KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

FENERBAHÇE'DEKİ BU İNSANLIK DRAMINA SON VERİN

Fenerbahçede bir ayıp var, bir dram yaşanıyor. Bu ayıp Türkiye’nin ayıbı, bu ayıp hepimizin ayıbı… Dilimizi, kültürümüzü unuttuk, insanlığımızıda mı unuttuk....?








 

 


1999 yılında Rus katliamından Türkiye’ye sığınan binlerce Çeçen Mültecinin yaşadığı dramdan, bahsediyoruz. Çeçen mültecilerin büyük bölümü İstanbul Fenerbahçe’ deki kampta, geri kalanlar ise Beykoz ve Ümraniye’deki diğer kamplarda ve kiraları yardımlarla karşılanan evlerde yaşam mücadelesi veriyor.


Herhangi bir yasal statüsü olmayan Çeçen mültecilerin, burada yaşamak için herhangi bir resmi hakları da yok. Tamamen fiili bir durum sözkonusu. Yasal hakları olmadığı için çalışamayan, tüm sosyal ve hukuki haklardan yoksun olan Çeçen mülteciler, insani yardımlar ve bağışlarla yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.


Terk edilmiş harabe barakalarda yaşayan çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlıların umutları her geçen gün azalıyor. Kamplarda sürekli sağlık sorunlarının yaşandığını ve ciddi tedavi bekleyen acil hastaların olduğunu söyleyen Çeçenler, özellikle çocuklarının eğitimsiz büyümelerine çok üzüldüklerini ifade ederek, “ Bize kucak açıp ülkesine kabul eden Türkiye’de  en azından çalışma hakkı, çocuklarımıza eğitim hakkı verilirse biz kimseye yük olmadan işimizi yapar, çocuklarımızı yetiştiririz” diyorlar.


Evet bu bir ayıptır. Fenerbahçe’deki bu ayıp Türkiye’nin ve hepimizin ayıbıdır.  Bu Türkiye Cumhuriyetinin, Hükümetin, Muhalefetin, Dışişleri Bakanlığının, siyasilerin, milletvekillerinin,  Kafkas Derneklerimizin, Kafkas Vakıflarımızın, Dostluk Kulüplerimizin, Federasyonlarımızın velhasıl hepimizin ayıbıdır.


Sorunun siyasi boyutu, Çeçenistan’ daki savaş boyutu bir tarafa. Şu anda ortada insani bir sorun ve dram var. İşte biz işin bu boyutunu ortaya koymaya çalışıyoruz. Çeçenistan’ daki savaş doğruydu değildi, zamanlıydı zamansızdı o ayrı bir tartışma konusu.


O kadar derneğimiz, vakfımız, kulübümüz, federasyonlarımız, dergilerimiz, radyolarımız, gazetemiz, internet sitelerimiz var, ama hemen hemen hiçbirinde bu sorun bugüne kadar yeterince gündeme gelmedi. İstanbul’da bildiğimiz kadarıyla Kafkas Vakfı ve Çeçen Derneği gibi birkaç duyarlı sivil toplum kuruluşumuz insani yardım konusunda ellerlinden geldiğince yardım yapıyorlar. Bazı yayın organlarımız zaman zaman meseleye şöylece bir değinip geçiyorlar. Ancak bunlar sorunu çözmüyor ve yeterli değil.


Bu meseleyi kimsenin üzerine atarak kurtulamayız. Bu hepimizin sorumlu olduğu bir meseledir.


Çeçenler savaşlarında haklıydı değildi demenin bir anlamı yok. O zaman Abhazlar niye savaşıyor diye sorarlar insana. Birileri Rusya’yla savaşmaya karşı çıkıyor ama Gürcistan la savaşmayı haklı görüyor. Bu bir çifte standarttır. Ancak bu tartışmaların da  sırası değil.


            Çeçenler buraya niye geldi demenin hele hiç anlamı yok. O zaman da sizin atalarınız zamanında buralara niye geldi diye sorarlar insana. Bütün bunlar bir tarafa Çeçen mültecilerin sorunu başta insani bir sorun olduğu için hepimiz ilgilenmeliyiz. Bunun başka izahı yok.


Uzun yıllardır yaşanan bu dramı bu ayıbı Uzunyayla.com olarak bir kez daha ve çözümlenmek üzere gündeme taşımak istiyoruz.


 


Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’e, TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç’a, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Dışişleri Bakanımız ve Başbakan Yardımcımız Abdullah Gül’e, Sayın Başbakan Yardımcımız Abdüllatif Şener’e, diğer Sayın Bakanlarımıza, Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a, iktidar partisi ve  diğer tüm siyasi partilere,  tüm milletvekillerine,  Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Sayın Cihan Candemir’e, Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Sayın Ata Katı’ya, tüm Kafkas Derneği ve Kafkas Vakıflarına, Dostluk Kulüplerine, konuyla ilgilenen bütün sivil toplum kuruluşlarına,  dergilerimize, gazetelerimize, televizyonlarımıza, radyolarımıza, internet sitelerimize ve  bütün insanlarımıza sesleniyoruz .


Afganistan’a, Lübnan’a, Bosna’ya, Somali’ye, Kerkük’e  uzanan Türkiye Cumhuriyeti'nin eli, Fenerbahçe’ye niye uzanmıyor?


Bu insanlık dramı ne zaman bitecek?


 


Yeter artık bu dramı sona erdirelim, bu ayıbı ortadan kaldıralım. İstanbul’da başta Fenerbahçe olmak üzere, Beykoz ve Ümraniye’deki diğer kamplarda binbir türlü zorluklarla yaşam mücadelesi veren Çeçen Mültecilerin sorunlarına çözüm bulalım, meseleyi tamamen halledelim, ortadan kaldıralım. Türkiye’nin ve hepimizin ayıbını temizleyelim.


Uzunyayla.com olarak seslendiğimiz tüm kurum, kuruluşlar ve kişileri üzerine düşen insani görevi yerine getirmeye davet ediyoruz. Biz insani çağrımızı yaptık ve sonuç alınıncaya kadar bu çağrımızın dikkatli bir şekilde takipçisi olacağız.


Biran önce hamasi nutukların bir kenara bırakılıp, bu insanların uluslar arası anlaşmalarda yeralan en basit haklarının verilmesi gerekmektedir. Bu insanların, Oturma izinleri çalışma izinleri ve eğitim hakları dahi verilmemektedir.


Acilen bu insanlara Mülteci haklarının tanınması gerekmektedir. Çerkes Çeçen veya Kafkas kökenli olmaktan öte insani sorumlulukları olan herkesi bu konuyla ilgili girişimlerde bulunmaya  davet ediyoruz. 


Saygılarımızla


 


Oğuz Berk


Uzunyayla.com


Genel Yayın Yönetmeni

 

ÖNEMLİ AÇIKLAMA;

Bu duyuru ve çağrı öncelikle yardım toplama amacıyla yapılmamıştır. Maalesef  8 yıldır bu insanlara hergün  1 balık verilmiştir, önemli olan, bunların hukuki durumlarının çözülüp, oturma, çalışma ve eğitim haklarının verilmesidir. ANCAK BU İNSANLARIN ACİL İHTİYAÇLARI vardır. Konuyla ilgili Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği'nden AV.Muktedir İlhan'dan bilgi alınabilir ve bağışların ulaştırılması sağlanabilir.

Av. Muktedir İlhan 0212 356 71 73 / 0212 356 71 74 ilhanm@mail.koc.net

 


 

YORUMLAR

Nursu  { 17 Temmuz 2008, Perşembe }
İnsan bu insan. Bu insalarında yaşamaya, çalışmaya, önüne bakmaya gelecek için plan yapmaya çocuğunu okutmaya çocuğuna evine eşine faydalı olmaya hakkı var.İnsan bunlar İnsan bunları bu ülkeye sığındı gözü ile bakmamalı kimler sığınmamışki bu ülkeye Bütün Dünya ülkelerinin görevidir mültecilere mülteci haklarını vermek,BU SOYDAŞLARIMA BU HAKLARIN VERİLMESİ İÇİN BİR ÇAĞRIDIR. BEN BİR İNSAN OLARAK BU ÇAĞRIYI TÜRKİYE CUMHURİYETİNE ÇEÇEN KARDEŞLERİMİZE SAHİP ÇIKILMASI İÇİN BİR ÇAĞRIDIR BU BİR ÇAĞRIDIR!!!!!!!!!!!!!!!!!

Dilden  { 21 Mayıs 2008, Çarşamba }
Başka birşey yapamasakta,hani deniyorya klavyatörler misali! Kafkas Kültür Derneğinde falan görevli değiliz madem böyle bir formda bize yorum yapma gibi fırsatı sunan bu site sunucuları duyarlııolmamız ,bildiğimiz yada bimediğimiz ile bilmediğimiz konularda bizi aydınlatmak gibi görev üstlenmişler bizlerinde bunlara yardımcı olmak desteklemek görevimizdir.
ben yorumlarda da devam edilmesinde ve Çeçenlerin yaşadığı bu dramatik konuda gsterdiği hassasiyet konusundai gözler önüne serilen tabloda
artık TBMM.'lisini bu konuda artık diğer avrupa ülkelerinin verdiği haklardan Bulgaristandan Somaliden Afganistandan gelenlere tanınan haklardan bir an önce yaralandırılmasını diliyorum.Yaşamalarını idame ettirmek için yemek ve cami altında yada kamp yerlerinde soluk alıp vermeleri yeterlimi ?Hayvanlarada yem verir karınları doyurulu rsuları verilir ve kapılarını örtersin .Ama insan bu, insan için yeterlimi bunlar insanın hayvandan fmevcut.Eğitimsiz verimsiz insanı düşünebilirmisiniz?Ruslar zaten vuracağı kadar vurmuş zaten bizdemi vuralım.Bu 13 yıl zarfında bir düşünün bebek gelenin 13 yaşında çocukluktan hepsi toplumdan soyut hapis hayatı yaşamakta Bunların doğal olarak pasaportları olmaması yada sürelerinin dolması veya yurt dışına kendi imkanları ile gidebileceğini düşünebilirmisiniz ?eğer T.C'i bu söz konusu haklardan yaralandırmayacaksa bu haklardan yararlandıracak bir ülkeye teklifte bulunsun yol masraflarını karşılasın boşuna umutla bekletlmesinler. Bunlar bu kadar süre beklediler bunlardan hangi pasaport sorulur hangi paraile gidebilir? savaştan sığınanlara yardım etmek müslüman devletin görevi değilmidir?
Daha ne kadar umutla beklemeğe devam edecekler
sayın site yöneticileri yakınımda onların ızdıraplarını görüpte bu kadar duyarlı davranmamı hoş görün lütfe.Sayınsite yöneticileri bu duyarlılığınız için sonsuz teşekkürler.

Nursu  { 15 Mayıs 2008, Perşembe }
Sayın site yöneticileri,bu konuyu dile getirdiğiniz için çok teşekkür ederim.Benim dernekle, vakıfla hiç uzaktan yakından bir bağım yok, ama şahsi olarak karınca kaderince ne yapabiliyorsam hesabı yapıyorum bir damla hesabı asıl acı olan savaşın başlamasından sonra buraya gelen kamplarda kalan mülteciler ,Helsinki antlaşmasına göre bu insanlara sahip çıkılması gerektiği halde kimlik konusunda olsun insan hakları konusunda,eğitim ,çalışma gibi haklardan yararlandırılması doğrultusunda olsun hiç bir hak verilmemesi çok acı malesef 1995 ten bu yana şayet kucaklarında 1 yaşında bir çocukla gelen varsa şimdi o çocuk 13 yaşına geldi 3 yaşında geldi ise 16,şına 15 yaşında geldi ise 28 şına geldi artık artık pasaport zamanı dolmadan gidebilen gitti gidemeyenlerin durumları çok kötü, ne öğretim haklarına sahip ne kimlikleri var ne sosyal hakları ne çalışabiliyorlar. Mesela cami altında kalıyorlar cami etrafında oturan kimi insanlatın bile gözlerine batıyorlar fazla görülüyorlar onları yük görenler var neden kabul edilmişler neden buraya gelmişler artık gitselermiş gibi söyleynler oluyor Allah razı olsun yemekleri karşılanıyor hayatları idame etmeleri için ama bu yeterlimi neden Bulgaristandan gelenlere gibi kimlik olsun hazır ev olsun çalışma hakkı olsun öğrenim hakkı verilmiyor Neden T.C busoydaşlarımızada onlara verilen haklardan yaralandırılmıyor? Cami altlarında 24 saat dışarı çıkamadan piskolojileri bozuluyor yinede Allaha şükrediyorlar fakat çalışabilsek yapılan yardımlan daha iyiydi üretken olsak kendimizi işe yaramaz görüyoruz diyorlar Buradan T.C'ne sesleniyorum Artık Çeçen mültecilere sahip çıkınız diyorum. Ayrıca bu konuda duyarlı olan yorum sahiplerine çok teşekkür ediyorum..

özge kotan  { 23 Nisan 2008, Çarşamba }
yardım edebilmek için giysi yiyecek gibi nereye gönderebilirm.

WOTEY WUMAR  { 03 Temmuz 2007, Salı }
Hakkaten Bu konu Gündeme geldiğinden beri ne değişti ... bizler yorumlar yazdık ve başka gündemlere takılıp gittik ... Kimin vicdanı rahat?

birşeyler nasıl yapılır acaba?

ashemz46  { 02 Temmuz 2007, Pazartesi }
o gun bu programı ızlerken yuregımdekı acı gozumdekı yas benı dunyada en son gelebılecegım noktaya katıl olmaya kadar ... oradakı ınsanların halı cocukların yuzundekı o sekıl kardeslerımızı bız bu ulkede hur bır sekılde yasamaların saglayamamıssak bız gercekten varmıyız?bızı bes yuz bın kısı olarak gosteren gazeteler aslında bızım hıc olmadıgımızı yazmalıydık artık yok olduk ne kaberdeyde yanan kardeslerımızın cesetlerı nede bu goruntulerı gerektıgı olcude deger gosteremedık bız neden boyle olduk neden yok olduk sadece adı olan dugunlerde oynayan bır mıllet nasıl olduk?

janberk yaman  { 15 Mayıs 2007, Salı }
bu fotoğrafları gördükten sonra başımızdaki insanların yani dernekteki insanların aslında yine nekadar yanlışlıklar yaptığını anlıyorum,hala bu gibi yardım faaliyetlerine girmek istemeyen büyüklerimiz var.nedeniyse çeçenistan konusunun sürekli açılmasının kafkas politikasına zarar vermesi.heralde bu fotoğrafları gördükten sonra bazı şeylerin farkına varırlar.aslında bu vakittrn sonra eleştiriden çok ne yapılmasının düşünülmesi lazım,bu linki tüm adige ve çeçen arkadaşlarıma göndermekten başlıyorum ben,belki bi yararı dokunur.....

gokhan  { 13 Nisan 2007, Cuma }
Öncelikle suçu başka yerlere atmadan bizler kafkas
orjinli bireyler olarak yerimizi belirleyelim hiçbir şekil de devlete etki sağlayabilecek etkiyi gösteremiyoruz bizler keltlenip birlik olduğumuzda bizi başkalarını dinledikleri gibi dinlemek zorunda kalacaklardır. Hiçbir şekilde böyle giderse çeçen mülteciler sürümeye devam eder
iyi çalışmalar.


aslıhan  { 13 Nisan 2007, Cuma }
sayın oğuz bey.. biz gibi duymayanlara duyurduğunuz dramı üzüntü ile karşıladım..ama böyle mülteci olarak aynı dram bir zamanlar burnunuzun dibinde yaşandı bunu hiç duymuşmuydunuz.... yerleştirilen afganlılar kayseride biraz daha mağdur oldular çünkü dilleri bile yabancıydı buraya .bu girişiminizi destekliyorum. ama aynı duyarlılığı tüm mülteciler için bekliyorum.allah yolunuzu açık etsin

mahmud peshxoy  { 13 Nisan 2007, Cuma }
bu insanlar 99 yılından bu zamana kadar ordalar çeçenyadaki devam eden savaş unutulduğu gibi onlarda unutuldu önemli olan geçici yardımlar değil multeci statusunun verilmesi bir çok tanıdığım var kamplarda kalan hepsinin ortak şikayeti mülteci statusu alamamak turkiye cumhuriyeti kosavadan somaliden gelenlere bu statuyu verirken benim halkımdan esirgiyor bu aslında hepimizin suçu 7 milyon kafakasyalıyız diyip hava atıp geçiniyoz demkki hiçbir yaptırım gucumuz yokmuş yazık bize ustelik çeçeniztandaki dramla bizde oy alanlarda başa gelince nasıl insnalıklarını unutuyor onuda gorduk lanet olsun rusyayada onun turkiyedeki kollarınada kafkasyalılar olarak birbirimize kenetlenip bildirilerle protestolarla basın aaçıklamalırıyla bu konuaya eğilemessek ne çeçenyada devam eden savaşa desteğimiz olur nede bu multecielere faydamız dokunur selam ve dua ile MARSHO KAVKAZİA MARSHO CHECHENYA ALLAHUAKBAR

TYKO  { 07 Nisan 2007, Cumartesi }
Dilimizi, kültürümüzü unuttuk, insanlığımızıda mı unuttuk....?
söz başta söylendi !

Negaple  { 06 Nisan 2007, Cuma }
E ama başlayın artık bir yerden!!!Siteye her girişimde resme bakıp bi gelişme var mı acaba diye yorumlara bakayım diyorum.Üzüntüler aynı dilekler aynı.Hadi artık kimler konuya daha yetkinse onlar bir adım atsın.Bakın destek gelmiyor diyenleri utandıralım.Bence buraya yorum yazan bu yazıyı okuyan ve kalbi ağrıyan herkes benim gibi düşünüyor.Evet! Bekliyoruz..Ne yapmalıyız,nereden başlamalıyız anlatın artık!!!

NERMİN  { 28 Mart 2007, Çarşamba }
Fenerbahçedeki dram devam ettikçe bu resim burada kalacak denilerek siteye bir resim konulmuş. Bu resim bizleri can evimizden vuruyor.Siteye girdikçe o resmi karşımda görüyorum ve kahroluyorum. Beni derinden yaralıyor.
Evet bu hepimizin utancı ama özellikle birilerinin daha fazla utancı olsa gerek.

Hani Türkiye'de 5-7 milyon arasında Çerkes vardı. Demekki bu büyük bir palavraymış. Son günlerde biz kimiz adı altında bir araştırma gazetelerde yayınlandı. Bizi az gösteriyor diye hemen tepki verildi. Demekki adamlar haklıymış diyesim geliyor. Ya 5-7 milyon rakamı abartılı veya palavra yada bu kadar insan oluyoruz ama bin kişinin problemini çözebilecek güçte ve hasssasiyette değiliz. Acı ama gerçek bu. Evet her şey sayıyla ölçülmez ama eğer bu kadar Çerkes var ise hani nerde, sesimiz neden çıkmıyor. Basit bir sorunu bile çözemiyoruz.

Hadi insanımız tek başına fert olarak birşey yapamıyor. Peki ya FEDERASYONLARIMIZ, DERNEKLERİMİZ NE YAPIYOR. Hani Türkiye'de slogan haline geldi ya: Nerde bu Devlet !

Ben de soruyorum NERDE BU FEDERASYON !

İhsan BERKHAN  { 28 Mart 2007, Çarşamba }
Öncelikle , www.uzunyayla.com sitesi yetkililerine Çerkes Ethem'e hak ettiği itibarının verilmesi için başlattıkları imza kampanyası için, gazetelerine (Jineps) sahip çıktıkları için,Çeçen Mülteci sorununa duyarlılıkları ve tüm güzel çalışmaları için içten teşekkürlerimi sunarım.

Dilleri ve hatta dinleri farklı olsa da coğrafi komşulukları,tarihsel akrabalıkları, kültürel benzeşmelerin yoğunluğu, istilalar, sürgünler..vs .gibi ortak acıları , yardımseverlikleri, misafirperverlikleri, haksızlığa boyun eymeme, mazlumun yanında yer alma...vs .gibi ortak karakteristik özellikleri aslında Kafkasyalıları tek bir ulus sayabilecek kadar önemli özellikleridir.

Ancak bir de diğer açıdan baktığımızda Çeçenya' daki belirsizlik, Abhaz-Gürcü , Gürcü-Oset,Oset-İnguş gerginlikleri,Diaspora nın örgütsüzlüğü, ülkemizde derneklerimizin işlevsizliği, bir çatı altında toplanamama, anavatan-diaspora iletişimindeki kopukluklar, siyasi,ekonomik, kültürel,sosyal..vs.tüm alanlarda güçlü bir dayanışmanın ,bir LOBİ nin gerçekleştirilememesi önümüzdeki tablonun hiç de parlak olmadığını gösteriyor.


Herşeye rağmen ,Çeçen mültecilerin sorunlarına farklı kişi ve gruplarca farklı tarzlarda yazılmış ,söylenmiş olsa da ortak bir DİL ile ortak kaygının dile getirilmesi ÖNEMLİ bir gelişmedir.Konuyla ilgili ben de- kısaca da olsa -fikrimi sizinle paylaşmak istiyorum:

1-Birleşmiş Milletler ve ülkeler açısından ele alındığında göç ve mültecilik sorununun önemli bir sorun olduğu söylenebilir.Ancak ne yazık ki ülkelerin olaya öncelikle insan hakkı çerçevesinden değil de ülkenin çıkarı açısından bakmaları nedeniyle sorunlara köklü çözümler getirilememektedir.Ülkemiz açısından da Irak'lı Afgan..vb .mülteciler yanında küçük bir yer işgal etmektedir Çeçen mülteciler.Hatta hukuksal açıdan Çeçenlerin mülteci sayılmalarına bir engel olmamasına rağmen bir takım siyasi nedenlerle Mültecilik hakkı verilmemiştir.Dolayısıyla ,Birleşmiş Milletler örgütünün mülteciler için sağladığı -sınırlı da olsa- maddi ve hukuksal yardımlardan da yararlanamamaktadırlar.

2- Azerbaycan,Dağıstan,İnguşya,Belçika,Polonya..vb. gibi pek çok ülkede çeçen mülteci kampları bulunmaktadır.Ayrıca kamp dışında kendi imkanları ile yaşamaya gayret eden kişi ve ailelerin de sayısı azımsanmayacak kadardır.

3-Mevcut Çeçen Hükümeti (RF Yanlısı) her ne kadar çeçen mültecilerin ülkelerine dönmeleri için bir kampanya başlatmışsa da ekonomik, güvenlik ,siyasi..vb bir takım nedenler bu sürecin hızlanmasını geciktirmektedir.

4-İstanbul da kamplarda (Fenerbahçe, Beykoz,Ümraniye ) ve özel imkanlarıyla kalan Çeçen mülteciler ( 1000 in üzerinde olduğu tahmin edilmektedir) açısından en önemli sorunlardan birisi ( yiyecek,giyecek, barınma, sağlık...vb.sorunlar yanında) çocukların/gençlerin eğitim durumudur.Kamplarda kalan bir çocukların bir kısmı her ne kadar okula gitme şansı yakalamışlarsa da diplama alamamaktadırlar.Bu sorunlar ,Mültecilerin yaşamış oldukları sıkıntıların çok az bir kısmıdır.Sorunları yazmak, paylaşmak , yapılacakları düşünmek planlamak açısından kuşkusuz önemlidir,ancak yeterli değildir.

Peki neler yapılabilir? ya da yapılmalıdır?

- Öncelikle her vakıf ve dernekten ,BM Temsilciliğinden ve ilgili diğer sivil toplum kuruluşlarından en az birer temsilcinin ve kamp tamsilcilerinin katılımıyla bir MÜLTECİ KURULU/KOMİSYONU oluşturulmalıdır.Böyle bir kurulun oluşturulmasına yıllardır özveri ile mültecilerimizin sorunlarının çözümüne katkı sunan Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği yöneticileri ön ayak olmalıdır.(Sosyal- Kültürel etkinlikler, araştırmalar için kurulmuş bulunan KAFKAS ÇEÇEN KÜLTÜR DERNEĞİ-KÇKD de kurulun çalışmalarında DENETÇİ olmalıdır)
-Bu kurul bir yandan Hükümet nezdinde Çeçen sığınmacılara mültecilik statüsü verilmesi konusunda ,mevcut Çeçen Hükümeti ile dönmek isteyen mülteciler için güvenli dönüş garantisi alınması konusunda girişimde bulunmalı, diğer yandan Direnişçi güçlerle de temas kurarak mültecilerin sorunlarının çözümüne destek aramalıdır.

-Mültecilerin tüm maddi sorunlarının çözümü için bu kurul güvenilir kişilerden oluşan ve sıkı denetlenen bir FON YÖNETİMİ oluşturmalıdır.Aynı kurul sağlık sorunları için hastane yetkilileri, doktorlar, hemşireler..vs sağlıkçılardan oluşan bir birim oluşturmalıdır.Aynı şekilde mültecilerimizin hukuksal sorunlarının çözümü ve Adli vakıalar için avukat desteği sağlayabilmelidir.

-Sosyal ve kültürel gelişim açısından da projeler geliştirmeli ( AB Projeleri dahil) ve uygulamalıdır.

Benim , konuya ilişkin nacizane önerilerim bunlardır.Değerli hemşehrilerimin bilgisine ve değerlendirmesine sunarım.Saygılarımla.27.03.2007

İhsan BERKHAN






ahmet bilgin  { 26 Mart 2007, Pazartesi }
rus korkusundan onlara mülteci statüsü bile verilemiyor. bu kadar basit işte. Tarih tekerrür ediyor.

mustafa polat  { 24 Mart 2007, Cumartesi }
Yorumları okurken bile içi cız etmeyen biri varmı bilemiyorum..... Bu konuyla ilgili bugün kafkas kökenli (çeçen) olan Sayın Abdullatif ŞENER in ne kadar bilgiliendirildiğini yada bildiği halde ne kadar girişimde bulunduğunu çok merak ediyorum....Bugün ülkemizde çok önemli mevkilerde bulunan, Yazılı yada görsel basında önemli yerler edinmiş kafkasya kökenli lider kişiliği taşıyan bir Allah ın kulu yokmu??? Allah tüm mağdur müslümanların yardımcısı olsun.... O insanlar başka bir dine mensup olsaydılar eğer, bugün emin olun statüleri çok farklı olurdu....

Filiz Ezer  { 21 Mart 2007, Çarşamba }
Bu konu imzaya açılır açılmaz i bizim imzalarımızla yetkililere ulaşması konuyu çözümleyecekse ki inşallah alınacak netice bu olur imzalarımız yüreklerimizden..!

Bağımsızlığı için mücadele verirken mülteci olmuş sığınmacı olmuş onurlu halkın güzel insanlarına...

Sevgi Selam ve Saygıyla

Mafeyin  { 15 Mart 2007, Perşembe }
SONUÇ..... SONUÇ VUNAFE Mİ,FİYASKO MU?

bu ülkede en basit taleplerin bile, havada mı kalması gerekiyor? 8 yıldır bu insanların hukuksal sorunları niye çözülmedi? bunu gündeme getirecek kurumlar nerde? Gündeme getirdilerde ne oldu? bu talepleri yerine getirmeyenlere bizi adam yerine koymayanlara ne tavır alındı? bu kadar basit insanı taleplerin dahi yerine getirilmesini sağlalayamayan kurumların etkinliği ve varlığı tartışılmazmı? bu çağrıya kurumlardan ne cevap geldi? Böylesi insanı bir dram karşısında görmedim duymadım bilmiyorum tavrı takınılabilirmi?
YAPTIĞINIZ ÇAĞRIYA NE CEVAP GELDİ KURUMLARDAN, BİR ADIM ATILDIMI MERAK EDİYORUM.......

ahmet hatuk  { 15 Mart 2007, Perşembe }
10 07 2007 tarihinde benim yanımda bir çeçen misafirim vardı onun oruh halini görünce kamplarda kalanların durumlarını aklım alamadı şimdi söylüyorum bizim bürokratlara gidin görün durumlarını sonrasizin ruh halinizi soracam saygılarımla

nazif enes  { 14 Mart 2007, Çarşamba }
uzunyayla com.a bir daha teşekkür. Bu bir insanlık ayıbıdır,Bu kafkaslıların bir ayıbıdır,Bu TÜRKİYE nin ayıbıdır,Bunun ötesine yorum yapmak dahada ayıptır.Bırakın polemikleri sadete gelin.hangı ırktan olursa olsun her kese sesleniyorum özellikle devlete sesleniyorum günahtır ayıptır vijdanlarınızı yoklayın bunlardan biri sizde olabilirdiniz. Saygılarımla

erdekli  { 10 Mart 2007, Cumartesi }
sevgili dostlar biran önce çözüm üretilmesi gerekmiyormu?Türkiye'deki 4-5 milyon çerkes nüfustan bahsediliyor ki bence daha fazladır,öncelikle oradaki insanlarımıza ,ama ayni ama nakdi yardım yapılarak biraz olsun nefes almaları sağlanmalı bu arada da yasal yollar çok ama çok hızlı bir şekilde aşılmalı.Bu süreçte de herkes elini taşın altına koyarak karınca kararınca üzerine düşeni yapmalı.

keneth  { 09 Mart 2007, Cuma }
Biz kartalız,biz asiliz,biz efsaneyiz ama aynı zamanda biz............Bize hiç yakışmıyor..!

mahmut K.  { 07 Mart 2007, Çarşamba }
İnsanın değersiz olduğu bu ülkede bu dramları yaşamak süpriz değil malesef.Devlet Afganistan'da Türk getirip yer veriyor,Bulgaristan da gelenlere verdi.Ama bir avuç insana mülteci statüsü bile vermiyor.Halen bu ülkenin vatandaşı olan 15.000 Kürt başka bir ülkede mülteci ise buna çok şaşırmamak gerekiyor.Maddi ve manevi yardımlar yapmak sorunu çözmeyecek.Hukuksal bir çözüm için devletin harekete geçmesi gerekiyor.Bunu da yapacak olanlar Çerkez vakıf ve dernekleridir.

Ahmet Kışlalı  { 07 Mart 2007, Çarşamba }
Sn Mesut Unal
Sen neyden rahatsız oldun anlamadım. Burda bu insanlar açlıktan ölüyor diye ifade yok, maddi yardım yapılacaksa orda Muktedir İlhan ın bilgileri mevcut arayın, yardımınızı yapın... BURDA AÇIKÇA BUNLARIN HUKUKSAL SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK BİR TALEP VAR, BU HUKUKSAL SORUNLAR ÇÖZÜLDÜDE BİZİM HABERİMİZ Mİ YOK, KONUYU NİYE ÇARPITIYOSUNUZ.

Şimdi Oğuz Berk bu hukuksal sorunu çözün diye bir çağrı yapmış bundan niye rahatsız oluyosunuz. Bunlar ne biçim ifadeler Sen kimsin nerelisin, nerden katılıyosun, çeçen kamplarıyla ne zamandır, ilgileniyosun NE O BU İŞLERLE İLGİLENMEK SİZİN TEKELİNİZDE Mİ? Oğuz Bey'i galiba bir sen tanımıyorsun ?

Mehmet TEMİR  { 06 Mart 2007, Salı }
Bu haberle ilgili olarak yazmış olduğum yorumun her nedense silinmiş olduğunu gördüm ve üzüldüm.Böylesine önemli bir konuyu sabote etmemek adına susmayı tercih ediyorum.Ancak site yöneticilerinden de bir açıklama bekliyorum.Açıklamanın sitede yayınlanması da gerekmiyor,mail gönderebilirsiniz.

MESUT UNAL  { 06 Mart 2007, Salı }
MERHABALAR

Arkadaslar ben buradan konusan kılavyatorlere vede bılıp bılmeden ınsanları yanlıs yonlendırelere sasıyorum

Sayın:OGUZ BERK sen nereden katılıyorsun neredesın bılmıyorum cecen kamplarıyla ne zamandır ılgılısın bılmıyorum ama buradan vede marjeden olsun yazdıklarına tam anlamıyla katılmıyorum bır ıkı sefer gıdıp gelmekle oradakılerın acısını burada dokup onların cok gercekten cok ama cok sıkıntıda olduklarının yazıyorsun sence sıkıntıdalarmı bu ınsanlar

bu ınsanların tabıkı sıkıntıları var ama yanlıs bırsekılde yonlendırmek yanlıs taleplerde bulunmak cok ıyı olmasa gerek kamplar hakkında ınankı senden vede cogu ınsandan daha cok bılgım var onlara yardım toplayalım derken onların gurularını ıncıltmeyelım onları fazla rencıde etmıyelım her kampta 120/200 kısı arasında ınsan yasıyor kacıyla konustun

herneyse ben senın dedıgın gıbı onlar ne aclar nede aclıktan oluyorlar tabıkı yardım etmelıyız yardım edecegız ama ne gerekıyorsa o sekılde yardımlarda talep edelım herkampta farklı farklı ınsanlar dusunceler ıhtıyaclar var bunları yabana atmayalım unutmayalım

SAYGILARIMLA

MESUT UNAL

0533 261 73 37


nurdan  { 03 Mart 2007, Cumartesi }
fenerbahcedeki insanların dramı ilk konu edildiginde herkes biseyler yazdı.herkes fikrini söyledi,kimileri suclandı falan...peki bu insanlara mülteci statüsü verilmesi icin calısmalar basladımı?yada bir yardım organizasyonu yapıldımı?yoksa her konu gibi buda unutuldumu??

WOTEY WUMAR  { 22 Şubat 2007, Perşembe }
Bence Derhal Bir komite Çalışması yapılması lazım

Bu komite ne yapabilir
acilen acil ihtiyaçlar için
derneklere, belediyelere, kaymakamlıklara ve sosyal yardım kuruluşlarına başvurabilir hatta kimse yokmu gibi organizasyonlar bu ile dahil edilebilir

Ikamet ve Egitim vs ihtiyaclar icin
derhal ilgili resmi kurumlara, insan hakları kuruluşlarına, medyaya bu konu aktarılmalıdır ...

Tum Bunlardan Sonuc alınmaması durumunda Turkiyede binlerce kacak gocmen ve isci oldugunu bildigimize gore herhalde uzunyaylada bosalan koylerimize 10-20 aile her koye yerlestirilse hem koyler doldurulur hem onların her turlu ihtiyacini kendileri karsılarlar ... Bunun icin yeterince ev ve onlara destek verecek yuzlerce komsu bulunur ... Ornegin benim koydeki evimde bos ahırımda bos tralamda bos ... Bence fiilen bir mudahalede bulunmayacaktır kimse ... dilerse devlet bizim uzunyayla koylerini kamp olarak tanımlayabilir ve bir sekilde o insanların, maddi ve manevi bircok ihtiyacı karsılanır zaten ...


muharrem  { 20 Şubat 2007, Salı }
Mülteci statüsü kazanamdan bu insanlar hiçbir yere kımıldayamaz hiç bir iş yapamaz bildiğim kadarıyla. Öyleyse mülteci statüsü için bir şeyler yapmalı. Dernekler, fedarasyon, politikacı, bürokrat vs. bu işi bitirecek kesimdir. Sen ben sokaktaki Kafkasyalının yapabileceği bu konu da açılacak imza kampanyası ve benzeri eylemlere katılarak destek yoğun bir destek sağlamak..

Zeki Erkuş  { 19 Şubat 2007, Pazartesi }
Buraya görüş yazanların aslında daha önce yazılanları hiç okumadıklarını bildiğim için üzerine basa basa aşağlarda yaptığım öneriyi yineliyorum ve o kısmı aynen buraya bir kez daha aktarıyorum. Ola ki biri okur... Madem bu konu gündeme alındı o zaman gelin ortak bir çözüm üretelim. Öyle kimseyi eleştirmeye, kimseyi ağlatmaya, harekete geçirmek için birilerini davet etmeye hiç gerek yok. Bu işi kim iyi biliyorsa, kim çözüm üretmek istiyorsa o kişi öne çıksın ve bu kardeşlerimizi daha uygun bir şehre nakledelim. Mesela Kayseri… Bildiğim kadarıyla orada duyarlı insan çok. Konuşun başkanla, uygun bir ortam hazırlansın. Mesela “Nalçik Caddesi” civarında bir mahalle oluşturun, bu kardeşlerimizi orada güzel ve uygun şartlarda hemşerimiz yapalım. Birleşin oradaki iş sahibi, mülk sahibi kardeşlerimiz elbirliğiyle çalışma ve geçinme ortamı da hazırlayın bu kardeşlerimiz de yaşadıkları dramdan kurtulsun. Para derseniz bir öneri daha. Bu yıl festivali yapmayın. Oraya harcanan parayı da bu işte kullanın. İstanbul’da dram yaşanırken Kayseri’de festivale ne gerek var? Ekip gösterilerine ne gerek var? Veya gidin saatlerce okey oynanan kahvelere. Oradaki dostlarımız da birkaç ay okey oynamaktan feragat etsinler, toplayın o paraları üstüne de halkımız için hizmet yarışında olan bütün adıge internet sitelerinin reklam gelirini de ekleyin alın size çözüm… İşte o zaman Fenerbahçe’deki insanlık dramına son verebiliriz. Var mı daha kolayı? Saygılarımla.

gefo5  { 19 Şubat 2007, Pazartesi }
merhabalar
çeçen kardeşlerimizin durumunu siteden öğrendiğim günden belli düşünüyorum
köklü doğru kalıcı bir çözüm diye

arkadaşlar çerkezlerin yoğun yaşadıkları şehirlere dağıtalım
durumu iyi hemşerilerimiz bakabileceği kadar ailenin geçimini üstlensin

durumu orta olan hemşerilerimiz üç beş hane bir ailenin geçimini üstlenelim

durumu zayıf hemşerilerimizde manevi desteklerini ne yapabilirlerse yapsınlar

çeçen kardeşlerimizden çalışabilecek kapasitede olanlara iş bulalım

böylece onları kendi ayaklarının üstüne dikmiş oluruz
kısa birsüre sonra bizim desteğimize gerek kalmadan bizim gibi yaşamaya başlayacaklarını düşünüyorum

yalnız bilmediğim birşey var çeçen kardeşlerimiz için düşündüğüm şeylere hukuksal bir engel varmı
bunuda bilmiyorum bilen varsa lütfen yazsın

Ahmet Kışlalı  { 19 Şubat 2007, Pazartesi }
EEEEEEEEE SONUÇ YADA GİRİŞİM

1 hafta oldu, yukarıda adı geçen kurumlarımız ne yapmakta, ne girişimde bulundular, bulunacaklarmı daha doğrusu. Yoksa 8 yıldır davrandıkları gibi davranmaya devam mı edecekler, görmedim duymadım bilmiyorummu diyecekler. 8 yıldır oratada olan bu duruma şimdiye kadar müdahele etmemiş olmalarıda ayrı birkonu. REHA MUHTAR GİBİ KONUŞASIM GELİYOR; NERDE DEVLET NERDE İNSANLIK, NERDE KURUMLARIMIZ..

duneyneuh  { 18 Şubat 2007, Pazar }
arkadaşlar ben bu yazıyı okudum ama seslenmekten daha fazlasını yapmalıyız..bizler bir avuç genç, çeçen mülteciler için çerkes iş adamlarını gezmeye başladığımızda dilenci gibi paramı toplayacaksınız diyenler oldu, hatta ben çeçen değilimki diyenler bile var..hangi duyarlılıktan bahsediyoruz..derneklerin fonksiyonları, sivil toplum kuruluşları olmaya yetmiyor maalesef..biz gençlerin bu çabalarının dernek tarafından nasıl karşılaştığını duysanız, çerkesliğin nasıl bir çıkmaza girmek üzere olduğunu görürdünüz..bunun için herşeye rağmen çaba sarf edilmek üzere başlatılmış olan bu projenin ileri gitmesi için herşeyi yapmayalıyız..ben anladımki 5-10 kişiyle olmuyor bu işler..sadece tebrik edip amanda ne iyi düşünmüşsünüz deyip kabuğumuza gömülmeklede olmuyor..inşallah biran önce sözü geçen büyüklerimiz bu işi ciddiye alırda biz çerkeslerde canımızı dişimize takıp, çerkesim diye etrafta kasılmayı bırakıp, kardeşlerimize bir yudum dahi olsa yararımızın dokunmasını sağlarız..

Cankat  { 17 Şubat 2007, Cumartesi }
Kayseri'de yaşayan bir Çerkes genci olarak bu haberi okuyuncu çok üzüldüm ve acaba ne yapabilirim diye düşündüm. Kayseri Birleşik Kafkasya Derneği Çeçenlerle ilgileniyor ve zaman zaman yardım gönderiyor. Ancak sonuçta sadece bir dernek bütçesiyle buna yetişmek mümkün değil. Ben de Kayseri Birleşik Kafkasya Derneğinin faaliyetlerine katılarak elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum.
Bu sorunun kökten halledilmesi için thamadelerimize ve Federasyonlarımıza büyük iş düşüyor. Onlar Ankara'da ilgili yerlerde bu sorunu çözmek için uğraşırken bizler de kendimize düşeni yapalım. Başkalarını eleştirerek veya hep başkalarından birşeyler yapmasını bekleyerek olmaz. Gençler olarak bizlere düşen birşeylerde elbette vardır. Hani her şeyi thamadelerden beklemeyelim diyoruz ya?
O zaman haydi genç kardeşlerim
hangi dernek, vakıf, kulüp çatısı altındaysak veya onlara yakınsak harekete geçelim. Öncelikle insan olarak yapmamız gereket yardım organizasyonlarında içinde bulunduğumuz veya yakın olduğumuz sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirelim. Bizler de aktif görev alalım.
Biz insanlık görevimizi yapalımda yapmayanlar utansın.



osman yapıcı  { 17 Şubat 2007, Cumartesi }
lütfen duyarlı olalım.elimizden gelen yardımları yapalım.bu kardeşlerimizin yerinde bizlerinde olabileceği ihtimalini aklımızdan çıkarmayalım.yardım eteye gücü yetmeyen kardeşlerimiz sizlerdende lütfen dua....

Sjan  { 17 Şubat 2007, Cumartesi }
Aşağıdaki bir yazıda gençlerimizin sadece gezme ve piknik olaylarına duyarlı olduğu gibi bir eleştiri okudum. Biraz üzüldüm açıkçası. Gençler sadece piknik değil onlarca farklı faydalı işlere de imza atabiliyor bazen. Bunu sitemizde veya mail yoluyla elde edilebilecek faaliyet raporlarında görebilirsiniz. Tüm bunların yanısıra, zaten eleştiri sahibinin dediği gibi bu konuda başarısız bir girişimde bulunan üyelerimiz olmuştu. Şimdiyse www.gencdost.org adlı sitemizde bize düşeni yerine getirmeye çalıştık. Şimdi herşey birilerinin özellikle büyük kurumlarımızın cesaretle çıkıp hepimizi peşinden sürüklemesine bakıyor. Eleştiri sahiplerinden çözüme yönelik bir adım veya mantıklı çözüm önerileri sunmalarını ümid ediyorum.

Sayın KAF-FED yetkilileri, değerli büyüklerimiz, gelin bizi şaşırtın ve bu konuya duyarlı olun, Bir-Kaf ile beraber başarılı bir işe imza atın. Bizlerde sizleri ayakta alkışlayalım. Gördüğünüz gibi tabanınız yani bizler, hitap ettiğiniz kitleler sizden çok basit birşey talep ediyoruz. İŞBİRLİĞİ!!

Saygılar

Murat Şafak

Metin ALICI  { 16 Şubat 2007, Cuma }
Sayın oğuz BERK - Sayın av.Muktedir ilhan Bey

Bu unutulmuş gündemde olmayan konuyu gündeme taşıdığın için çok Teşekkür ederim.Bu konu hakkında yorum da bulunmak istemiyorum.Çünkü yapılması gerekenler çok açık,Fakat insanı yardımlar dışında kesim çözüm için bilgi sahibi ve önerileri duymak istiyorum.Muktedir ilhan beyin size göndermiş olduğu çeçen sığınmacıların sorunlarını ve çöüm önerilerini içeren raporu bana da göndermenizi isteyecektim.Ankara yaşıyorum (Çeçenim) bu konuyu en kısa sürede bakanlarımızdan birine ulaştırıp kendisiyle bu konu hakkında yapmamız gereken neyse üzerime düşeni yapmaya çalışırım.Bakanımızın ismini buradan açıklmak istemiyorum.Ama ara sıra görüşmelerimiz oluyor.Bu konuya bu güne kadar duyarsız kaldığım için kendimden utanıyorum.Şahsım adına çok özür dilerim.Sizinle nasıl görüşebilirim.


buhunecezmi  { 16 Şubat 2007, Cuma }
Üzülerek gödüm ve öğrendimki (Bu yine benim kendi ayıbım ) hala bizim insanlarımız var kamplarda yaşayan.Dedelerimiz buraya 1864 te geldikleri zaman kendilerinden olan kimse yoktu onlara sahip çıkacak ,kamplarda hastalıktan yoksulluktan kötü beslenmeden kırıldılar.Ama şu anda o kampta olan aslında olmaması gereken insanlar buraya biz varken geldiler kendi insanları var burada yerleşik burayı bilen öyle veya böyle ekonomik ve siyasal anlamda mutlaka birşeyler yapabilecek durumda olan. Ama üzülerek belirtiyorumki birçok çerkez belki çoğunluk bu durumu bilmiyor.Bu bir mazeret değil elbette ,fotoğraflara bakarken kendimden utandım. 150 yılı aşkın bir süre sonra sanki tarih tekerrür etmiş gibi hissettim.Bu nedenle Uzunyayla .com a nekedar teşekkür etsem azdır bize tekrar farkındalık sağladığı için .Ama en azından vakıf veya derneklerimizin bu işleri bizden daha iyi takip edip sosyal hareketleri başlatma misyonları vardır ve ısrarla takip etmelidirler diye düşünüyorum.Bu tabloya duyarsız kalıp elinden gelkeni yapmayacak Kuzey kafkas asıllı insanın kanından şüphe ederim.
O yüzden lutfen bir an önce gerçek kalıcı çözüm bulunana kadar bu insanların yaşam koşullarını düzeltecek bir yardım kampanyası başlatalım bir banka hesabı açsın bir dernek veya vakıf .Herkeste etrafındaki insanları haber verip daha fazla katılım sağlasın.Lutfen o çocukların yüzlerini biraz güldürelim hepbirlikte yoksa ömürboyu bizim gülümsemeye hakkımız olmaz. Duyarlılk gösteren ve gösterecek herkese sonsuz teşekkürler.

Nart Aşemez  { 15 Şubat 2007, Perşembe }
Birliğimizi beraberliğimizi böyle günlerde göstermeliyiz. Koskoca iki Federasyonumuz var. Her iki Federasyonumuz da elbirliği yaparsa bu sorunu bir an önce sona erdirirler diye düşünüyorum. Özellikle de Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu başkanlığına yeni seçilen değerli büyüğümüz Ata KATI beyden çok şeyler bekliyoruz. Kendisi emekli asker olduğundan bu işlerden iyi anlar diye biliyoruz. Ayrıca Ankara’daki bürokratlar ve siyasiler ile çok iyi ilişkileri var. Anlaşıldığı kadarıyla bu iş dönüp dolaşıp yine siyasiler ve bürokratların halledeceği bir mesele haline gelmiştir. Değerli thamademiz Ata KATI beyin bu meseleye bir an önce ciddi şekilde el atmasını bekliyor, kendisine saygı ve hürmetlerimizi sunuyoruz.

hatkobi  { 15 Şubat 2007, Perşembe }
SOS....SOS....ACİL ÇAĞIRI...ACİL YARDIM...
HERKES ÜZGÜN...KİŞİLERİN EN KISA YOLDAN YARDIMI GÖNÜLDEN NE KOPUYORSA NAKDİ YARDIMDIR ŞU ANDA.UZUNYAYLA.COM.MU ELE ALIR,YOKSA İSTANBULLA KOORDİNELİMİ YAPILIR,BİR AN ÖNCE HER ŞEHİRDEN İLÇEDEN YATIRILABİLECEK GİBİ BANKA HESAP NOLARI BELİRLENSİN.YARDIM EDENLER AÇIKLANSIN.BANKALAR HAVALE ÜCRETİ ALMAZSA İYİ OLUR.SIK SIK AÇIKLAMA YAPILSIN.BEN AZ VERDİM,SEN ÇOK VERDİN ÖNEMLİ DEĞİL.ALLAH BİLE HİÇ KİMSEYE KAPASİTESİNİN ÜSTÜNDE YÜK YÜKLEMEZ.BİR EKMEK,BİR SICAK ÇORBA PARASI,BİR KAZAK,ÇORAP NEYSE NE.KILAVUZ YOL GÖSTERSİN,KERVAN YÜRÜR HERHALDE.....HEPİNİZE SELAMLAR.( http://hatkobi.sitemynet.com )

şamil özdemir  { 15 Şubat 2007, Perşembe }
fransada yaşayan 3-5 ermeni fransaya türkiye hakkında nasıl yaptırttı dediğini.neden? çünkü 3-5 ermeni dahi oolsa bir araya geldiklerinde hükümete sözlerini geçirebildiler.türkiyede kafkasya ile akraba olan 5 milyondan fazla insan var...biz bu hükümete ( ki bu hükümet kafkasya konusunda başa geçtii günden beri hep sahtekar va hain olmuştur) sandık başında gereken cevabı veririz demek istiyorum ama , bizde o birlik nerdee?

Zeki Erkuş  { 15 Şubat 2007, Perşembe }
Bu insanlık dramına üzülmemek elde değil. Çaresizlik en kötüsü. Bu konuda ben de bir şeyler yazmak istiyorum. Aslında unutulan bir gerçek var. Orada yaşanan dram yeni değil. Dile getirilip gündem yaratılması yeni olabilir ama o dram yıllardır yaşanıyor orada. Gelin açık olalım. Dünyanın en kolay işi, bir sorunu dile getirmek ve o sorun konusunda fikir yürütmektir. Bunu herkes çok iyi yapıyor. Bu konuda kimseden eksiğimiz yok. Ama olayın içine girince iş değişiyor. Üç beş sözle dramlara çare bulunsaydı dünya cennet olurdu. Oysa şu an bile dünyanın her köşesinde binlerce dram yaşanıyor. Ben bu konuda kimseyi suçlamıyorum; çünkü hepimizin önceliği kendi yaşamımızdır. Hiçbirimiz kolay şartlarda yaşamıyoruz. Kafamızın içinde yaşayan dille konuştuğumuz dil bile farklı. Birkaç kuruş için ter döküyor, her türlü olumsuzluğa rağmen gurumuzla benliğimizle ayakta kalmaya çabalıyoruz. Çaresizlik büküyor belimizi. Buradaki bazı yazılar konusunda da şu eleştiriyi yapmak istiyorum. İlk defa duyanlar, çok üzüldükleri için birçok insanımızı üstü kapalı da olsa duyarsızlıkla suçluyorlar. Bence bu yazıları yazanlar yanılıyor. İnsanlık konusunda kimse duyarsız olamaz sadece çaresiz olur… Bu konuda en başından beri herkes duyarlıydı. Olabilecek en uygun şartlar oluşturuldu. Oradaki talihsiz kardeşlerimize çok yardım eli uzandı. Ancak konuyu en yakından bilen arkadaşımızın da anlattığı gibi bunların hepsi geçici çözüm olmaktan ileri gidemedi. Çünkü burası 17 milyonluk dev bir şehir. Bence bu kardeşlerimizin İstanbul gibi büyük bir şehirde barındırılmaları doğru değil. İçinde olmayanlar pek bilmez ama bu koca şehir milyonlarca insanıyla artık çekilmez oldu. Zaten yaşadığınız yerin adı İstanbul olsa da siz de neticede evinizle işiniz arasındaki bir caddede tüketiyorsunuz ömrünüzü. Yaşamak bir dert, trafik bir dert, geçim bir dert. Bir de bunların üstüne yüreğimizi yaralayan böyle bir dert... Bazen Kayseri-Pınarbaşı arasında iki defa gidip gelebileceğiniz bir süreyi beş kilometrelik bir caddede harcıyorsunuz. Herkes kendi savaşında. Varlığınız hiçbir şeye yetmiyor. Birey olarak bu kardeşlerimize geçici yardımlar dışında bir şey yapma şansınız kalmıyor. Yanlarına gitmeye niyetleniyorsunuz saatler geçiyor, oraya yetişince ancak bir iki kişiyle anlaşabiliyorsunuz. O da yeterli gelmiyor. Ortalıkta dolaşan çocuklar görüyorsunuz yüreğiniz burkuluyor. Bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz paranız da yetmiyor vaktiniz de. Kurumlardan bir şeyler umuyorsunuz karşınıza benzer konuda binlerce örnek sunuluyor. Elinize üç beş vaat tutuşturup vicdanlarını rahatlatıyorlar. Ortalığa düştüğünüzle kalıyorsunuz. Herkes acıyor, herkes üzülüyor, herkes güzel tespitlerde bulunuyor; ama sohbet bitince hepsi unutuluyor… Dolayısıyla bu kardeşlerimize bu şekilde layıkıyla yardımcı olmamız çok zor bir hal alıyor. Yani İstanbul’da yaşayanlar bu olaydan habersiz değil. Bırakın bizi, o kadar çok farklı milletten insan biliyor ki o dramı şaşırırsınız. Madem bu konu gündeme alındı o zaman gelin ortak bir çözüm üretelim. Öyle kimseyi eleştirmeye, kimseyi ağlatmaya, harekete geçirmek için birilerini davet etmeye hiç gerek yok. Bu işi kim iyi biliyorsa, kim çözüm üretmek istiyorsa o kişi öne çıksın ve bu kardeşlerimizi daha uygun bir şehre nakledelim. Mesela Kayseri… Bildiğim kadarıyla orada duyarlı insan çok. Konuşun başkanla, uygun bir ortam hazırlansın. Mesela “Nalçik Caddesi” civarında bir mahalle oluşturun, bu kardeşlerimizi orada güzel ve uygun şartlarda hemşerimiz yapalım. Birleşin oradaki iş sahibi, mülk sahibi kardeşlerimiz elbirliğiyle çalışma ve geçinme ortamı da hazırlayın bu kardeşlerimiz de yaşadıkları dramdan kurtulsun. Para derseniz bir öneri daha. Bu yıl festivali yapmayın. Oraya harcanan parayı da bu işte kullanın. İstanbul’da dram yaşanırken Kayseri’de festivale ne gerek var? Ekip gösterilerine ne gerek var? Veya gidin saatlerce okey oynanan kahvelere. Oradaki dostlarımız da birkaç ay okey oynamaktan feragat etsinler, toplayın o paraları üstüne de halkımız için hizmet yarışında olan bütün adıge internet sitelerinin reklam gelirini de ekleyin alın size çözüm… İşte o zaman Fenerbahçe’deki insanlık dramına son verebiliriz. Var mı daha kolayı? Saygılarımla.

ulyanov  { 14 Şubat 2007, Çarşamba }
evet ama bu en önce bizim ayıbımızdır biz organize olup bir şeyler yapmalıyız yetkisiz yetkililerle bu işlere çözüm bulunduğu görülmemiştir bir an önce harekete geçelim bireysel davranışlardan daha etkili ve moral verici olur..

Sevda  { 14 Şubat 2007, Çarşamba }
Bir avuç mülteciye sahip çıkmak bu kadar mı zor. Resimleri görünce boğazım düğümlendi. Bu akşam evde yemek yiyebileceğimi sanmıyorum.Gözümün önüne o çocuklar gelecek. Lütfen az demeden herkes gücü ölçüsünde yardım için harekete geçsin, bir nebze rahatlamalarını sağlayalım. Tüm derneklerin kadın kolları lütfen iş başına herşey için kermes düzenliyorsunuz bir kermeste çeçenler için yapın. Bu geçici çözümdür ama yanlarında olduğumuzu anlayıp biraz moral bulurlar. Kalıcı çözüm olsun diye beklemeyin hayat devam ediyor ve onlarında yiyecek, giyecek ihtiyacı var. (hiç olmazssa çocuklar için bir moral gecesi yapın çocukluklarını hatırlasınlar her çocuk bir çeçen kardeş edinsin onun ihtiyacını karşılasın.)Sonrası kalıcı çözüm için dernekler nezdinde girişim. LÜTFEN!......

nurdan  { 14 Şubat 2007, Çarşamba }
ben çok üzülüyorum bu insanları gördükçe.bazı arkadaşlarım bu konuda çalışmalar yapıyordu fakat maddi imkansızlıklar yüzünden gerçekleştiremediler.istanbula gidecek otobüs,otobüse verilecek para derken birsürü engel cıktı malesef.ama bu sefer daha çok çalışıcaz ve bu konuda elimizden gelenin en iyisini yapıcaz inşallah.bazı gençlerimiz malesef bu tip konularda adım atmıyor.ama söz konusu gezi olunca düğün dernek olunca hemen ilk sıraya yerleşiyor.destek verecek insanlar çıkarsa inşallah kendi elimizle götürmek istiyoruz elimizde olan her şeyi.hadi biz burdan birşey yapamıyoruz istanbulda yaşayan insanlar hiçbir şey yapıyorlarsa bile yanlarına gitsinler destek olsunlar moral versinler.onların ayakta durması için moralde çok önemli bence.allah yardımcıları olsun.bedenen yanlarında olamasakta ruhumuz onlarla.dualarımız hiç eksik olmayacak.

Setenay  { 14 Şubat 2007, Çarşamba }
Anne yüreği buna nasıl dayanır.
Şu soğuk günlerde biz kalöriferli sıcacık evlerimizde ailelerimizle günlerimizi geçirirken onlar ne yapıyorlar acaba.
Çağrınızı ve yorumlarınızı okuyunca yüreğime bir sızı saplandı. Kendi adıma vicdanımı rahatlatmak için maddi olarak elimden geldiğince yardım yapacağım. Ancak elbette bu tek başına çözüm değildir.
Hey anneler, kardeşler sizlere sesleniyorum...
Ne olur insanlık adına bu kardeşlerimiz için ne yapmamız gerekiyorsa yapalım. Biz insan olarak üstümüze düşeni yapalım da vicdanımızı bari rahatlatalım.
Sanırım taş kalpli değillerse bu çağrıyı alan yetkililer bu sorunu inşallah kökten halledeceklerdir.

dzıbert  { 13 Şubat 2007, Salı }
Bu dramı gündemde tuttuğu için Uzunyayla.com. sitesi yöneticilerine teşekkür ediyorum.
İpe sapa gelmez konularda kafa yoracağımıza bu insanlarımıza nasıl yardımda bulunabiliriz onun çözümünü bulmalıyız.

Bu konuda bana düşecek bir görev varsa ben varım.

Bu insanlar bize güvenerek buralara kadar gelmişler, durumları ortada, siyasi kaygıları filan bir tarafa bırakıp ciddi ciddi herkes bize yakışanı yapsın lütfen. Lafla değil gerçekten yapsın.

Konuşmaya başladıkma 3 milyon 6 milyon diyoruz. Nerdeyiz. Amal yieme.....

kuruve  { 13 Şubat 2007, Salı }
İstanbuldaki bu duruma bağlı olarak öğrencilerin MEB e bağlı olan okullara alınmadığı bu yönünde bazı dernekler nezdinde mail ile de olsa girişimde bulunmuştum ancak bir hareket olmadı. Şimdi, bu insanlık dışı uygulamaya son verilmesi için yeni bir harekete ihtiyaç var ve bu yıl seçim yılı olması avantajını kullanacağımızı siyasilere hisssettirerek konuyu çözmelerini talep etmeli, elimizden gelen yapmalıyız. Teşekkürler Oğuz.

atilla  { 13 Şubat 2007, Salı }
bürokratik işlemlerin çözülmesi için her kesimden bir komite kurulmalı bu komite herkesce desteklenmeli bu arada geçici maddi yardımlar acilen yapılmalı herkes üzerine düşeni yapmalıdır kafkasyalılar birlikte hareket etmeli ve dostlarımızdanda destek alınmalı şimdiden bu işin çözüleceğine inancım sonsuz fakat hayat telaşesinden unuttuklarımızı hatırlatanlara teşekkür ediyor ben şahsım adına özür diliyorum ve acı çekiyorum

Ferhat MUT  { 13 Şubat 2007, Salı }
Öncelikle hepinizden Allah(c.c.) razı olsun
Biz çerkeslerin öncelikli sorunlarından birisi birlik ve beraberliğimizin olmaması, yani bu bi gerçek ki tarih sahnesine çıktığımızdan beri bu böyle devam ediyor. İşte bu sorun bizi birbirimizden ayırıyor. ben bu satırları yazarken bile bazı arkadaşlarımı( yani çerkeslerden) aradım ve banane diyen bile oldu.
Açıkçası şunu diyorum daha elinde bir imkan olanlar varsa daha kapsamlı, daha detaylı yani derinlemesine bir çalışma içine girebilirlerse ( afişler-radyo tv. reklamları vb. ) herkese duyurabilirsek bu konuları bence daha etkili olabilir.
Saygılarımla
Ferhat MUT

zafer  { 13 Şubat 2007, Salı }
Bu insanların ızdıraplarını yürüğinde hisseden bütün Türk Milletini ve devlet büyüklerini bir an önçe harekete geçmesi için yeni bir çalışma başlatılmalıdır.
Bu çalışmanında ançak duyarlı insanların önçülük etmesi ile olabilir.Yapılacak çalışmada Kayseri Dostluk Kulubünün daha duyarlı ve aktif rol alabileceğine inanmaktayım

halil çeliktaş  { 13 Şubat 2007, Salı }
sevgili kardeşlerim sizlerin bu durumunuza çoooooooook üzüyorum gerçekten sizleri iyi anlıyorum bende bir çeçen,kırgız,türkmen,azeri,özbek,yörük, halay,horon,zeybek,im yani türk,üm sizlere hem bu dünyada hem ahirette destekliyorum inanın elimden geledikçe desdekliyorum davanızda yüreğimle kalpbimle sizlerleyim kardeşlerim saygılarımla

Gülcihan  { 13 Şubat 2007, Salı }
Başın öne eğilmesin amca !

Senin başını öne eğdirenler utansın. Yani bizler, hepimiz. Azıcık insanlığı olan herkes utansın.
O başını öne eğmiş thamadenin resmini görünce kahroldum. Yazıklar olsun ilgilenmeyenlere.
Uzunyala.com bizi kendimize getirdi. Biryerlerde vicdan sahibi hemşerilerimiz, yetkililer mutlaka vardır. Bu sorun artık kökten çözümlenmelidir. Amcamız başını dik tut. Henüz insanlık ölmedi.

Volkan Düzenli  { 13 Şubat 2007, Salı }
Sayın Uzunyayla.com Emektarları,

Olumlu adımlarınıza Çeçen Kampları'nı gündeme taşıyarak bir yenisini daha eklemiş olmanızı, tüm arkadaşlarımız ve tüm duyarlı çevreler umutla karşılamaktadır...Çalışmalarınıza katkı sunmak amacıyla Ek te tarafınıza ulaştırılan dosya; kamplar konusunda çalışmaları olan gönüllülerin ve hukukçuların gözetiminde dönemin kamp yetkililerinin de görüş ve onayıyla 2005'de hazırlanmıştır.

Çeçen Kampları Dosyası, önemi ve önceliği gözetilerek gazetemizin KASIM/2005 ilk sayısında yer alması bir yönüyle de ezberlerin bozulması için demokratik kamuoyuna bir sesleniştir. Çeçen topraklarının işgal edilerek; soykırıma, sürgüne maruz kalmaları, Türkiye'de belli odaklarca siyasi malzeme edilmeleri, istismar edilmeleri, son aşamada da yalnızlaştırılmaları ve yalıtılmaları gibi benzeri sorunların birbirinin müttefiki ve besleyeni olduğunu artık pek çoğumuz bilmekteyiz..Çeçen topraklarını işgal edenler kadar; işgali meşrulaştırmaya/akılcılaştırmaya çalışanlar, fundamentalist eğilime malzeme yapanlar, işgalcilerin ekmeğine yağ sürenler, hükümetlerin soruna duyarsızlığını oylarıyla destekleyenler ve kaba laik mantıkla bir halkı topyekün şeriatçı göstererek zan altında bırakanlar da suçlu veya hatalıdır...

İlk sayımızda konuya yer vermemiz, hem bizler hem de okuyucularımız için anlaşılabilirdir ve önceliklidir. Söz konusu durumu 1864 Sürgünü'nden farksız görmemiz ve devamı olarak düşünmemizdendir. Bu insanlık trajedisinin nedenlerinden en önemlisi, başta Rusya ve ABD güdümündeki Türkiye hükümetlerinin siyasi tercihleridir. Mavi Akım projesi ve Gürcistan'la askeri ittifaklar bu genel siyasi bakışın nedenlerinden sadece birkaçıdır. Tam da bu aşamada,1864 öncesi hatırlanmalıdır: Rus, Osmanlı İngiliz, Fransız sömürgecileri Kuzey Kafkasya'da bir Taşdeğermeni rolünü üstlenmişlerdi, öğütülenler Çerkeslerdi!..Çarlığa karşı destekler gözüküp, hiçbir şey yapmadıkları gibi sürekli kışkırttılar ve yalnız bıraktılar. Sonunda Çerkesler topraklarından sürüldüler. Yıl 1999; benzer nedenlerle, aynı acılarla tekrar yüzleşti Kafkasyalılar...Bu durumda; yaşananların arka planında ki politik gerçekleri doğru tespit ederek, politikleşmiş bir strateji ekseninde dünya kamuoyunu da bilgilendirerek hukuksal mücadele aslolandır...

Bu sorunlar, sadece Çeçen ya da tüm Kafkasyalıların değil, tüm insanlığın sorunudur. Dünya insanı düşünmelidir, 250 bin ölü insanı yan yana dizmeyi bir an olsun aklından geçirmelidir. Bunu beceremezse, 42 bin ölü çocuğu el ele tutuşturarak yan yana dizmeyi aklından geçirmelidir. Tüyleri ürperenlere sesleniyorum!..

Daha ne kadar orada yaşanılanların farkında değilmiş gibi ya da ilk kez duyuyormuş gibi davranacağız??? İşgale karşı KURTULUŞ MÜCADELESİ vermiş olan Türkiye Toplumu, tarihinde insanlığa çok önemli entellektüel katkılar sunmuş Rusya Toplumu, aynı acıları ezbere bilen Ortadoğu ve Latin Amerika Toplumları, açlıkla yoğrulmuş Afrika Toplumları, Çeçenler’i ve tüm Kafkasyalılar’ın acılarını en iyi anlayacak olanlardır...Yiyecek ve giyecek yardımları çok önemlidir ve dişimizden tırnağımızdan artararak mutlaka yapılmalıdır . Ama “vicdan rahatlatıcı” yardımlarla vicdan istasyonları kurmaktan çok öte bir sorunla yüzyüzeyiz. Bir halkı “yardım alan” konumdan kurtarabilecek kalıcı çözümler için aslolan hukuksal ve siyasi taleplerdir: ÖNCE BARIŞ talebimizi her alanda yükseltelim. BARIŞ sesinin, uluslararası stratejiler içinde boğulmasına izin vermeyelim..”Çeçen Soykırımı, Mülteci Sorunu, Abhazya’da Ambargo, Adigey’in Feshi, Türkiye’de Çerkesler’in ulusal, kültürel, demokratik talepleri” konusunda bir proğram önerisi ve sesi olmayan partilere oy vermeyelim...

Öncelikli ve asli gündemlerimizden olan bu güzel çalışmanızda başarılar dilerim.

Saygılarımla,Sevgilerimle,

Volkan DÜZENLİ
Jineps Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi
13/02/2007

kurmel çetin  { 13 Şubat 2007, Salı }
SN.Ahmet Kışlalı,
bu hayırlı çalışmaya polemik katmadığımı beni tanıyanlar iyi bilir.Burda Çeçen dramına hasbelkader yaptığımız çalışmaları anlatarak samimiyetimi ispatlayacak durumum yok.
Biz Kafkas kimliği taşıyan kurumların ne yaptığı değil,ne yapması gerektiğini tartışsak emin ol Fenerbahçedeki bu dramı yaşamazdık.Ben bir kabardeyim ve asla kuzeybatı kafkasyacı olmadım.
MESAJIMI BİRAZ DİKKATLİ OKUSAYDINIZ SİZİN POLEMİK DEDİĞİNİZ CÜMLENİN SONUNDA NE YAPILMASI GEREKTİĞİNE DAİR AMACIMIDA OKURDUNUZ.

basque  { 13 Şubat 2007, Salı }
Bu denli hayati bir meseleyi gündeme taşıdığınız için teşekkürler. Bu konunun çözümü için yapılabilecek her türlü faaliyeti bir plan çerçevesinde ortaya koyup gereğini yerine getirmek hepimizin bu insanlara karşı borcu olsa gerek. Öncelikle yasal haklarının elde edilmesi ve şartlarının iyileştirilmesi için elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu konunun çözümü için hiç vakit kaybetmeden geniş katılımlı yeni bir imza kampanyası başlatmak faydalı olabilir mi? Çerkes Ethem'e iadei itibar başlığı altında başlatılan imza kampanyasına bile, bu konunun siyasi bir arkaplanı olduğu için bile ifadesini kullanıyorum, ulusal medyadan destek geldiğini düşünürsek son derece insani bir mesele olan Fenerbahçe ve diğer kamplarda yaşanılan, yada yaşatılan, drama çok farklı ve geniş bir yelpazeden destek sağlanılamaz mı? Aynı şekilde ulusal yayın yapan televizyon kanallarında konuyu irdeleyen haberlerin yayınlanması ile ülke genelinde kamuoyu oluşturulması sağlanılabilir mi? Siyasi parti liderlerinin konudan haberdar edilmesi faydalı olabilir mi? Yaklaşan seçimler yapılacak çalışmaların neticeye varması için bir fırsat olarak değerlendirilebilir mi?

Bayram Akubulut  { 13 Şubat 2007, Salı }
Konu biz çerkesler için çok üzüntü vericidir.Bundan dolayı bir an önce gereken yardım kampanyaları başlatılmalı ve konu hakkında gereken hassasiyet gösterilmelidir.Yaşanan bu insanlık dramı hepimizin dramı olduğu için bunu sahiplenelim ve maddi manevi desteklerimizi gösterelim lütfen!

nasreddinjr  { 13 Şubat 2007, Salı }
sevgili uzunyayla.com ve okurları
biz bi kaç arkadaş daha önce kıyafet yardımı yaptık bu kampa ama topladığımız malzemeyi oraya ulaştırmak çok sorun oluyor. torbalarçok olunca kargolar bir veya birkaç öğrencinin karşılayamayacağı kadar ücret talep ediyor. önceki denememizde kent kargodan bir hemşerimiz aracı oldu İstanbul'a kadar gönderdi. İstanbul da ise soyu kafkasyaya dayanmayan bir arkadaşımızın uzak bi akrabası kendi arabası ile birkaç seferde götürdü eşyaları.. hasılı çok zor oluyor birkaç öğrenci için.. kayseri de bu tür yardımlar toplayabiliyoruz hemde kafkasya kökenli olmayan vatandaşlarımızdan. yazık ki hemşeri bildiklerimiz konuyu duyunca uzaklaşıyorlar. eğer kargo sorununa yardım edebilirseniz bu tür yardımları sürekli toplayabiliriz..
nasreddinjr@hotmail.com
saygılarımla..

hatkobi  { 13 Şubat 2007, Salı }
SAYIN MUKTEDİR İLHAN(AVUKAT) ÇEÇEN DAYANIŞMA DERNEĞİ-İSTANBUL;
Ben HATKO Mehmet Bİ.Çeçen davasında yardılaşma için kurulan BURSA komite başkanıydım.Aşağı yukarı on beş kişi vardık.Avukat Abhaz Nesrin hanim,Çeçen Cemal bey,Şapsığ Muammer hoca,Abhaz Rıfat bey ve diğerleri.
Uyum içinde ve zevkle çalışmıştık.Gece gündüz demed