![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
"AKLI KARIŞIK" OLANA ÖNERİLER"İki laik, bir aklı karışık"tan oluşan "Çağlayan ekibi"1 nin aklı karışık olanına bazı öneriler sunayım dedim kendi kendime. Zira akıl karışıklığı hiçte hoş bir şey değildir. Aklının karışmasına gerek yok. Zaten “Önümde Ruhat Mengi, arkamda Mustafa Özyürek ile durumu biraz olsun kontrol altına almıştım.”1 diyorsun. Ama bazı eksiklik ve tedbirsizlikler var ortada. Bunları belirtmek bana düştü. Ek olarak Güngör Mengi’yi de yanına almalıydın. Sana ‘istemeden nasıl iyilik yapılır’ ı anlatırdı. Ayrıca yanındaki ‘Laik Kadınlar Birliği’nin en ateşli mücahidesi’nin’1 sana duyduğu takdir hisleri katmerleşirdi. Ya da şöyle yapabilirdin. Bir yanına Türkan Saylan, diğer yanına Necla Arat’ı alabilir veya sen onların arasına dalabilirdin. Böylece çektireceğin fotoğrafla Nişantaşı kafelerin de epey hava atabilir, bu önemli fotoğrafı sözde değil özde çağdaş bir vatandaş olduğunun bir kanıtı olarak saklayabilir, hatta herhangi beklenmedik bir durum olduğunda-mesela sisli havalarda- ‘işte tapu gibi çağdaşlık belgesi’ diyerek ortaya sürebilirdin. Herhalde bu fotoğrafı çektirmişsindir. Yoksa yazık olmuş, bu macera amacına ulaşmamış olur. Ama Nur Serter’den uzak kalman gerekirdi. Zira o, Tuncay Özkan’a yakın, sen ise uzaksın. Zaten sen de tedbiri elden bırakmamış, öyle yapmışsındır. Malum Tuncay Özkan seni hiç sevmez. Ayrıca Doğu Perinçek’e gözükmemen iyi olmuş, zira sana iyi gözle bakmadığını sende bilirsin. Ha unutuyordum, Yalçın Küçük’le de karşılaşmaman kesinlikle senin lehine olmuştur. Yoksa onunla da karşılaştın da bizim mi haberimiz yok. Biliyorsun elinde kılıçla dolaşıyor ve senin için hiç iyi şeyler söylemiyor. Ama çok önemli bir şeyi atlamışsın. Maazallah çok da ucuz kurtulmuşsun. Ya Haşmet Babaoğlu ile karşılaşsaydın ne olacaktı? Bu sefer aklın değil başka şeylerde karışabilirdi. Ya da “Çaresizliğin son kertesinde celladına âşık olanlar gibi bu dersi her seferinde yeniden yaşayamayız. Uçurumun iki kıyısını bağlayan ipten köprünün ortasındayız.”3 diyen Can Dündar ile karşılaşsan ve sana Neden? diye zor, zor olduğu kadar da romantik bir soru sorsa nasıl cevap verecektin? O zaman işin içinden nasıl çıkacaktın? Bu arada Hıncal Uluç’u görsen ne olacaktı? Kim bilir hangi ulusal ve cumhuriyet sever mankenle beraber sana hava atsaydı ve “sen benim gittiğim filmlerin hepsine gitmek ve beni taklit etmek zorunda mısın? Diye sorsa ne diyecektin? “Barutun bir atımlık olmadığını, tam tersine topun ağzına yeni yeni sürülmeye başlandığını gördüler”5 diyen Emin Çölaşan ile beraber gitsen daha isabetli olmaz mıydı? En azından topun ağzına sürülen barut’un ateşinden ve “Her kümesten bir tavuk, eğer millet verirse”5 diyerek hala milletin tavuğunu talep eden “Uyanan dev” in bu talebinden muaf olabilirdin. Demek ki birilerinin gözü hala gariban milletin tavuğunda. Olsun millet bir tavuk mı esirgeyecek bu uyanan dev için. Ne esirgedi ki şimdiye kadar. Hele bir esirgesin de görelim. Her neyse tehlikeyi sağ salim atlatmış, "Ahmet, senin açından riskli bir durum olabilir mi?"1 sorusu da risksiz bir cevap bulmuş olduğuna göre rahatlamış olman gerekir. Yinede benim sunacağım önerileri yabana atma. Şapkasında Atatürk fotoğrafı taşıyan, kolundan tutup sana usulca, "Sen bildiğin gibi devam et. Kimseye yaranamazsan da devam et"1 diyen vatandaşı pek ciddiye alma. Çünkü sen de biliyorsun ki vatandaşlığın pek para etmediği bir ülkede yaşıyoruz. Ayrıca yine biliyorsun ki Çağlayan’da ya da başka bir yerde mitingler bittikten sonra vatandaşı hatırlayan kalmaz. Sen bile vatandaşı Tarafsız Bölge’ne almıyorsun. Haksız mıyım? Fakat bana sorarsan (sormasan da) sana şiddetle tavsiye ederim ki dikkatini Genel Yayın Yönetmen’in Ertuğrul Özkök’ten bir an olsun ayırma. Çünkü o "durumdan vazife çıkarmak"7ve vazifesini layık-ı veçhile yapmak konusunda uzmandır. Bana inanmıyorsan ona sor, sana “28 Şubat’ı büyük bir cesaretle destekleyen ben”2 deyip başlasın ve anlatsın 28 Şubatta durumdan hangi vazifeler çıkarıp o vazifeleri nasıl yaptığını. Sen de bu derin, derin olduğu kadar da pahallı bilgi ve vazifeleri “Cemaatsiz bir yazarın zaferi”4 olarak yazarsın ve cümle alemin gözünde kariyerine özel övgü hak etmiş bir gazeteci olarak devam edersin. Bu az şey değildir. Bırak “arkamda Mustafa Özyürek ile durumu biraz olsun kontrol altına almıştım”1 gibi coçukça düşünceleri. CHP den sana hayır gelmez. Adamların kendilerine hayırları yok ki sana gelsin. Yoksa sadece “Miting alanında Bülent Arınç, eski Türk filmlerinin kötü adamı Ahmet Tarık Tekçe, Tayyip Erdoğan Erol Taş, Abdullah Gül ise Önder Somer muamelesi görüyordu. Epeydir gündemde olmayan bir isim, Kemal Unakıtan da miting meydanında Turgut Özatay etkisi yapıyordu.”1 Demekle kurtulacağını düşünmen biraz safça, ya birileri de o anda Nuri Alço rolüne uygun kurbanlar aramaya başlasalardı durum vahim bir hal alabilirdi. Bu gibi durumlarda Yeşilçam edebiyatı bile işe yaramaz, insan araya gidebilir maazallah. Sen beni dinle de amiral gemisinin kaptanının çizdiği rotadan ayrılma. Çünkü Türkiye’nin "Sivil 28 Şubat" süreci başlamıştır2. Ve şimdi zaman durumdan vazife çıkarma zamanıdır. Eşinden miting konusunda "Ben CHP'li bir aileden geliyorum ve bu miting benim için çok önemli. Senin bu konuda yeterince motive olmadığını düşünüyorum."6 eleştirisini alan Ertuğrul Özkök’ü dikkatlice izle. Sen her ne kadar CHP’ li bir aileden gelmemiş olsan da. “Eşim, evimizin balkonuna bir Türk bayrağı asmıştı”6. İfadesine dikkat ettin mi? Umarım bu duruma uygun hareket etmiş ve bir bayrak temin edip evine asmışsındır. Eğer asmamışsan yeterince motive olmayanlar sınıfındasın demektir. Bu durumdan önemli itibar kaybına uğrayabilirsin. Bu gibi hallerde daha dikkatli olman gerekir. Böyle yaparsan eğer, Yani bıkmadan usanmadan ve de fazlaca kafa yormadan kaptanı izleme sadakatini gösterirsen, Aklın da karışık olmaz, yüzün de buruşuk olmaz. Nişantaşı kafeleri de sensiz kalmaz. Sonrasını bilemem ama bu aralar yolsuz da kalmazsın. Senin de istediğin bu değil mi? Değilse değil de. 30.04.07. İ.Şamil Öztürk. Notlar. 1. İki laik, bir aklı karışık Çağlayan Meydanı’nda, Ahmet Hakan, Hürriyet,30.04.2007 2. O Kız, Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 30.04.2007 3. Önce Meclis, sonra ordu, Can Dündar, Milliyet, 30.04.2007 4. Cemaatsiz bir yazarın zaferi, Ertuğrul Özkök,8 Mart 2007 5. Sabır taşı çatladı, Emin Çölaşan, Hürriyet,30.04.2007 6. Eşimin astığı bayrak, Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 17 Nisan 2007 7. Durumdan vazife çıkarıyorum, Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 29 nisan 207. BU YAZARIN TÜM YAZILARI» "Aklı karışık" olana öneriler YORUMLAR
VOLKAN düzenli
{ 07 Mayıs 2007, Pazartesi }
Sayın BERK ve Değerli Site Üyeleri,
1 Mayıs katılımıyla ilgili Jineps'e yönelik hakaret, zan altında bırakma ve tehdit içerikli yorumları yakından takip ediyoruz. Özellikle seviyesi anlamında benzeri az olan sitenizin standart algıya çekilmeye çalışılmasını da üzüntüyle izlemekteyiz. Benim kişisel olarak en çok üzüldüğüm yer ise; hala insanlarımızın bilgilenmeye dayanmayan hezeyan ve korkularla bizleri tanımlıyor ve bu yanılgılarını propagandaya dönüştürüyor olmaları. Bbilgi ağının hızla geliştiği günümüzde doğru bilgiye ulaşmak artık eskisi kadar zor değildir. Yanısıra, birbirimiz hakkında zan altında bırakabilecek değerlendirmeler yapmadan önce, geleneklerimize en uygunu olan olabildiğince yüz-yüze görüşmeleri tercih etmekteyiz..Unutulmamalıdır ki;kanımca toplumumuzun en önemli handikaplarından birisi, birbirimizin emeğine yeterince hassasiyet göstermiyor olmamızdır. Bağımsız kalmak adına ne koşullarda gazete çıkarılabildiğini anlatmaya bile gerek duymuyoruz. Bunu toplumsal vicdana ve takdirlerinize bırakıyoruz. Sitemizin tüm Çerkes faaliyetlerine olduğu gibi gazetemize yönelik yapıcı, dost ve geleneklerimize uygun yaklaşımlarınızı unutmayacağız. Bu olgunluğun zaman içerisinde herkesçe doğru olarak algılanacağına da eminim. Bunun için hayli zaman gerekiyor. Bizlerle ilgili haberler yüzünden yaşadığınız-yaşayabileceğiniz sıkıntıları biliyoruz. Tek çözümümüz dayanışmadır.. Sevgilerimle, Saygılarımla, Volkan DÜZENLİ YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com