![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
PEYGAMBER'E İTAAT 3/3* Hadisin, sünnetin alimi olarak bilinen Ahmed İbnu Hanbel'e gelen bir hadiste Aleyhissalâtu vesselâm bir meseleyi Veda Haccı sırasında beyan buyurmuştur. Ebu Ümâme'nin rivayet ettiği hadis şöyle: "Veda Haccı'nda Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuşlardı: "İlim kabzedilmezden -veya refedilmezden (kaldırılmadan)- önce onu alın!" Bir bedevî: "İlim nasıl kaldırılır?" diye sordu. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "Bilesiniz, ilmin gitmesi onun varisi olan ülemânın gitmesi demektir" dedi ve bunu üç kere tekrar etti." Görüldüğü üzere hadis, sadece hadislerin muhâfazasına teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda ilim için cahillerin iş başına getirilmemesini de ders veriyor. Cumhur bu hususta cahil olmaktan kasıtın Rasulullah(aleyhissalatu vesselam)’ın hadis ve sünnetlerini bilmeyen ve öğrenmeyenlerdir şeklinde anlamıştır. Zira bunlar Ayetleri sadece zahirine göre keyfiyyen anlıyacak ve Müminleri yanlışa sürükleyeceklerdir. * Sahih olan Hadis, verilebilecek olan fetvanın gerçekten uyulması gerektiğine delildir. Alimlerin ölmeleri ile ilmin de gideceği endişesine düşen Ömer İbnu Abdilaziz, âlimle birlikte onun bildiği ilmin de kaybolmama çâresini ilmin yazı ile tesbitinde bularak hadislerin toplanarak yazılması için devlet emri çıkarmıştır. İşte bu emir Buhari, Muslim, Müsned gibi en sahih hadislerin muhafaza edildiği Hadis kitab larının temelini oluşturarak bize ulaşmalarına vesile olmuştur. Allah ondan ve diğer vesile olanlardan razı olsun.! Ziyad İbnu Lebîd, hadiste Resulullah'ın ilmin kaldırılacağına dair ihbarını hayretle karşılamakta: "Biz ve çocuklarımız hep Kur'an okuyoruz, bu hal Kıyamete kadar da böyle devam edecek, nitekim Kur'an-ı Kerim'de "Kur'an'ı biz indirdik, onu biz koruyacağız" (Hicr 9) buyrularak, "Kur'an'ın Kıyamete kadar korunacağı ilâhî garanti altına alınmıştır, bu halde nasıl ilim kalkar?" ma'nâsında hayrete düşer. Ancak Resulullah, İncil ve Tevrat'ın, Ehl-i Kitap arasında mevcudiyetine, onlar tarafından okunmakta olmasına rağmen, onların ahkâmıyla ve peygamberlerinin sünnetiyle amel etmediklerini, dolayısıyla, sanki yokmuş gibi onlara hiçbir fayda sağlamadığını misal verir ve bu durumun Kur'an'ın da başına geleceğini hatırlatır. Bu hatırlatma ile Resulullah, kendisinin sünneti ile amel etmeyen âlimi cahil derecesine indirmiş olmaktadır. Dahası, böyleleri acıklı bir durumdadır. Çünkü, Cuma suresinde, kitabı okuduğu halde amel etmeyenler, kitap yüklü eşeğe teşbih buyurulmuştur: Aliyyu'l-Kârî der ki: "Yani onların İncil ve Tevrat'ı, asıl olan sünneti ile amel etmeden okumaları sebebiyle istifade etmedikleri gibi, ey müslümanlar siz de böylesiniz, Kur'an'ın içindekilerini anlayıp buna rağmen peygamberin sünneti ile amel sahasına intikal ettirmedikçe, Kur'an'dan istifade edemezsiniz demektir." Ömer İbnu Abdilaziz rahimehullah'dan nakledildiğine göre, (Medine valisi) Ebu Bekr İbnu Hazm'a şöyle yazmıştır: "Bak, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hadisinden ne varsa yaz. Zira ben, ilmin kaybolmasından ve ülemânın gitmesinden korkuyorum. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hadisinden başka bir şey kabul etme. Âlimler de bunu yaysınlar, ilim için (herkese açık yerlerde) halkalar teşkil etsinler, tâ ki bilmeyenler de böylece sünneti öğrensin. Zira ilim, gizli kalmazsa helak olmaz." [Buhârî, İlm 34.] Asıl meselelerden biri de hadîslerin yazılması gereğine inançtır. Burada da İbnu Abdilberr'in kaydettiği rivâyetlerden bazılarını aktaracağım. Hemen belirtelim ki İbnu Abdilberr, önce Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın hâdis yazmaya verdiği ruhsatla ilgili rivâyetlerini kaydeder. Ebu Kılâbe: "Yazmak, nazarımda, unutmaktan daha iyidir" demiştir. İmam Malik der ki: "İlmi ilk tedvin eden (yazan) İbnu Şihâb ez-Zührî'dir." İbnu Şihâb der ki: "Ömer İbnu Abdilaziz Sünen'i cem etmemizi emretti. Bizde onları defter defter kopyaladık. Üzerinde hâkimiyeti bulunan her yere bunlardan bir defter yolladı". İşte bunca deliller hadislerin (sünnetin) kur-an’dan ayrılamaz bir bütün olduğunu, kur-an’ı anlamada ilk ve tek kaynağın Peygamberin sözleri olduğunu inkar etmek aslında Peygambere karşı olan bir düşmanlığın apaçık söylenemeyip, iftira ve reddiyelerle ifadesidir. İslam alimlerinden parmak ile gösterilmiş kimseler hep kur-an ve sünnete 4 elle sarılmış, ilimlerini kur-an ve sünnetin ışığında ilerletmiş kimselerdir. Unutmayalım ki, İmamlardan; Abu Hanife, İbn Mace, Nesai, Şafii, Malik, Ahmed, Abu Davud, Buhari, Muslim, Muhammed, Yusuf, vs… hep ömürlerini Hadise ve sünnete ayırmış, hadis ve sünnette ileri geçmiş isimlerdir. Hadislere, sünnete muhalefet etmek demek sahabe ve tabiin nesli ile birlikte bu mubarek zatları da red etmek demektir. ----------------------------------------------------------------- Serdar ENES ----
BU YAZARIN TÜM YAZILARI» ALLAH NEREDE? YORUMLARYorum bulunamadı!
YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com