KÖYLER SÜLALELER BİLGİ BANKASI KAN BANKASI DİASPORA TV KAFKAS DİASPORASI FORUM KAFKAS DİASPORASI RADYO ÇERKES ETHEM DOSYASI TELEFON REHBERİ

VATANDAŞ OLMAK

VATANDAŞ  OLMAK


        Vatandaşlık aynen bir ailenin bireyi; bir mahallenin, köyün sakini veya bir şehrin hemşehrisi olmak mesabesinde olup oldukça önemli bir hususiyettir. Vatandaşlık, devlet ile ferdin karşılıklı olarak birbirini benimsemesi, kabullenmesi esasına dayanır ki; bu kabullenmeden itibaren de karşılıklı olarak birbirinin hak ve hukukunu en ince noktasına kadar gözetmeyi ve korumayı gerektirir.


              Bir ülkenin vatandaşı olan ana-babadan doğan çocuklar tabii olarak o ülkenin vatandaşlığına hak kazanırlar. Bir ülkenin vatandaşı olan özgür ve reşit bireyler başka bir devletin vatandaşlığı için müracaat ederler de ilgili ve yetkili makamların olumlu cevap vermeleri durumunda o kişiler o ülkenin de vatandaşı olurlar.


              İster tabii, ister sonradan verilen veya kazanılan vatandaşlık olsun her hal-ü karda vatandaşlığın mahiyetinin o ülke bireyleri tarafından çok iyi bilinmesiyle beraber devlet de vatandaşının kıymetini iyi bilmelidir ki; vatandaşlar devletten, devlet de vatandaşlarından memnun ve ülkede huzur, güven, mutluluk… olsun.


              Hal böyle iken herkesin vatandaşlık şuuruna yeterince sahip olduğunu söylemek günümüzde pek mümkün değil gibi! Tabiidir ki; bu vatandaşlık şuuru ve anlayışı kendiliğinden oluşacak da değildir. Bunun için başta devletin muhtelif kurumları olmak üzere


toplumun ve ailenin de büyük ölçüde sorumlulukları olsa gerektir. Zira aile ve toplum tarafından desteklenmeyen hiçbir girişim ve olgu başarıya ulaşamaz. Bundan dolayıdır ki 1930’lardan sonra vatandaş ile devlet bir türlü aynı kulvarda koşamamış ve devlet ile vatandaş arasında büyük bir kopukluk oluşmuştur. Bu kopukluk ve tahribat da son 20-30 yıldan beri devlet yetkilileri tarafından gösterilen bütün çabalara rağmen bir türlü düzeltilememiş, devlet-vatandaş yakınlaşması olması gereken seviyeye getirilememiştir. Ne yazık ki; ne zaman devlet- millet yakınlaşmasında olumlu bir gelişme olsa ne hikmet ise derhal lüzumsuz bir gündem oluşturularak bu iyileşme akamete uğratılmıştır, uğratılmaya devam edilmektedir. Oysa bir ülkede adaletin, güvenliğin, hak ve hukukun, gelir dağılımındaki eşitliğin, fedakarlığın, tasarruf ve yatırımın kısaca her türlü olumlu gelişmelerin sağlanması devlet ile vatandaş arasındaki karşılıklı güven ve amaç birliğinin sağlanmasıyla doğru orantılıdır.


              Dolayısıyla, bir ülkenin bireyleri 18-20 yaşlarına geldiğinde; ailelerinden, toplumdan ve devlet kurumlarından, özellikle eğitim kurumlarından ağız birliğiyle devlet ve vatandaşlık konusunda bilinmesi ve benimsenmesi gereken bilgi ve davranışları kazanmış olmalıdır. Bu kazanılan teorik doğrular günlük hayattaki doğru uygulamaların yaşanmasıyla da pekiştirilmeli; yetişkinlik döneminde de çeşitli seminer, panel ve konferanslarla desteklenmelidir.


              Gerekli vatandaşlık bilgi ve davranışlarıyla donatılmış olan bireyler artık o ülkenin sıradan bir vatandaşı olmaktan öte bilinçli ve şuurlu olarak ülkesinin ve halkının gelişmesi için azami gayreti gösterecek, halkının ve devletinin her türlü derdiyle dertlenecek ve çözümü için de gerekli fedakarlığı seve seve yapacaktır.


              Bu olgunluktaki bir vatandaş hak ve hukuk kurallarının kendisine yüklediği görev sorumlulukları yerine getirmeden rahat edemeyecek ve huzursuz olacaktır. Bu cümleden olarak; devlet malını ve halkın ortak mallarını kendi malı gibi koruyacak, kanun ve kurallara uyacak, işinde sahtecilik yapmayacak, dürüstçe vergisini verecek, çalıştırdığı işçisinin hakkını verecek, sigortasız işçi çalıştırıp daha çok haksız zenginleşmeye çalışmayacak, haksız ve gayri meşru kazanç yollarına tevessül etmeyecektir. Ülkenin her karış toprağını, havasını, suyunu, tarihi ve tabii güzelliklerini korumaya azami gayreti gösterecektir. Böyle bir insan o ülkede yaşayan her  bir ferdin ve her canlının hak ve hukukunu gözetmeyi şiar edinecektir.. Lüzumsuz yere bir ağacın dalını dahi kesmeyecek, parktaki bir çiçeği koparmayacak, çevreyi kirletmeyecek, gürültüye sebep olmayacak, kendisine ait olmayan her hangi bir şeye el uzatmayacaktır.


            Şimdi sormak lazım: “Böyle şuurlu vatandaşlardan oluşan bir toplumda, bir ülkede yaşamayı istemez miyiz?”


            Cevap: “Elbette ki hepimiz isteriz” olacaktır.


            Şimdi ikinci soruyu soralım: “Acaba ülkemiz vatandaşlarının % kaçı bu manada vatandaşlık bilincine sahiptir?


            Bu soruya alınacak cevabın pek de olumlu olacağını sanmıyorum! Çünkü zorunlu olmadıkça alışverişimizde fiş-fatura alıp vermiyor da KDV’li KDV’siz pazarlığı yapıyor, vergi vermemek için her türlü hokkabazlığa başvuruyor isek, milletin parasını hortumluyor veya hortumlatıyor isek, kaçak elektrik kullanıyorsak, şehir merkezlerindeki bir parkta veya güzel bir yeşil alanda üç adım fazla atmamak için o güzelim çimenlerin üzerine pervasızca basabiliyorsak, özel otomobilimizle seyahat esnasında yediğimiz, içtiğimiz şeylerin çöpünü fütursuzca otomobilimizin penceresinden fırlatabiliyorsak, sokakta yürürken yediğimiz kabuklu yiyeceklerin kabuğunu çok tabii bir davranış gibi yerlere atabiliyorsak, trafik kurallarına uymamayı uyanıklık olarak değerlendiriyorsak, hizmet alırken ve hizmet verirken işi zorlaştırıyor ve muhatabımızla insanca konuşmayı beceremiyorsak…, iyi, şuurlu ve bilinçli bir vatandaş olduğumuzu söyleyebilir miyiz?


            Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki; “İnsanlık ve vatandaşlık hiç de sıradan bir iş değildir. Her iki nitelik de akıllı, şuurlu ve bilinçli olmayı gerektirir.” İnsan kıymetini bilmeden “Adam gibi adam” olunamayacağı gibi; vatandaşlığın kıymetini, mahiyetini, içeriğini bilmeden de iyi bir vatandaş olmak mümkün değildir. İyi, güzel, mutlu, müreffeh toplum ve ülke; bilinçli, şuurlu ve fedakar vatandaşlarla sağlanabilir ancak. Hepimiz iyiyi, güzeli, huzuru, refahı, mutluluğu… aramıyor muyuz? Elbette arıyoruz!..


            Haydin öyleyse; vatandaşlık şuurunu, bilincini kazanalım ve kazandıralım; kötü vatandaşlıklara asla geçit vermeyelim, müsamaha göstermeyelim. Vatandaşı bulunduğumuz devlet de; İnsan tabiatına, sosyal ve ekonomik hayata, dini ve ahlaki değerlerimize ve bilimsel gerçeklere ters düşen keyfi dayatmalardan, lüzumsuz bürokrasiden, kırtasiyecilikten, “Bugün git, yarın gel” keyfiliğinden vazgeçsin ki:


            Ülkemiz; güzelliklerle dolu, mutlulukların paylaşıldığı, sıkıntıların elbirliğiyle giderildiği; güvenli, huzurlu, bayındır; bilimde, teknolojide, kültürde, ekonomide ve siyasette güçlü, en ücra köşesine kadar hukukun ve adaletin tesis edildiği yaşanmaya değer bir ülke olsun.


-Olur mu dersiniz?


            -Olur mu olur. Neden olmasın?


            -Olmasını istiyorsak, haydi hep birlikte görev başına. Sen, ben, biz iyi vatandaş olursak neden olmasın?..


  


Mükremin ÖNER



11-4-2007

BU YAZARIN TÜM YAZILARI

» "BEN!.."DEDİKÇE KAYBEDENLER
» ADIYAĞA EVRENSEL DEĞERLER SİSTEMİ
» ANNE OLMAK
» BABA OLMAK
» BİR ÇOCUĞUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ VE HAL-İ PÜR MELALİMİZ
» ÇERKES TOPLUMUNUN "ÖNDER" SORUNU
» DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
» DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞEN RUS-ÇERKES DOSTLUĞU VE BUGÜN
» GARİP BİR ÜLKE MASALI
» HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAZAR, SÖYLER(!)
» İNSAN OLMAK
» KADINLARIMIZIN KADRİNİ BİLMEK
» KAYSERİ KAFKAS DERNEKLERİ KIŞ UYKUSUNA MI YATTI?
» MUTLULUĞUN KAYNAĞI HAYATI DOĞRU OKUMAKTIR (*)
» OKULLAR AÇILIRKEN ANNE BABALARIN DİKKATİNE!
» ÖZGÜRLÜĞE AÇILAN PENCERE
» SEVMEYİ BİLMEK (2)
» SEVMEYİ BİLMEK ( I.)
» SOSYAL HAYATIN İÇ KURDU - KİBİR
» ŞAMİL TAYYAR'A SORUYORUM: YANLIŞ KONUŞAN DOĞRU ANLAŞILIR MI?
» TÜRKİYENİN VE TÜRK HALKININ ÇIKMAZI
» VATANDAŞ OLMAK
» YALAN ÜZERİNE TARİH YAZILMAZ !..
» ZAMAN GAZETESİNE KINAMA
» ZAMANI GELİNCE EVLENMEK

YORUMLAR

davut teke  { 14 Nisan 2008, Pazartesi }
gayet güzel

cavidan altun  { 23 Mart 2008, Pazar }
gayet güzel

ANSOQUA  { 12 Nisan 2007, Perşembe }
Değerli toplum önderimiz çok önemli bir konuya parmak bastı.Anlıyorumki dostumuz iyi bir çerkez (adige )terbiyesi almış .Zira iyi bir çerkez (adige )yukarıda ön görülen vasıfları taşır taşımazsa toplumda yeri olmaz.Köy yaşantılarımızda var olan bu kültürümüzü Kent yaşamımızdada daha titiz devam ettirmemiz gerekir.Ancak ekonomik olarak da yapmamız gereken davranışlarımızıda düşünmemiz gerek malaesef her konuda iyi bir birey olmanın şartlarından biride ekonomik güçtür.Değerli dostumuz bu konuda bir ışık tutar diye ümüt ediyorum.Saygılarımla.

atilla  { 11 Nisan 2007, Çarşamba }
gayet güzel ihlaslı duyguların yansıtıldığı mükremin ağbiye yakışır bir makale vatandaşlık şuurunu bilmek ve yaşamak lazım bulunduğumuz yerde uyumlu insanlar olarak vatandaşlık ve ülke menfaatlerini her zaman korumuş kollamış bir kafkas halkı vardır ama maalesef kendi birlikteliğimizin unsurlarını tam yerine getirememekten dolayı acılar çekmiş bir kafkas halkı vardır kafkas kartalları kafkas dağlarında gezemez havasını soluyamaz olduysa bu kimsenin hatası değil kendi hatamızdır ama kartalların yeniden doğuşu vardır bir süre yaşadıktan sonra pençeleri iş yapmaz olunca yeniden doğuş başlar kaybolan pençeler allahın taktiriyle ya yerine gelir yada yok olup gider şimdi o safhaya yaklaştık kafkas kartalları yeniden doğuşumu seçecek yoksa yokoluşumu seçecek herkesi seçimini yapması lazım bu böyle bilinmelidir saygılar


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Avrupalı Cerkeslerden, Avrupa Parlamentosunda Konferans
D Ö N Ü Ş
Panorama
Ulusumuzun Başı Sağolsun
Dünden Bu Güne Dönüş - 2
Ölümünün 137. Yıldönümünde İmam Şamil'i Anmak Ve Anlamak
Yanlı Medya Mı, Gürcistan Komünist Partisimi Doğru ?
Derin Çerkesler ...
Kentleşme Ve Biz..
Şamil Tayyar'a Soruyorum: Yanlış Konuşan Doğru Anlaşılır Mı?
Nefo'nun Ayakkabıları
Amerikan Rüyası Gerçekleşti Ya Bizim Rüyalarımız Yok Mu ?
Çeçenistan Da Her Şey İyiye Gidiyor(muş)
Kaffed Formunun Zirvesinde
İmam Ahmed'in Mezhebi
Kafkasya Kafkasya Halklarınındır.
Türkiye'nin Birlik Ve Bütünlüğü İçin Son Şans
Derneklerimiz Başkanlarımız Ve Biz
FORUMLARDAN

© 2005-2008 Kafkas Diasporası & Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
   SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.

PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com

 

counter easy hit

Istatistik