![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
143. YIL VE GÖTÜRDÜKLERIAzmi BERBEROGLU (Kuazba) 10-5-2007 Yaklasik 10 gün sonra ATALARIMIZIN yasadigi büyük SOYKIRIM ve SÜRGÜN'ün 143. yilini, büyük üzüntü ve kederle anacagiz. Bizlere öyle ögretildigi icinde konuyu sadece SÜRGÜN olarak isimlendirmeye devam ediyoruz fakat konunun TARIH'cileri ilgilendiren kisimlarini onlara birakarsak, Isimlendirme konusunda, gerceklestirilen bu VAHSET'in ADI'nin dogru konulmadigini düsünenlerdeniz.Bu acik bir SOYKIRIMDIR. Milyonlarca insanimiz KADIN-COCUK denmeden, yasli olduklarina bakilmadan HUNHARCA katledilmis, YOKEDILMISLERDIR. Neden CERKES'lere yapilan bu büyük SOYKIRIM'in, gelismis olmakla övünen INSAN HAKLARI savunucusu ve DEMOKRAT gecinen BATI' li ülkeler tarafindan bu güne kadar ÜSTÜ kapali tutulup gecistirildigini sorarsaniz, alacaginiz cevaplar enaz SOYKIRIM kadar igrenc, INSANLIK DISI ve IKIYÜZLÜLÜK'lerle dolu YALAN'lardan olusacaktir. Zira ekonomik yönden gelismis olan BAT'li ülkeler, kendi insanlari disinda kalanlara karsi hala ORTACAG kafasiyla ve CIFTE STANDART'la yaklasmaktadirlar. Aslinda birtakim sorularin cevaplari CERKES'lerin DÜNYA üzerindeki etki ve agirliklarinin hissedilir olup olmamasiyla dogrudan ilintilidir. Güclenen CERKES Diasporasi, tarihi gerceklerin aydinlatilmasini talepte daha atak ve etkili olabilecektir.Bu konulari ileriki tarihlerde irdelemeye ve sizlerle paylasmaya devam edecegiz. Bugün esas itibariyle degerlendirmek istedigimiz konu Diasporada'ki CERKES'lerin, 143 yillik bu sürecten nasil etkilendikleri, bugün itibariyle hangi noktada bulunduklari..? Sorusuna cevap aramaktir. DIL En önemli unsurlardan olan DIL, sürgün sürecinde en büyük darbe alan unsurlardan birisi olmustur. Asimilasyonu hizlandiran en önemli faktörlerden birisi ise, YAZILI kaynaklarin yetersizligi ve KURUMSAL egitim merkezlerine (Okul-Dil Kursu vb.) dayali bir EGITIM sistematiginin olmamasidir. Süphesiz yerlesilen Ülkelerdeki karsit POLITIK yaklasim ve YASAK'lar, bu sürecin daha hizli islemesini ve Halklarimizin ANA DIL'lerinden hizla kopmalarini beraberinde getirmistir. Öte yandan DIL'in yasayan bir kavram oldugu ve sürekli gelistirilmek durumunda olmasi, her yeni bulus ve gelisme karsisinda yeni sözcüklerin türetilmesinin zorunlulugu dikkate alindiginda, zaten SINIRLI bir kesim arasinda KONUSULMAKTA olan DIL'imizin, gelismelerin gerisinde kalmasini, netice itibariyle EGEMEN dillere ait sözcüklerin istilasi altinda iyice yokolusa sürüklenmesini getirmistir. Insanlarimizin büyük cogunlugunun yasadigi Türkiye'de RESMI DIL olarak kullanilan TÜRKCE'nin bile, yabanci SÖZCÜK istilasi altinda bulundugu gercegini dikkate aldigimizda, DIL'imize yönelik tehdidin ne denli büyük oldugu acikca ortaya cikmaktadir. En büyük teselli kaynagi olan ANAVATAN' imizda bile, DIL' imizin RUS'canin tehdidi altinda bulundugu gercegi, bu konuda Örgütlerimizin ne denli büyük bir sorumluluk altinda bulunduklarini ve acilen CÖZÜM üretmelerinin zorunlulugunu gözler önüne sermektedir. Palyatif cözümler ancak günü kurtarmayi amaclayacaktir, oysa daha RADIKAL uygulamalara ihtiyac oldugu mutlaktir.( Örnegin; Sn. Yasar ASLANKAYA kardesimizin dillendirdigi ADIGE-ABHAZ DIL birlikteligi olusturulmasi önerisi, UZMAN kisilerce degerlendirilmelidir diye düsünüyorum.) Özellikle Türkiyede KIRSAL alanda yasayan halklarimizin hizla KENTSEL yasama gecmeleri , zaten yetersiz olan KONUSULMA oraninin iyice gerilemesi SONUCUNU beraberinde getiren bir diger önemli faktör olmustur. KAFKASYA'ya giden insanlarimizin ANAVATAN'daki kardesleriyle diyalog kurabilmeleri icin bu asamada RUS'ca veya TÜRK' ce gibi bir ORTAK DIL kullanarak anlasabildikleri ise bir baska gerceklik olup acilen cözümü gereken bir husustur. Bu noktada kullanilacak ORTAK alfabe, bugün icin secim yapilmasini zorunlu kilacak bir noktada bulunmaktadir. Sözgelimi halen ANAVATAN'larda kullanilan KRIL alfabesi mi, yoksa LATIN alfabesimi secilmelidir. Bu SECIMIN yarinlarimizda DIL'imizi yasatacak olan GENC kusaklara, en kolay ve en hizli bir sekilde DIL' imizi ögrenebilme ve ögretebilme olanagi saglayacak bir sekilde yapilmasi, ÜZERINDE dikkatle durulmasi gereken diger bir önemli proplemdir. DIN Insanoglunun varolusundan beri sürekli olarak IHTIYAC hissettigi en temel kavramlardan olan INANC sistematigi, SÜRGÜN sürecinde halklarimizin ASIMILE edilmesinde kullanilan en önemli faktörlerden birisi olmustur. Yerlesik bulunulan ülkelerde, (özellikle Türkiyede) halklarimiz, nasil olsa ayni DIN mensubuyuz seklindeki baskilarla, kendi ÖZBENLIK'lerinden hizla uzaklastirilmaya calisilmislardir. Bu noktada önemli ölcüde basarili olundugunu söylemek hicte kehanet sayilmamalidir. Bazi CERKES sitelerinde yapilan tartismalarda, HALKLARIMIZIN bu konuda kafalarinin ne denli karistirildigini somut bicimde görmek olanaklidir. SIYASET Her insanin dogal olarak benimsedigi bir SIYASET cizgisinin olmasi kacinilmazdir, olmasi gereken yasanilan Ülkedeki siyasi aktivitelerle, bizlerin ihtiyaci olan MAKRO siyasi yaklasim ve aktivitelerin birbirlerine karistirilmadan yürütülebilmesidir. Bu konuda YAHUDI diasporasi mükemmel denilebilecek bir yaklasima sahiptir. Bizlerde ise GLOBAL bir yaklasim yoklugundan kaynaklanan HEDEF'sizlik, her firsatta daha fazla ayrismamiza neden olmakta ve EGEMEN güclerin bir anlamda " EKMEGINE YAG SÜRMEKTE" dir. Bireysel olarak sonderecede basarili isler gerceklestiren INSANLARIMIZ, kollektif cikarlarimiz sözkonusu oldugunda maalesef ayni basariyi yakalayamamakta, hatta gereksiz ayrismalarin dahada artmasi kacinilmaz olmaktadir. Sözgelimi tüm DÜNYA EMEKCILERININ kutladiklari 1 MAYIS etkinligine katilan ORGANIZASYON' larimiz, bu aktiviteleri nedeniyle TAKDIR edileceklerine INSAFSIZCA elestiri yagmuruna tutulabilmekte, Hazirladigi DIL EGITIM PROJESI nedeniyle AB'den ÖDÜL almis ORGANIZASYONLARIMIZ ayni elestiri bombardimanina tutulabilmektedirler. Dahada önemlisi bizlerin ayrisikligini cok iyi gözlemlemis birtakim ODAK'lar, halkimizin yetistirdigi önemli degerleri, ISTISMAR ederek bizleri MINÖRE etmeye calismaktadirlar. Örnegin, Türkiyenin Kurtulus savasi yillarinda büyük yararliliklar gösteren insanlarimiz, politik ayak oyunlariyla enterne edilmekte, dahada ACI'si, islerine geldigi sürecte CERKES oldugu kesinlikle dillendirilmeyen INSAN'larimiz, olumsuz etiketleme asamasinda isimlerinin basina derhal CERKES sözcügü getirilerek, halklarimiz bir anlamda SINDIRILMEYE calisilmaktadir. Kuvva-i Seyyare Komutani ETHEM BEY buna en somut örnektir. Baslangicta ETHEM BEY olarak anilirken, birdenbire ayak oyunlariyla Hain ilan edilip CERKES ETHEM bey olarak lanse edilebilmektedir. Ayni ülkede en ÜST düzeylerde görev yapmis insanlarin CERKES olduklari ise nedense hic gündeme getirilmemektedir. Bu örnektende anlasilacagi üzere SIYASI olarak halklarimiz sürekli olarak istismar edilmis, birbirlerinden kopuk yasamalari adina her türlü BASKI ve ENTRIKA ile karsi karsiya kalmislardir. Bizlerin ve yetistirdigimiz AYDIN insanlarin en önemli ödevlerinden biriside, Tarihsel sürecte halklarimiza yapilan haksiz uygulamalari AYDINLATIP, gerceklerin ortaya cikmasini saglamak ve SAHIPLENEREK gelecek nesillere DOGRU bicimde aktarilmalarini saglamaktir. Bütün bu gelismelerin altinda halklarimizin ugradiklari yogun ASIMILASYONUN etkileri vardir. GELENEK ve GÖRENEK XABZE olarak tanimlanan ve halklarimizin yasam FORM'unu belirleyen kurallar, aynen kullanilan DIL konusunda oldugu gibi, yerlesim yerlerinin degismesine kosut olarak, yavas yavas ortadan kalkmaya yerlerini yasanilan yerlerdeki DAVRANIS bicimlerine terketmeye baslamistir. Hepimizin bildigi gibi FONKSIYON görmeyen, yada KULLANILMAYAN tüm yapilar, zaman icerisinde yavas yavas kaybolup, YOKOLMAYA mahkumdur. Caglar boyunca tüm uluslarin GIPTA ile karsiladiklari KÜLTÜREL DEGERLERIMIZ aynen DIL'imizde oldugu gibi kaybolus sürecindedir. Bu noktada karsimizdaki ikinci büyük tehdit ise kendi DEGERLERIMIZIN baska uluslar tarafindan sahiplenilmesidir. Yarinlara aktarilabilecek en önemli KÜLTÜREL birikimlerimize sahiplenmemiz, bizlere düsen ÖNEMLI görevler arasindadir. AVRUPA' da DURUM Avrupada yasayan insanlarimiz, diger ülkelerde yasayan kardeslerimizden göreceli olarak daha az baski altinda olduklarini söylemek olanaklidir. Ancak bati ülkelerinin en önemli özelliklerinden birisi, kendi iclerine aldiklari toplumlari standardize edilmis yasam tarzlari nedeniyle, yavas yavas eritiyor olmalaridir. Insanlarimizin her ülke ve bölgede AZ sayida bulunmasi, yasam ve calisma kosullari ister istemez uzaklasmalari beraberinde getirmekte, buna birde yeterince örgütlenememe gercegi, ve sürekli ELESTIRME özelligimiz eklendiginde, ortaya pekte ic acici olmayan bir sonuc cikmaktadir. Ancak bu son yillarda gerceklestirilen verimli ve olumlu calismalar yapilmadigi seklindede algilanmamalidir. Gecmise oranla bugün cok daha iyi bir noktada olundugunu, yapilan etkinliklere AVRUPA'nin her bölgesinden önemli katilimlar gerceklestigini büyük bir memnuniyetle gözlemekteyiz. Özellikle AVRUPA CERKESLER FEDERASYONU tarafindan, AVRUPA PARLAMENTOSUNDA gerceklestirilen, AP' de CERKES GÜNÜ etkinligi, hem bir ILK olmasi, hemde AVRUPA'lilara BIZ VARIZ ve BURADAYIZ mesaji vermesi acisindan, önemli bir ETKINLIK olmustur. SONUC Yasananlari geriye döndürmek olanakli olmadigina göre, hepimiz mevcut durumun ciddiyetini kavramak ve yasadigimiz ASIMILASYON sürecini sona erdirmek icin var gpücümüzle calismak durumundayiz. 143 yil önce baslayan ve bugün bizleri dünyanin degisik bölgelerinde ve daginik olarak yasamaya mahkum eden büyük SÜRGÜN nedeniyle, HAYATLARINI kaybetmis ATALARIMIZI RAHMETLE ANIYOR MANEVI HUZURLARINDA saygiyla egiliyorum.
BU YAZARIN TÜM YAZILARI» 143. YIL ve GÖTÜRDÜKLERI YORUMLAR
hasan sert
{ 26 Haziran 2007, Salı }
Degerli büyüklerim,
hepimizin istedigi bir ama ben sunu biraz görüyorum benim düsündügüm olursa daha güzel olur gibi birseyler seziyorum.Ne olur öyle bir hataya düsmeyelim bir olalim tek olalim hür olalim. Ne derler akil akildan üstündür onun icin hep beraber olalim.Birlikten kuvvet dogar. Sorun hepimizin sorunu , onun icinde ne gerekiyorsa yapilmali. Saygilarimla H.Sert
ANSOQUA
{ 21 Mayıs 2007, Pazartesi }
Tekrar yorum ihtiyacı:sayın Dost Yazınız 4 ana başlıktan oluşuyorki her biri tek tek ele alınıp değerlendirilecek kadar önemli ve hayati.1- soykırım:Bugün için şikayayet hakkımızın doğmadığına inanıyorum zira çerkesler hiç bir zaman bu güne kadar hatta bu günde bile hiç bir platformda resmen bunu ilan etmiş ve dile getirmiş değiliz.Talep etmediğimiz bir şeyi ne Demokrat Avrupa dan ne de başka bir kimseden isteme hakkımız yoktur.2-Dil konusu çok önemli ve derhal bütün diaspora ve kafkas çerkeslerinin bir araya gelerek yazılımda kullanacağımız alfabenin tesbit edilmesi ve tek olması.Bütün diller muhakkak öğrenilmeli ve öğretilmeli ama tek bir alfabe ile yazışmaliyiz.3-Siyasi mutlaka kişisel idoolojileri bırakarak kazanımlar üzerine birliktelikler sağlamalıyız.4- En önemli ve en büyük sermayemiz olan bu konu orjinalliğinden uzaklaşmadan yeniden yorumlanarak bu gün en geçerli olan STK na uayarlanmalı.Bu konuları lütfen tekrar tekrar ayrı ayrı yazalım ve üzerinde duralım.selamlar.
Azmi BERBEROGLU
{ 14 Mayıs 2007, Pazartesi }
Sayin BEKALDI,
ASIMILASYON konusunda hepimizin yapacagi bireysel ve TOPLUMSAL ödevlerimiz vardir. Ise DIL'imizi ögrenip Aile icerisinde uygulamaya koymakla baslayabiliriz. Bu konunun bir kac cümle ile gecistirilemiyecek kadar önemli olmasi nedeniyle, sizin sorunuzada yanit teskil edecek bicimde DETAYLI bir degerlendirme yazisi yazacagim.( 18-21 Mayis tarihleri arasindaki gerceklestierecegimiz AVRUPA etkinliginden sonra) Abziyarazi, Azmi BERBEROGLU
BEKALDI
{ 11 Mayıs 2007, Cuma }
Merhabalar Azmi Bey,
Teşekkürünüze teşekkür ediyorum. Öncelikle mümkün olduğu kadarıyla bu ve benzeri mezkur sitelerden gündemi takip etmeye çalışıyorum. Saolsun sizin gibi insanlarımız da çeşitli konularda çok ama çok çeşitli yazılar yazıyorlar. Eh bende okuyor fikrimi beyan ediyorum. Fikir derken sadece okuduğum yazılar üzerine düşünmüyor, bilakis yaşımın erdiği, aklımın yettiğince, bilgim kapasitesinde yorum yazmaya çalışıyorum. Yorumlarımdan belki negatif düşünen biri olarak algılanabilirim. Buna sebepte daha reel olarak olaylara yaklaşmamdan olabilir. Ama ben buyum Azmi Bey! Geçmişe bakarak geleceğe yön vermek gelecek hakkında bazı fitirler yürütmek gerekir diye düşünüyorum. Yanlışlarım olabilir, ama bunu ne olur Negatiflik olarak değerlendirmeyin. Ben hayata Pozitif ama bununla birlikte Reel olarak bakan bir insanım diye düşünüyorum. Sizin yazdığınız yazılara yanlış yada yalan demiyorum. Haddimizi biliriz, bize öğretilen budur. Laki gelin görün ki, işlemekte olan süreç hiççççte öyle pesssspembe değil! Öyle değil mi? 1864 ten bu güne kadar işleyen sürece bakıldığında Diasporada neler yapılmaya çalışıldı? Ne kadarı sonuçlandırıldı? Yapılmaya çalışılan toplumsal hareketlerden kaç insanımız haberdar? Azmi bey beni Negatiflik ile itham ederseniz bende sizi Reel olmaya Davet ederim. Buyrun Azmi Bey öyle bir çalışma başlatalım ki; Diasporada yaşayan çok çeşitli yelpazelerde yer alan tüm insanlarımız çıkılan bu yolda tüm imkanları ile seferber olsunlar! Sizce mümkün mü bu? Negatif düşünce diyeceksiniz ama kanımca mümkün değil. Nedeni ne maddi nede farklılaşma! Tek neden var sinmiş bir halkız. Öyle yada böyle bunu kabul etmek zor olabilir ama Salt Gerçek gözünüzün önünde. Siz Pozitif olmak adına görmezden gelirseniz haşa huzurdan öte..size sözüm yok tabi ki. Azmi bey, bu konularda sizinle karşılıklı oturup tabiri caizse iki lafın belini kırmak isterdim. Ama bilmiyorum Ankara da mı yaşıyorsunuz? saygıdeğer ANSOQUA' nın da dediği gibi, karamsar biri de değilim aksine yaşama sarılmışım sarmaşık misali. Lütfen beni tanımadan bana karamsar demeyin. Bunlar benim yorumlarım kudretimin yettiğince... Bu çerçevede sayın okur vede yazar insanlarımız, Ben bu tarzda kulağa hoş, düşününce mantıklı gelen fikirlere karşı biri değilim. Yanlış anlaşılmasın ha, bende Kafkasyalıyım. Azmi bey, Asimilasyonu nasıl durduracağımızI da sormuştum. Cevabi yazınızda buna değinirseniz sevinirim. Olurda negatif kutup gerekli olursa ben hazırım verilecek göreve. Saygılar Şelale, Selamlar deniz ola... ESENKALIN.... (-) BEKALDI (+)
ANSOQUA
{ 11 Mayıs 2007, Cuma }
Değerli Dost:Evet bende bilmiyorum bu sureç nasıl doğru yöne çevrilecek ama sayın yorumcu dostumuz gibi karamser değilim tıpkı sizin gibi.İnanıyorum ki siz ve sizler gibi son günlerde bu konular üzerine kafa yoran çerkes insanları(ADİYEL) var oldukca bu konulara sahip çıkılacak ve bir yol bulunacaktır.Yazınızdan dolayı kutluyor sevgilerimi sunuyorum Adiyel Azmi.
Azmi BERBEROGLU
{ 10 Mayıs 2007, Perşembe }
Sayin BEKALDI,
Öncelikle yazilan makaleleri yorumlamaya calismanizi cok olumlu bir davranis bicimi olarak degerlendirdigimi belirtmeliyim. SORUNLAR hepimizin, dolayisiyla CÖZÜMLERDE bizlerde.. Sizden istirhamim 1- ÜMITSIZ OLMAYIN 2- NEGATIF yerine POZITIF olmayi deneyin. UNUTMAYIN...KALEM KILIC'TAN KESKINDIR. Abziyarazi, Wuzinsev, Marso Aylo, Azmi BERBEROGLU
BEKALDI
{ 10 Mayıs 2007, Perşembe }
Merhabalar Azmi Bey;
Cümlelerime Kafkas-Rus savaşında yaşamını yitirmiş, Sürgün ve sonrasında acılar içinde hayatlarına son vermiş atalarımızı saygıyla anarak başlamak istiyorum.Ruhları Şaad Olsun. Yazınız da gerçekleri yazmışsınız. Çok güzel tespitlerde bulunmuşsunuz. Lakin, diyorsunuz ki; hepimiz mevcut durumun ciddiyetini kavramak ve yasadigimiz ASIMILASYON sürecini sona erdirmek icin var gücümüzle calismak durumundayiz. Haklısınız Yerden göğe kadar haklısınız da, bunun nasıl olacağını yazmamışsınız! Bu sürece nasıl dur denileceğini yazmamışsınız! Bu işe nasıl ve nerden başlayacağımızı yazmamışsınız! Bunun ne kadar zor hatta ve hatta imkansız olduğunu yazmamışsınız! İnsanlarımızın bir çoğu bu sürecin nasıl işlediğini biliyorlar. Ama bu sürece nasıl dur denileceğini bilmiyorlar. Tıpkı benim gibi..... Yani kişisel çabalarla olacak iş değil sizin söz ettiğiniz. Topyekün bir hareket gerekli bunun için. Ve acıdır ki; ben Türkiye'de bu harete katılacak fazla insan tanımıyorum. Belki siz tanıyorsunuzdur ama kaç kişi? Örneğin, Derneklerimizi ele alalım. Kaç üyesi var ve böylesine cefalı bir yolda kaç kişi geriye dönmeden ilerleyebilir? Azmi bey, fazlaca uzatmak istemiyorum. BU SÜREÇ DEVAM EDECEK! DİASPORADA YAŞAYAN İNSANLARIMIZ ÖYLE YADA BÖYLE ASİMİLE OLACAK! KAFKASYA'DA YAŞAYANLAR İSE, DAHA ŞANSLILAR. BU SÜREÇ ONLAR İÇİNDE DEVAM EDİYOR. ONLARDA RUS ASİMİLESİNE KARŞI GELMEYİ BAŞARAMAZLARSA SONLARI AMERİKA DA YAŞAYAN YERLİ HALKLAR GİBİ OLMASI KAÇINILMAZ. TABİİ Kİ BU UZUN BİR SÜREÇ... Size yazılarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Keşke çalışmalarınızdan dolayı diyebilseydim! :( kimbilir bir gün... Esenkalın... YORUM YAZIN
|
|
© 2005-2008 Kafkas Diasporası &
Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.
SİTEMİZİN HİÇBİR DERNEK VE VAKIFLA İLİŞKİSİ YOKTUR
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.En iyi görünüm için 1024x768+ ekran çözünürlüğü ve Mozilla Firefox tarayıcı kullanmanız tavsiye edilir.
İletişim ; 0352 3204030 - Cep Telefon ; 0530 4336701
PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ. www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com www.36hafta.com