KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

SEVMEYİ BİLMEK (2)

Mükremin Öner


10 Mart 2007


   


Bundan önceki makalemizde (Sevmeyi Bilmek-l-de ) insanın; kendisini, ana-babanın çocuklarını, çocukların ebeveynlerini, eşlerin birbirlerini sevmelerinin, sevmeyi doğru bilmelerinin öneminden ve ölçülerinden bahsetmiştik. Bu makalemizde de: Akraba, komşu, arkadaş; makam, mevki, iş, para (maddiyat); vatan, millet; Allah(cc), Peygamber sevgisi(leri)


üzerinde durmaya çalışacağız.


     İnsan hayatında, aile ortamıyla iç içe bir durumda olan akrabalarla diyalog ve ilişkiler çok önemli bir yer tutar. Zira insan; “Ağaç kovuğundan çıkmamıştır.” Mutlaka bir akraba çevresi vardır ve de olmalıdır.


     Akrabalık ilişkilerini canlı tutabilen; sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma ilkelerini yerli yerince uygulayabilen insanlardan oluşan sosyal halkada bireylerin mutlu olmaması söz konusu olamaz. Çünkü böyle bir sosyal ortamda diyaloglar iyi kurulur ve paylaşılması gereken her şey paylaşılır. Böylece sıkıntılar, problemler, dertler azaltılırken; sevinçler ve mutluluklar da çoğaltılır. Akrabalarımızı sevmek işte budur. Şayet böyle bir sevgi atmosferini yakalayabilmiş isek akrabalarımızı sevmeyi biliyoruz demektir.


      Komşu ve arkadaş sevgileri de akraba sevgisinden daha az önemli olmasa gerek. Komşusuyla iyi geçinemeyen bir ailenin o mekanda mutlu ve huzurlu olabileceğini hiç kimse iddia edemez. Zira; “Ev alma komşu al!” demiş atalar. Hele hele Peygamber Efendimiz’in: “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir!” Hadis-i Şerifi komşuluk konusunda aklımızı başımıza almamız ve komşularımızla olabildiğince iyi geçinmemiz, birbirimizin hak ve hukukunu gözetmemiz; yardımlaşma ve dayanışma içerisinde olmamız gerektiğini yeterince vurgulamaktadır.


      Fakat, gel gör ki günümüzde; gürültüsüyle, kapısının önüne koyduğu çöpüyle, pencereden silkelediği sofra beziyle, kül tablasıyla, ortak kullanım alanlarını doğru dürüst kullanmamakla,


binanın dış kapısını dahi gerektiğinde örtmemekle meşhur; bilinçsiz, şuursuz ve fütursuz komşuluklara şahit olmaktayız maalesef. Bu tür tutum ve davranışların yegane sebebi ise sevmeyi ve sevmenin kıymetini bilmemektir.


      Gelelim arkadaşlık sevgisine.


       Arkadaşlık sevgisi arkadaşlığın hakkını vermeyi, yeri geldiğinde arkadaşını kendisine tercih edebilmeyi gerektirir. Arkadaşını seven arkadaşına değer verdiğini hissettirebilmelidir.


Dostluklar(arkadaşlıklar) zor günlerde daha çok önem arzeder. Bunları göz önünde bulundurarak arkadaşlık ilişkilerimizin sağlıklı olup olmadığını yeniden değerlendirmekte yarar olduğunu düşünüyorum.


      Makam, mevki, iş ve para sevgisinde şayet ölçüyü kaçıracak olursak; o mevki, makam,


iş ve para (zenginlik) elden gittiğinde sipsivri ortada kalacağımızı asla unutmamalıyız. Bun-


dan dolayı; “Ne oldum delisi olmadan” sosyal ve ekonomik hayatta kaderin bize verdiği rolün bilincinde olarak her şeyin insanlar için insanlık adına yapılması gerektiğinin farkında olmalıyız ki makamımızı, işimizi, mal ve mülkümüzü sevmemiz gerektiği gibi sevmiş olalım;


ifrata ve terfite kaçmama erdemliliğini gösterebilelim.


    Vatan ve millet sevgisindeki hassasiyetimizi tespit edebilmek için de herkes aşağıdaki hususlara ne kadar riayet ettiğini sorgulamalıdır:


-         Toplumsal hayatta yapmakta olduğum görevimi gerçekten en üst seviyede başarmaya azami gayreti gösteriyor muyum?


-         Toplum yararına olan kurallara hassasiyetle uymaya çalışıyor muyum?


-         Kazancımın içerisinde fakir fukaranın da hakkının olduğunun bilincinde miyim?


-         Vatanın ve milletin bekası için, gerektiğinde Hz. Ebubekir ve Hz. Osman misali fedakarlık yapmaya hazır mıyım?..


Bu ve benzeri sorulara vereceğimiz cevaplar müspet ise biz vatanımızı ve milletimizi sevmemiz gerektiği gibi seviyoruz demektir ki, bu şuurdaki sevgiye sahip herkese saygı


duymak hepimizin görevidir. Aksi takdirde mangalda kül bırakmamacasına “vatan- millet edebiyatı!” yapmak asla vatan severlik değildir. “Deveyi hamuduyla götürme,” kendisi gibi düşünmeyenlere yaşama hakkı tanımama, insanların temel hak ve özgürlüklerine kota koyma anlayışına dayalı vatan-millet sevgisi içi boş laftan başka bir mana ifade etmediği gibi aksine vatana ve millete ihanettir. Ne yazık ki en gür sesler de maalesef bu tip insanlardan yükseliyor günümüzde!..


       Gelelim bütün sevgilerin kaynağı olan Allah ve Peygamber sevgisine:


     “Elhamdülillah Müslümanım,” deyip de Allah ve Peygamber sevgisinden yoksun olmak asla söz konusu olamaz. Ancak, Allah’ı(cc) ve Peygamberi sevmenin, yukarıda sözünü ettiğimiz bütün sevgilerden daha şuurlu ve daha halisane olması zarureti vardır. Çünkü bütün sevgilerin kaynağı Allah’tır(cc), Allah sevgisidir, Peygamber sevgisidir.


      Allah sevgisinin bir Müslüman için ne kadar tabii bir durum olduğunu şöyle bir misalle açıklamaya çalışacağım:


     Bize çok çok değer veren, bütün ihtiyaçlarımızı karşılayan, her yönden bize faydaları olan ve hiçbir karşılık da beklemeyen bir dostumuzu sevmemizden daha tabii ne olabilir ki? Bu dostumuzu sevmememiz mümkün mü? Elbette severiz.


     İşte Allah’ı(cc) ve Peygamberi bilinçli olarak sevmek bunun gibidir. Hatta bunun çok çok fevkinde olmalıdır. Zira, bizi biz olarak var eden (yaratan), “Eşrefi mahluk” mertebesine bizi yükselten, her türlü ihtiyaçlarımızı temin edebileceğimiz bir dünyada yaşatan, bu nimetlerinin karşılığında da bizden sadece kendisini tanımamız ve şirk koşmamamızı ve neticesi yine kendimizin faydasına olan belirli ibadetlerden başka bir şey istemeyen Cenab-ı Allah’ı ve O’nun mesajını bize ulaştıran sevgili pegamberimiz Hz. Muhammed’i(SAV) tanımak, her şeyden daha çok ve ihlasla sevmek her Müslümanın şiarı olmalı değil mi? Bu sevginin yolu da “Allah’a(CC) teslim ve Peygambere tabi olmanın bir ifadesi olarak “Kuran-ı Kerim’e ve Sünnete uymak,” değil de nedir?


     İşte şuurlu ve bilinçli Allah(cc) sevgisi bu sorulara vereceğimiz müspet cevap ve kuralda gizlidir. Bu kuralı benimseyip nefsimize kabul ettirebilmiş isek mesele kalmamıştır. Fakat:“Ben elbette Allah’ı(cc) ve Peygamberimizi seviyorum,” deyip akabinden de şeytana ve nefsimize uyarak; helal-haram, sevap-günah, doğru-yanlış, hak-batıl… mefhumlarını bir kenara atıp her istediğimizi yapıyor da, yapmamız gereken asgari ibadetlerimizi dahi yapmaktan geri kalıyor isek bizim bu “Allah ve Peygamber Sevgimizde” bir eksiklik, bir kusur olduğunu görebilmeliyiz.


     Bu doğru tesbiti yaptıktan sonra da eğer samimi isek; “Allah’ı(cc) ve Peygamberimizi sevmeyi bilmeyi” öğrenmeye ve gerçek sevgiyi yani “Allah’a kulluğu” yakalamaya çalışmalıyız.


     Allah(cc) sevgisinden yoksun olan hiçbir sevginin temeli sağlam olamaz. Allah’ı(cc) sevmek, Allah için sevmek; dostlukları, arkadaşlıkları, komşulukları, aile bağlarını kuvvetlendirip ebedileştirecek; başarı ve mutluluğu sağlayacak en önemli ve temel unsurdur.


     Allah ve Rasulullah sevgisine sahip olabilmek sevginin kaynağından beslenmektir ki, esas mutluluk ve özgürlük de bu sevgiyi yakalayabilmektedir.


     Kısacası: “Sevmeyi bilmek ve doğru bilgiler doğrultusunda sevmek; verimliliğin, başarının, özgürlüğün, dünya ve ahiret mutluluğunun yegane anahtarıdır,” desek sanırım yerinde ve doğru bir söz olur!


      Cenab-ı Allah(cc) bizleri ve bütün insanları;Allah için sevmeyi bilerek, sevmekten ve sevilmekten mahrum etmesin.


Amin.


BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» "BEN!.."DEDİKÇE KAYBEDENLER
» ADIYAĞA EVRENSEL DEĞERLER SİSTEMİ
» ANNE OLMAK
» BABA OLMAK
» BİR ÇOCUĞUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ VE HAL-İ PÜR MELALİMİZ
» ÇERKES TOPLUMUNUN "ÖNDER" SORUNU
» DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
» DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞEN RUS-ÇERKES DOSTLUĞU VE BUGÜN
» GARİP BİR ÜLKE MASALI
» HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAZAR, SÖYLER(!)
» İNSAN OLMAK
» KADINLARIMIZIN KADRİNİ BİLMEK
» KAYSERİ KAFKAS DERNEKLERİ KIŞ UYKUSUNA MI YATTI?
» MUTLULUĞUN KAYNAĞI HAYATI DOĞRU OKUMAKTIR (*)
» OKULLAR AÇILIRKEN ANNE BABALARIN DİKKATİNE!
» ÖZGÜRLÜĞE AÇILAN PENCERE
» SEVMEYİ BİLMEK (2)
» SEVMEYİ BİLMEK ( I.)
» SOSYAL HAYATIN İÇ KURDU - KİBİR
» ŞAMİL TAYYAR'A SORUYORUM: YANLIŞ KONUŞAN DOĞRU ANLAŞILIR MI?
» TÜRKİYENİN VE TÜRK HALKININ ÇIKMAZI
» VATANDAŞ OLMAK
» YALAN ÜZERİNE TARİH YAZILMAZ !..
» ZAMAN GAZETESİNE KINAMA
» ZAMANI GELİNCE EVLENMEK

YORUMLAR

nazif enes  { 15 Mart 2007, Perşembe }
Değerli büyüğmüz yazdığınız güzel yazıları geç okudum Değindiğiniz konular her gün yaşamımızın içinde olan ve dikkatan kaçırdığımız çok önemli konulardır.Okurken bütün yaşamım önümden geçip gitti terbiyesini aldığımız ama önemsız adledip uygulamadığımız yazılarınızdaki o guzel hasletleri ne kadar ihmal etmişiz.Bize bunları hatırlattığın ve güzel bir üslüple naklettiğin için kutluyor ve selamlıyorum.Bundan sonraki yazılarınızı takip edeceğim.Saygılarımla


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Nefo'nun Ayakkabıları
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik