![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
BİD'AT MESELESİ BİTMEZ![]() REGAİP KANDİLİ: Muslimanlar’ın diğer din ve inançların etkisinde kalarak kutlamada ve / veya amelde aşırıya giderek dinimize getirdikleri bir Bid’at de hepimiz tarafından bilinen, yer yer de gördüğümüz veya duyduğumuz Regaip gecesinin kutlanması ve ihya edilmesidir. Bu geceyi İhya etmek maksadıyla Recep ayının ilk Cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan bir on iki rek'atlık namazın mevcudiyetine inanılmakta ve şu delil esas alınarak bu zanna kapılınmaktadır. ,Bu gecenin fazileti hakkında : Enes İbn Malik (radıyallahuanhu)’mun Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve selem) 'den şöyle dediğini rivayet eder: "Recep ayında orucun faziletini zikrettikten sonra, devamla) "O ayda bulunan İlk Cuma gecesinden gafil olmayın. Çünkü o, meleklerin regaip diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim recep ayının ilk Perşembe gününü oruç tutar ve o günün, akşamla yatsı arası on İki rekat namaz kılarsa, (namazın keyfiyetini açıkladıktan sonra) Allah-uTeala o kimsenin günahlarını bağışlar" [ Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s. 39-40 ] İlim ve sünnet ehli tarafından işaret edilmiş alimler arasından İbnu'l-Cevzi bu hadis hakkında şunları söyler: "Bu hadis Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerine uydurmadır.Yalan bir Hadistir. Ravileri yalancılardandır. Ali İbn Abdillah İbn Cahdami bu sözde hadis rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır. Bu hadisin diğer ravileri meçhuldür. Kim oldukları bilinmemektedir. Ravilerle ilgili bütün kitaplarda onları aradım ve bulamadım".. [İbnu't-Cevzi, el-Mevdu'atc.2s. 125-126 ] Bu konuda yine imam Nasruddin El Bani Saudii Arabistan’ın kaynak olarak kullandığı “Silsiletul Ehadisiz Zaife” adlı eserinde gerekli araştırmayı yapmış ve aynı sonuca varmıştır. İbnu'l-Cevzi sözüne şöyle devam eder: "Bu hadisi uyduran kimse bid'at inde (sapıklığında)’ çok aşırı gitmiştir. Çünkü bu namazı kılan kimse önce gündüz oruç tutacaktır. Belki de o günün gündüzü çok sıcaktır, oruçlu olunca da akşam namazına kadar haliyle yemek yeme imkanı bulamıyacak ve akşam namazından sonra, bu uzun süren namaz sebebiyle kıyamda ve secdede çokça duracak gayet eziyet çekmiş olacaktır.Allah insanlara zulüm etmez ancak insanlar kendi kendilerine zulüm ederler ayetine binaen bizler doğrusu, ramazan ve teravih namazlarına nazaran bu bid’at olup da farz,vacib,sünnet kesinlikle olmayan tamamen sonradan çıkarılmış ve dinimize sokulmuş, çok meşakkatli olan bu namazı kılmak için insanların camilerde birbirleriyle yarışırcasına izdihamlaşmalarına bir anlam veremiyor ve hatta kıskanıyorum. Maalesef ki bu uydurma namaz halk nezdinde farza göre sanki daha önemli ve değerli bir yerdeymiş gibi insanlar akın etmektedir. Hepimizin de malumudur ki ne farz, ne vacib, ne sünnet ne de dinimizden olmayan bu Regaip kandili kutlamalarında ve namazlarında, asıl emir olan ve kılınmaması ile küfre düşülmesi muhtemel olan beş vakit namaza gelmeyenler dahi hazır bulunuyorlar. [ Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.30. İbtıu'l-Cevzi. el-Meydu'at c.2s. 127 ] Hafız Ebu'l-Hitab bu konu hakkında şöyle söyledi: "Regaib namazını uydurmakla itham edilen kimse Ali Ibn Abdillah İbn Cahdami'dir. Bu hadis kim oldukları meçhul olan, bilinmeyen raviler üzerine uydurulmuştur. Ki bunlar, hadis kitablarının hiçbirisinde mevcut değildir. [ EbuŞame el-BaisuAla inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.40 ] Hafız el-irakı şöyle der: "Rezzin, kitabında bunu irad etmiştir. O uydurma bir hadistir" [ Çukayn, Es-Sunenu ve'l-Mubîede'at s. 140 ] İmam Tartuşi’nin şu saptaması dikkat çekicidir : "Receb ayındaki kılınan sözde regaip namazı , Beyti'l-Makdis'de bizim bulunduğumuz yerde ancak h.480 senesinde [peygamberin ölümünden 450 sene sonra] ihdas edilmiştir (Uydurulmuştur). Bundan Önce bu namazı ne gördük,ne yaptık ne de hiçbir sahabeden, Tabiin den veya Müctehid Imam’dan duyduk". [ Tatusi, EI-Havadisu ve'l-Bida'us. 133 ] Ayrıca şunu da belirtmeliyiz ki bu gecede, bu uydurma namaza sonradan bir ekleme daha yapılmış ve mevlit(kur-an ve Şiir) okuma işi bu namaza nisbeten daha yeni sayılmasına rağmen müsliman ülkelerin bir kısmında uygulana uygulana dinimize entegre edilmiştir. Uydurulmuşun üzerine eklenmiş olan yeni bir uydurmadır. Yani Bid’at ın üzerine eklenmiş yeni bir Bid’at tir. Rasulullah’ın da ölmeden kısa süre önce belirttiği üzere ”Dinde bir şeyleri sonradan çıkaran kişi bilsin ki çıkardığı kadar da benim sünnetimden kaldırmıştır.” “Benden sonra çıkarılan her yeni ibadet Bid’at tir ve her bid’at SAPIKLIKTIR. Her sapıklık Ateştedir! Ayaklarımın altındadır.” Hali ile sünneti unutturacağı kesin olan bir bid’at çıkınca ve uygulanınca asıl sünnet unutulmaktadır. Daha sonradan bu bid’at in üzerine yeni gelen nesiller de aynı cehaletle yeni bid’at ler eklemekte, bu şekilde de Bid’at üstüne Bid‘at çıkarılarak asıl olan sünnet tamamen unutturulmakta ve haliyle de güncel yazılacak kaynaklarımızdan silinmektedir. Bu Bid’at çi anlayışı Müslimanların arasına, kalplerine sokanlar da zaten Kur-an’da ve Sünnet’te kusur bulamayıp da bunu unutturacak, değiştirecek bir şeyler yapma gayretine düşmüş Siyonist, yahudii ve hristiyan gibilerin cahil müslimanların kalplerine ve imanlarına soktuğu fitnelerden başka bir şey değildir. Halbuki Müsliman Uyanık Olmakla mükelleftir. Müsliman Dininin Kur-an’a ve Sünnet’e dayalı olduğunu tam bir bilgi ile bilmeli ve inanmalıdır. Vahyin bitmesi ve Rasul’ün ölümü ile beraber, dinimizin her haliyle tamamlanmış olduğunu ve artık hiç ama hiç kimsenin zerre kadar bir şey dahi ekleyemeyeceği kadar kusursuz ve eksiksiz bir din olduğunu kayıtsız şartsız kabullenmelidir. Zira eklemek caiz olursa çıkartmak da caiz olabilecektir. Böyle birşeyi söylemek cahillik, inanmak ise cehaletin katmerlisi ve ard niyetin son haddidir. Saygılar, Serdar ENES BU YAZARIN TÜM YAZILARI» ALLAH NEREDE? YORUMLAR
nigar ENES
{ 31 Ocak 2007, Çarşamba }
ayet ve hadislere dayanarak yazdığınız yazılar gerçekten açıklayıcı ve harika olmuş.başarılarınızın devamını dilerim...
LALE YILDIZ
{ 24 Ocak 2007, Çarşamba }
Serdar ENES'e çok teşekkür ediyorum.Günlük yaşamın hızlı temposuna kapılıp araştıramadığımız, unuttuğumuz ve ihmal ettiğimiz bu konuları böyle açıklayıcı bir şekilde öğrenme fırsatı sunduğu için.
yazarımızdan öğrenmek istediğim bir şey var bu konuda bilgi verirse sevinirim. Yakınlarda namazda kaza olmadığını duydum.Çok dikkatimi çekti ama araştıramadım,bu konuda bilgi rica ediyor va yazılarının devamını diliyorum.
Serap SAĞLAMTAŞ
{ 24 Ocak 2007, Çarşamba }
Müsliman Dininin Kur-an’a ve Sünnet’ i bırakarak yanlış bilgilerler( ki ne kadar bilgidir tartışılır) peşinden gitmesini daha iyi nasıl anlatılırdı bilmem.
ALLAH SENDEN BİN DEFA RAZI OLSUN YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com