KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

SÜNNETE UYMANIN FARZİYYETİ 1/3


 

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.Övülen güzel sonuç, Allah Teâlâ’dan gereği gibi korkup emirlerini yerine getiren ve yasaklarından da sakınanlar içindir.

Salât ve selâm, âlemlere rahmet ve kulların hepsine birden huccet olarak olarak gönderilen, Allah’ın kulu ve elçisi, Peygamberimiz Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’e, âline ve Allah Teâlâ’nın kitabı ile peygamberinin sünnetini kendilerinden sonraki nesillere emânete riâyet ederek, söz ve manasına uygun olarak en güzel şekilde taşıyıp ulaştıran ashâbına olsun.Allâh Teâlâ onlardan râzı olsun, bizleri de onlara en güzel şekilde tâbi olanlardan eylesin.


 Eski ve yeni bütün İslâm âlimleri, hükümleri ispât eden, helâl ve haramı açıklayan muteber esâsların; önünden ve arkasından hiçbir şeyin boşa çıkaramadığı, her türlü noksanlık ve fazlalıktan korunmuş olan Allah’ın azîz kitabı Kurân-ı  Kerim, kesinlikle hevâsından konuşmayan ve her konuştuğu vahîyden başka bir şey olmayan Rasûlullâh  -sallallahu aleyhi ve sellem-’in Sünneti ve İslâm Ümmetinin Âlimlerinin Onayı (İcmâ’) olduğunda ittifak etmişlerdir.


 İslâm âlimleri bu üç esâsın dışındaki diğer esâslarda görüş ayrılığına düşmüşlerdir.Bunların en önemlisi Kıyas’tır.


İslâm âlimlerinin çoğunluğu gerekli şartları yerine getirdiği takdirde kıyasın da huccet sayılabileceğini belirt-mişlerdir.Bu esâsların delîlleri sayılamayacak kadar çok olup, zikrine gerek duymayacak kadar da meşhûrdur.


BİRİNCİ ESÂS: Bu esâs, Allah Teâlâ’nın azîz kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Rabbimiz-azze ve celle-, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde kitabına uymayı ve emirlerine sımsıkı sarılıp yasaklarından kaçınmayı emreder.


Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:


 
“(Ey insanlar‍!) Rabbinizden size indirilen Kur’ân’a (emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak sûretiyle) uyun.O’nun (Allâh’ın) dışındakileri dost edinip de onlara uymayın.Şüphesiz ki siz, çok az öğüt alıyorsunuz.”A’raf Sûresi: 3


Başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:



“(Muhammed’e) indirdiğimiz bu Kur’an, öyle bir kitaptır ki onun hayır ve bereketi pek çoktur.Öyleyse ona (Kur’an’ın emir ve yasaklarına) uyun. (Allâh’ın emrine karşı gelmekten) korkun. Umulur ki merhamet olunursunuz.” En’âm Sûresi: 155


 
“Şüphesiz ki Allâh’tan size bir nûr ve apaçık bir kitap gelmiştir (O kitap Kur’an-ı Kerîm’dir).Allâh, bu apaçık kitapla rızâsına uygun hareket edenleri selâmet yollarına iletir ve onları izniyle küfür karanlığından çıkararak dosdoğru yola iletir.”Mâide Sûresi: 15-16
 


“Kendilerine geldiğinde bu Zikr’i (Kur’anı) inkâr edenler, (muhakkak ki helâk olup azâba uğrayacaklardır).Hiç şüphesiz ki bu Kur’an, (Allâh’ın onu güçlü kılması ve her türlü değişikliğe uğratılmaktan korumasıyla) azîzdir.Önünden veya ardından ne gelirse gelsin onu hiçbir şekilde boşa çıkaramaz.(O, her türlü noksanlık veya fazlalıktan Allâh tarafından korunmuştur.) O Kur’an, hakîm (olan Allâh) tarafından indirilmedir.(O, kemâl sıfatlarla) övülendir.”Fussilet Sûresi: 41-42


“(Ey Muhammed!Onlara) De ki: Sizi ve ulaştığı kimseleri onunla uyarmam için bana bu Kur’an vahyolunmuştur.”En’am Sûresi: 19 
 


“(Ey Muhammed! Sana indirdiğimiz) Bu Kur’an, insanlara öğüt vermek ve onları Allâh’ın azabından korkutmak için bir duyuru ve bildiridir.”İbrâhîm Sûresi: 52


Bu anlamda pek çok âyet vardır.


Nitekim Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’den Allah’ın kitabına sımsıkı sarılmayı emreden, ona sımsıkı sarılanın hidâyet, onu terkedenin ise dalâlet üzere olduğunu göste-ren birçok sahîh hadîs rivâyet olunmuştur. Peygamber          -sallallahu aleyhi ve sellem-’den sâbit olarak rivâyet edilen bu sahîh


hadîslerden birisi vedâ haccındaki hadistir. Bu hadiste Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:


“Size, ona sımsıkı sarıldıkça asla sapıtmayacağınız bir şey bırakıyorum: (O şey) Allah’ın kitabıdır.” Müslim
                                                                     


“Size, önemi büyük iki şey bırakıyorum: Birincisi: İçerisinde hidâyet ve nûr bulunan Allah’ın kitabı Kur’an’dır.Onu alın (ona göre yaşayın) ve ona  sımsıkı sarılın.”Müslim, Zeyd b.Erkam’dan rivâyet etmiştir.


Başka hadiste Kur’an hakkında şöyle buyurmaktadır:



“O Kur’an, Allâh’ın ipidir.O’na tâbi olan hidâyette, onu bırakıp terkeden de dalâlettedir.”


Bu anlamda pek çok hadîs vardır. Sahâbe ve onlar-dan sonra gelen ilim ve îmân ehlinin, Kur’an ve Rasûlullah           -sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetine sımsıkı sarılıp onlarla hüküm vermenin ve onlara göre muhakeme olmanın onların dışındaki görüşlere itibar etmemenin farz oluşuyla ilgili icmâ’ olduğuna dâir bu konudaki delîlleri zikretmeye, dolayısıyla sözü fazla uzatmaya gerek yoktur.


 
İKİNCİ ESÂS: İslâm âlimlerinin ittifak ettikleri üç esâsın ikincisi, Rasûlullâh-sallallahu aleyhi ve sellem- ile ashâbı ve onlardan sonra gelen ilim ve îmân ehlinden sahîh olarak bildirilen söz, fiil ve takrîrlerden oluşan hadîslerdir.


 
Sahâbe,tâbiîn ve onlardan sonra gelenler,bu önemli esâsa inanmış, onu huccet/delîl kabul etmişler ve ümmete de öğretmişlerdir. Yine bu konuda birçok eserler yazmışlar ve bunu “Fıkıh Usûlü” ve “Hadîs Terimleri” adlı kitaplarda açıklamışlardır. Bu konudaki delîller sayılamayacak kadar  çoktur. İşte bunlardan birisinde Allah Teâlâ, azîz kitabında Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’e uyup O’na itaat etmeyi emretmiştir.Bu emir, kendi döneminde yaşayan sahâbe ile onlardan sonra gelen müslümanların hepsine yöneliktir.



Çünkü Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- herkese birden gönderilmiş, herkes de kıyâmete kadar O’na uymak ve itaat etmekle emrolunmuştur. Çünkü Kur’anı tefsîr eden ve onda üstü kapalı olarak ifâde edilen hükümleri sözlü, fiilî ve takrirî sünnetleri ile açıklayan yegâne kimse, odur.


 
Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünneti olmasa, namazların kaç rekât olduğunu, nasıl kılındığını ve kılarken nelerin gerektiğini müslümanlar bilemezlerdi.


Yine Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünneti  olmasa oruç, zekât, hac, cihâd ve iyiliği emredip kötülükten alıkoymak gibi meselelerin hükümlerini müslümanlar bile-mezlerdi.


Yine Rasûlullâh-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünneti  olmasa, muâmelâtla ilgili hükümleri, haram olan şeyleri, haram kılınan yasakların işlenmesi dururmunda farz kılınan had cezâlarının hükümlerini müslümanlar bilemezlerdi.


Bu konudaki âyetlere gelince, bazıları şunlardır :


“(Ey mü’minler! Size emrettiklerini yerine  getirmek ve yasakladıkla-rından da kaçınmak sûretiyle) Allâh’a  ve Rasûlüne de itaat edin. Umulur ki merhamet olunur (azap olunmazsınız).”Âl-i  İmrân Sûresi: 132



“Ey îmân edenler! Allâh’ın emirlerine itaat edin.Rasûlün hak olarak getirmiş olduğu şeylere de uyun.(Allâh’a isyanı emretmediği sürece) sizden olan (müslüman) idârecilere de itaat edin. Aranızda herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, gerçekten Allâh’a ve âhiret gününe îmân ediyorsanız, o konuda hüküm vermek için, onu Allâh’(ın kitâbı Kur’an)a ve elçisi (Muhammed-sallallâhu aleyhi ve sellem-’in sünneti)ne götürün. Allâh’(ın kitâbı Kur’an)a ve elçisi (Muhammed-sallallâhu aleyhi ve sellem-’in sünneti)ne dönmek, sizin için (ayrılığa düşüp görüşlerinizle hareket etmenizden) daha hayırlı, sonuç bakımından da daha güzeldir.”Nisâ Sûresi: 59
Allah Teâlâ başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:



“Kim Rasûle itaat ederse, şüphesiz ki (Allah’ın emrini yerine getirerek) Allah’a itaat etmiş olur. Her kim de (Allah’a ve Rasûlüne itaat etmekten) yüz çevirirse, (Ey Muhammed!) Biz, seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermedik.”Nisâ Sûresi: 80


   Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünneti delîl olarak kabul edilmeseydi veya sünnetin tamamı muhafaza edil-meseydi, insanların Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’e itaat etmeleri ve anlaşmazlığa düştüklerinde Allah’ın kitâbı  ve Rasûlünün sünnetine dönmeleri nasıl mümkün olurdu?


Buna göre, Rasûlullah-sallallâhu aleyhi ve sellem-’in sünnetinin huccet olarak kabul edilemeyeceğini veya tamamının korunmuş olmadığını söylemek; Allah Teâlâ’nın, kullarını olmayan bir  şeye havâle etmesi demektir ki  bu da en bâtıl fikir, Allah Teâlâ’ya karşı işlenmiş en büyük küfür ve O’nun hakkında duyulan en kötü zandır.


 


Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:


“(Ey Muhammed!Kur’anın anlam ve hükümlerinden) bilmediklerini insanlara açıklaman ve düşünüp onunla hidâyeti bulmaları için, sana “Zikr”i (Kur’anı) indirdik.”Nahl Sûresi: 44


Başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:



“(Ey Muhammed! Dîn ve ahkâm konusunda) ihtilafa düştüklerinde insanlara açıklayasın diye sana Kur’anı indirdik ki, onu açık-ladığına dâir onlara karşı bir gerekçe, îmân eden bir topluluk için ise hidâyet ve rahmet olsun”Nahl Sûresi: 64


O halde nasıl olur da Allah Teâlâ, hem Rasûlüne
indirdiği Kur’anı insanlara açıklama yetkisi verecek, hem de sünneti yok sayacak veya bir huccet saymayacak. Hiç böyle bir şey olabilir mi?


Bunun bir benzeri, Allah Teâlâ’nın şu sözüdür :



“(Ey Muhammed! İnsanlara) de ki: Allâh’a itaat edin. Rasûlüne de itaat edin.Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen elçilik görevini yerine getirmendir.(İnsanlara düşen ise, yapmakla görevlendirildik-lerini yerine getirmeleridir).Eğer O’na itaat ederseniz hakka (hidâyete) erersiniz.Rasûle düşen,Rabbinden apaçık olarak gelen elçilik görevini tebliğ etmekten başka bir şey değildir.”Nûr Sûresi: 54


Aynı sûrede başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:



“Namazı (tam olarak) kılın.Zekâtı  (hak edene)  verin. Rasûl’e itaat edin.Umulur ki merhamet olunursunuz.”Nûr Sûresi: 56


Başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:


“(Ey Muhammed!İnsanlara) De ki: Ben Allâh tarafından kiminize değil, hepinize birden gönderilmiş bir elçiyim.Gökler, yer ve her ikisinin arasında bulunan her şeyin mülkü O’nundur. O’ndan başka hakkıyla ibâdet edilecek hiçbir ilâh yoktur.O diriltir ve O öldürür.Okuma-yazma bilmeyen elçisini de tasdik edin.O peygamber Allah’a, kendisine Rabbi tarafından indirilene (Kur’an’a) ve O’nun sözlerine îmân eder.Ona uyun.Umulur ki doğru yolu bulursunuz.” A’raf Sûresi: 158


Bu âyetler, hidâyet ve rahmetin, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetine uymakta olduğuna apaçık delîl teşkil etmektedir.


“Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünneti ile amel edilemez veya sünnetin aslı yoktur veyahut da sünnete itimât edilemez” diyen kimsenin hidâyet ve rahmete erişmesi mümkün mü?


 
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:


“Onun (Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in) emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya (âhirette) kendilerine acıklı bir azap isabet etmesinden sakınsınlar” Nûr Sûresi: 63
 


Başka bir âyette şöyle buyurmaktadır:


“Rasûl (Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-) size ne verdiyse (hüküm olarak neyi meşrû kıldıysa) onu hemen alın.Size neyi de (almaktan veya yapmaktan) yasakladıysa ondan hemen vazgeçin.”Haşr Sûresi: 7


Bu anlamda pek çok âyet vardır.Daha önce zikredi-len âyetlerin delâlet ettiği üzere, Allah’ın kitabına uyarak ona sımsıkı sarılıp emirlerini yerine getirmenin, yasakladıkla-rından da kaçınmanın farz olduğu gibi, bu âyetlerin hepsi de Rasûlullah-sallallâhu aleyhi ve sellem-’e itaat etmenin ve getirdi-ği dîne ancak onun inandığı ve açıkladığı şekilde inanmanın farz olduğuna delâlet eder.


 Kur’an ve sünnet birbirinden ayrılmayan iki esâstır. Bu iki esâstan herhangi birini inkâr etmek; diğerini de inkâr etmek ve yalanlamak demektir ki bu hareket, ilim ve îmân ehlinin ittifakıyla küfür, dalâlet ve İslâm dan çıkmak olarak belirlenmiştir.


 Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’e itaat etmenin ve  getirdiği esâslara uymanın farz, O’na karşı gelmenin ise haram oluşu hakkında pek çok mütevâtir hadîs rivâyet edilmiştir. Bu durum, asr-ı saâdette yaşayanlar için geçerli olduğu gibi, onlardan sonra kıyâmete kadar gelecek olan nesiller için de geçerlidir.


 

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» ALLAH NEREDE?
» BERAAT KANDİLİ KUTLANMAZ!!!
» BiDAT 'IN TANIMI (BiD'AT NEDiR?)
» BİD'AT Meselesi Bitmez
» Bid'at olan Mevlid ve Kandil Meselesi.
» BİLEREK KILINMAYAN NAMAZIN KAZASI VARMIDIR?
» ÇARPIK ANLAYIŞ
» İMAM AHMED'İN MEZHEBİ
» İMAM EBU HANİFE'NİN MEZHEBİ
» İMAM MALİK'İN MEZHEBİ
» İMAM ŞAFİİ'NİN MEZHEBİ
» iNCiL ALLAH'ın SÖZÜ'dür!!
» Mezheb Dediğimiz 1/5
» Mezheb Dediğimiz 2/5
» Mezheb Dediğimiz 3/5
» Mezheb Dediğimiz 4/5
» Mezheb Dediğimiz 5/5
» Musliman'lar Hristiyan laşır.
» NAMAZ (SALAAA) VE FAZİLETİ
» NAMAZI KILMA MA NIN MANASI 1/3
» NAMAZI KILMA MA NIN MANASI 2/3
» NAMAZI KILMA MA NIN MANASI 3/3
» NAMAZI KIM NASIL KILAR?
» Peygamber'e İtaat 3/3
» Peygamber'e İtaat 1/3
» Peygamber'e İtaat 2/3
» SAMİMİ İMAN
» Sünnete Uymanın Farziyyeti 1/3
» Sünnete Uymanın Farziyyeti 2/3
» Sünnete Uymanın Farziyyeti 3/3

YORUMLAR

Yorum bulunamadı!

YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
Kendi Yolunu Tıkamak
Güzel Şeyler De Var
Mısır Firavunu Iı. Ramses'i Yenen Çerkesler
Dönme Dolap
Bölünme Genlerımızde(mı) Var
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kim ,kimden Ne Kadar Büyük ?
Adıgaghe'da (çerkeslik'te) İnsan Ve Sosyal Hayat
Yalnızlık
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Ben Yoksam Kimse Yoktur
Incil Allah'ın Sözü'dür!!
Rıdvan Özden Cinayeti Kimin İşine Yarar?
Türkiye Üzerine Düşünceler
Erkekler Komisyonu Niçin Kurulmuyor ?
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik