KOMİK KRITERLERİ
» ÇIT YOKSA, ÇERKESLERİN VARLIĞI VE HAKLARI KABUL EDİLİR Mİ?
» DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR'MİŞ !
» HABERTÜRK'ÜN AÇIKLAMASI YETERLİ Mİ!
» HEPİMİZ ÇERKESİZ, TÜRKÜZ, KÜRDÜZ, SÜNNİYİZ, ALEVİYİZ..
» KAFKASYA KAFKASYA HALKLARININDIR.
» KÜLLERİNDEN DOĞMADAN KÜL OLMASIN...
» MOR 8 MART.. MORARTILAN SİYASAL ZEMİN!
» PARS NARKOTERÖR=TÜRKLER-KÜRTLER ve DİĞERLERİ
» RIDVAN ÖZDEN CİNAYETİ KİMİN İŞİNE YARAR?
» ŞAMİL TAYYAR ŞOVENİZMİNDEN HEDİYE: TOPLUMSAL MAZOŞİZM!..
» TEMSILIYET MI..CIFTESTANDARTLARA TESLIMIYET MI!
» YİĞIT İNSANLAR DÖVÜŞEREK ÖLÜR, 450. YILDA KAÇARKEN DEĞIL!..

YORUMLAR

Cetin Coskuner  { 10 Aralık 2008, Çarşamba }
Onurlu insan olmanin yigit temsilcisi Tomris Abla.ilk önce cok cok gecmis olsun.ve Sevgili Volkan sizede bu konuyu tekrar gündeme tasidiginiz icin tesekkürler.
Ben bu olayin sadece bir yönünü yani karanlikda kalan okadar yönü icerisinde, kendi biildigim kadariyla acikliyorum. Bu konuda orada bahsi gecen EBUSUFYAN AYDIN´nin yani esinizin cocukluk arkadasi olan (diger itirafci olan ebusufyan kodadli kisi degil)yigeniyim.Bu konuda suanda Inci Hekimogluylada baglantiya gecdim, size Inci hanim üzerinden Dayimin(Ebusufyan aydin)ile ilgili tüm bilgi ve fotograflari ulasdiracagiz.Onurlu mücadelenizde basarilar diliyor ve ZÜLÜM VE ZORBALIKLA ,BASKI VE KARACALMALARLA SUSDURULMAYA CALISILAN YÜREGINIZ VE SESINIZ HIC SUSMASIN DIYORUM.
SAYGILARIMLA.

Tomris Özden  { 05 Aralık 2008, Cuma }
Çerkes Dostlarım,
Dosyayı gönderirken hata oluştu!
Yineliyorum...
Neden 13 yıl sonra?
Dört yıldır hastaydım!
Romatizma...
2.5 ay yürüyemedim!
Kortizon tedavisi yan etki yaptı ve karaciğerimi kaybediyordum!
Üstelik gözlerime katarak indiğinde ameliyatla sağlığıma kavuşsam da sol gözümden yine ameliyat olmam gerekiyor.Ergenekon'un ilk dalgasında isimleri işitince, bu isimleri on yıl önce Susturulmuş Çığlıklar isimli kitabında zikrettiğimi anımsadım. Yatağımdan hasta hasta kalkıp 13 yıldır kitabımı kaale almayan ve beni hırpalayan devlete suç duyurusunda bulunmak için savcılığa gittim. Onlar beni Eşref Paşa'mın eşiyle karıştırsalar da dinlediler. Bazı okurların yorumu art niyetli. Ben onların ve basının yakasına yapıştım. Sol basın da ayağıma çelme takmaya kalktı. Emin Çölaşan ise eşimin Mardin çapkınlıklarını yineleyerek benim umudumu çürütmeye kalktı. Ben onüç yıldır evde can güvenliğim nedeniyle hapis hayatı yaşarken bu kadarını yapabildim. Toplum da bu olayın üstüne giderse açığa çıkar.
Sevgi ve saygılarımla....
Tomris Özden

Tomris öZDEN  { 05 Aralık 2008, Cuma }
Sizi çok iyi anımsadım!
Eşimin ailesi sahip çıkmasa da gerçek Çerkesler beni böyle savunur işte....
Kullanıldığımı sakın düşünmeyin!
Biraz da ben onları kullanayım!!
Yakalarına ben yapıştım inanın...
Sanki Ecevit süreçte çok mu ilgilendi benimle...
Ya da Baykal....
Eşimin Katili! dedikçe dayak yedim ve gözaltına alındım. Bir de acı bir gerçek var. Halkı Abd'nin varoşu yaparlarken bal tutan da parmağını yaladı. Üzülmeyin, sonu ölüm de olsa Rıdvan Albayım'ın katillerini yakalayacağım.
Sevgiyle kalın....
Tomris ÖZDEN
Gelininiz...

Nevzat Tarhan  { 04 Aralık 2008, Perşembe }
Bazı generallerin ve askeri savcıların ‘Devekuşu Sendromu’ ile hareket ettiklerini görüyoruz. Bilindiği gibi devekuşu avcıyı görür uçamaz ve kaçamaz. Korkusundan başını kuma sokar. Taki avcı onu görmesin. Ama koca gövdesi dışarıdadır. Avcı er geç onu görür.

12 Ağustos 1995’te öldürülen Mardin Jandarma Alay Komutanı Jandarma Albay Rıdvan Özden’in öldürülmesinin sır perdesinin açılması ilginç bağlantıları aydınlatmaya başladı.

Genelkurmay Başkanımız Sayın Orgeneral Doğan Güreş’in kahvesine zehir katarak yapılan başarısız suikast girişimi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in esrarengiz uçak kazası ile ölümü, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın bir er tarafından öldürülmesi ve onu öldüren erin anında öldürülmesi ve E.Binbaşı Cem Ersever’in öldürülmesi olayları birbiri ile çok bağlantılı.

Bu kişilerin ortak özellikleri “İllegal örgütlenmeye karşı olan, uyuşturucu ve kaçakçılıkla terör olayları arasındaki bağlantıların üzerine giden, olayların çözülmesini isteyen, insanların dağa çıkmaması için uğraşan, vatandaşla yakınlaşıp ikna etmeye çalışan, halkla devleti kaynaştırmak için ısrarla uğraşan” komutanlarımızdılar.

Albay Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden ve Yüksekova çetesini ortaya çıkaran Jandarma astsubayı Hüseyin Oğuz ayrıca Ergenekon davasındaki bazı gizli tanık ifadeleri gerçekleri ortaya çıkarmaya başladı.

Devletin içindeki kirli işlerle uğraşan üniformalı çete mensupları ile ilgili operasyonlar hep ‘Devlet zarar görür, TSK yıpranır’ diye örtbas edildi.

Kangren olmuş bir uzvu yufka yürekli davranıp kesip atmazsanız bütün vücudu kaybedersiniz. Bugün aynı durum Türk Silahlı Kuvvetler için geçerlidir. Ergenekon davası için palavra diyenlerin gittikçe azaldığını görmek mümkün.

Devletin içinde vatanseverlik retoriği arkasında malı götüren, aslında şahsi menfaati için çalışan bu tiplerin üzerine gitmenin tam zamanı. Bunun için cesur askeri savcılarımızın olduğunu biliyorum.

Gerçek vatansever ve gerçek milliyetçi generaller mutlaka emir komuta zinciri içerisinde insiyatifi ellerine almalılar. Eğer alamazlarsa bildiklerini anlatmalıdırlar.

Milli İstihbarat Teşkilatımız bunu başardı. MİT gibi, Milliyetçi Hareket Partisi de Ergenekon davasında sağlam ve akıllı bir duruş gösterdi.

TSK’nın zayıf bir irade göstermesi ilerde büyük yıkıma neden olabilecektir. Zamanında yapılan ameliyatla şifa beklenir.

Ebu Süfyan kimmiş, yeşil kimmiş, şüpheli trafik kazalarının arkasında hangi güçler var, darbe senaryolarını kimler oluşturmuş, Tuncay Güney denilen uzaylı adamın arkasında kim var? Devletin kendi çaresizliği için göz yumduğu mafyöz oluşumlar nelermiş? Artık er geç ortaya çıkacak.

Korku oluşturmak, yeterli korku yoksa bu korkuları provakasyonlarla meydana getirip toplumu ve siyaseti esir almak artık mümkün değil.

Şu anda kirli işleri örtbas etmek gerçekte en çok TSK’yı yıpratır ve devlete zarar verir. Başını yastığa koyup rahat uyumak isteyen vatansever askeri savcılar ve generaller lütfen namuslu ve cesursanız artık birşeyler yapınız.

Alevi açılımı, çarşaf açılımından sonra yeni terör açılımını beklemek hakkımız oldu. Açılım yapabilmek gelişim düzeyi ile yakından ilgilidir. Yenilenme, reform ve transformasyonları vizyonu olan fikir emekçileri yapabiliyorlar.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com
04.12.2008

NARTAN  { 04 Aralık 2008, Perşembe }
Ergenekon davası Türkiye için bir umuttur. Devlet adına hukuksuz işler yapanlar ilk defa yargılanıyor. Belki sonuç çıkmayacak ancak bundan sonra böyle yapılanmalar eskisi gibi cesaret bulamayacaklar. Bu arada umarım Rıdvan ÖZDEN cinayeti de çözülür.

sinejan  { 03 Aralık 2008, Çarşamba }
Bir bayan olarak Tomris hanımı çok iyi anlıyorum ve taktir ediyorum. benim polisiye işlere ve koploteorilerine fazla aklım ermez. Ancak bir insanın eşi öldürülmüşse ve bugüne kadar katilleri bulunamamışsa yada bulunmak istenmemişse işte bence önemli olan burasıdır. Katili bulunsunda nasıl olursa olsun, kim bulursa bulsun. Ergenekon mergenekon beni ilgilendirmez yeterki katilleri bulunsun. Tomris hanıma bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyorum.

Salih Ademey  { 03 Aralık 2008, Çarşamba }
Bu konuyu yıllardır bıkmadan usanmadan sabırla takip eden ve tekrar gündeme getirilmesine sebep olan Tomris Özden hanımefendiye teşekkürler. Bir teşekkür de cesur Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'e. Bu cinayet çözülsünde kim çözerse çözsün. Yalnız bakıyorumda Türkiye'deki faili meçuller ne zaman aydınlatılmaya yaklaşılsa birileri bundan rahatsız oluyor. Oysa aydınlıktan korkmamak lazı. Karanlıklara ışık tutan Kafkasdiasporasi.com'a da ayrıca ve canı gönülden teşekkür ediyoruz. Biz aydınlığı karanlığa tercih ediyoruz ve bu anlamda her zaman sizi destekliyoruz.

Mehmet Demir  { 02 Aralık 2008, Salı }
Türkiye nin gündemine de giren böyle önemli bir konuya ışık tutması açısından olumlu bir adım atmış olan Siteniz;ve deyerli yazarınız volkan düzenli merhum rıdvan özden şehit olduğu zaman da bu bu insani duyarlılığı göstermişmidir,yoksa ne idüğü belirsiz ergenekon davasına bu olayın da eklenmesinden memnuniyet duyarak bulanık suda balık avlama stratejisi mi uygulamak istemektedir?Hiç bir dernek vakıfla ilişkisi olmayan kafkas diasporasının interaktif portalının misyonu nedir?sitenizde yer bulan ve toplumumuzu ilgilendiren siyasi olaylar yanlı ve taraflı olarak yer bulmaya devam edecemkimidir.sorularımı muhatapları alır ve deyerlendirirse memnun olurum. abreg_md(Mehmet Demir)

Barış  { 02 Aralık 2008, Salı }
Kaç gündür basından ve Kafkasdiasporasi.com'dan Tomris Özden'i ve Şehit Albay Rıdvan Özden cinayetini takip etmeye çalışıyorum. Yıllardır çözülemeyen daha doğrusu çözülmek istenmeyen bu cinayetin Ergenekon soruşturması kapsamına alınması ümit verici bir gelişme olmuştur.

Ergenekon savcısı Zekeriye Öz'ü ve yıllardır bıkmadan usanmadan cesaretle konunun takipçisi olan Tomris hanımı kutluyorum.

Ümidimiz Ergenekon davası ve soruşturması vesileysiyle bu ve benzeri faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasıdır.

Faili meçhuller aydınlatıldıkça Türkiye daha da aydınlanacaktır.



YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
Kendi Yolunu Tıkamak
Güzel Şeyler De Var
Mısır Firavunu Iı. Ramses'i Yenen Çerkesler
Dönme Dolap
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kim ,kimden Ne Kadar Büyük ?
Adıgaghe'da (çerkeslik'te) İnsan Ve Sosyal Hayat
Yalnızlık
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Ben Yoksam Kimse Yoktur
Incil Allah'ın Sözü'dür!!
Rıdvan Özden Cinayeti Kimin İşine Yarar?
Türkiye Üzerine Düşünceler
Erkekler Komisyonu Niçin Kurulmuyor ?
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik