![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
|
BABA OLMAKBABA OLMAK Günümüzde ailenin önemi çocukların terbiyesi deyince anneler gelir akla. Adeta babalar olmasa da olacakmışçasına babaların sorumluluğundan ve öneminden annelerinki kadar çokça söz edilmez. Hani derler ya “ana-baba terbiyesi görmüş”… Dikkat edilecek olursa bu deyimde önce “ana” zikredilmektedir. Yine “helal süt emmiş” deyimi de halk tarafından annelere atfedilen bir sözdür. Halbuki gerek emilen sütün helal olmasından, gerekse çocuğa verilecek terbiye ve aile müessesesinin sağlıklı işlemesinde babanın en az anne kadar, belki de daha fazla önemi vardır, olmalıdır. Zira baba, ailenin olmazsa olmaz temel direklerinden biri olup “babalık” özel bilgi ve donanım gerektiren sosyal bir olgudur. Nasıl ki tek kanatla bir kuş uçamazsa, ailenin de sadece anneye endeksli olarak sağlıklı olamayacağı bir gerçektir. Durum böyle olunca, baba olmak ve babalık görevlerini eksiksiz yerine getirmek çok önemli bir sorumluluğu gerektirmektedir. Çocuk eğitiminde anne sevgisi ve şefkati ne kadar önemliyse babanın otoritesi ve disiplini de o kadar önemlidir. Günümüzde babaya, geçmişte olduğundan daha çok görev ve sorumluluk düştüğü bir gerçektir. Çünkü çocuklarımıza yönelik o kadar tuzak var ki (içki, kumar, uyuşturucu, diskolar, kaçakçılık, terör, menfi yayınlar, fuhuş) çevrede olup bitenlerden yeteri kadar haberdar olamayan ve çevreyi iyi tanımayan bir annenin çocuklarını bu tuzaklardan koruması adeta imkansızdır. Ayrıca “televizyon” denilen evimizin oldukça tehlikeli ve daimi TELEKONUK’unun menfiyatından, fuhşiyatından çocuklarımızı korumak; faydalı yayınlardan istifade etmelerini sağlamak; maharetle yönlendirme, sabır ve otorite ister. Bu da sadece annenin üstesinden geleceği kolay bir iş değildir. Ayrıca da günümüzde “Ekmek aslanın ağzından karnına inmiş” olduğundan baba çocuğunu iyi bir eğitim sürecinden geçirerek onun geçerli bir iş sahibi olmasını ve günü gelince de iyi bir evlilik yapmasını sağlamakla mükelleftir. Baba ailenin temel direği ve güven kaynağıdır. Ailenin her türlü maddi ihtiyaçları babadan sorulur. Çocukların terbiyesinden anne ile birlikte birinci dereceden baba da sorumludur. Anne ile birlikte diyorum; çünkü anne başka, baba başka telden çalarsa çocuğa istenen terbiye verilemez. Ailede bu inceliği yakalamak da babanın maharet ve otoritesine bağlıdır. Durum böyle olunca bir genç, baba olmadan (evlenmeden) önce babalık sorumluluğunun gerektirdiği bilgi, beceri ve imkanlarla donanmalıdır. Ancak ne yazık ki bu konuda gençlerimizin ve evli genç babaların yeteri kadar hassas ve bilinçli oldukları söylenemez. Annenin hamilelik döneminin hassasiyetlerinden, çocukların muhtelif yaşlardaki biyolojik, zihinsel ve psikolojik gelişmelerinden; özellikle 0-6 yaş arasındaki çocuk eğitiminin öneminin ve ergenlik dönemindeki (12-18 yaş arası) gelişmelerin farkında olmadan iyi bir babalık yapılamayacağı ve bu dönemlerde yapılacak yanlışlıkların ailede ve çocukların geleceğinde tamiri mümkün olmayan yaralar açabileceği unutulmamalıdır. Gençlerin evlenmeden önce aile hayatının dini, sosyolojik ve psikolojik özellikleri hakkında yeterli bilgileri edinmeleri hususunda herkese görev düşmektedir. Zira toplumsal hayatta karşılaştığımız her bireysel özür, kusur ve hata aynı zamanda toplumsal birer yaradır. Toplumun yaralarla harap olmaması için herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Bu konuda başta aileden sorumlu Devlet Bakanlığı olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığına, Belediyelere, Üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir. Bu kurumların ciddi ve koordineli çalışmalarının olumlu neticelerinin çok geçmeden alınacağı kanaatindeyim. Sağlıklı toplum sağlıklı ailelerden, sağlıklı aileler de sağlıklı bireylerden oluşur. Ruhen ve bedenen sağlıklı bireylere sahip olmanın yolu da fertlerin doğru bilgilenmelerinden ve güzel ahlakla ahlaklanmalarından geçer. Bir yanda bu konuda organizeli bir eğitim-öğretim ağı (ana-baba okulları vb.) diğer yanda da öğrenmeye istekli bir gençlik olursa ki olmalıdır; babalar en kısa zamanda “gerçek manada baba olma” şuurunu kazanacaklar ve ailenin ufak tefek huzursuzluklarını büyütmeden tamir edebilme maharetini göstererek çocuklarına iyi bir örnek olabileceklerdir. Babaların bilgili ve bilinçli birer aile reisi olduğu ve ailenin her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için samimiyetle gayret gösterdiği bir toplum düşünelim hele… Bak sen o zaman nasıl da güzel sağlıklı bir toplum olurduk. İşte o zaman: - Erkek evladına ve kız evladına aynı değeri vermeyen, evlat ayırımı yapan cahil babalar asla olmazdı. - Kahvehanelerde zaman öldüren, üstelik her gün en az 3-5 YTL’yi lüzumsuz yere oyun ve eğlenceye harcayan sorumsuz, bencil babalar olmazdı. - Çocuklarının sağlığını hiçe sayarak evde püfür püfür sigara tüttüren ve farkına varmadan bir serveti duman eden babalar, anneler ve gençler olmazdı. - Bu gün sokaklarda gördüğümüz babasız, kimsesiz, tinerci ve dilenci çocuklar olmazdı. - Ve yine günümüzdeki “kap-kaç terörü” hiç mi hiç olmazdı. - Giderek artan boşanma davaları asgariye inerdi. - Meyhane ve gazinolarda 2-3 saatlik keyif için tonlarca içki içilmez, trilyonlarca lira heba edilmezdi. - Ve maalesef gencecik kızların, kadınların düştüğü fuhuş yuvaları ve tuzakları artmaz, azalırdı. Bütün bu olumsuzlukların görülmediği, yaşanmadığı, herkesin bir işinin, meşguliyetinin olduğu bir toplumda aile sağlıklı ve mutlu, babalar gerçek manada baba, hanımlar şefkatli birer anne, evlatlar da “salih evlat” olurlar ve huzurlu bir hayat yaşanırdı. Böyle bir aile hayatının oluşmasında en önemli rolün babalara düştüğü asla unutulmamalıdır. Bunun sağlanmasının da çok zor olmadığı kanısındayım. Yeter ki babalar olarak: Neyi bilip neyi bilmediğimizi bilelim ve bilmemiz gerekenleri öğrenmek isteyelim, öğrenmek için gayret gösterelim; sorumluluklarımızın farkında olalım, eşimizi ve çocuklarımızı sevelim, onları sevdiğimizi doğru bir şekilde hissettirelim ve doğru olanı öğrenme ve yapmada kararlılık gösterelim. Ne dersiniz? Bu konuda başarılı olabilir miyiz? Neden olmayalım? Yeter ki yanlışlarımızı, eksiğimizi bilelim ve düzeltmek için istekli ve gayretli olalım. Olur mu olur. Sen, ben, biz istersek neden olmasın? Bütün baba adaylarına ve babalara en kalbi selam ve saygılarımı sunuyorum. BU YAZARIN TÜM YAZILARI» "BEN!.."DEDİKÇE KAYBEDENLER YORUMLARYorum bulunamadı!
YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com