![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
BİDAT 'IN TANIMI (BİD'AT NEDİR?)![]() Haftalardır üstüne basa basa değindiğimiz ve sevdiklerimizi uyarmaya ve bilgilendirmeye çalıştığımız bir kavramın pek çoğumuz tarafından anlaşılamadığı bilgileri tarafımıza ulaşmaktadır. Çevremizdeki arkadaşlarımızdan, akrabalarımızdan ve özellikle uzunyayla sitesinin takipçilerinden gelen (Bid'at Nedir) sorusuna bir yanıt olması umudu ile aşagıdaki alıntıyı sizlere sunmak istiyorum. Bid'at meselesinin daha net anlaşılması ve dinimizde oluşturduğu tahrifat ve saptırmasının idrakine daha net bir şekilde varılması umudu ile. Saygılar, Serdar ENES BID'AT IN TANIMI; Bid’at kelimesi, sözlük olarak Arapça’da “Bede’a” kelimesinden gelmektedir. Anlamı: Daha önce benzeri olmayan bir şeyi vücûda, itikade, amele getirmek, yaratmak demektir. Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır: “(Allah) gökleri ve yeri, daha önce benzeri olmayan (benzersiz) bir şekilde yaratandır.”[Bakara 117] “(Ey Muhammed!) De ki: Ben, (elçilikle görevlendirilerek kullara gönderilmiş) peygamberlerin ilki değilim.(Bilakis benden önce birçok peygamber gelmiştir.)” [Ahkaf 9] “Falanca bid’at çıkardı” denildiğinde, o kimse daha önce olmayan yeni bir yol, iş, amel ortaya çıkardı, demektir. BİD’AT ÇIKARMAK İKİ KISIMDIR: HELAL OLANI; Yeni buluşlar ortaya çıkarmak gibi, günlük hayatta yeni şeyler ortaya çıkarmak ki bu, dînimizce mübahtır. Çünkü günlük hayatta helal olan yeni şeyler ortaya çıkarmakta asıl olan, mübah oluştur. HARAM OLANI; Dînde yeni şeyler ortaya çıkarmak ise, haramdır. Çünkü dînde asıl olan, Kur’an ve sünnetle sâbit olması, Peygamberin ölümü ile vahyin ve sünnetin kesilmiş ve dinin tastamam edilmiş olmasıdır. Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Her kim, bu işimizde (dînimizde) olmayan bir şeyi bu dine sokarsa(eklerse), o eklediği(soktuğu) şey kendisine iâde olunur.” Buhârî ve Müslim Başka bir rivâyette şöyle buyurmaktadır: “Her kim, bu işimizden (dînimizden) olmayan bir şey yaparsa, o yaptığı şey kendisine iâde olunur.” Müslim BİD’AT-in ÇEŞİTLERİ: Dînde bid’at, iki türlüdür: Birincisi:Cehmiyye, Mu’tezile, Rafizîler ve diğer fırkaların söyledikleri sözler ve inandıkları inançlar gibi, sözlü ve itikâdî olan bid’attır. İkincisi: Allah’a, meşrû olmayan bir şekilde ibâdet etmek gibi, ibâdetlerde yapılan bid’attır ki, bu bid’at dört kısma ayrılır: 1. İbâdetin aslında yapılan bid’at:, Bu dînde aslı olmayan bir ibâdeti ihdâs etmek yani ortaya çıkarmaktır. Mesela dînen meşrû olmayan bir namazı, orucu, tavafı veya doğum gününü, anne, babalar günü, vs.. gibi bayramları ihdâs etmek gibi. 2. Dînen meşrû olan ibâdetin özünde bir fazlalık yapmaktır. Mesela öğle veya ikindi namazının farzına bir rekât eklemek sûretiyle onu beş rekat kılmak gibi; veya sünnet namazlarının belirli olan sayısına sürekli yapmak sureti ile ekleme yapmak. 3. İbâdeti dînen meşrû kılınmayan bir şekilde edâ etmektir. Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetinden çıkacak şekilde ibâdetlerde aşırıya gitmek bu kabildendir. Mesela dînen meşrû olan duâ ve zikirleri gruplar halinde, halkalar halinde, değişik namelerle yapmak,Rasulullah'ın kırdırmış oldugu, yasakladıgı, üflemeli , telli, ve kısmen vurmalı Enstrumanlar katarak ilahileştirmek, vss... 4. Dînen yapılması helal olan bir ibâdeti, dînen helal olmayan bir vakitle sınırlı tutmaktır. Mesela Şaban ayının 15. gecesine özel ibâdet etmek ve gündüzünü de oruç tutmakla sınırlı tutmak gibi. Çünkü oruç tutmak ve geceyi ibâdetle geçirmek, dînen meşrû iken bu ibâdetleri belirli bir güne özel yapmanın veya vakitle sınırlı tutmanın sahih bir dîni delîle dayanması gerekir. DÎNDE YAPILAN BÜTÜN BİD’ATLARIN HÜKMÜ: Dînde yapılan her türlü bid’at, haramdır, dalâlettir. Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır: “(Dîne sonradan sokulan) yeniliklerden sakının.Zirâ (dîne sonra-dan sokulan) her yenilik, bid’attır. Her bid’at ise dalâlettir.” Hadîsi, Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivâyet etmiş, Tirmizî “hadîs, hasen sahîh” demiştir. Başka bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Her kim, bu işimizde (dînimizde) olmayan bir şeyi ona ihdâs ederse, o ihdâs ettiği şey kendisine iâde olunur.” Buhârî ve Müslim Yine başka bir rivâyette şöyle buyurmaktadır: Bu iki hadis, dînde yapılan her türlü yeniliğin bid’at olduğuna işaret etmektedir:Her bid’at ise sapıklıktır, sahibine iâde olunur. Bunun anlamı: İbâdet ve itikâtta yapılan bid’atlar, haramdır. Ancak bid’atların haram oluşu, çeşitlerine göre farklıdır. Kabirlerde yatanlara yaklaşabilmek için kabirlerin çevresinde tavaf etmek, kabirlerde yatanlara kurbanlar kesmek ve adaklar adamak, onlara yalvarıp yakarmak ve onlardan yardım dilemek gibi kimi bid’atlar vardır ki açık şirk ve küfürdür. Cehmiyye’nin aşırıları ve Mu’tezile’nin söyledikleri şeyler de bu tür bid’atlerdendir. Kabirlerin üzerine kubbe gibi şeyler binâ etmek, kabirlere yönelmek sûretiyle namaz kılmak,ölülere yalvarıp yakarmak gibi kimi bid’atlar da insanı şirke götüren Bid'at lerdendir. Hâricîlerin, Kaderiye ve Mürcie’nin dini delîllere aykırı olarak söyledikleri ve inandıkları bid’atlar gibi kimi bid’atlar da itikâdî sapkınlıktır. Kendini sürekli ibâdete vermek, güneşin altında oruç tutmak ve şehveti kesmek amacıyla hadım (iğdiş) ettirmek gibi kimi bid’atlar da Allah’a ve Rasûlüne isyan olan Ruhbani sapkınlıklardandır. UYARI: Bid’at-ı; Hasene (güzel bid’at) ve Bid’at-ı Seyyie (çirkin bid’at) diye, bid’atları iki kısma ayıran kimse, yanılgı ve hataya düşmüş ve Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in; “Her bid’at, sapkınlıktır” emrine aykırı davranmıştır. Çünkü Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- bütün bid’atların sapıklık olduğuna hükmetmiştir. Bid’atları iki kısma ayıran kimseler ise , her bid’at sapıklık değildir, bilakis güzel olan bid’atler de vardır, demekte ve dini değiştirmede veya dine eklemede bir sorun görmemektedir. Hâfız İbn-i Receb, Nevevî Kırk Hadîs eserinde şöyle der: “Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in: “Her bid’at dalâlettir.” sözü, Cevâmi’ul-Kelim’dendir (yani alakalı herşeyi kapsamaktadır). Hadisteki hiçbir şey Cevâmi’ul-Kelim ifâdesinden dışarı çıkmaz. Bu hadîs, İslâm dîninin en büyük esaslarından birisidir. Bu hadîs, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in şu hadîsine benzer: “Her kim, bu işimizden (dînimizden) olmayan bir şey yaparsa, o yaptığı şey kendisine iâde olunur.” Müslim Cevâmi’ul-Kelim: Birçok anlam ifâde eden özlü söz demektir ki Kur’an ve Sünnette bunun örneği sayılamayacak kadar pek çoktur. “Her kim, bu işimizde (dînimizde) olmayan bir şeyi ona ihdâs ederse, o ihdâs ettiği şey kendisine iâde olunur.” Buhârî ve Müslim “Yeni şeyler ihdâs edip onu dîne mal eden herkes, ihdâs ettiği şeyin dînde bir delîli de yoksa, ihdâs ettiği şey kendisine döner.Bu hareketi dalalettir.İslam dîni de kendisinden uzaktır. Bütün bunlar ister itikâdî, ister amelî,isterse gizli ve açık sözlü meselelerde olsun,hepsi aynıdır.” “Câmi’ul-Ulûm vel-Hikem”.Sayfa: 223 Bid’at-ı Hasene diye bir bid’atın var olduğunu iddiâ edenlerin, Hz. Ömer’in-Allah ondan râzı olsun- terâvih namazı hakkında: “Bu bid'at ise,ne güzel bir bid’attır.” sözünden başka bir gerekçeleri yoktur. Son olarak diyebiliriz ki bid’atlar, küfre götüren ve Allah Teâlâ ve Rasûlü Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’in meşrû kılmadığı fazla bir dîndir. Bid’at, büyük günahtan daha şerlidir.Şeytan, bid’at işlenmesine, büyük günah işlenmesinden daha çok sevinir. Çünkü günah işleyen, günah işlerken onun günah olduğunu bilir ve o günahı işledikten sonra Allah’a tevbe edebilir. Bid’at işleyen kimse (bid’atçı), işlediği bid’atın dînin özünden olduğuna ve yaptığı şeyin kendisini Allah’a yaklaştırdığına inandığından dolayı o işten Allah’a tevbe etmez, etme gereği hissetmez. Bid’atlar, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-’in sünnetlerini ortadan kaldırır, değiştirir ve daha önemlisi sünnet ile amel edenleri ve ehli sünneti, bid’atçılara karşı çirkin gösterir. Bid’atlar; Mü-min'i Peygamber'in sünnetinden ve Allah’tan uzaklaştırır, O’nun gazap ve azabını gerekli kılar, kalplerin haktan saparak bozulmasına sebep olur. Derleyen Şeyh. Abdullah Bn. Baz.(Rahmetli Saudii Arabistan Müftüsü)
BU YAZARIN TÜM YAZILARI» ALLAH NEREDE? YORUMLAR
SERDAR ENES
{ 04 Nisan 2008, Cuma }
SAYIN OZEN,
SIZE BU KONUDA ASHABIN NASIL BIR TAVIR TAKINDIGINI ANLATABILMEK ICIN BIR ORNEK VERMEKLE YETINECEGIM. UMULUR KI BID'AT IN NE OLDUGUNU, PEYGAMBERIN EN YAKIN ASHABINDAN OGRENMEYI REDDETMEZSINIZ. Amr b. Yahya şöyle dedi: “Babamı, şöyle rivâyet ederken işittim: Biz, öğle namazından önce, Abdullah b. Mesud’un evinin kapısının önünde oturur, onun dışarı çıkmasını beklerdik.Dışarı çıkınca da onunla birlikte câmiye kadar yürürdük.Yanımıza Ebû Musa el-Eş’arî geldi ve: “Ebû Abdirrahmân (Abdullah b. Mesud) hâlâ dışarı çıkmadı mı? diye sordu.Biz de: ‘Hayır, daha çıkmadı’ deyince, Abdullah b. Mesud dışarı çıkıncaya kadar yanımıza oturdu. Dışarı çıkınca da hep birlikte ona doğru ayağa kalktık. Ebû Musa ona:‘Yâ Ebâ Abdirrahman! Ben,az önce mescidde bir olay gördüm ve bunu kabul etmeyip inkâr ettim. Ancak Allah’a yemin ederim ki hayırdan başka bir şey görmedim. Abdullah b. Mesud: Nedir o?diye sordu. Ebû Musa: ‘Gidersek onu sende görürsün’ dedi ve anlattı Mescidde namazı bekleyen halkalar halinde oturmuş bir topluluk gördüm. Orada bir adam, ve yanında da ellerinde taşlar olan insanlar vardı. O adam: “Haydi şukadar Allahu Ekber” deyin, dedikten sonra çevresinde bulu-nanlar o kadar ‘Allahu Ekber’ diyorlar. O adam: “Haydi şu kadar Lâ İlâhe İllallah” deyin, dedikten sonra çevresinde bulunanlar o kadar ‘Lâ İlâhe İllallah’ diyorlar. O adam: “Haydi şu kadar Subhânallah” deyin, dedikten sonra çevresinde bulunanlar o kadar‘Subhânallah’ diyorlar dı. Abdullah b. Mesud, Ebû Musa’ya: ‘Onlara, günahlarını saymalarını emredip sevap olarak hiçbir şey alamayacak-larını garanti etmedin mi? diye sordu. Birşey demedim Sana sormak için geldim dedi. Ardından O mescide yürüdü, biz de onunla beraber mescidde bulunan insanların yanına gelinceye dek yürüdük. İnsanların başında durup onlara:‘Yapmakta olduğunuzu gördüğüm bu şey de nedir? Diye sordu. Onlar:‘Yâ Ebâ Abdirrahman! Bunlar,‘Allahu Ekber,Lâ İlâhe İllallah, Subhânallah ve Elhamdulillah’ tır ve bu elimizdekilerde bunları derken, dediklerimizi saymakta kullandığımız taşlardır’ dediler. Abdullah b. Mesud onlara: ‘O halde günahlarınızı sayın. Zirâ ben,toplu halde bu yaptığınızdan sevap olarak hiçbir şey kazanamayacağınızı garanti ederim.Zira Rasulullah böyle birşey yapmadı (toplu olarak tesbihat yapmadı) Yazıklar olsun size ey Muhammed ümmeti! Ne kadar da erken helâk oldunuz! İşte bunlar, hâlâ hayatta olan O’nun ashâbıdır. İşte bu üzerimde gördüğünüz ,O’nun henüz eskimemiş hırkasıdır, bunlar da onun kırılmamış kaplarıdır. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler, ya Muhammed'den daha güzel birşey buldunuz da onu yapıyorsunuz, Muhammed’in dîninden daha doğru bir dîn üzeresiniz, ya da İslamda ilk sapkınlık kapısını açan insanlarsınız! Onlar: ‘Allah’a yemin olsun ki Yâ Ebu Abdirrahman! Bizler, (bu yaptığımızla) hayırdan başka bir şey arzu etmedik” diye izahta bulundular. Abdullah b.Mesud buna karşılık: ‘Şüphesiz iyilik(Hayır) arzula-dığı halde, iyiliği(Hayrı) bulamayan nice insan vardır’ dedi. Daha sonra şöyle dedi. Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-, Kur’an okudukları halde, okudukları Kur’anın boğazlarından aşağıya inmediği bir topluluğu bize haber vermişti. Allah’a yemin olsun ki o topluğunun çoğu herhalde sizlersiniz!!’ deyip oradan ayrıldı. Amr b.Seleme şöyle der:‘O gün O camide Toplu halde zikir yapanların çoğunu, Nehravân gününde (savaşında) Hâricîlerle birlikte olup bize karşı vuruşurlarken gördük.” İşte bu Peygamberin sözleridir, Onun En Sahih Ashabının da bu konudaki görüşü,tavrı ve uygulamasıdır. SAYGILAR, SERDAR ENES
ÖZEN SANBAY
{ 17 Mart 2008, Pazartesi }
Essalamınaleküm aşağıda yazdığım sizin ifadeniz.Oysa gittiğiniz sabah namazında ki müezzinin söyledikleri veya günümüzde camilerimizde yaptığımız tesbihat size göre Bid'at. ISIN ZAHIRINE BAKARSAK BU ZATLAR HAYIRLI BIR NIYET ILE ALLAH'I TESBIH ETMEKTELER. HEM DE PEYGAMBERIN SUNNETI 33 OLMASINA RAGMEN BUNLAR COK DAHA FAZLASIYLA YAPMAKTADIRLAR.KENDILERINCE ALLAH'IN RIZASINI ARAMAKTA VE MUBAH BIR IS YAPTIKLARINI DUSUNMEKTEDIRLER. HALBUKI DURUM PEYGAMBERIN EN SAHIH SAHABELERINE GORE OYLE OLMAMAKTA AKSINE SAPKINLIK OLDUGU ISRARLA BELIRTILMEKTEDIR. Bu duruma göre çelişkide değilmisiniz.Kıldığımız namazları tabi olduğumuz içtahat imamlarının tarifine göre eda ediyoruz.Siz kime göre amel ediyorsunuz.
mustafa aydın
{ 14 Nisan 2007, Cumartesi }
saygıdeğer Enes Beycim ,yazılarını yorumlarını okudum ,
AdnanBEYİN yanıtına cevap yazmak yerine uzun uzadıya konuyu dağıtıp yazılar yazmışsın , birde yazılarında ingilizce karakterler kullanma istersen biz müslümanlar cahil kanları ucuz insanlarız senin deyiminle,ancak türkçe ve arapça biliriz onuda hocalarımızdan öğrendiğimiz kadarı ile.... herkese selamlar....
Serdar ENES
{ 13 Nisan 2007, Cuma }
Sayın Adnan,
Muslimanlarin bir cok fitne, felaket, belâya maruz kalmasi, akraba iliskilerinin bozulmasi, ibadetten uzaklasmalari, kanlarinin ucuz olmasi, zillet icinde bulunmalarinin başlıca nedeni Islam topraklarinda maalesef her cesidiyle yaygın olan sirki ve bid'atii unsurlardir. Akidelerinin berrakligini gideren sirki ve bid'atii ogeler ve gercek tevhid ile sunnet akidesinden yüz cevirmelerinden dolayi Allah'in uzerlerine bosalttigi turlu azaplara mustehak olmuslardir. Islam'dan olmadigi halde Islam zannedilerek ragbet goren bu israrla anlatmaya calistigimiz bid'at ve hurafeler bunun veciz bir gostergesidir. Oysa Islam bunlari ve bunlara goturen yollari yikip tevhid ve sunnet akidesini ikame etmeye gelmistir!.. Muslimanlar neredeyse kendilerinden onceki musrik kavimler gibi dinlerini artik resmen bir oyun ve eglece edinme tehlikesiyle karsi karsiya geldiler. Yillarca yapadurduklari kaynagini ve nedenini bilmemelerine ragmen uyguladiklari bid'atler zamanla onlarin dini oluvermis ve sonunda da bu yapay dini sacma bulmalari sebebi ile ondan uzaklasmislardir. Olmus salihleri yuceltmeye, onlar icin kurban kesmeye, dualarinda onlardan medet ummaya, kabirlerini bayram yerlerine cevirip onlari tavaf etmeye basladilar. Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi Vesellem'in, Allah katında malukâtın en serlileri olarak tanimladiklari bu gibi kimseler kabirleri ziyaret etmek icin seferler eder, oralari mescide cevirir ve onlari takdis eder oldular, dinlerini peygamberlerinin yasakladigi muzik aletleri ile idame ettirir oldular! Tum bunlardan daha korkunc olan da, Allah'in indirdigiyle ve peygamberlerinin sunneti ile hukmetmeyi terkettiler!.. Beşerî sistemlerle ve beseri kulturlerle yasar, onlari destekler, peygamberin sunnetine uyup onun gibi yasamak isteyenleri kotu kisiler olarak gorenlerden oldular. Ayni musriklerin de bir zamanlar oldugu gibi. Sunnetten olmayan bid'at ve hurafeleri sever ve savunur oldular! Her ne kadar degisik adlar kullansalar da onlar gibi faiz yemeye, faiz yemeyi din adamlarinin agzi ile helallestirmeye başladılar!.. Bu aci tablo karsisinda, vaziyetin derdini tasiyan benim gibi her basit müslümana, Ey Rabbimiz! Bize yalnız Senin Hükümleri'nle ve Peygamberimizin sunneti ile yaşayabilmek için gayret edeceğimiz bir basiret, bir güç ver. Yanlisin yanlis oldugunu gormemizi nasib et, bizi dogru bilgiye, dogru amele ilet, Bizleri kufrun en serlisi olan sirkten ve sirkin en buyuk besin kaynagi olan Bid'atlerin her türlü kirinden, tevhidin ve sunnetin nûruyla temizle ve bizi dosdoğru yola ilet!! diye yalvararak sunnet silahına sarılmak ve Bismillah diyerek Allah'ın ve Peygamberinin karsitlarina savas acmak düşer! Zira Allah gunahlari bagislayacagini, kur-an da söz vermistir. Kulun gunah islemeye meyilli oldugunu belirtmistir. Lakin burada anlasilmayan bir durum soz konusu. Insan gunah isledigini bildigi surece ona tovbe etme sansi aciktir. zira gunahi isleyen gunahinin zaten farkindadir. Ama Bid'at ve Sirke dusenler bunu dinin ozunden bildikleri icin tovbe etmeyecek ve cehenneme yuvarlananlardan olacaktir. Allah günahlari diledigine (sinir olmadan) bagislar ama Sirki kesinlikle bagislamaz. Bid'atlerindeki huruf ve sirk ile 5 vakit namazini kilip da hic gunah islemeyen kisiden, Sirk kosmayip da tum gunahlari isleyen kimse cok daha hayirlidir. Saygilar, Serdar ENES
Serdar ENES
{ 13 Nisan 2007, Cuma }
SAYIN YIGIT,
ONCELIKLE BID'AT IN EN KISA TANIMI OLARAK SIZE SUNU BELIRTMEK ISTIYORUM. DINDE OLMAYAN, ALLAH'IN VEYA PEYGAMBERININ YAPMADIGI, EMRETMEDIGI, GOSTERMEDIGI TAVSIYE ETMEDIGI HERHANGI BIR IBADET, IBADET SEKLI, ZAMANI VEYA ADEDININ NEFSI ARZU SEBEBI ILE DINE EKLENMESIDIR. ASIL OLANA EKLENEN FAZLALIKTIR. KISACA ALLAH'IN VE RASULUNUN GETIRDIGINDE EKLENEN HERSEYDIR. BU ACIKLAMAYI YAPTIKTAN SONRA AKLI BASINDA HER MUSLIMANIN YAPMASI GEREKEN ONCELIKLE OZU OGRENMEKTIR. OZ OLANI OGRENDIKTEN SONRA KARSIMIZA CIKAN HER YENI SEYDE BID'AT ISLEME ENDISESI ILE BIR TEREDDUT ICINDE OLMAK VE DELIL ILE TASDIKLENMEDEN O SEYE UYMAMAKTIR. SIMDI BIR ORNEK VERECEK OLURSAK;SAHSI BIR AMEL OLARAK, RASULULLAH'IN SABAH NAMAZINDAN SONRA GUNES DOGANA KADAR NAMAZ KILMAYI YASAKLAMIS OLMASI VE ONDAN SONRA OGLEN NAMAZINA KADAR BIR YASAK BULUNMAMASINA ISTINADEN; KISININ O SAATLER ARASINDA IBADETE YONELMESI, DILEDIGI KADAR IBADET ETMESI MESRUDUR.BU IBADETI PEYGAMBERIN SUNNETINDE OLMAYAN BIR MIKTARDA VE SUREKLI YAPMAK SURETI ILE DEVAM ETMESI BID'AT OLMASINA RAGMEN DIN ACISINDAN BIR SORUN TESKIL ETMEZ. ZIRA BU IBADETE KIMSEYI DAVET ETMEMEKTEDIR. VEYA YANINA YANDASLAR CEKMEMEKTEDIR. BU HUSUSTA KISININ SAHSI OLARAK KENDINE HAS BIR YOL YARATMASIDIR VE PEYGAMBERIN DE DEDIGI GIBI KENDISINE MISLI ILE IADE OLUNACAKTIR. DURUMU ALLAH'A KALMISTIR. FAKAT BU KISI; BU IBADETI YAPIYOR IKEN BIRILERINI BUNA DAVET ETMEKTE ISE VE YANDASLAR EDINIP DE BUNU MUMINLERIN DE YAPMASINI SAGLAMAKTA ISE KI BU GIBI ISLER COK CABUK YAYILMAKTADIR BU KISI BU DINE BIR BID'AT SOKMUS OLMAKTADIR. BURADA DINI ACIDAN BIR SORUN VARDIR. ZIRA PEYGAMBERIN SUNNETINDE OLMAYAN BIR IS DINE SOKULMUSTUR.KISACA BUNU SOKAN VE BUNA UYAN HERKES BID'ATCIDIR. LAKIN BU IKI SIKLA BERABER DIGER BIR SIK DA PEYGAMBER'IN SUNNETINE UYMAKTIR. PEYGAMBER ; HERGUN OLMAMAKLA BIRLIKTE BAZI GUNLER DUHA NAMAZI DENILEN 2 ILA 12 REKAT ARASINDA, GUNDEN GUNE DEGISIKLIK GOSTEREN BIR NAMAZI KILMISTIR. FARZ OLMAYAN, VE DILEYENIN YAPMASI SUNNET OLAN BU NAMAZI YAPMAK ISTEYENE PEYGAMBERIN HALINE EN YAKIN HALDE YAPMASI VACIBDIR VE ASIL SAMIMI MUSLIMANIN YAPMASI, IZLEMESI GEREKEN YOL BUDUR. SAHABEDEN BIR ORNEK VERECEK OLURSAK, SAHABENIN HAYIRLILARINDAN ABDULLAH IBN MESUD; PEYGAMBER'IN OLUMUNDEN COK KISA BIR SURE SONRA BIR HABER ALMISTIR. HABERE GORE; YAKIN BIR MESCIDDE NAMAZDAN SONRA BAZI MUSLIMANLARIN TOPLANIP HALKALAR HALINDE BASLARINDAKI BIR ZATIN YONLENDIRMESINE GORE ZIKIR CEKMEKTEDIRLER. BASLARINI CEKEN ZAT -HAYDI SIMDI 100 KERE SUBHANALLAH DIYELIM, BITINCE 100 KERE ELHAMDULILLAH, SONRA 100 KERE LA ILAHE ILLALLAH VSS... DEMEKTE. CEMAAT DE BUNU YAPMAKTADIRLAR.(AYNEN SIMDI BIZIM CAMILERIMIZDE YAPTIKLARI GIBI) BU HABER UZERE ABDULLAH IBN MESUD BU MESCIDE GIDER VE ONLARLA BERABER NAMAZ KILAR. NAMAZDAN SONRA BU INSANLARIN GELEN HABERDEKI GIBI YAPTIKLARINI GORUNCE ONLARA HAFIF BIR GULUMSEME ILE SOYLE DER -WALLAHI SIZ PEYGAMBERDEN DAHA GUZEL BIRSEY BULDUNUZ DA ONU YAPIYORSUNUZ. CEMAAT BUNA KARSILIK -ESTAGFRULLAH, PEYGAMBERDEN DAHA GUZEL KIM NE YAPABILIR KI BIZ BU YAPTIGIMIZLA SADECE ALLAH'IN RIZASINI ARIYORUZ. MESUD SOYLE DER; -O HALDE BENI YARATANA YEMIN EDERIM KI WALLAHI SIZLER YANLIS YOLDASINIZ. CUNKI RASULULLAH BOYLE BIRSEY YAPMADI(YANI TOPLU HALDE TESBIHAT, ZIKIR, VS..) ISTE SU USTUMDE GORDUGUNUZ PEYGAMBERIN ESKIMEMIS HIRKASI,ISTE SUNLAR PEYGAMBERINIZIN YEDIGI KAP KACAKLAR. NE CABUK DA SAPITTINIZ. EGER BU HAL UZERE OLURSENIZ SIZI TEMIN EDERIM KI PEYGAMBERIN DINNDEN BASKA BIR DIN UZERE OLECEKSINIZ BUNUN UZERINE CEMAATIN PEK COGU TOVBE ETMISTIR VE O BID'ATCILERDEN UZAK DURMUSTUR. MESUD ILE O CEMAAT ARASINDA GECEN BU HADISEYE SAHID OLAN BAZI SAHABELER AYNEN SOYLE DEDI; - WALLAHI O CEMAATTEN BAZILARINI BIR SURE SONRA KARSIMIZDA SAVASANLARIN(HARICILER) ARASINDA GORDUK. ISTE TUM HADIS KITAPLARINDA GECEN VE SAHIH OLARAK ISTISNASIZ TUM MUCTEHIDLERIN UZERINE BASA BASA BELIRTTIGI GIBI BID'AT SAPKINLIKTIR. SAPKINLIKTA INAD ETMEK, ISRAR ETMEK ISE SUPHESIZ SUNNETTEN UZAKLASMAYA, KALBIN KARARMASINA VE SEYTANIN'IN SAPTIRMASINA ZEMIN HAZIRLAR.ZIRA ISIN ZAHIRINE BAKARSAK BU ZATLAR HAYIRLI BIR NIYET ILE ALLAH'I TESBIH ETMEKTELER. HEM DE PEYGAMBERIN SUNNETI 33 OLMASINA RAGMEN BUNLAR COK DAHA FAZLASIYLA YAPMAKTADIRLAR.KENDILERINCE ALLAH'IN RIZASINI ARAMAKTA VE MUBAH BIR IS YAPTIKLARINI DUSUNMEKTEDIRLER. HALBUKI DURUM PEYGAMBERIN EN SAHIH SAHABELERINE GORE OYLE OLMAMAKTA AKSINE SAPKINLIK OLDUGU ISRARLA BELIRTILMEKTEDIR. SONUC OLARAK, KISININ KENDI ISTEGI ILE KENDI NEFSINE HOS GELEN BIR IBADETI VEYA SEKLI YAPMASI BID'AT IKEN ALLAH RIZASI ICIN BIRSEYLER YAPMAK ISTIYORSA ALLAH'IN GOSTERDIKLERI VE PEYGAMBER'IN UYGULADIKLARI ARASINDAN SECMELI VE ONA EN BENZER HAL ILE YAPMALIDIR. BU DURUMU BIRAZ DAHA NESNELLESTIRECEK VE BASITE INDIRGEYECEK OLURSAK; ISLAMI BIR DAIRE OLARAK DUSUNELIM;ALLAH DEMISTIR KI ; BENIM SIZIN ICIN YARATTIGIM VE TASTAMAM ETTIGIM DAIRE BUDUR. BU DAIRENIN ICINDEKILERI VE OZELLIKLERINI DE PEYGAMBER GOSTERECEKTIR.ONA UYUN ZIRA BU BIR DAIRE ICINDEKI BELIRLI SAYIDA VE BELIRLI RENKLERDEKI NESNELERDEN BIR NESNEYI SECMEK GIBIDIR. DAIRENIN ICINDE OLMAYAN BIR NESNEYI SECMEK DAIREDEN SECMEK DEGILDIR. DAIRENIN ICINDEKI NESNELERIN RENKLERINE VEYA SEKILLERINE BENZESE DE DISARIDAKILERDEN SECILECEK HERHANGI BIR NESNE DAIRENIN DISINDA OLDUGU SURECE DAIREDEN SECILMIS DEGILDIR. YANI ISLAMDA DAIRENIN ICINDE OLAN NESNELER PEYGAMBERIN YAPTIGI, UYGULADIGI IBADETLER,ZAMANLAR,SEKILLER VE ADETLERDIR. BUNLARA HIC BENZEMEYEN VEYA KISMEN BENZEYEN AMA PEYGAMBERIN YAPMADIGI ISLER ISE DAIRENIN DISINDAKILERDIR. ISTE BID'AT OLANLAR BUNLARDIR. KISI SUNU DUSUNMELIDIR. BEN BIR IBADET YAPACAK ISEM NEYE GORE YAPMALIYIM, ORNEGIM KIM VE NE OLMALIDIR. EGER YAPACAGIM SEY PEYGAMBERIN YAPMADIGI BIRSEY ISE BEN ONDAN AKILLIMIYIM KI YAPAYIM, VEYA BEN ALLAH ICIN ONDAN DAHA GUZEL BIRSEY MI YAPABILIRIM? VS.. BU SORULARA SAMIMIYETLE CEVAP VEREBILIYORSA KISI HERSEYI YAPMAKTA OZGURDUR. SAYGILAR, SERDAR ENES +90 533 240-9679 Cell
Adnan
{ 06 Nisan 2007, Cuma }
Sevgili Serdas Enes
Yazilarinizi uzun zamandir takip ediyorum .Yalniz bir problem var bence ortada , bir bid`at meselesidir gidiyorsunuz.Bu kanaatince gemi batarken direk boyama gibi bir durum ..yazilarinizda Allah sevgisi,namazin ehemmiyeti,giybet konusu, anne babaya akrabaya iyilik konularina ele alsaniz biraz. Peygamber efendimizi anlatsaniz..Ayrica Uzunyaylada hepimizin malumu ciddi meselelerimiz var bunlara deginseniz..Fakirlik, egitim oraninin dusmesi, icki tuketiminin artmasi gibi...saygilar..
Rahmi YIGIT
{ 06 Nisan 2007, Cuma }
Kisilerin NASS`a aykiri olmayan kisisel ibadetleri baskalarina teklif etmeden icra etmeleri bid`at sayilir mi?Yukaridaki Ayet`i kerime ve hadis-i seriflerin yorumu olan derleme NASS olarak kabul edilebilirmi?
YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com